İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/782 E. 2026/315 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/782
Karar No
2026/315
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/782 Esas - 2026/315 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/782 Esas KARAR NO : 2026/315 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili kurumun bağlı işyerlerinde hizmet alımı yoluyla alt işveren işçileri çalıştırdığını, bu kapsamda davalı firmalar bünyesinde çalışan dava dışı Serdar Çelebi tarafından açılan alacak davası sonucunda ... .... .... Esas sayılı dosyasına 16.839,81 TL ödeme yapıldığını, ayrıca yerel mahkeme dosyasında 2.456,65 TL ve icranın geri bırakılması için açılan dosyada 199,65 TL yargılama gideri ödediğini, toplamda 19.496,11 TL zarara uğradığını, taraflar arasında imzalanan Hizmet Alımı Sözleşmesi'nin 22. ve 31. maddeleri ile sözleşme eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 6. maddesi uyarınca, işçi alacaklarından tamamen yüklenici olan davalıların sorumlu olduğunu, müvekkilinin ihale makamı olarak bir sorumluluğunun bulunmadığını, asıl işverenin, alt işveren işçisine ödediği işçilik alacaklarını sözleşme hükümleri uyarınca alt işverene rücu edebileceğini, rücu davalarında faizin ödeme tarihinden itibaren başlaması ve tarafların tacir olması sebebiyle avans faizi işletilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.496,11 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsilini talep etmiş, 01/10/2025 tarihli açıklama dilekçesiyle talebini; dava dışı işçiyi 16/02/2017-31/12/2017 tarihleri arasında çalıştıran davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden 7.182,78 TL, 01/01/2018-30/06/2018 tarihleri arasında iş ortaklığı şeklinde çalıştıran ve müştereken müteselsilen sorumlu olan davalılar Hoşin Tahmil Tahliye Temizlik Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile İpek Roza Temizlik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden 4.104,44 TL, 01/07/2018-31/12/2018 tarihleri arasında iş ortaklığı şeklinde çalıştıran ve müştereken müteselsilen sorumlu olan davalılar ...Tem. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. (yeni unvanı: Remsu Temizlik Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi), Vema Temizlik İnşaat Gıda Nakliye Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ve İpek Roza Temizlik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden 4.104,44 TL ve 01/01/2019-30/06/2019 tarihleri arasında çalıştıran davalı Okyanus Yemekçilik İnşaat Emlak Temizlik İlaçlamaturizm Spor Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden 4.104,44 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsili şeklinde açıklamıştır. CEVAP : Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın ticari ilişkiden kaynaklanmadığı ve davacının TTK'nın 16/2. maddesi uyarınca tacir sayılmayacağı gerekçesiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ayrıca davanın genel yetki kuralları uyarınca davalı şirketin yerleşim yeri olan Erzincan'da açılması gerektiğini belirterek görev ve yetki itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise dava dışı işçinin müvekkili nezdinde belirli süreli sözleşme ile çalıştığını ve sonrasında işyeri devri yoluyla diğer firmalara geçtiğini, sözleşmenin 23. maddesinin ve şartnamenin ilgili bölümünün sorumluluklarına dair açık bir hüküm içermediğini, sözleşme bedeline ve KİK hesaplama modülüne kıdem tazminatının dahil edilmediğini, bu nedenle ihale bedelinde olmayan bir miktardan sorumlu tutulmalarının hakkaniyete aykırı olduğunu, rücu haklarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müteselsil sorumluluk halinde davacı kurumun da %50 oranında sorumlu olması gerektiğini, faiz talebinin de yerinde olmadığını, faizin dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak istenebileceğini savunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, ... .... .... Esas sayılı dosyası, 4857 sayılı İş Kanunu'na 23/01/2026 tarihli ve 7573 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 12. madde, 16/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl işverenin, alt işverenler nezdinde çalışan işçiye ödemek zorunda kaldığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve yargılama giderlerinden kaynaklanan alacağın, hizmet alım sözleşmeleri uyarınca alt işverenlere rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, davalılar nezdinde çalışan dava dışı işçiye mahkeme kararıyla bir kısım işçilik alacaklarının davacı tarafından ödendiği, davacı vekilinin, sözleşme hükümleri uyarınca bu ödemelerden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle bu davayı açtığı, davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilisinin sözleşmede rücu hakkına dair bir hüküm bulunmadığını, kıdem tazminatının ihale bedeline dahil olmadığını ve işyeri devri nedeniyle sorumluluklarının kalmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu sorumluluk, işçiyi korumaya yönelik olup, kanundan doğan müteselsil bir sorumluluktur. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki iç ilişkide ise sorumluluğun kime ait olacağı, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre belirlenir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması esastır. Sözleşmede asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadıkça, asıl işveren, işçiye ödediği bedelin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlere, çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak rücu etme hakkına sahiptir. Yargıtay içtihatlarına göre, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden kural olarak son alt işveren sorumludur. Bununla birlikte, 29/01/2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. maddede; "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır." hükmü düzenlenmiştir. 16/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davalılarla imzalanan sözleşmelerin 4857 sayılı Kanun'un Geçici 12. maddesi kapsamındaki tarihlerde yapıldığı belirtilerek iki ihtimalli hesaplama yapıldığı; 1- 4857 sayılı Kanun'un Geçici 12. maddesi uyarınca kıdem tazminatının tahsilinden vazgeçileceğine karar verilmesi halinde; 8.498,18 TL kıdem tazminatının hesaplamaya dahil edilmeyeceği, Yargıtay içtihatları uyarınca 4.835,38 TL ihbar tazminatı ile 1.496,66 TL yıllık izin ücretinden son işveren olan ve bu davada taraf olmayan ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağı, bu durumda davalıların herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, 2- 4857 sayılı Kanun'un Geçici 12. maddesi uyarınca kıdem tazminatının tahsilatından vazgeçilmeyeceğine karar verilmesi halinde; kıdem tazminatının davalılar ve dava dışı son işveren arasında hizmet süreleriyle orantılı olarak paylaştırıldığı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden yine son işveren olan ... Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulduğu, bu hesaplamaya göre davacı tarafından ödenen toplam 19.496,11 TL'den davalı ... Ltd. Şti.'nin 4.000,60 TL, daval... .... .... Ltd. Şti.'nin kendi payına düşen meblağı icra dosyasına ödediğinden rücuen tazminat hesabına dahil edilmesinin hatalı olduğunu, davanın konusunun müvekkili tarafından ödenen ve diğer yüklenicilerin payına düşen 19.496,11 TL olduğunu, faizin tüm davalılar yönünden ödeme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, 4857 sayılı Kanun'un Geçici 12. maddesi uygulansa dahi kıdem tazminatı dışındaki ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve yargılama giderleri yönünden davalıların sorumluluğunun devam ettiğini ve bu kalemler için ayrı bir hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi 03/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, işyeri devri nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, sözleşmede kıdem tazminatından sorumlu olacaklarına dair bir hüküm olmadığını, kıdem tazminatının sözleşme bedeline ve yaklaşık maliyete dahil edilmediğini, 4857 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12. madde uyarınca dava konusu rücu alacağının kanun koyucu tarafından açıkça tahsilinden vazgeçilen alacaklar kapsamında kaldığını, bu nedenle davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek bilirkişi raporunu kabul etmediğini beyan etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, ... .... .... Esas sayılı dosyası, ... .... .... Esas sayılı dosyası, 16/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının, alt işveren olan davalılar nezdinde çalışan işçiye ödediği işçilik alacaklarını rücuen talep ettiği, davaya konu hizmet alım sözleşmelerinin 19/06/2019 ve önceki tarihlerde imzalandığı, yargılama devam ederken 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. madde ile 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların tahsilinden vazgeçileceğinin ve bu kapsamda devam eden davalarda, tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedileceğinin düzenlendiği, davaya konu sözleşmelerin anılan yasal düzenleme kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatına yönelik rücu talebinin konusu kalmadığından bu talep hakkında esasa ilişkin bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği; Davacının ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin diğer talepleri yönünden yapılan incelemede, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden kural olarak işçinin iş sözleşmesini fesheden son alt işverenin sorumlu olduğu, somut olayda son alt işverenin davada taraf olmayan ... Ltd. Şti. olduğu, davalıların ise önceki dönemlerde hizmet veren alt işverenler olduğu, bu nedenle davalıların ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden sorumluluklarının bulunmadığı, talep edilen yargılama giderlerinin de asıl alacağa bağlı fer'i nitelikte olduğu, asıl alacak talepleri reddedildiğinden bu talebin de reddi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Kıdem tazminatına ilişkin talep yönünden, 4857 sayılı Kanun'a eklenen eçici 12. madde uyarınca konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-İhbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin talep yönünden davanın reddine, 3-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.900,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar ve temsilcilerinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/782, K. 2026/315, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-782-e-2026-315-k-c8696f35d611