İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/796 E. 2026/524 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/796
- Karar No
- 2026/524
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/796 Esas - 2026/524 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/796 Esas KARAR NO : 2026/524
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2025 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 YAZIM TARİHİ : 24/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında, ... (... Kodu: ...) (...) ile hesaplama hizmeti verilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, anlaşma gereğince davacı şirketin edimini yerine getirdiğini, davalı firmaya ... numaralı, 12.02.2025 tarihli ve 171.720,00 TL miktarlı fatura düzenlendiğini, faturanın davalı firmaya gönderildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, davalı firma tarafından fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle, ... E. sayılı dosya ile davacı şirket tarafından davalı firmaya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığıni, davalı firma tarafından başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, icra takibi durduğunu, davacının itirazın iptali davası konulu ticari dava şartından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... başvuru no'lu, ... dosya no'lu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, izah edilen ve re'sen tespit edilecek nedenlerden; davanın kabulüne, ... E. sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren ticari avans faizine ile alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: - ... Esas sayılı icra takip dosyası, -Davacı ticari defter ve kayıtları, fatura, -Bilirkişi raporu: 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı defterleri ibraz edilmediğinden usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespitinin yapılamadığı, davacı şirkete ait ticari defter, belgeleri ve kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı şirketin icra takip tarihi dava tarihi itibariyle davalıdan 171.720,00 TL alacağının olduğu tespit edildiği, ... Esas sayılı dosyasında, 15.09.2025 takip tarihi itibariyle; talep edilebilecek toplam alacağın 171.720,00 TL olduğu, fazla talep edilen miktar 171.720,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizin 3095 sayılı yasanın 2. Maddesine göre, ...'ce yayımlanan, değişen oranlarda avans faizi oranında olduğu, icra inkar tazminatı talebi hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden, Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi ihtimaline göre icra inkar tazminatı miktarının (171.720,00 TL % 20) 34.344,00 TL olduğu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında satışa ilişkin sözleşme bulunduğunu, karbon ayak izi hesaplama ve raporlara yazılımı lisansı ve hizmetin davalıya teslim edildiğini; ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile davacının ticari defterlerinden, davacının edimini ifa ettiği kabul edilmiştir. Davacı ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacı ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, süresinde tasdiklerinin yapıldığı görülmüştür. Bu haliyle davalının davacıya 171.720,00 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir. Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 37.120,00TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle hükmedilen 171.720,00 üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, Hükmedilen 171.720,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 11.730,19 TL harçtan peşin alınan 2.932,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.797,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan harçlar dahil 9.735,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı Vekili Av. ...'ın (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.