İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/685 E. 2025/1016 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/685
- Karar No
- 2025/1016
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/685 Esas - 2025/1016
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/685 Esas
KARAR NO : 2025/1016
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
... 7. Genel İcra Dairesi 2025/1239
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2025
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında süreklilik arz eden bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde gerçekleşen mal alışverişleri ve ödemelerin kayda geçirildiğini, davalıdan olan 14.289,73 TL alacağın tahsili amacıyla 10/01/2025 tarihinde ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/1239 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca haksız şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, alacak tutarının cari hesap ekstresi gibi belgelerle sabit olduğunu, taraflar arasında yapılan dava şartı arabuluculuk sürecinde davalının 21/02/2025 tarihli ilk oturuma mazeretsiz olarak katılmaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/1239 Esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, Vergi Dairesi BA-BS form kayıtları, 29/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan 14.289,73 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/1239 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının borca haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı, davalının ise davaya cevap vermediği ancak icra dosyasındaki itirazı ile borcu inkar ettiği görülmüştür.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 14.289,73 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/1239 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 22/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 22/01/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 18/08/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi bilirkişi Sultan Erdoğan tarafından düzenlenen 29/11/2025 tarihli raporda, davacı şirketin e-defter mükellefi olduğu, 2024 yılına ait defter beratlarının süresi içinde GİB sistemine yüklendiği ve defterlerin TTK ile VUK hükümlerine uygun tutulduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte kayıtlardan cari hesap şeklinde bir ticari ilişki olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından 2024 yılında davalıya KDV dahil toplam 19.694,73 TL bedelli üç adet fatura düzenlendiği, bu faturalara karşılık davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığı, davalının ise ticari defterlerini ibraz etmediği ve mükellefiyet kaydının 31/12/2024 tarihi itibarıyla kapatıldığının anlaşıldığı, davacı yanın incelenen defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalıdan 14.289,73 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, faturanın ticari defterlere kaydedilmesi malın teslim alındığına ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden tarafın artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerekir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, ticari davalarda taraflardan birinin ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, diğer tarafın usulüne uygun tutulmuş ve birbirini doğrulayan ticari defterlerindeki kayıtlar, ibraz etmeyen taraf aleyhine delil teşkil eder.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/1239 Esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, Vergi Dairesi BA-BS form kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 29/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya mal sattığı ve bu satışlara ilişkin faturalar düzenlediği, bu faturaların davacının usulüne uygun olarak tuttuğu ticari defterlerine kaydedildiği, davalının bu faturalara istinaden kısmi ödemeler yaparak ticari ilişkiyi ve borcun bir bölümünü zımnen kabul ettiği, davalının davaya cevap vermediği gibi ticari defterlerini de ibrazdan kaçındığı, bu durumda HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin kendi lehine, davalı aleyhine delil teşkil ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğunun ve bu kayıtlara göre takip tarihi itibarıyla davalıdan 14.289,73 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu suretle davacının alacağını ispatladığı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle İİK'nın 67. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ İLE,
-... 7. Genel İcra Müdrülüğünün 2025/1239 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE,
-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.857,95 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 14.289,73 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 976,13 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 360,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 687,50 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.687,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 14.289,73 TL üzerinden takdir edilen 14.289,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 23/12/2025
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır