İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/683 E. 2026/231 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/683
Karar No
2026/231
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/683 Esas - 2026/231 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/683 Esas KARAR NO : 2026/231

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15.09.2025 KARAR TARİHİ : 14.04.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01.05.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

müvekkilinin ...'de toptan inşaat malzemesi, alt yapı malzemesi satışı yapan bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise ..... İnşaatını diğer yabancı menşeili ortakları ile birlikte adi ortaklık şeklinde üstlenen şirket olduğunu, davalı şirketin, ..... Adi Ortaklığı adıyla; ..... Şube ile ... ve San. A.Ş. adi ortaklık şeklinde, müvekkili şirketten malzeme siparişi vererek alt yapı malzemesi satın aldığını, satın alınan malzemelerin teslim edildiğini ve kesilen faturaların ticari defterlerine işlendiğini, ancak satılan malzemelerin karşılığı / yapılan cari hesap karşılığı ödemelerin yapılmadığını, alacağın tahsil edilmediğini, davalı şirket yetkilileri ile yapılan her tülü şifahi görüşmeye rağmen ödeme yapılmadığını, sonunda da davalı tarafa cari hesap alacağının tahsili için ..... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin bu talebe haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini ve icra takibini durdurduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça iddialarını destekleyecek hiçbir somut delilin dosyaya sunulmadığını, huzurdaki davanın, haksız kazanç elde etmek amacıyla açılmış mesnetsiz iddialardan ibaret olduğunu, dava dilekçesinde yer alan hiçbir iddiayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen alacakların varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı def'i, hak düşürücü süre, görev, husumet ve dava şartları itirazlarını sunduklarını, davacı taraf, ..... Yapımı İş Ortaklığı ile arasında ticari ilişki mevcut olduğunu iddia etmekte ise de müvekkili şirketin bu ilişkinin tarafı olmamakla, ticari ilişkiden kaynaklanan/kaynaklanacak edimlere ilişkin de sorumluluğunun bulunmadığını, ..... Yapımı İş Ortaklığı'nı oluşturan şirketlerden ... ve Sanayi A.Ş.'nin doğrudan doğruya davacıyla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, işbu nedenle müvekkili şirketin dava dilekçesinde bahsi geçen alacakların muhatabı olmadığını, bu kapsamda müvekkili şirket açısından, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup olmadığı, mevcut ise hangi şartlar altında anlaşma sağlandığı, ödemelerin ne şekilde ve ne sürede yapılacağı gibi hususların bilinebilmesi beklenemeyeceğini, bununla birlikte ticari ilişkinin tarafı olmayan müvekkili şirketler açısından siparişlerin, fatura vb. bilgilerin de bilinebilmesi mümkün olmadığını, bu kapsamda davacı tarafından müvekkil şirketin temerrüde düşürülmemiş olduğunu da belirtmek gerektiğini, davacı taraf sağladığı hizmeti faturalandırdığını dava dilekçesinde iddia etmiş ise de dava dilekçesinde sunulan faturaların iş ortaklığına ulaşıp ulaşmadığına, anılan ticari ilişki kapsamında davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğine ve talep edilen hizmeti anlaşmaya uygun olarak faturalandırdığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde sunulan faturalara bakıldığında, müvekkili şirketlerin hizmet aldığına veya faturayı kabul ettiğine dair imzası bulunmamakla birlikte, bu halde davacının anılan ticari ilişki kapsamında davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğine ve talep edilen hizmeti anlaşmaya uygun olarak faturalandırdığına ilişkin iddianın doğruluğuna ulaşılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 24.07.2025 tarihinde cari hesap alacağına dayalı 438.120,00-TL asıl alacak ile 27.355,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 465.475,00-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 18.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı tarafından davalı adına düzenlenen herhangi bir faturanın bulunmadığı, davacı tarafından ... Yapımı İş Ortaklığı adına düzenlenen faturaların KDV dahil 616.440,00-TL olduğu, düzenlenen faturaların davacı ve ..... Yapımı İş Ortaklığı ticari defterlerinde kaydının bulunduğu, ..... Yapımı İş Ortaklığı tarafından 178.320,00-TL ödeme yapıldığı, 2025 yılı dava tarihinde davacının alacak bakiyesinin 438.120,00-TL, ..... Yapımı İş Ortaklığı'nın borç bakiyesinin 438.120,00-TL olduğu, ..... sayılı dosyadaki takip alacağının 438.120,00-TL ve 27.355,00-TL işlemiş faiz olmak üzere 17.07.2025 tarihinde toplam 465.475,00-TL üzerinden işleme konulduğu .. " yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle davacı taraf, cari hesap bakiyesine dayanak akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere, davacının cari hesap bakiyesine dayanak 616.440,00-TL miktarlı faturaların davacının ve davalının ortağı olduğu, ..... Yapımı İş Ortaklığı adındaki adi ortaklık adına tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara karşılık davacıya 178.320,00-TL ödeme yapıldığı ve tarafların birbiriyle uyumlu ticari defter kayıtlarına göre davacının dava tarihi itibariyle alacağının, icra takibindeki asıl alacağa denk olarak 438.120,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince kesin delil niteliğini haiz ve tarafların birbiri ile uyumlu ticari defter ve kayıtlarına göre davacı, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu ve buna dayalı alacağının varlığını kanıtlamıştır (Emsal: .....'nin, 23.03.2017 tarih ve .....8 sayılı ilamı). Davacının, mezkur alacağının ödenmesini, üçüncü kişilere karşı dış ilişkide müştereken ve müteselsilen sorumlu adi ortaklık ortaklarından birinden veya tamamından talep etmesi mümkün olup adi ortaklık ortağı olmakla davalı, davacıya karşı alacağın tamamından sorumludur. Ne var ki davalı tarafından, niza konusu alacağın ödendiği iddia ve ispat olunmamıştır. Bu arada davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki akdi ilişkinin 2025 yılına dayandığı, davalı tarafından 20.06.2025 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı görülmüş, 15.09.2025 dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davalının zamanaşımı definin reddi gerekmiştir. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, somut olayda kararlaştırılan bir kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: ......'nin 10.07.2014 tarih ve ..... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Dosya kapsamı itibariyle davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 438.120,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ..... sayılı takibe itirazının 438.120,00-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Hükmolunan asıl alacağın %20’si olan 87.624,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 29.927,88-TL harçtan peşin alınan 5.621,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 24.306,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 70.099,20-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne 27.355,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 5.621,78-TL peşin harç, 120,00-TL tebligat, 25,00-TL dosya masrafı ve 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.882,18-TL yargılama giderinin davayı kabul red oranı dikkate alınarak 12.125,12-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14.04.2026

Katip ..... Hakim ..... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/683, K. 2026/231, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-683-e-2026-231-k-4f7e71c2fee6