İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/591 E. 2026/637 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/591
- Karar No
- 2026/637
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/591 KARAR NO : 2026/637
.... DAVA : Alacak/Kambiyo Senedinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 09/05/2024 KARAR TARİHİ : 06/08/2026 KARAR Y.TARİHİ : 06/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde; bonoya dayalı takipte icranın geri bırakılmasına karar verilmişse de alacak zaman aşımına uğramadığını, davacının dava konusu bonoyu .... olduğunu, davacının ...... da bu bonoyu alacağına karşılık cino yolu ile aldığını, somut olayda alım-satım ilişkisi olduğundan alacak zamanaşımı süresi 10 yıl olduğunu, bu nedenle davacının davalıdan olan alacağı zamanaşımına uğramadığını, ....gerekçeli kararında da belirtildiği üzere 2019 yılında takip yenilenmiş ve son işlem tarihi olarak 09.06.2020 tarihi belirlendiğini, 09.06.2020 tarihinden 09. 06.2023 tarihine kadar zaman aşımını kesen har hangi bir işlem yapılmadığı gerekçesi ile icranın geri bırakılması kararı verildiğini, açılan bu davada yargılama süreci boyunca zaman aşımı işlemeyeceği ve son işlem tarihi olarak belirlenen 09.06.2020 tarihi dikkate alındığında, 09.06.2023 tarihinde zaman aşımına uğradığı bundan sonraki 1 yıllık süre içerisinde dava açıldığından sebepsiz zenginleşme olarak davaya bakılması halinde dahi 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediğini, bonoda imzaya itiraz edilmemiş olması nedeni ile alacak ikrar edilmiş sayılacağını, davacının ..... dava konusu bonoyu .... tacir olmadığı, ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı tespit edilmiş olup dava konusu bonoda takip zaman aşımına uğradığından dava ticari dava olmayıp bu nedenle .... dava açıldığını, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre görülmesi halinde ispat yükü yani sebepsiz zenginleşmediğinin kanıt yükü davalı şirkette olduğunu belirterek .... takip dayanağı 24.06.2013 keşide tarihli 24.01.2014 vade tarihli 36.840,00-TL bedelli bono alacağının, alacak zamanaşamına uğramadığının tespiti ile davacının bono bedeli kadar alacaklı olduğuna ve takip talebi ile davalı temerrüte düştüğünden takip tarihi olan 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde .... 09.06.2023 tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğunun tespiti ile icranın geri bırakılması kararı vermişse de bu hükmün sonuç itibariyle doğru ancak gerekçe olarak hatalı olduğunu, icra mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, bahse konu bonoya ilişkin olarak 27.06.2014 tarihinde öncelikle .... numarası ile takip başlatıldığını, 20/07/2015 tarihinden itibaren alacaklı tarafça takip dosyasının düşmesine engel hiçbir işlem yapılmadığından dosyanın, 08/12/2016 tarihinde kapatıldığını, dolayısıyla bononun, 20.07.2018 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, bu sebeple huzurdaki dava için zamanaşımı süresi olan 1 yılın bu tarih itibariyle başladığını, zamanaşımına uğramış bononun yalnızca delil başlangıcı olacağından davacının alacağını ispatlaması gerektiğini beyanla, öncelikle dayanak bononun zamanaşımına uğradığı tarihin tespitine, akabinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1... sayılı dosyası IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili 03/08/2026 tarihli dilekçesinde; tarafların sulh olduğunu, dava konusu senedin dayanağı olan icra dosyasının sulh protokolü kapsamında kapatıldığını, davanın konusu kalmadığını, sulh protokolü gereğince tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 05/08/2026 tarihli dilekçesinde; davanın konusuz kaldığını, sulh protokolü uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, taraf vekilinin beyanı ve tüm dosya içeriğine göre, davalının, dava açılmasından sonra dava konusu icra dosyasına konu borcu haricen ödediği toplanan delillerden anlaşılmakta olup ayrıca bu husus taraf vekillerinin de kabulündedir. Davacı vekilinin beyanı eldeki davayı konusuz bıraktığından, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek kalmadığı, davacı vekilinin beyanı doğrultusunda yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Bakanlık bütçesinden karşılanan ve yargılama gideri olarak resen nazara alınması gereken 3.800,00.-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1)Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin Yargı Harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 2-a fıkrası gereğince, konusuz kalma talebinin ön inceleme aşamasından öncesinde sunulduğu anlaşıldığından, 1/3 oranında yapılan hesaplama neticesinde tespit olunan 244,00 -TL harcın peşin 629,14.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 385,14.-TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde yatırana iadesine, 3) Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5) HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5) Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin (davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle) davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/06/2026
Katip ... E-İmza
Hakim ... E-İmza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"