İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/710 E. 2025/1030 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/710
Karar No
2025/1030
Karar Tarihi

T.C. ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/710 Esas - 2025/1030 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/710 Esas KARAR NO : 2025/1030

HAKİM : .... KATİP : ....

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av.... DAVA İHBAR OLUNAN : .... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24.09.2025 KARAR TARİHİ : 30.12.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26.01.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 13.08.2024 tarihinde çift taraflı trafik kazasına karıştığını, kazadan sonra tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı sigorta şirketince sigortalanmış olan ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin nakliyecilik işi yaptığından ve aracını kaza nedeniyle kullanamadığından kaynaklı olarak kazanç kaybı tazminatı olarak şimdilik 10,00-TL, çekici ve diğer masraflar için 10,00-TL olmak üzere şimdilik toplamda 20,00-TL'nin her bir alacak için kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tazminine, adli yardım talebinin kabule karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar, değer kaybı ile davacının maruz kaldığı kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Açıklanan düzenlemeler ışığında somut olaya gelindiğinde; trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davaların mutlak ticari dava mahiyetinde olmadığı sabit olduğundan mahkememizce nispi ticari davanın varlığı, somut olarak uyuşmazlığın, tarafların ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tetkik edilmesi gerekmiştir. Bu minvalde, TTK'da ticari dava, "ticari işletme esasına" göre belirlemiş olup tarafların tacir sıfatını haiz olup olmadıklarının tetkiki gerekmiştir. Dolayısıyla tek başına, ticari veya mesleki kullanım amacı olan bir aracın kullanılması, tarafların tacir olarak kabulüne imkan vermeyecektir (Emsal: ..... Karar sayılı ilamı). Kezalik, ruhsatında kullanım amacı ticari gözüken bir aracın esnaf faaliyeti kapsamında kullanılması mümkündür. Davalı şirketin tacir sıfatını haiz olduğuna ve dolayısıyla uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgili olduğuna tereddüt bulunmamaktadır. Davacı yönünden ise yapılan tacir araştırması kapsamında ATO'dan gelen 30.09.2025 tarihli müzekkere cevabından davacının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Aynı amaçla davacının bağlı bulunduğu ....'ne yazılan müzekkere cevabından davacının bilanço esasına göre değil, işletme esasına göre defter tuttuğu, incelenen vergi beyannamelerinden de davacının ilgili yıllar itibariyle alım/satım tutarlarının VUK'un 177. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bentte yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı ve davacının esnaf statüsünde olduğunun bildirildiği, 30.09.2024 tarihi itibariyle de mükellefiyet kaydının kapatıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davanın her iki tarafı tacir niteliğini haiz olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30.12.2025

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/710, K. 2025/1030, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-710-e-2025-1030-k-36a454be927b