İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/369 E. 2020/440 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/369
Karar No
2020/440
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/369 Esas KARAR NO : 2020/440 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/04/2018 KARAR TARİHİ : 15/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle müvekkili ile Bornova Belediye Başkanlığı aleyhine İzmir...İş Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemenin 17.12.2014 tarih...K. sayılı kararı ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarına hükmedildiğini, kararın Yargıtay ....H.D. sinin 24.04.2017 tarihli kararı ile onanmasına karar verildiğini, iş Mahkemesi kararında müvekkil şirket ile Bornova Belediye Başkanlığının dava dışı işçinin alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, dava dışı işçinin, hükmün kesinleşmesinden sonra İzmir ...İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konulduğu, müvekkil şirket tarafından 14.448,50 TL bakiye borç miktarı tutarında ödeme yapılarak icra dosyası borcunun 07.06.2017 tarihinde ödendiğini, bu kapsamda davalı şirketlerin mezkur dava konusu alacakların tahsiline ilişkin olarak iş bu rücuen tazminat davasının açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, ihbar tazminatı alacağı hariç olmak üzere davalı şirketlerin sorumluluk oranları bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacağından, toplamda 11.963,56 TL nin ihbar tazminatı hariç davalı şirketlerden sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesi için iş bu davanın açılmış olduğunu, 11.963,56 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıların sorumlulukları oranında, rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı.... San. Ltd.Şti. vekili görevsiz mahkemeye verdiği cevap dilekçesi ile; Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, davacı yan ile davacı arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davalının, davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının müvekkile rücu hakkı olmadığı iddia ve ifade edilmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosya mahkememize İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/07/2019 tarih,...Karar sayılı görevsizlik kararı ile gelmiştir. Dava, İzmir...İş Mahkemesi... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen karar doğrultusunda dava dışı işçi ... tarafından kıdem, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarını ödeyen asıl işveren davacının ödediği bedellerin davalı şirketlerle imzalamış olduğu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında kendi bünyelerinde çalıştığı dönemler itibariyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı şirketlerden rücuen tahsili talebine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri, hizmet alımları genel şartnameleri, idari ve teknik şartnamelerin dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rucüen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz. Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 03/12/2015 tarih ve ... Karar sayılı ilamında aynen; ''...Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir...'' şeklinde ibarelere yer verilmiştir. Yargılama sırasında 19/02/2019 havale tarihli bilirkişi rapor aldırılmış, raporda özetle; Bornova Belediyesi ile davalı yükleniciler arasında aynı yada benzeri hükümler ihtiva eden sözleşme ve eki şartnameler düzenlendiği, yüklenicilerin (davacı ve davalı alt işverenler) çalıştırdığı personelin işvereni olarak, doğacak tazminat ve diğer işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olacağının kayıt altına alındığı, bu nedenle davacı alt işverenin tüm alt işverenler dönemine ait ve icra takibi sonrasında ödemek zorunda kaldığı kıdem tazminatı ile bu alacağın işlemiş faizi ve ferilerine ait ödemelerini davalı alt işverenlerden talep edebileceği ancak bu rücu alacağını, davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönem ile sınırlı şekilde talep edebileceğini analiz edildiği, davacı... Tur. A.Ş. Tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ile işlemiş faiz ve ferilerinden davalı alt işverenlerin sorumlu olacağı tutarlar; ...Tic. Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 540 gün çalışma süresi, 6.205,81-TL,... Ltd. Şti. -... Şti. İş Ortaklığının müteselsil sorumluluğunun 285 gün çalışma süresi, 3.275,29-TL olduğunu belirtmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde tespit edilen rücu edebilecek miktarların usul ve yasaya uygun olduğu, yapılan ödemeler açısından işçilik alacakları, icra dosyası masrafları ve işçilik alacaklarına ilişkin olarak yapılan yargılamaya ilişkin yargılama giderleri ödemelerinin her biri açısından faiz başlangıç tarihlerinin ödeme tarihleri göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunun denetimine uygun ve elverişli olduğu ve de yerleşik Yargıtay içtihatları ile mevzuat hükümleri çerçevesinde davacı kurumun davalı şirketlerden alacaklı olduğunu usulüne uygun şekilde sunmuş olduğu deliller kapsamında yapılan yargılama neticesinde ispatlandığı kanaatiyle açılan davanın kısmen kabulü ile, 6.205,81-TL tazminatın davalı... Ltd. Şti'den 07/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.275,29-TL tazminatın davalılar... ... Ltd. Şti. ile... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen 07/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Her ne kadar kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş ise de; kararın davalılar... Ltd. Şti. ile... Ltd. Şti. yönünden istinaf yoluna başvuru sınırının altında kaldığı, istinaf yolunun açık olduğunun bildirilmesinin gerçekte kararı istinafa tabi bir karar haline getirmeyeceği de anlaşılmakla bu davalılar yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 6.205,81-TL tazminatın davalı... Ltd. Şti'den 07/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.275,29-TL tazminatın davalılar... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen 07/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası gereğince hesaplanan alınması gerekli 647,65-TL harçtan peşin olarak alınan 204,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 443,34-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalı .... İnş. Eğitim San. Tic. Ltd. Şti'nden alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 3.275,29-TL vekalet ücretinin davalılar ... Ltd. Şti. ile... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılardan ... Ltd. Şti ile... Temizlik İnsan Kayn. İnş. Eğitim San. Tic. Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 2.482,46-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Ltd. Şti ile .. İnş. Eğitim San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 204,31-TL peşin harç, 30 tebligat gideri 343,50-TL ve 1 posta gideri 16,20-TL, bilirkişi ücreti 350,00-TL olmak üzere toplam 914,01-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü nazara alınarak 724,35-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde davalı ...Ltd.Şti. yönünden istinaf yolu açık, davalılar ... Ltd. Şti. ile Işık ... Ltd. Şti. yönünden kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2020

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/369, K. 2020/440, T. 15.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-369-e-2020-440-k-2ff99eac7a85