İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/733 E. 2026/411 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/733
Karar No
2026/411
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/733 Esas KARAR NO : 2026/411

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşıma sözleşmesine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğini ve toplam 9.393,36 USD bedelli faturalar tanzim edildiğini, faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla Gaziosmanpaşa ... Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun takibe ilişkin yetki itirazında bulunduğunu, davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, müvekkili tarafından talep edilen alacak miktarının belirli, hesaplanabilir ve likit olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşmak amacıyla yaptığı takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının işbu hukuka aykırı itirazlarının bertaraf edilmesinin ve haksız itirazı ile takibi durdurarak müvekkilini zarara uğratan davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle: davalı itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde kaynaklanan fatura alacağına konu Gaziosmanpaşa ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 17/10/2024 tarihinde Gaziosmanpaşa ... Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında fatura alacağına dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturalara dayanmıştır. Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, aşamalarda da herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Davacı tarafa ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafça süresi içerisinde defter ve kayıtların sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 27/01/2026 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın Mali Müşavir ...'a tevdi ile tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, sahipleri lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı, davacı tarafından davalı aleyhine tanzim edilen ve Gaziosmanpaşa ...Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak gösterilen faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, taraflarca faturalara süresi içerisinde itiraz edilip edilmediği, iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş iade faturası var ise tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, takip talebine dayanak faturaların tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, tarafların ticari defterleri ile BA/BS formları arasında mutabakat bulunup bulunmadığı, var ise mutabakatsızlık nedeninin ne olduğu, dava konusu fatura ve cari hesap ilişkisi nedeniyle var ise alacak miktarının ne olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 25/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu icra takibine dayanak olan; Davacı şirket tarafından tanzim edilen e-faturalar muhatabının davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza veya davalı tarafından tanzim edilen herhangi bir iade faturasına dosya kapsamında rastlanılmadığı,21.05.2024 tarihli... no.lu 4.849,28 USD tutarlı, ..., Navlun ücr., 22.05.2024 tarihli ... no.lu 4.499,08 USD tutarlı,..., Navlun ücr., 22.05.2024 tarihli ... no.lu 45,00 USD tutarlı, Ambar kabul ücr. TOPLAM- 9.393,36 USD, Taraf şirketlerin 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formunda; davacı şirket tarafından tanzim edilen faturaların kayıtlı olduğunun ve tarafların BA-BS formunda mutabık olduğunun görüldüğü, Davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında; Davalı şirket adına tanzim edilen icra takibine konu faturaların kayıtlı olduğu, söz konusu faturalara istinaden davalı tarafından davacıya yapılan ödeme kaydı bulunmadığı, Dava konusu icra takip tarihi olan 17.10.2024 itibarıyla davalı şirketin davacıya 9.393,36 USD borçlu durumda olduğu, Gaziosmanpaşa...Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasında; takip tarihi itibarıyla 9.393,36 USD Alacak tutarının davalıdan talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmaktadır. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2020/526 Esas 2021/1517 Karar) 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay (kapatılan) 19. HD 2014/4862 Esas 2015/2901 Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesine dayalı ticari ilişki bulunduğu, işbu ticari ilişkiye istinaden davalı şirket tarafından ihraç edilen malların, davacı şirket tarafından taşınmasına ve... ambar kabul ücretine ilişkin davacı tarafından fatura tanzim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi ve delil listesi ibraz edilmediği, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 9.393,36 USD alacaklı göründüğü, davalı tarafından cevap dilekçesi ve delil listesinin de dosyaya sunulmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunulmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına Mahkememizce itibar edildiği, davacı tarafından tanzim edilen faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edildiği, eş deyişle tarafların BA BS formları arasında mutabakat olduğu,bu durumda davacının dayanak fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davalı tarafından Gaziosmanpaşa ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlar uyarınca aynen devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 78.490,35-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından Gaziosmanpaşa ...Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlar uyarınca aynen devamına, 2-)Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 78.490,35-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 26.808,38-TL harçtan peşin yatırılan 5.092,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.716,12-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 62.792,28-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 9.507,90-TL yargılama gideri ile 5.092,26-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 15.215,56-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/05/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/733, K. 2026/411, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-733-e-2026-411-k-372d3393d82c