İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/452 E. 2026/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/452
- Karar No
- 2026/514
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/452 Esas - 2026/514 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/452 Esas KARAR NO : 2026/514 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... .... .... Karar sayılı kararı uyarınca müteselsil sorumluluk çerçevesinde ... .... ... Esas sayılı dosyasına 02/03/2020 tarihinde toplam 35.900,42 TL ödeme yapıldığını, davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve eklerinde yer alan "Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin... tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir. ...herhangi bir sorumluluk ...ne yüklenemez." şeklindeki düzenleme gereğince, ödenen bu tutardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, bu hususun ... .... .... Karar sayılı ilamıyla da desteklendiğini, taraflar arasındaki sözleşmede Ankara Mahkemelerinin yetkili kılındığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02/03/2020'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/751 Esas, 2018/473 Karar sayılı ilamı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/5639 Esas sayılı takip dosyası ve bu dosyaya yapılan 02/03/2020 tarihli ödeme belgesi, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri, 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl işveren-alt işveren ilişkisinden kaynaklanan ve mahkeme kararına istinaden ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün, ... Havalimanı'nda alt işveren olarak hizmet veren davalı şirket nezdinde çalışan işçi ...'e ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/751 Esas sayılı kararına istinaden 02/03/2020 tarihinde 35.900,42 TL işçilik alacağı ödediği, davacı vekilinin, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca bu ödemeden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle bu davayı açtığı, davalının ise davaya cevap vermediği görülmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Kanundan doğan bu müteselsil sorumluluk, işçiye karşı olan dış ilişkiyi düzenlemekte olup, asıl işveren ile alt işveren arasındaki iç ilişki ise taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine tabidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarı iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan diğer borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmektedir. Nitelikli hesap bilirkişisi Medine Güneş tarafından düzenlenen 01/04/2026 tarihli raporda, davacı kurum ile davalı yüklenici arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, İş Kanunu uyarınca işçiye karşı müteselsilen sorumlu olsalar da aralarındaki iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi eki İdari Şartname'nin 54.1.2. maddesinde işçilik alacaklarından münhasıran yüklenicinin sorumlu olacağının düzenlendiği, bu nedenle davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep edebileceği, dava dışı işçi ...'ün hizmet süresinin 15/04/2009-12/07/2011 tarihleri arası olduğu, davalı... .... .... Hukuk Mahkemesi'nce hükmedilen 12.843,62 TL fazla çalışma ücreti alacağının, davalının sorumlu olduğu döneme isabet eden kısmının %30 hakkaniyet indirimi sonrası 3.257,08 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın toplam asıl alacağa oranının (%25,36) davacı tarafından icra dosyasına ödenen toplam 35.900,42 TL'ye uygulanması neticesinde, davalının sorumlu olduğu rücuen alacak miktarının 9.104,35 TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, .... .... .... Karar sayılı ilamı, ... İcra Müdürlüğü'nün... .... .... Esas sayılı takip dosyası ve bu dosyaya yapılan 02/03/2020 tarihli ödeme belgesi, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri, mahkememizce dosya kapsamına uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı asıl işveren ile davalı alt işveren arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, davalı nezdinde çalışan işçi ...'e açtığı dava sonucunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı uyarınca davacı tarafından 02/03/2020 tarihinde icra dosyasına faiz ve fer'ileriyle birlikte toplam 35.900,42 TL ödendiği, İş Kanunu uyarınca asıl işveren ile alt işverenin işçiye karşı müteselsilen sorumlu olduğu, ancak aralarındaki iç ilişkide sorumluluğun taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirleneceği, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin eki İdari Şartname'nin 54.1.2. maddesinde işçilik alacaklarından münhasıran yüklenicinin (davalının) sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle davacının, davalının hizmet dönemine isabet eden ödemeyi rücuen talep etme hakkının bulunduğu, hükme esas alınan 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davalının sorumlu olduğu asıl alacak miktarının 3.257,08 TL olduğu, bu miktarın toplam asıl alacağa oranının %25,36 olduğu, bu oranın davacı tarafından ödenen toplam 35.900,42 TL'ye uygulanmasıyla davalının sorumlu olduğu rücuen alacak miktarının 9.104,35 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, davacının davasının bilirkişi raporu doğrultusunda 9.104,35 TL yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 9.104,35 TL rücuen tazminat alacağının, ödeme tarihi olan 02/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen 9.104,35 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 621,92 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 100,00 TL yazışma gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.100,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.732,78 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 367,22 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 420,96 TL'sinin davacıdan, 4.279,04 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 9.104,35 TL üzerinden takdir edilen 9.104,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır