İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/369 E. 2026/461 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/369
- Karar No
- 2026/461
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/369 Esas KARAR NO : 2026/461
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/04/2026 KARAR TARİHİ : 19/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.12.2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kasko poliçesi gereği doğan hasarın SDDK kapsamında davalı sigorta şirketine kayyım atanmasından dolayı müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle ,zararın müvekkiline iade edilerek ödenmesinden kaynaklı bir borç ilişkisi bulunduğunu, bu alacağa ilişkin olarak .... İcra Dairesi’nin 2025/... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun, ödeme emrine süresi içinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın 06.12.2024 tarihinde kaza yapması sonucu oluşan hasarın ,davalı şirket tarafınca düzenlenen ... numaralı kasko poliçesini kapsamında olduğunu, eksper raporuna göre zararın 279.589,39 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafa gerekli başvuruların yapıldığını, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, her türlü dava açma ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin yasal faiziyle devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, tensip ile dosyanın bilirkişiye tevdii ile yukarıda belirtilen dosyaların celbine, yargılama gideri vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE : Deliller; Dosya mevcudu ve müzekkere cevabıdır . Davacı vekilinin 16/06/2026 tarihli dilekçesi ile görevli mahkemenin belirlenmesini talep ettiği, mahkememizce ... Malmüdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, eksik harcın davacı vekilince 19/06/2026 tarihinde yatırdığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, sigortalı tarafından davalı kendi kasko sigortacısına karşı yöneltilen hasar onarım bedeli tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı ... numaralı kasko poliçeli aracın 06.12.2024 tarihinde tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde hasara uğraması sebebiyle hasar onarım bedelinin davalıdan tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Vergi dairesi müzekker cevabı ile davacı gerçek şahsın iş yerini 31.10.2008 tarihinde kapattığı, vergi kaydının terkin edildiği, kaza tarihi olan 06.12.2024 tarihinde tacir olduğuna dair herhangi bir kayıt ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı davacı aracının hususi binek araç olduğu görülmüştür. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu Kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Mahkememizin işbu dosyası ile emsal mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2023/812 Esas, 2023/972 Karar Sayılı, 24.11.2023 Tarihli "... Davacıya ait hususi otomobil 16.04.2022 tarihi ile 16.04.2023 tarihlerini kapsayacak şekilde davalı ... AŞ tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Sigortalı araç 24.05.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasarlanmış, davacı tarafından kasko sigorta şirketine karşı 13.10.2022 tarihinde dava açılmıştır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. Maddesinde tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi ve hususi otomobil sahibi olan tüketici arasında yapılmış Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olup, davacının TTK’nun 11. ve 12. maddeleri anlamında ticari işletme yürütmediği ve tacir olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki gerekçeli ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/1225 Esas, 2024/2239 Karar Sayılı, 19/12/2024 Tarihli "... Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı Halit Karaca arasında ... plakalı araç için Kasko Sigorta Poliçesi imzalanmıştır. Davalının sigortalısı gerçek kişi olup sigortalı araç, ruhsat bilgilerine göre hususi nitelikte otomobildir. Bu durumda uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğu anlaşıldığından, göreve ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir." şeklindeki gerekçeli ilamı kapsamında somut olayda her ne kadar davalı taraf sigorta şirketi ise de davacı ile davalı arasında kasko poliçesinin akdedilmiş olduğu, davacının aracının hususi kullanıma ait olduğu, bu hali ile taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, davaya bakmaya mahkememizin görevli olmadığı, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmakla davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması sebebiyle istinaf yasa yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK.114/1c ve 115/2 maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin işbu tensip tutanağının tebliği ile ihtarına 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır