İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/259 E. 2026/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/259
Karar No
2026/503
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/259 Esas KARAR NO :2026/503

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:08/04/2025 KARAR TARİHİ:14/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Öncelikle belirtmek gerekir ki dava şartı olan arabuluculuk başvurusu tarafımızca yapılmış ve 06.01.2025 tarihinde Son Tutanak Anlaşmazlık olarak düzenlenmiştir. Kısaca dava şartı tarafımızca yerine getirilmiştir. Dava dışı ... şirketi ile müvekkil sigorta şirketi arasında kasko+... plus genişletilmiş kasko sigorta poliçesi akdedilmiştir. Müvekkil ile dava dışı sigortalı ... ŞİRKETİ arasında 25/05/2023 başlangıç, 01/10/2023 bitiş tarihli, ... numaralı, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi akdedilmiştir. Anılan poliçe ile ... plaka numaralı araç sigortalanmıştır. 05.09.2023 tarihinde, ... mahallesi ... ... 2 kat otoparkında bulunan ... plakalı sigortalı aracın aşırı yağış nedeniyle muhtelif yerlerinden su alması neticesinde müvekkil nezdinde sigortalı araçta hasar meydana gelmiştir. 5.09.2023 tarihinde, ... Mahalesi ... ... 2 kat otoparkında bulunan ... plakalı sigortalı aracın aşırı yağış nedeniyle muhtelif yerlerinden su alması ile sebebiyet verilen hasar neticesinde, ... Sigorta A.Ş. tarafından ...-1 numaralı hasar dosyası ile kazada zarar gören araç malikine 513.700,00 TL tazminat ödenmiştir Müvekkil ... Sigorta A.Ş. Tarafından kazaya ilişkin ...-1 numaralı hasar dosyası açılmıştır. Yapılan ekspertiz incelemesi ile sigortalı araçta tam ziya (pert) halinin söz konusu olduğu ve aracın piyasa rayiç değerinin 1,027,400.00-TL olduğu tespit edilmiştir. Aracın hasarlı vaziyetteki halinin ederi ise 513,700.00-TL olarak belirlenmiştir ve sovtaj bedelinin mahsubu ile 513,700.00-TL hasar tazminatı tespit edilerek sigortalı hesabına ödenmiştir.Müvekkil şirket, rücu bedelini icra takibine konu yapmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davalıların borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği ortadadır. Bu nedenle de asıl alacak miktarı üzerinden en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyasına vaki İTİRAZIN 513.700,00 TL alacak açısından İPTALİ ile takibin 20.11.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına, Davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,dava dilekçesi ve eklerinin davalı asile tebliğine,Yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; " Dava dilekçesi iddialar açısından hmk 119. maddesine uygun değildir.sayın mahkemeden savunma hakkmızın ihlalinin önlenmesi adına davanın aydınlatılmasını talep ederiz. huzurdaki davanın müvekkil yönünden pasif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerekmektedir. Dava konusu olay mücbir sebep sayılacak bir doğal afet sonucu husule gelmiştir. Davacının davasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile 05.09.2023 meydana gelen olay Doğal Afet niteliğindedir. ... Altyapılarını bile devredışı bırakacak kuvvettedir. Müvekkil şirket açısından husumet itirazlarımıza zeval gelmemek kaydı ile somut uyuşmazlıkta alınması gereken tüm önlem ve tedbirlerin alındığına ilişkin açıklamalarımıza geçmeden önce; uyuşmazlığa konu sel baskınının MÜCBİR SEBEP niteliğinde olduğunu belirtiriz. Ekte Atatürk Bulvarı’nda ... altyapılarının yetersiz kalıp, yüzey sularının 20 cm yükseklikteki kaldırımları aşarak ... projesine doğru yönlendiği görüntüler net şekilde görülmektedir. Bulvarın kuzey kesiminden aşağı yönlü akan yüzey sularının, viyadüğün önünde bulunan az sayıdaki mazgala dolmayarak yolun yükselmeye başladığı noktada yön değiştirerek ... projesine doğru aktığı gözükmektedir. Bu bulvarlardan akan su miktarına karşı kamuya ait ...’nin altyapıları karşı koyamazken, ... projesinin yağmur suyu altyapısının karşı koyması beklenemez.(tarafımızca alınan uzman raporu ile sabittir ki müvekkil şirkete yüklenilecek bir kusur ortada yoktur. itirazlarımıza dayana tarafımızca alınan uzman görüşü raporunu ekte sunmaktayız. husumet itirazlarımızı tekrarla çevre bulvarların yapısal bozuklukları, altyapının yetersizliği ve doluluk oranı ayrıca ... avm'ye giren su kapasitesinin nereden ve nasıl geldiğine yönelik tespitler yapıldığı zaman görülecektir ki söz konusu sel felaketinde müvekkil sorumlu olamayacaktır. davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile bahsi geçen otoparkta alınması gereken tüm önlemler fazlası ile yerine getirilmiştir.Davacınındava dilekçesinin her açıdan maddi ve usuli eksiklikler taşıdığı ortada olup aynı zamanda bu tutumu sebebi ile davacının İİK m.67/2 gereği aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ederiz. Davacı taraf itirazlarımızın aksinin kanıtlayabilecek tek bir iddia ve delil mahkemeye sunmamış ve bu ödenen miktarlar görmezden gelinerek haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle işbu haksız davanın reddine karar verilmesini..."savunmuştur. CEVAP; İhbar olunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Dava konusu olayın gerçekleştiği yer ana arter yol ağında olmayıp, İlçe Belediyesi sorumluluğundadır. Ayrıca söz konusu mağaza ... Organize Sanayi Bölgesinde yer alıp ayrı bir tüzel kişiliği olan OSB Başkanlığınında sorumluluğu bulunmaktadır. Dava konusu olayda talep edilen tazminatın şartları müvekkil idare açısından gerçekleşmemiştir. Bir kimse aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için, kişinin kusurlu bir eyleminin bulunması, bu kusurlu eylem neticesinde bir zarar doğması, kusurlu hareket ile bu zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması ve bu üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. İdarenin kusurlu bir eylemi bulunmamaktadır. İdareye kusur ve sorumluluk atfı mümkün değildir. Dava konusu olayla hiçbir ilgisi olmayan, kusurlu bir eylemi bulunmayan müvekkil idare açısından davanın reddini..."savunmuştur. CEVAP; İhbar olunan İstanbul ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davacı sigorta şirketi tarafından; 05.09.2023 tarihinde meydana gelen yağış neticesinde ... ... otoparkında bulunan aracının hasara uğradığından bahisle sigortalısına ödenen 402.750,00-TL bedelin rücuen tazmini talebiyle davalı ...Yat. İşl. Tic. AŞ'ye dava açılmış; dava, davalı tarafından müvekkil Belediye'ye, ...'ye ve İBB'ye ihbar edilmiştir. Davanın ihbarına cevaplarımızı sunuyoruz.Dava müvekkil ... belediyesine ihbar edilmiş olup huzurdaki davada müvekkil ... belediyesi ihbar olunan sıfatını haizdir. ihbar olunan aleyhine hüküm kurulamayacağı emsal kararlarda içtihat edilmiştir.davalının iddiasının aksine dava konusu olayın meydana geldiği yerden ... belediyesi değil, ... organize sanayi bölgesi sorumludur. ... ... müvekkil belediye değil iosb yönetimi sorumluluğundadır. 05/09/2023 tarihinde meydana gelen yağış doğal afet niteliğinde olup yüksek mahkeme içtihatları uyarınca mücbir sebep dolayısıyla idarenin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Dava konusu ile aynı tarihte meydana gelen yağışa ilişkin müvekkil belediye aleyhine açılan diğer davalarda davaların ... belediye başkanlığı yönünden reddini..."savunmuştur. CEVAP; İhbar olunan ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Huzurdaki dava, davacı sigorta şirketi tarafından, 05.09.2023 tarihinde İstanbul genelinde meydana gelen olağanüstü nitelikteki yoğun yağış ve sel olayı sonucunda özel mülkiyete konu bir alışveriş merkezi otoparkında park halinde bulunan araçta oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle, sigortalısına yapılan ödemenin rücuen tahsili istemiyle açılmış itirazın iptali davasına ilişkindir. Davaya konu olay; gerek Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün resmi verileri, gerekse kamuoyuna yansıyan somut gelişmelerden de açıkça anlaşılacağı üzere, kısa sürede ve yüksek şiddette gerçekleşen, öngörülebilirlik ve önlenebilirlik sınırlarını aşan, afet boyutunda bir meteorolojik hadise niteliğindedir. Bu kapsamda, olayın meydana geliş şekli ve sonuçları itibarıyla, idare hukukunun yerleşik ilkeleri ve yüksek yargı içtihatları çerçevesinde değerlendirilmesi zorunludur. Her ne kadar huzurdaki dava, müvekkil İdare aleyhine doğrudan açılmamış olup yalnızca ihbar müessesesi kapsamında müvekkil ... Genel Müdürlüğü’ne bildirim yapılmış ise de; dosyada müvekkil İdare’ye kusur atfına varan değerlendirmelere yer verilmiş olması nedeniyle, hak kaybına mahal vermemek adına, ihbar olunan sıfatıyla işbu açıklamaların yapılması zarureti doğmuştur. Bu çerçevede; öncelikle müvekkil İdare’nin davadaki usuli konumu, ardından dava konusu olayın mücbir sebep niteliği, müvekkil İdare’ye kusur izafe edilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, zarar ile müvekkil İdare arasında illiyet bağının bulunmadığı ve mevcut bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığı hususları aşağıda ayrıntılı olarak arz ve izah edilecektir.Bu itibarla; bir yandan dava konusu olay bakımından müvekkil ... Genel Müdürlüğü’nün pasif husumetinin bulunmaması, diğer yandan iddia edilen zararların idari hizmet kusuruna dayandırılması nedeniyle uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girmesi karşısında, müvekkil İdare yönünden davanın usulden reddini..."savunmuştur. CEVAP; İhbar olunan İstanbul ... Organize Sanayi Bölgesi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "İhbar olunan İstanbul ... ... sayılı OSB Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğine göre kurulmuş olan özel hukuk tüzel kişisidir. Müvekkilim ...; 4562 sayılı OSB Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinde iş ve işlemlerini yürütmektedir. ... Organize Sanayi Bölgesi döneminde GAP projesinden sonra Devletimizin en önemli Sanayi ve KOBİ projesi olup, tarihi yarımadadaki tabiat, kültür ve tarihi değerlerin turizme kazandırılması şehrin içinde çevre kirliliği oluşturan küçük sanayinin bir araya getirilmesi ve gelişiminin sağlanmasını amaçlayan bir projedir. Bugün 300.000’i aşkın çalışanı 32.000’e yakın işyeri ile Türkiye’nin ve Balkanların en çok sektörel çeşitliliğine sahip organize sanayi bölgesidir. Genel su taşkınları, dere yataklarının bakımının yapılmaması, yağmur su taşıyıcılarının kesit darlığı, dere yataklarına yapılan imarsız veya doğru planlanmamış yapılar gibi genel sebepler veya münferiden binalarda yapılan atıksu ve yağmursuyu deşarjının yapımındaki hatalardan meydana gelmektedir. İOSB’nin yağmur suları topoğrafik yapısına göre Ayamama Deresi ile Marmara Denizine Menekşe Deresi ile Küçükçekmece gölüne deşarj olmaktadır. Yukarıda arz ve izah edildiği üzere müvekkilim İOSB'nin dava konusu olan hasar ile ilgili bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödeme belgelerinin tamamına ve faturaların tamamına itiraz ediyoruz. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; .... İcra Dairesi'ne ait 2024/... E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 05.09.2023 tarihinde İstanbul’da ... İlçesi ...-2 Mahallesi özelinde gerçekleşen yağışa dair fevk raporu, yağışın afet boyutunda olup olmadığı ve tüm belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 05.09.2023 tarihi itibariyle İstanbul’da ... İlçesi ...-2 Mahallesi 479/1, 480/7 ve 475/4 parseller özelinde gerçekleşen yağışa dair tüm belgeler, mazgal miktarı, kapasiteleri, bahse konu yerde bulunan ... ... Alışveriş Merkezine gerçekleşen yağış nedeniyle yapılan müdahalelere ilişkin tüm belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. İstanbul ...Belediyesine müzekkere yazılarak 05.09.2023 tarihinde İstanbul’da ... İlçesi ...-2 Mahallesi 479/1, 480/7 ve 475/4 parseller özelinde gerçekleşen yağışa dair tüm belgeler, mazgal miktarı, kapasiteleri, bahse konu yerde bulunan ... ... Alışveriş Merkezine gerçekleşen yağış nedeniyle yapılan müdahalelere ilişkin tüm belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davanın ihbarı talebinin kabulüne, davanın... Belediyesine ihbarına karar verilmiştir. İşbu celse ara kararları ikmal edildiğinde dosyanın bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi, bir sigortacılık alanında uzman bilirkişi, bir inşaat mühendisi bilirkişi ile bir meteoroloji uzmanı bilirkişiye tevdii ile, davalının mücbir sebep savunması dikkate alınarak, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı ile faiz isteminin yerinde olup olmadığına dair rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişilerden alınan 28/10/2025 tarihli raporunda özetle; "Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, a) Davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkı bulunduğu, b) Davalı otopark işletmesinin meydana gelen zarardan Dava konusu aracın olay öncesi güncel piyasa rayiç değerinin bölüm 4.2.5 te belirtildiği gibi, 22.10.2025 rapor tarihi itibari ile aşağıda ki tabloda görüldüğü gibi; 1.450.000,00 TL, 08.04.2025 dava tarihinde 1.414,320,00 TL ve 05.09.2023 olay tarihinde 860.687,61 TL olduğu, davacının sigortalı araç sahibine 513.700 TL hasar onarım bedeli ödediği, aracın hasarlı haldeki piyasa rayiç değerinin bölüm 4.2.4 te belirtildiği gibi; 22.10.2025 rapor tarihi itibari ile 870.000,00 TL ve 05.09.2023 olay tarihinde 516.422,56 TL olduğu edilmiştir. Hülasa Mevcut ... altyapısı ve AVM tahliye sisteminin yetersiz olması Atıksu ve Yağmursuyu Şebeke hatlarının ayrıştırılmamış olmasının su baskınına neden olduğu, ... idaresi ile ... ... yönetiminin koordineli çalışarak olası su baskınlarının kati önlenmesi için proje yapmalarının kaçınılmaz olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Bu durumda genel olarak yaptığım değerlendirmede, Büyükşehir Belediyesi tarafından bölgenin Yağmursuyu ve Atıksu şebekelerinin ayrıştırılarak bölge yağış ortalamaları hesaplanarak yapılacak projenin hayata geçirilmesi ile Su baskınlarının milimize edilmesinin mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. ...'nin Oluşan sel bakınında kusur oranının 96 60 Olacağı, Bu nedenle ...' nin görev ve sorumluluğunu yerine getirmediği, ... ... ise Aşırı yağışların olacağı günlerle ilgili önceden yaptığı Metorolojik açıklamalar ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKOM Afet Koordinasyon Merkezi uyarılarının takip ederek kapalı otoparkın su baskınından etkilemeyen kısımlarının dışındaki kapalı otoparkın hizmet dışı boş tutulması gerektiği değerlendirilmektedir. ... ... ise yapabileceği eylemleri yapmadığı göz önüne alınarak kusur oranının Ye 40 Olacağı, değerlendirilmektedir. Davalının kusur durumuna göre 513.700,00 TL x 0,40 - 205.480,00 TL, lik zarardan sorumlu olacağı, İhbar olunan Davalının (...) kusur durumuna göre 513.700,00 TL x 0,60 - 308.220,00 TL, lik zarardan sorumlu olacağı, İstanbulda 5.9.2023 günü yaşanan aşırı yağışlar afet durumu oluşturmuştur. Bu durum Mücbir sebep olarak tanımlanabilir. Ancak, “Mücbir sebep” kavramının idarenin iradesi dışında meydana gelen, önceden öngörülmesi mümkün olmayan ve karşı konulamayacak ağırlıktaki olaylar olarak tanımlandığı ve dışsallık-öngörülemezlik-karşı konulamazlık koşullarının bir arada bulunması gereği yönleriyle değerlendirilmekte olduğu, olayın büyüklüğü (yağış şiddeti, deprem magnitüdü, rüzgâr hızı vb.) vezararın ağırlığına karşın şayet olay öngörülebilir nitelikte ise, alınabilecek önlemlerle sonuçlarını ortadan kaldırmak ve azaltmak mümkünse 'mücbir sebepten” söz edilmesinin de mümkün olmadığı, bilinmelidir. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun da İdare Hukuku açısından 'mücbir sebep' kavramını “Zarara Neden Olan Etkinin Olağanüstü ve Sonuçlarının Hiçbir Şekilde Engel Olunamayacak Bir Doğa Olayı Olması Gerektiği” yönüyle tanımladığı, gerek Avrupa İnsan Hakları Yargısı, gerekse yerleşik Danıştay İçtihatları doğrultusunda; dava konusu olayda olduğu gibi şiddetli yağışın mücbir sebep sayılabilmesi için “teknik alt yapıda birtakım eksiklikler ve olumsuzluklar varsa ve bunlar zararın ortaya çıkmasına ya da artmasına neden olmuşsa bu durumda mücbir sebepten bahsetmek mümkün değildir” denildiği..." rapor edilmiştir. İhbar olunan ... Belediyesi tarafından sunulan cevap dilekçesinin davacı vekiline tebliğine karar verilmiştir. İhbar olunan ... vekilinin süre uzatım talebi hakkında ara karar kurulmasına karar verilmiştir. İhbar olunan ...'nin cevap süresi dolduğunda dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, tarafların bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri incelenerek, her bir itiraza cevap verir, ayrıntılı ve denetlenebilir ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişilerden alınan 26/02/2026 tarihli ek raporunda özetle; "Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkı bulunduğu, b) Davalı otopark işletmesinin meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, c) Sayın Mahkemenizin sorumluluk yönünden aksi kanaate varması halinde davalının sorumluluğunun 9640 oranında olacağı, bu halde davalının sorumlu olacağı zarar bedelinin 205.480,00 TL. Olacağı, d) Dava konusu aracın olay öncesi güncel piyasa rayiç değerinin bölüm 4.2.5 belirtildiği gibi, 22.10.2025 rapor tarihi itibari ile aşağıda ki tabloda görüldüğü gibi; 1.450.000,00 TL, 08.04.2025 dava tarihinde 1.414,320,00 TL ve 05.09.2023 olay tarihinde 860.687,61 TL olduğu, e) Davacının sigortalı araç sahibine 513.700 TL hasar onarım bedeli ödediği, aracın hasarlı haldeki piyasa rayiç değerinin bölüm 4.2.4 te belirtildiği gibi; 22.10.2025 rapor tarihi itibari ile 870.000,00 TL ve 05.09.2023 olay tarihinde 516.422,56 TL olduğu tespit edilmiştir. f) İstanbulda 5.9.2023 günü yaşanan aşırı yağışlar afet durumu oluşturmuştur. Bu durum mücbir sebep olarak tanımlanabilir. Ancak, “Mücbir sebep” kavramının idarenin iradesi dışında meydana gelen, önceden öngörülmesi mümkün olmayan ve karşı konulamayacak ağırlıktaki olaylar olarak tanımlandığı ve dışsallık-öngörülemezlik-karşı konulamazlık koşullarının bir arada bulunması gerektiği yönleriyle değerlendirilmekte olduğu, olayın büyüklüğü (yağış şiddeti, deprem magnitüdü, rüzgâr hızı vb.) ve zararın ağırlığına karşın şayet olay öngörülebilir nitelikte ise, alınabilecek önlemlerle sonuçlarını ortadan kaldırmak ve azaltmak mümkünse 'mücbir sebepten' söz edilmesinin de mümkün olmadığı, bilinmelidir. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun da İdare Hukuku açısından 'mücbir sebep” kavramını “Zarara Neden Olan Etkinin Olağanüstü ve Sonuçlarının Hiçbir Şekilde Engel Olunamayacak Bir Doğa Olayı Olması Gerektiği' yönüyle tanımladığı, gerek Avrupa İnsan Hakları Yargısı, gerekse yerleşik Danıştay İçtihatları doğrultusunda; dava konusu olayda olduğu gibi şiddetli yağışın mücbir sebep sayılabilmesi için “teknik alt yapıda birtakım eksiklikler ve olumsuzluklar varsa ve bunlar zararın ortaya çıkmasına ya da artmasına neden olmuşsa bu durumda mücbir sebepten bahsetmek mümkün değildir” denilmektedir, kanaatine varıldığı..." rapor edilmiştir. Mahkememizin 10/04/2026 tarihli alınan ara kararı ile; Davalı ... A.Ş. vekiline İhbar talep edilen ... Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi'nin adres bilgileri ile ticaret sicil numarası veya vergi numarasını bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın ihbar edilemeyeceğinin ihtarına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur. İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin 2021/2303 Esas, 2025/459 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan 18/09/2020 tarihli bilirkişi raporundaki kusur tespitinin maddi hasarlı kaza tespit tutanağı içeriği ve somut olayın özellileri ile uyumlu olması nedeniyle yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıya trafik sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; ZMMS poliçesinde maddi hasarlarda araç başına teminat limiti 33.000-TL olup bu limitin aşılmamış olmasına; dairemizce de benimsenen yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince hasar hesaplamalarında KDV'nin dahil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; davacı tarafından eksper raporu doğrultusunda aracın onarımını yapan ... Oto şirketine 03.09.2018 tarihinde iskontolu hasar ve işçilik ödemesi olarak 12.606,65-TL ve 01.10.2018 tarihinde KDV ödemesi olarak 2.269,20-TL ödeme yapılmış olup; davacının dava dışı sigortalısı ... ... ..Ltd Şti tarafından davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 04.02.2019 tarih, ...-2019/8144 kararı ile ... Sigorta AŞ tarafından ... şirketine ödenmesine karar verilen ve ... Sigorta AŞ tarafından icra yolu ile ... şirketine ödendiği anlaşılan 898,50-TL'nin davacıya kasko sigortalı aracın hasar ve işçilik bedeline uygulanan iskontoya ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre, bu bedelin davacının davalı ... Sigorta AŞ'ye rücu ettiği miktardan tenzilinin mümkün bulunmamasına; başka bir deyişle davalı ... Sigorta AŞ zaten hasar bedelinin iskontosuz tutarı ile sorumlu olduğundan, zarar gören aracın dava dışı malikine ödediği iskonto tutarının, davacı kasko sigortacısının sigortalısına ödeyip rücu ettiği tutardan mahsubunu isteyemeyecek olmasına göre; davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...". Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-393 Esas, 2018/202 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...". Somut olayda davacının, dava konusu ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğu, 05.09.2023 tarihinde işbu aracın ... ... otoparkında bulunduğu esnada aşırı yağış nedeniyle aracın muhtelif yerlerinden su alması neticesinde araçta hasar meydana geldiği, davacı tarafından sigortalı araç malikine 513.700,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin rücu edilmesi için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... esas sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında 513.700,00 TL asıl alacak ile 22.546,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 536.246,50 TL talep edildiği, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı borca itiraz dilekçesi sunduğu ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın asıl alacak yönünden bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında .... İcra Dairesi'ne ait 2024/... E.sayılı dosyası, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden 05.09.2023 tarihinde İstanbul’da ... İlçesi ...-2 Mahallesi özelinde gerçekleşen yağışa dair fevk raporu, yağışın afet boyutunda olup olmadığı ve tüm belgeler, ... Genel Müdürlüğünden 05.09.2023 tarihi itibariyle İstanbul’da ... İlçesi ...-2 Mahallesi 479/1, 480/7 ve 475/4 parseller özelinde gerçekleşen yağışa dair tüm belgeler, mazgal miktarı, kapasiteleri, bahse konu yerde bulunan ... ... Alışveriş Merkezine gerçekleşen yağış nedeniyle yapılan müdahalelere ilişkin tüm belgeler, İstanbul Büyükşehir Belediyesinden 05.09.2023 tarihinde İstanbul’da ... İlçesi ...-2 Mahallesi 479/1, 480/7 ve 475/4 parseller özelinde gerçekleşen yağışa dair tüm belgeler, mazgal miktarı, kapasiteleri, bahse konu yerde bulunan ... ... Alışveriş Merkezine gerçekleşen yağış nedeniyle yapılan müdahalelere ilişkin tüm belgeler celp edilmiş; akabinde dosya davalının mücbir sebep savunması dikkate alınarak, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı ile faiz isteminin yerinde olup olmadığına dair rapor hazırlanması için bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi, bir sigortacılık alanında uzman bilirkişi, bir inşaat mühendisi bilirkişi ile bir meteoroloji uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 28/10/2025 tarihli raporunda davalı otopark işletmesinin meydana gelen zarardan Dava konusu aracın olay öncesi güncel piyasa rayiç değerinin 05.09.2023 olay tarihinde 860.687,61 TL olduğu, davacının sigortalı araç sahibine 513.700 TL hasar onarım bedeli ödediği, aracın hasarlı haldeki piyasa rayiç değerinin 05.09.2023 olay tarihinde 516.422,56 TL olduğu; mevcut ... altyapısı ve AVM tahliye sisteminin yetersiz olması Atıksu ve Yağmursuyu Şebeke hatlarının ayrıştırılmamış olmasının su baskınına neden olduğu, ... idaresi ile ... ... yönetiminin koordineli çalışarak olası su baskınlarının kati önlenmesi için proje yapmalarının kaçınılmaz olduğu, ...'nin oluşan sel bakınında kusur oranının %60 olacağı, ... ... ise aşırı yağışların olacağı günlerle ilgili önceden yaptığı Metorolojik açıklamalar ile... Belediyesi ...Koordinasyon Merkezi uyarılarının takip ederek kapalı otoparkın su baskınından etkilemeyen kısımlarının dışındaki kapalı otoparkın hizmet dışı boş tutulması gerektiği, kusur oranının %40 olacağı kanaati bildirilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri incelenerek, her bir itiraza cevap verir, ayrıntılı ve denetlenebilir ek rapor hazırlanması için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; bilirkişi heyeti 26/02/2026 tarihli ek raporlarında davalı otopark işletmesinin meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, davalının sorumluluğunun %40 oranında olacağı, bu halde davalının sorumlu olacağı zarar bedelinin 205.480,00 TL olacağı yönünde kanaatlerini tekrar etmiştir. Tüm dosya kapsamından; dava dışı ... ŞİRKETİ ile davacı şirket arasında ... plaka sayılı araç için Genişletilmiş Kasko Sigorta Sözleşmesi bulunduğu, poliçenin 25/05/2023- 01/10/2023 tarihleri arasında geçerli olduğu, dava konusu hasarın 05/09/2023 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan dekontlar uyarınca davacı sigorta şirketince 20/11/2023 tarihinde 513.700,00 TL ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu, davalının ise hasarın meydana geldiği AVM maliki olduğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamından, meydana gelen hasarda davacı tarafça sigortalı araç malikinin kusurunun bulunmadığı; mevcut ... altyapısı ve AVM tahliye sisteminin yetersiz olması, atıksu ve yağmursuyu şebeke hatlarının ayrıştırılmamış olmasının su baskınına neden olduğu, davalının bölgenin alt yapı atıksu ve yağmur suyu şebekelerinin yetersizliğini bildiği halde revize projelerin hazırlanması ve uygulanması için ... Genel Müdürlüğüne başvuru yapmadığı ve farklı önlemler almadığı için oluşan sel hasarı bakınında kusur oranının %40 olacağı; ... Genel Müdürlüğünün bölgenin alt yapısının yağmursuyu ve atıksu şebekelerinin ayrıştırılarak bölge yağış ortalamaları hesaplanarak yağmur suyu tahliye şebeke ve ana arterlerini projelendirerek hayata geçirilmesi ile su baskınlarının minimize edilmesi gerektiği halde yapmaması nedeniyle ...'nin oluşan sel hasarı bakımından kusur oranının %30 olacağı, davalıya ait, ... ...'nin ... ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ sınırları içerisinde kaldığı, ... OSB'nin atıksu ve yağmur suyu şebekelerinin ayrıştırılarak alt yapı hizmetini yeterli sunmaması nedeniyle sel hasarı bakımından kusur oranının %30 olacağına dair bilirkişi heyeti ek raporundaki kanaate mahkememizce iştirak edilmiştir. Bununla birlikte; olayda kusursuz olan davacıya karşı davalının %40'lık kusur oranı ile değil, müteselsil sorumluluk nedeniyle tamamen sorumlu olacağı, davalının kusuruna yönelik belirlemenin davalı ile davadışı üçüncü kişiler arasındaki rücu ilişkisinde değerlendirileceğinden, somut olayda sonuca etkili olmayacağı gözetilerek; davalının kadri maruf olan ödeme miktarının tamamından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Rücu edilebilecek ödeme miktarı bakımından; davacı tarafından açılan ...-1 numaralı hasar dosyası nedeniyle ekspertiz incelemesi neticesinde araçta pert halinin söz konusu olduğu, aracın piyasa rayiç değerinin 1.027.400,00-TL olduğu, aracın hasarlı vaziyetteki halinin değerinin 513.700,00 TL olduğu, sovtaj bedelinin mahsubu ile 513.700,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı; mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporlarında ise aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 860.687,61 TL olduğunun, kaza tarihindeki sovtaj bedelinin ise 516.422,56 TL olduğunun tespit edildiği; bu suretle davacının sigortalısına yapılması gereken ödemenin 344.264,60 TL olduğu anlaşıldığından; davanın kısmen kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. Sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 344.264,60 TL asıl alacak yönünden iptaline, icra takibinin 344.264,60 TL asıl alacak yönünden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin 2021/791 esas, 2024/1557 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. Sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 344.264,60 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 344.264,60 TL asıl alacak yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.516,71TL harçtan peşin alınan 8.772,72TL'nin mahsup edilerek bakiye 14.743,99 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.187,40TL'sinin davacıdan alınarak, 2.412,60TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 8.772,72TL peşin harcı toplamı 9.388,12TL'nin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 36.877,50 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 36.877,50 TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 24.714,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 12.163,43 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 344.264,60 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olunan 55.082,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 169.435,40 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili, davalı vekili, İhbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı karar verildi.14/07/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/259, K. 2026/503, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-259-e-2026-503-k-d6ed11408744