İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/754 E. 2025/807 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/754
Karar No
2025/807
Karar Tarihi

T.C. ............... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/754 Esas - 2025/807 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ............... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/754 Esas KARAR NO : 2025/807

...............x..........x........... x.....x.........x............x ............x..............x........... .x...............x..................x

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 14/10/2025 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARAR Y. TARİHİ : 12/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; temlik eden banka ......... T.A.Ş. ile borçlu ................ Haberleşme Sis. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmeden doğan borcun ödenmediğini, borçlu borcu ödemediğinden, borçlu ................ Haberleşme Sis. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine, ............... 7. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2016/16936 E. (Eski Esas ............... Kapatılan 4. İcra Müdürlüğü 2005/2901 Esas) sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, iş bu icra dosyası müvekkili şirket ile temlik eden alacaklı ......... A.Ş. arasında imzalanan temlik sözleşmesi gereğince müvekkili ............... Varlık Yönetim A.Ş. ’ye devir ve temlik edildiğini, ihyası talep edilen borçlu şirket hakkında ............... 7. Genel İcra Müdürlüğü 2016/16936 Esas sayılı icra takibinde yasal işlemler devam ediyor iken anılan borçlu/davalı... Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 23/01/2014 tarihinde vergi kaydının terkin edilmesi sebebiyle ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki kaydın resen silindiğinin ilan edildiğini, ihyası talep edilen borçlu şirketten 3.şahıslar alacaklı iken yani davalı/borçlu firmaya ait tüm alacak/borç dosyaları hitam edilmeden tasfiye işlemlerinin tamamlanması mümkün olmadığını, bu durumlara aykırı yapılan tasfiye ve kapama işlemlerinin usulüne uygun olmadığından kaldırılması gerektiğini, zira tasfiye işlemlerinin usulüne aykırı olarak tamamlanması durumunda müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla icra işlemlerine devam ederek alacağına kavuşamadığını, beyan ederek davanın kabulü ile Borçlu ................ Haberleşme Sis.san. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. usulsüz terkin kararının kaldırılarak ticaret siciline tescilinin sağlanarak şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 12. fıkrası uyarınca; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağı açık bir şekilde belirlendiğini, Geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde; şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların Müdürlüğümüz tarafından bilinmesi mümkün olmadığından ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin Geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, 6102 sayılı Kanunun Geçici Madde 7/15 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra davacının hukuki yararı veya dava konusu ortadan kalkarsa davanın konusuz kalacağı düzenlenmiş olup somut olayda TTK Geçici 7. maddenin 15. fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağı düzenlendiğini, şirketin 23/01/2014 tarihinde terkin edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle şirketin malvarlığının Hazine'ye intikal ettirilmesi ve bu doğrultuda Hazine'nin de şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı düzenlemesine bağlı olarak davanın konusu ortadan kalkmış olup huzurdaki davada bu yönde karar verilmesinin hukuka uygun olacağı düşünüldüğünü, dava konusu şirket 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. Maddesinin birinci fıkrasında "1/7/2015 tarihine kadar belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin” tasfiye usulüne uyulmaksızın ticaret sicilinden kayıtlarının silineceği düzenlendiğini, daha sonra 30.12.2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazete’de “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” yayınlandığını, anılan tebliğin amacı ilk maddesinde belirtildiğini, “Bu Tebliğin amacı; münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” aynı tebliğin ikinci maddesi tebliğin kapsamını düzenlemekte olduğunu, "Bu Tebliğ, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanununda sayılan sebeplerle münfesih olan veya sayılan anonim ve limited şirketleri; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olacak anonim ve limited şirketleri kapsar.” tebliğin 5. Maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceği ifade edildiğini ve d bendinde “18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.” kapsamında resen terkin edildiğini, TTK Geçici 7.maddesinin 4.fıkrasının a bendinde tebliğ şekli belirtildiğini, ................ HABERLEŞME SİS.SAN. VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin taraflarınca bildirilen son adresinin An......................... Altındağ/............... olduğunu, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK’nin Geçici 7.Maddesinin 4.fıkrasının a bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligat, iade olduğunu, ihtarın ayrıca, 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini Ayrıca şirketlerin 6102 sayılı TTK’nin 31’nci maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerektiğini, Ancak şirketler adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş, tebligat bu sebeple iade olmuş ve bu konudaki sorumluluk şirket yetkililerine ait olduğunu, Mahkeme şirketin TTK’nin Geçici 7.maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK’nin 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, argıtay kararları ile aynı doğrultuda doktrinde de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547’nci maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince ek tasfiye kararları verilmesi ve tasfiye memuru atamasına da karar verilmesi gerektiği belirtildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda da ek tasfiye kararı verilirken tasfiye memuru ataması yapılması gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve terkin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğinden esastan reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesine ve 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru (TC no ve doğum tarihi bilgisi ile birlikte) atanmasını vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER: Davacının dava dışı ................ Haberleşme Sis. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti hakkında açtığını belirttiği ............... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2016/16936 sayılı dosyasının incelenmesinde; 20/04/2008 tarihinde dava dışı ......... tarafından ......... ve ihyası istenen şirket aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı 183.205,59 YTL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı belgenin 400.000.000.000,00 TL'lik Genel Kredi Sözleşmesi olarak belirtildiği davacı ............... Varlık Yönetimi tarafından takip konusu borcun temlik alınması üzerine takibin yenilendiği, ihyası talep edilen şirketin terkin edilmesi sebebiyle şirkete tebligat yapılamadığı ve takibin kesinleşmediği anlaşılmıştır. ............... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 16/10/2025 tarihli cevabi yazısından ve ekli belgelerden davaya konu olan ................ Haberleşme Sis. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 117376 sicil numarasına kayıtlı olduğu, ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7. Maddesi uyarınca şirket adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın "Taşınmış" notuyla 20/11/2013 tarihinde iade edilmesi üzerine 07/10/2013 tarih ve 8420 sayılı T.T.S.G'de yayımlanan ilana bildirimde bulunulmaması üzerine şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin tescil edildiği ve 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı T.T.S.G'de ilan edildiği terkin öncesi ortaklarının ............. olduklarının bildirildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin, ek tasfiye için ticaret siciline yeniden tescili (ihyası) talebine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlığın davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine başlatılan ............... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2016/16936 sayılı takip yönünden ödeme emrinin şirkete tebliğ edilemediği ileri sürülerek açılan davada şirketin ihyasının gerekip gerekmediğine yöneliktir ............... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, 2023/1279 Esas, 2023/1186 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde kooperatiflerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen kooperatifin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7'nci maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40'ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 Tarihli ve 2023/33 Esas ve 2023/117 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararının Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı ve usuli müktesep hakların istisnası olduğu ,6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4 fıkrasında; " Ticaret Sicil Müdürlüklerince a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır." hükmü yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında "Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" Somut uyuşmazlıkta dava konusu şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicil Gazete'sinin 28/10/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edilen şirketler arasında olduğu, ihyası talep edilen ................ Haberleşme Sis. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti aleyhine ............... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2016/16936 sayılı dosyasında 20/04/2008 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. ............... Ticaret Sicil Müdürlüğünce dosyaya sunulan ve ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın 20/11/2013 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar; ............... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 10/10/2024, 2022/1998 Esas, 2024/1082 Karar). Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığı hususunun mevcut mazbatada belirtilmediği görülmekle tebliğin usulüne uygun olmadığı, bu nedenle sicil işleminin hatalı olduğu ve tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyası karar verilebileceği gözetilerek, ihya isteminin kabulüne, ................ Haberleşme Sis. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ............... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2016/16936 sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infaz işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, tasfiye memuru olarak ihya edilen şirketin terkin öncesi yetkililerinden olan Yavuz Yıldız'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, usulüne uygun şekilde de terkin işlemi yapmayan Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 117376 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ................ Haberleşme Sistemleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin ............... 7. Genel İcra Dairesindeki icra dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infaz işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle İHYASINA, 2-TTK. 547/2. maddesi gereğince ihya edilen şirkete terkin öncesi şirket yetkilisi olan ...... TC Kimlik Numaralı .........ın tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için karardan bir örneğinin ............... Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, İhya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan dava açılış masrafı, tebligat gideri ve müzekkere posta gideri 47,50-TL, peşin harç 615,40-TL ve başvuru harcı 615,40-TL olmak üzere toplam 1.278,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/754, K. 2025/807, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-754-e-2025-807-k-058096f58483