İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/705 E. 2026/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/705
- Karar No
- 2026/687
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/705 Esas - 2026/687 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/705 Esas KARAR NO : 2026/687
HAKİM : KATİP :
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/08/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 03.12.2023 ile 03.12.2024 tarihleri arasınd numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı ... Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi adına sigortalı bulunduğunu, 23.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün ... plakalı araca çarparak maddi hasara sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 81/1-a ve 53/1-a maddelerini ihlal ederek kaza yerinden firar ettiğinin belirtildiğini; bu durumun rücu nedeni oluşturduğunu; dava dışı ... plakalı araç maliki Sevda Arslan tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2025.E. 24060 sayılı dosyası ile değer kaybı başvurusu yapıldığını, komisyonun 2025/204455 K. sayılı kararı uyarınca İstanbul 23. İcra Dairesi'nin 2025/15092 E. sayılı ilamlı icra takibinin başlatıldığını, müvekkil şirket tarafından 09.05.2025 tarihinde 20.078,60-TL tutarında değer kaybı tazminatının ödendiğini, davalıdan rücu talebinde bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/27105 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının 10.06.2025 tarihinde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde 04.07.2025 tarihinde anlaşmaya varılamadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B. 4.f maddesi uyarınca sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle müvekkil şirketin ödediği tazminatı rücu etme hakkının doğduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, hükmün icrasını mümkün kılmak amacıyla davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, 2025/27105 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/27105 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket ... Loj. Hizm. ve Tic. A. Ş. 'nin Erciyes Anadolu Holding A. Ş. 'ye bağlı olup Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2016/342 E. sayılı dosyası ile kayyum atandığını ve T. M. S. F. idaresinde kamuya ait bir ticari işletme statüsünde bulunduğunu, bu nedenle İİK'nın 257/1. maddesinde belirtilen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davanın yasal hak düşürücü süreler içerisinde açılıp açılmadığının ve zamanaşımı durumunun incelenmesi gerektiğini, dava şartlarından hukuki yarar koşulunun oluşmadığını, davacı tarafın aynı kaza nedeniyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2025/815 E. sayılı dosya ile takip başlattığını ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/482 E. sayılı dosyası üzerinden derdest bir dava bulunduğunu, bu nedenle derdestlik ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazada müvekkil şirkete ait araca atfı mümkün bir kusur bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2005/184 Karar esas ve 2006/121 karar sayılı ilamı ile 2001/ 5330 Karar esas ve 2001 / 8413 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere ZMSS Poliçe Genel Şartları uyarınca sigortacının rücu hakkı için sürücünün ağır kusurlu olması gerektiğini, sadece kusurlu olmanın rücu için yeterli olmadığını, müvekkil sürücünün kusurlu olduğu varsayılsa dahi bu kusurun kasta yakın bir ağır kusur niteliği taşımadığını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/63 K. esas sayılı kararı ve diğer emsal kararlarda vurgulandığı üzere olay yerini terk etmenin tek başına rücu sebebi teşkil etmediğini, davacının rücu şartlarını somut delillerle ispatlayamadığını, icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takip nedeniyle davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın neden olduğu trafik kazası sonucunda, hasar gören araç sahibi 3. kişiye ödenen hasar bedelinin, sigortalısından rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takiblerine vaki itirazın iptali talebinden ibrarettir. İstanbul 23. İcra Dairesinin 2025/15092 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının Sevda Arslan, borçlusunun ... Sigorta Anonim Şirketi olduğu, toplam alacak tutarının 12.630,86-TL olduğu anlaşılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesinin 2025/27105 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Sigorta Anonim Şirketi, borçlusunun ... Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam alacak tutarının 20.541,10-TL olduğu anlaşılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/54628 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Sigorta Anonim Şirketi, borçlusunun ... Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam alacak tutarının 8.751,51-TL olduğu anlaşılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesinin 05/03/2026 tarih 2025/815 esas sayılı yazısı ile icra dosyasının 12/06/2025 tarihinde infazen kapatıldığı bildirilmiştir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/482 esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin 05/03/2026 tarihli duruşmasının 11 nolu ara kararında; Dosyanın Sigorta bilirkişisine tevdi ile; rücuya esas hesabın yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Maddi Hasarlı Trafik Kazası tutanağında; ... plaka sayılı çekici sürücüsünün firar ettiği, tespit edilemediğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında yer alan 15.12.2025 tarihli Bilirkişi raporunda; ... plaka sayılı araç sürücüsünün firar ettiğini, tespit edilemediğini ve %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu tespiti yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel ŞartlarıB4 f bendi; " Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde rücu edilebilir" ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2025 tarihli ve E. 2024/11202, K. 2025/2473 sayılı kararında,"ZMSS Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca, kazadan sonra olay yerinin haksız ve izah edilemez biçimde terk edilmesi, zararın kapsamı ne olursa olsun, sigortacının zarar görene yaptığı ödemeyi sigortalıdan rücuen talep edebilmesine imkân sağlar." hükmü gereğince Takdiri ve Hukuki değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere sigorta şirketi tarafından kaza kapsamında yapılan ödemelerin rücu edilebileceğini, T.C. Kayseri Genel İcra Dairesi 2025/27105 Esas dosyasına ilişkin 05.03.2026 tarihli dosya hesabına göre rücu edilebilecek tutarın 37.966,02 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın neden olduğu trafik kazası sonucunda, hasar gören araç sahibi 3. kişiye ödenen hasar bedelinin, sigortalısından rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takiblerine vaki itirazın iptali talebinden ibrarettir. 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesine göre, "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder". 2918 sayılı KTK'nun 95-(2). maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle; sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden; sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın B.4. maddesinde sigorta ettirene rücu halleri düzenlenmiştir. Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nun 95/2. maddesi uyarınca tazminat yüklülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri sürümeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir. 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. (Yargıtay 4. HD 2024/11202 Esas, 2025/2473 Karar Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Kararı) Davalı vekili derdestlik itirazında bulunmuştur. Kayseri 1. ATM 2025/482 Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş, yapılan incelemede her iki dosyanın taraflarının aynı olduğu, ancak konularının farklı olduğu; anılan dosyada Kayseri Genel İcra Dairesinin 2025/815 Esas-2024/54628 E. sayılı dosyasının ve takibe temel alacağın ödenen hasar bedeli olduğu görülmüştür. Eldeki dosyada ise 2025/27105 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve değer kaybına dair yapılan ödemeye ilişkin rücu talebinin bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin derdestlik itirazı yerinde görülmemiştir. Somut olayda davalıya ait... plakalı çekici cinsi aracın 03/12/2023 - 03/12/2024 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası yapıldığı, aracın 23/05/2024 tarihinde dava dışı ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı görülmüştür. Kaza sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu 2025/24060 Esas 22/04/2025 Tarih 2025/204455 K. sayılı dosyasında verilen değer kaybına dair karar nedeniyle, dava dışı tarafça İstanbul 23. İcra Dairesinin 2025/15092 Esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlatılmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından, ... plakalı araç sahibine değer kaybına dair 20.078,60-TL ödeme yapıldığı, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk etmesi nedeniyle ödenen bu tutarın davalıya rücusu için Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2025/27105 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Dosya arasında bulunan; kolluk tarafından tanzim edilen kaza tutanağına göre davalının araç sürücüsünün, park halindeki dava dışı şahsın aracına çarparak tam kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği, kaza mahallinden ayrıldığı; dava dışı araç malikinin kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının sürücüsünün tam kusurlu olduğu, dava dışı tarafın ise kusursuz olduğu, davalının kaza mahallini terk ettiği tespit edilmiştir. Mahkememizce rapor ve kaza tutanağı tespitleri hükme esas alınmıştır. Genel şartlar yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen trafik kazalarında kaza yerini terk olgusu ile birlikte rücu şartının oluştuğu, davalının terk sebebini ve haklılığını ispat edemediği ayrıca sorumluluğu için sigortalının ağır kusurlu olmasının gerekmediği, alınan bilirkişi raporuna göre yapılan ödemenin hasar sonucu oluşan değer kaybı ve kaza ile uyumlu olduğu, ZMMS Genel Şartları B4 maddesi uyarınca rücu şartlarının oluştuğu, davalının ayrıca temerrüde düşürülmediği görülerek işlemiş faiz istenemeyeceği kanaati ile asıl alacak bakımından takibin devamına, işlemiş faize ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan ve sair kanuni şartlar ikmal edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2025/27105 esas sayılı takip dosyasında itirazın asıl alacak 20.078,60-TL bakımından iptali ile devamına, -İşlemiş faiz talebinin REDDİNE, 2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, asıl alacağın (20.078,60-TL) %20'si tutarında olmak üzere 4.015,72-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.371,56-TL karar ve ilam harcından, 615,40-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 756,16-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvuru harcı toplamı 1.230,80-TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 87,50-TL, posta ve tebligat masrafı 132,50-TL, bilirkişi ücreti 5.500,000-TL olmak üzere toplam 5.765,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 5.635,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 20.078,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 462,50- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 103,58-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 4.496,42-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.09/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır