Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1154 E. 2025/1154 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1154
Karar No
2025/1154
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1154 - 2026/1279 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1154 KARAR NO : 2026/1279

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2025 NUMARASI : 2024/648 Esas 2025/469 Karar

DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av.

DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av

DAVALI : 2 - VEKİLLERİ :Av.

MÜTEVEFFA : ... -

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01/07/2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki... plakalı traktörün römorkuna çarpması sonucu çift taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilleri ... ve ...'ın oğulları ...'ın vefat ettiğini, yakınlarının ölümü nedeniyle müvekkillerinin maddi açıdan mağdur olduğunu, söz konusu kazanın oluşumuna ilişkin trafik kazası tespit tutanağına göre... plakalı traktör sürücüsü ...'in KTK 30/1-A ve... plakalı araç sürücüsünün 52/1-C maddelerini ihlal ettiğini, meydana gelen kazanın gece vakti, aydınlatmanın olmadığını, tek gidiş tek gelişli yolda meydana geldiğini, ...'in ehliyetsiz bir şekilde kullandığı traktörün arkasında 3 tane römorkun takılı olduğu ve römorklarda hiçbir uyarıcı ışık olmadan trafiğe çıktığını, ... plakalı traktörün kaza tarihi itibariyle sigortacısının ... Sigorta A.Ş. olduğunu ve kişi başına ölüm halinde 1.800.000,00 teminat sağlandığını, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sigortacısının ... Sigorta A.Ş. olduğunu ve kişi başına ölüm halinde 1.800.000,00 teminat sağlandığını, tazminat hesabı yapılırken müteveffa ...'ın kaza tarihinde avukat olduğunu, yaşı, geliri ve tüm diğer faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş'ye 24/07/2024 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketleri tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını belirterek, tüm bu sebepler ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 200.000,00 TL maddi tazminat bedelinin 06/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ile zaman aşımı süresinin geçirildiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın ve zararın oluşumunda müvekkili şirket tarafından sigortalanmış araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının müterafik kusuru söz konusu olmakla hatır taşımasının şartlarının oluştuğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe ve limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıların müteveffanın desteğini ispat etmeleri gerektiğini, davacılara sosyal güvenlik kurumu tarafından kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, davacıların kaza tarihinden itibaren işlemiş avans faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği üzere zararları meydana gelmiş ise öncelikle iş bu zararın tazmin edilmesi için hakkaniyete uygun şekilde hesaplama yapılması gerektiğini, davanın sigortalı ...'e ihbar edilmesini isteyerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.; süresi içinde cevap dilekçesi vermemiştir. Davacılar vekili talep artırım dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları ve ek rapor alınması halinde merhumun gelirinde (asgari ücrette) meydana gelecek artışlara ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ve nihayet ıslah hakkı saklı kalmak kaydı ile; anne ... için (davalı ... Sigorta A.Ş'den 892.278,91-TL, davalı ... Sigorta A.Ş’den 892.278,91-TL) toplam 1.784.557,82-TL, baba ... için (davalı ... Sigorta A.Ş'den 530.495,41-TL, davalı ... Sigorta A.Ş’den 530.495,41 TL olmak üzere) toplam 1.060.990,82 TL maddi tazminat bedelinin fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 06.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk da dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Ve 163., 2918 Sayılı KTK'nın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalılardan (kusur oranları ile bağlı kalmaksızın , teselsül hükümleri uyarınca her bir sigorta şirketinin ayrı ayrı poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydı ile) tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, somut olayda; davalı sigorta şirketleri tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalanan dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki... plakalı sayılı araç ile dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün karıştığı trafik kazası sebebiyle davacıların oğlu olan yolcu durumundaki ...'ın vefatı sebebiyle eldeki tazminat davasının açıldığı, yukarıda detayları belirtilen ve mahkemece hükme esas alınan, çelişkileri giderir şekilde düzenlenen 12.05.2025 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün iki adet reflektif levhası bulundurmadığı ve aracının arka lambalarının olmadığı anlaşılmakla, yüzde 75 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise hızını yolun şartlarına göre ayarlamadığı ve dikkatli, tedbirli davranmadığından yüzde 25 oranında kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, savcılık soruşturmasındaki...'un beyanlarından avukatlık mesleği gereği aracın arka koltuğunda yolcu olarak hazır bulunduğu anlaşılan müteveffa hakkında hatır taşımasına bağlı olarak ve Karayolları Trafik Yönetmeliği md. 150/2-b uyarınca emniyet kemeri takma zorunluluğu bulunmadığından, buna bağlı olarak tespit edilecek tazminattan indirim yapılmasının mümkün olmadığı, buna yönelik davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, belirlenen bu kusur oranları gözetilerek davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri dahilinde meydana gelen maddi tazminat talebinden ayrı ayrı sorumlu olduğu ,müteveffanın kaza ve ölüm tarihinde Konya Barosuna bağlı olarak avukatlık mesleğini yürüttüğü, bilgi ve emeğiyle geçimini sağlayan ve bir başkasına bağlı olarak çalışmadığı anlaşılan müteveffanın asgari ücret üzerinde gelirinin bulunduğu kabul edilerek (bkz. Yargıtay 4. HD. 'nin 2022/11743 E., 2022/14618 K. sayılı ilamı) ve dosyada müteveffanın gelirine ilişkin davacı tarafça başkaca bir bilgi-belge sunulmadığından bilirkişi tarafından Konya Barosu tarafından yayımlanan 2024 yılı ücret tarifesinde ücret karşılığı çalışan bir avukatın elde edebileceği ücret üzerinden hesaplama yapılması yerinde görülerek yargılamaya devam olunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davanın Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/686 esas sayılı dava dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesi talebi HMK md. 166 uyarınca yerinde görülmediğinden davaya devam olunduğu, dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, bilirkişi raporu, sigorta poliçesi ve tüm dosya içeriğine göre; davalı sigorta şirketlerine ZMMS sigortası ile sigortalı araçların karıştığı trafik kazası sonucu davacıların oğlunun vefat ettiği, desteğin davacılara ve dava dışı oğluna muhtemel destek süresi ve desteğin asgari ücret üzerinde alabileceği muhtemel geliri, kusur durumu, SGK yazı cevabı ile TRH-2010 yaşam tablosu dikkate alınarak Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetime elverişli olarak güncel değerler üzerinden aldırılan aktüer bilirkişi raporuna göre davacı ... yönünden hesaplanan 1.784.557,82 TL'nin 892.278,91 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den; 892.278,91 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, davacı ... yönünden ise hesaplanan 1.060.990,82 TL'nin 530.495,41 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den; 530.495,41 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsilinin gerektiği yönünde hesaplama yapıldığı, davacılar vekilinin bu hesaplamaya göre dava değerini arttırdığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalıların sigorta teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla garameten hesaplanan tutarlardan talep gibi ayrı ayrı sorumlu olduğu, dava öncesi davalı sigorta şirketlerine yapılan başvuru uyarınca davalıların 06/08/2024 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, sigortalı araçların kullanım amacı ve cinsi nedeniyle tespit olunan tutarlara temerrüt tarihi itibarıyla yasal faizi işletileceği gerekçesiyle; "açılan davanın kabulü ile,1-1.784.557,82 TL'nin 892.278,91 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den; 892.278,91 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den 06/08/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalıların sigorta teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 2-1.060.990,82 TL'nin 530.495,41 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den; 530.495,41 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den 06/08/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalıların sigorta teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen kazada, sigortalı aracın sürücüsüne kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, kusur bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, resmi belge niteliğine haiz kaza tespit tutanağı ile savcılık aşamasında alınış bulunan taraf ifadelerinden de anlaşılacağı üzere sigortalı aracın sürücüsünün meydana gelen kazada atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın müterafik kusuru bulunması ve hatır taşımasının şartlarının meydana geldiği gözetilmeden karar verilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağında; müteveffanın kaza anında emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının belirlenemediğinden bahsedildiğini, dolayısı ile; müteveffanın, zararın oluşmamasında tüm tedbirleri aldığını ispat yükü davacılar üzerinde olduğunu, meydana gelen kazada, hatır taşımasının şartlarının varlığının kabul edilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı gözetilmeksizin tesis edilen hüküm, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, hesaplama yöntemi yanlış olduğu gibi hesaplanan tazminat miktarının da fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/685 E. Sayılı dosyası ile birleştirme talebinin değerlendirilmediğini, söz konusu dava işbu dava tarihinden önce açılmış olup, birleştirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket tali kusurlu bulunmuş ancak karar aşamasında kusur ayrımı yapılmadan hüküm verilmiş olmasının hatalı olduğunu , kusur durumunu kabul etmemekle birlikte hükmedilen tazminat garame hesap yapılmadan kusur tenzili olmadan yapıldığını, hatalı hüküm kurulduğunu, müteveffa sigortalı araçta yolcu konumunda olup, kaza tespit tutanağında emniyet kemeri hususuna ilişkin bir tespitte bulunulmadığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, ayrıca müteveffa ile sigortalı araç sürücüsü arasında vekalet ilişkisi olup, eğer ki yapılan taşıma, vekalet ilişkisini ilgilendiren bir işten dolayı değilse herhangi bir ücret alınmaması sebebiyle hatır taşıması gündeme geleceğini, yine önemle belirtmek gerekmektedir ki, aktüer hesabı müteveffa avukat olmasına dayanarak emsal ücret araştırması ile hesaplanmış resmi belgelerin dikkate alınmadığını, söz konusu hesaplama hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, resmi belgeler gereği asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, herhangi bir delil bulunmamasına rağmen varsayımsal olarak asgari ücret üzerinde hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, müteveffanın kazadan önceki 6 aylık banka hesap dökümleri talep edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki evlenme olasılığı tenzili uygulanmadan yapılan hesaplamanın karara esas olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda evlenme olasılığı tenzili işlemi uygulanmamış, muhtemel eş için destek payı ayrılmadığını, eş ve çocuklar için pay ayrılmamış olup eksik incelemeye sebebiyet verildiğini, yeniden evlenme ihtimali değerlendirilmediğini, kusur nispetinde poliçe teminatı hesaplaması olması halinde garame hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin temerrüdü bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Kusura ilişkin olarak, tekli bilirkişi ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, ... plakalı römorklu traktör sürücüsü ... yönünden, ... plakalı traktörün tepe lambasının yandığı, ancak traktörün en arkasındaki yarı römorkun arkasında Karayolları Trafik Yönetmeliğinde 1 sayılı cetvelde belirtilen Traktör römorkları için, Avrupa topluluğu direktifleri ve Avrupa Ekonomik komisyonları regülasyonları ... ... ‘e, uygun 2 adet işaret levhası takılır şeklindeki zorunluğa karşın iki adet reflektif trafik levhası bulundurmadığı ve aracının arka lambalarının olmadığı, bu duruma göre , traktör sürücüsü ... yönetimindeki römorklu traktör ile gece şartlarında arkasında arkadan gelen araç sürücüleri tarafından görülmesini sağlayan arka lambaları olmadan trafiğe çıktığı, diğer taraftan; römorkun arka kısmının sağ ve sol tarafına reflektif özelliği olan iki adet üçgen şeklinde reflektif levha koyması gerekirken eksik ışık donanımı ve trafik levhaları ile gece şartlarında trafiğe çıkarak arkadan gelen... plakalı otomobilin traktörün arkasına çarpmasına neden olayda asli kusurlu bulunduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... yönetimindeki otomobil cinsi araç ile meskun mahalde seyir halinde iken aracının hızını, hava yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması, aracının hızını meskun mahal hız limitlerine göre ayarlaması ve ön ilerisinde seyreden traktörün tepe lambasını fark ederek hızını azaltması, dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken, aksine; frenleme izinden ve çarpışma durumundan anlaşıldığına göre aracını hızlı bir şekilde sevk ve idare ederek traktörün römorkunun arka kısmına çarptığı olayda tali kusurlu bulunduğu, ... plakalı römorklu traktör sürücüsü ...’ın meydana gelen olayda %75 ( yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’un olayda %25( yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hatır taşımasına ilişkin olarak, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.01.1985 e.1984/9695 k.1985/3 sayılı kararında, “bir kimsenin iş için zorunlu olarak taşınması, hatır taşıması olarak nitelendirilemez. Trafik kazasında ölen avukat ile taşıyan kişi arasında vekalet ilişkisi olup, taşıyanın icra dairesindeki işi için vekili bulunan avukatı kendi aracıyla Konya’ya götürmekte iken kaza meydana gelmiştir. O halde hatır taşıması söz konusu olmayıp tazminattan indirim yapılması gerekmemektedir.” denilmekte olup, somut olayda da, ceza dosyası içeriğinde...’un destek ile taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunduğu ve dosya ile ilgili konuşmak üzere desteğin araca alındığının belirtildiği anlaşıldığından hatır taşıması indirimi yapılamayacağı, kaldı ki davalı... Sigorta AŞ tarafından da süresinde hatır taşımasının ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Müterafik kusura ilişkin olarak ise, emniyet kemeri takılmadığına ilişkin olarak dosyada bir saptama bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmaması da yerinde bulunmuştur. Gelire ilişkin olarak, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/3373 Esas, 2018/5761 Karar sayılı ilamı ile 2022/11743 Esas, 2022/14618 Karar sayılı ilamında, “Avukat olan desteğin gelirinin asgari ücretten fazla olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, mahkemece, avukat olan desteğin ölüm tarihinden önceki vergi dairesinden kazancına ilişkin belgelerin getirtilmesi, ayrıca desteğin meslek kuruluşu olan ilgili Barodan gerek faal avukatlık süresi, yaşı, kıdemi vs dikkate alınarak ölüm tarihi itibariyle aylık veya yıllık olası ortalama net gelirinin sorulması, bu suretle tespit edilen muhtemel geliri dikkate alınarak, bu gelir üzerinden hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” belirtilmiş olup, mahkemece Konya Barosu tarafından yayınlanan 2024 yılı ücret tarifesinde , ücret karşılığı çalışan bir avukatın elde edebileceği gelir baz alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Birleştirme talebine ilişkin olarak, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/685 Esas sayılı dosyasının aynı kazada yaralanan... tarafından açılan dava olduğu anlaşılmakla iki dosyanın birleştirilmemesine ilişkin Mahkeme kabulü yerinde bulunmuştur. Hesaplama yöntemine ilişkin olarak payların doğru olarak belirlendiği, desteğin bekar ve çocuklu olarak vefat ettiği, yeniden evlenme ihtimalinin değerlendirildiği, dava dışı oğluna pay ayrıldığı görülmekle hesaplama yöntemine ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiş olup, sigorta şirketlerinin teminat limitleriyle sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmamıştır. Faiz başlangıcına ilişkin olarak, Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Somut olayda, müracaat sonunda 8 işgünü sonunda temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri de yerindedir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından yatırılması gereken 194.379,43 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 97.195,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 97.184,03 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden davalılar tarafınca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf eden davalılar tarafınca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1154, K. 2025/1154, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1154-e-2025-1154-k-5dc4b14a0cb7