Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1137 E. 2026/1236 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1137
- Karar No
- 2026/1236
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1137 KARAR NO : 2026/1236
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : . ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2025 NUMARASI : 2023/623 Esas 2025/472 Karar
ASIL DAVA
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat)
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat)
BİRLEŞEN ANKARA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/630 ESAS SAYILI DOSYA
DAVACILAR : ... - ... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat)
DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat)
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 15/03/2023 tarihinde dava dış... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, ...plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava açılmadan evvel sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 100,00-TL, geçici iş görmezlik tazminatı olarak 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesinde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuruna bağlı olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatlarının belirsiz alacak olarak talep edilmeyeceğini, davacının aktif çalışmasının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, faizin ancak yasal faiz olarak talep edilebileceğini, meydana gelen kaza nedeniyle ...'ın da Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/630 Esas sayılı dosyasından dava açtığını, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının, varsa sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/630 Esas sayılı dosyasında sunduğu dava dilekçesinde; 15/03/2023 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ve müvekkilinin yolcu olarak seyahat ettiği... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, ...plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava açılmadan evvel sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de, sonuç alınamadığını belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 100,00-TL, geçici iş görmezlik tazminatı olarak 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesinde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin olmadığını, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuruna bağlı olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatlarının belirsiz alacak olarak talep edilmeyeceğini, davacının aktif çalışmasının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, faizin ancak yasal faiz olarak talep edilebileceğini, meydana gelen kaza nedeniyle ...'ın da Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/623 Esas sayılı dosyasından dava açtığını, her iki davanın birleştirilmesi, uzlaşma olup olmadığının, varsa sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, asıl ve birleşen davalarda davacıların maluliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise daimi iş göremezlik oranının, geçici iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti hususunda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından asıl davada davacı ... yönünden düzenlenen 07/11/2024 havale tarihli raporda; "...Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınarak yönetmelik kapsamında değerlendirilebilecek sekel mahiyette bir arızası tespit edilemediğinden, 15/03/2023 tarihindeki trafik kazasına bağlı engel oranı tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 15 (on beş) gün olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 45 (kırk beş) güne kadar uzayabileceği..." yönünde, birleşen davada davacı ... yönünden düzenlenen 17/01/2025 tarihli raporda özetle; "...15/03/2023 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %21 (yüzde yirmi bir) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 3(üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." yönünde kanaat belirtildiği, mezkur raporlarda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıların maluliyet durumunun belirlendiği, trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından sunulan raporda; "...dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı özel aracı ile azami 110 km seyir hızının olduğu bölünmüş devlet karayolunda seyrine devamı sırasında havanın alaca karanlık, zemin yüzeyinin yağan yağmura bağlı ıslak ve kaygan olmasını göz önüne alarak mevcut seyir hızını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b, Yönetmeliğin 101/b maddelerine uygun ve azaltarak daha dikkatli ve tedbirli olarak kendisine ayrılan şeridi izleyerek seyrine devam etmesi gerekirken kazanın oluş şekli ile bulunduğu yol bölümünden karşı yol bölümüne geçerek, karşı yol bölümünden normal seyrini sürdüren davacı sürücü ... yönetimindeki... plakalı aracın seyir yönünü kapatarak bu aracın ön kısmının olduğu yerden, kendi aracının sol arka kısmından çarpışmalarına bağlı meydana gelen dava konusu davacının ve dava dışı birden fazla yolcunun ve kendisi ile diğer sürücünün yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda aynı kanunun 56/1-a, 84/g maddelerine de riayetsizliği nedeniyle kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi tamamen asli kusurlu olduğu..." yönünde kanaat bildirildiği, mahkemece resen değerlendirilmesi gereken müterafik kusur olgusu bakımından ise, kaza sırasında yolcu konumunda olan birleşen davada davacı ...'ın emniyet kemeri takmadığına dair dosya kapsamında bir delilin olmadığı anlaşılmakla tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, bununla beraber her durumda toplam zarar miktarına göre bu indirimin yapılması halinde dahi poliçe teminat limiti nazara alındığında yapılacak indirimin eldeki davada sonuca etkili olmadığı, temerrüt tarihi bakımından ise, KTK'nın 99. maddesi uyarınca asıl ve birleşen davalarda davacılar tarafından davalıya başvuru tarihine göre 21/07/2023 tarihinin esas alınması gerektiği gerekçesiyle; "1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 12.760,20-TL geçici iş göremezlik, 5.004,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 17.764,20-TL maddi tazminatın 21/07/2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜ İLE; 1.200.000,00-TL daimî iş göremezlik, 92.484,80-TL geçici iş göremezlik, 30.024,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.322.508,80-TL maddi tazminatın 21/07/2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dosyaya Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmiş bir rapor sunulmamış olduğundan zorunlu karayolları trafik sigortası genel şartları gereğince eksik evrak ile başvuru yapılmış ve bu nedenle temerrüt oluşmamış olması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı ... yönünden Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalı tarafından dosyaya sunulan rapordan da anlaşıldığı üzere davacının işbu kaza dolayısıyla herhangi bir maluliyeti bulunmadığını, davacının maluliyetinin bulunmamasına katılmakla birlikte geçici iş göremezliğe ilişkin yapılan tespitin fahiş olduğunu, kusura ilişkin çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, müvekkilin hiçbir iş göremezlik tazminatı talebinden, geçici bakıcı masrafı, tedavi masrafı ve sair giderlerinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, davacı ... kaza tarihinde 69 yaşında olup geçici iş göremezlik tazminatı hak edişi bulunmadığını, davacı ... ise kaza tarihinde ev hanımı olup Yargıtay kararları gereğince geçici iş göremezlik hak edişi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bakıcı gideri hesaplanacaksa da hastanede kaldığı günler düşülerek net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hastanede kaldığı günler tespit edilerek bakıcı gideri hesaplamasından düşülmesi gerektiğini, bakıcı gideri tazminatında mağdurun aile içi dayanışmadan yararlanacağı dikkate alınarak hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber hüküm kurulacaksa müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olup öncelikle bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu davacıların kaza tarihindeki yaşı üzerinden değil rapor tarihindeki yaşı baz alınarak hesaplama yapıldığını, başvurucunun kaza tarihindeki bakiye ömrü üzerinden hesap yapılmaması sebebiyle hesaplanan tazminatın kabul edilemeyeceğini, sorumluluğu ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer dosya kapsamında hesaplama yapılacak ise söz konusu hesaplama %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılması gerektiğini, hatalı faiz başlangıç tarihine hükmedildiğini, her durumda, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda hesaplanan tazminatların; asgari ücret ve/ veya artan maluliyet oranına bağlı olarak değişme ihtimali gözetildiğinde bu hususun ilerde araç sürücüne ve malikine yahut başkaca sorumlulara karşı ikame edilecek davalar ve eldeki kararın kaldırılması halinde yeni açılacak dosya bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, asgari ücret ve/ veya artan maluliyet oranına ilişkin bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat bakımından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak işbu kararı istinaf ettiklerini, İstinafa konu kararın hüküm kısmının 3. Maddesinde "3-Asıl davada alınması gereken 1.213,47-TL harcın peşin alınan 134,92-TL ve 2.273,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.194,44-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine", 7. Maddesinde "7-Asıl davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 134,92-TL peşin harç, 134,92-TL başvuru harcı, 2.273,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.542,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" denilmekle asıl dava bakımından peşin harcın 134,92,-TL ve ıslah harcının 2.2733,00-TL olduğu belirtildiğini, ; 10. Maddesinde "10-Birleşen davada alınması gereken 90.340,57-TL harçtan peşin alınan 134,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 90.205,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,", 13. Maddesinde "13-Birleşen davada davacı tarafça yatırılan 134,92.-TL başvuru harcı, 134,92-TL peşin harç, 60,00-TL tebligat, 102,50-TL müzekkere gideri ve 5.753,00-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6.185,34-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" denilmek suretiyle birleşen dava bakımından 134,92-TL peşin harç ödendiği ifade edilerek bu harcın davalıdan alınarak müvekkillere ödenmesine karar verildiğini, ancak ikame edilen asıl dava olan müvekkil ...'ın yaralanması nedeniyle yürütülen davada 269,85-TL peşin harç ödenmdiğini, birleşen dava olan müvekkil ... adına ikame edilen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/630 E. sayılı dosyasında da 269,85-TL peşin harç ödendiğini, (EK-1) dolayısıyla yerel mahkemece davalı yandan tahsiline karar verilen peşin harca hatalı olarak hükmedildiğinden kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep ettiklerini, diğer yandan kararın 7. Maddesinde davalı yandan tahsiline hükmedilen ıslah harcının miktarının da yanlış olduğunu, zira asıl dava davacısı müvekkil ... bakımından talepleri 17.764,20-TL olarak artırılmış olup, artırım miktarı 17.564,20-TL olmakla; birleşen dava davacısı müvekkil ... bakımından ise toplam 1.322.508,80-TL talep edilmiş olmakla, artırım miktarı 1.322.208,80-TL olduğundan iki davacı bakımından toplam 4.576-TL ıslah harcı yatırıldığını, ancak istinafa konu yerel mahkeme kararında ıslah harcı 2.273,00-TL olarak hükme esas alınmış olup, bu hususun kararı hatalı hale getirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkindir. Davacı ...’ın emekli olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağına ilişkin olarak, hükme esas alınan raporda davacının kazadan kaynaklı olarak geçici iş göremezliğinin bulunduğu belirtilmiştir. Bu süre zarfında %100 malul olarak kabul edileceğinden ve geçici işgücü kaybı tazminatına ilişkin talebi, efor kaybı ile ilgili olduğundan geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğine ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05/04/2022 tarih ve 2021/12985 Esas ve 2022/6789 Karar sayılı ilamı). Davacı ...’ın ev hanımı olduğundan bahisle iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağına yönelik itirazda bulunulmuş ise de, ev hanımının iş göremezlik tazminatı bir çalışmanın karşılığı değil aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilmesine (efor tazminatı) ilişkin olduğundan buna yönelik itiraz yerinde değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/3869 Esas, 2021/1624 Karar sayılı ilamı). Bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiği Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereği (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/10/2019 tarih ve 2016/17847 Esas, 2019/9307 Karar sayılı ilamı) olmasına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararın olduğu gözetilerek hüküm verilmesi gerekmekte olup, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağına ve bakıcı tutulmasa dahi bakıcı giderine hükmedilmesinin gerekmesine göre bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir Müterafik kusura ilişkin olarak ise, emniyet kemeri takılmadığına ilişkin olarak dosyada bir saptama bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmaması da yerinde bulunmuştur. Davacı hastanede yatsa dahi, bakıcıya ihtiyacı belirlenen dönem için bakıcı giderine hükmedilmesi yerindedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27.11.2018 tarih ve 2016/1395 Esas, 2018/11311 Karar sayılı ilamı). Bununla birlikte, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 Esas, 2025/13675 Karar sayılı ilamında; “geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır.” denilmekte olup, geçici iş göremezlik zararının sürekli sakatlık teminat limitinde olduğu gözetilerek teminat limiti belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi isabetsizdir. Davacı vekilinin istinaf talebine ilişkin olarak ise yargılama giderinin eksik belirlendiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talepleri de yerinde bulunmuştur. Faiz başlangıcına ilişkin olarak ise , sigorta şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Alternatif çözüm yolu olan arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.). Somut olayda, davacı tarafça davanın açılmasından önce davalı ... şirketine eksik evrakla (maluliyet raporu eksik) başvuru yapıldığı anlaşılmakla mahkemece hükmedilen tazminata arabuluculuğa başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; A) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2025 gün ve 2023/623 Esas-2025/472 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca yeniden esas hakkında düzelterek karar verilmesi gerektiğinden; 1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 12.760,20-TL geçici iş göremezlik, 5.004,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 17.764,20-TL maddi tazminatın 31/07/2023 arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1.200.000,00-TL geçici ve iş göremezlik, ve 30.024,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.230.024,00-TL maddi tazminatın 21/07/2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Asıl davada alınması gereken 1.213,47-TL harcın peşin alınan 269,8 -TL ve 60,67-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 882,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Asıl davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.102,53-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 17,47-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre hesaplanan 17.764,20-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Asıl davda davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Asıl davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85-TL peşin harç, 134,92-TL başvuru harcı, 60,67 -TL ıslah harcı olmak üzere toplam 708,13-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Asıl davada davacı tarafından yapılan 195,00-TL tebligat gideri, 333,25-TL müzekkere gideri, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 4.800,00-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 20.328,25-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre belirlenen 20.214,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Asıl davada davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Birleşen davada alınması gereken 84.022,93-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL peşin harcın ve 4.517,02-TL Islah harcının mahsubu ile bakiye 79.236,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Birleşen davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 12-Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre hesaplanan 190.203,36-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 13-Birleşen davada davacı tarafça yatırılan 134,92-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç, 60,00-TL tebligat, 102,50-TL müzekkere gideri ve 5.753,00-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6320,27 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Birleşen davada davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN 1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 2-Davacılar tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 3.366,20 TL, tebligat giderleri 760,00 TL olmak üzere toplam 4.126,20 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan toplam istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.683,10 TL, tebligat giderleri 210,00 TL olmak üzere toplam 1.893,10 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... ... Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.