İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/659 E. 2025/543 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/659
- Karar No
- 2025/543
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/659 Esas - 2025/543 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/659 Esas KARAR NO : 2025/543
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACI : ... ... ... ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... DAVALI : ... ...-... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2025
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1001 E 2025/710 K sayılı yetkisizlik kararı sonucu mahkememize tevzi olunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, şube ve franchisleri ile yurt çapında tatlı ... satışı yapmakta olduğunu, "... ..." markasının sahibi olduğunu, 2022 yılı Haziran ayında ... ili, Kızılay ilçesinde işletme açıp ürün satmak isteyen ... ...'in müvekkili şirkete başvuru yaptığını, karşılıklı olarak 5 yıllık franchise sözleşmesi imzalanarak şartların kabul edilerek ticarete başladıklarını, ikinci yılın sonunda 28.05.2024 tarihinde davacı şirketin tüm şube ve franchiseleri ile haberleştiği mali adresinde ... ... adı ile yazılı mail gönderildiğini, içerik olarak; enflasyon ve gelişen fiyat artışı, kira bedeli, personel giderlerini karşılayamadıklarını, bu durumun sağlıklarına zarar verdiğini dürüstlük ilkelerine göre hareket ettiklerini bildirerek, şirketin uygun gördüğü birilerine devir işlemi yapmaya hazır olduklarını fakat sonuç elde edemediklerini, bu sebeple 10.06.2024 tarihinde mevcut faaliyetlerini durduracaklarını bildirmiş olduklarını, 29.05.2024 tarihinde taraflarınca verilen cevapta, sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin taraflarınca hesaplanabilen kısmının ne kadar olduğu aksi halde markanın devamlılığını tanınırlığını arttırabilmek adına işletmenin taraflarınca devrinin sağlanması için personel giderinin ne kadar olduğu, aylık kira bedelinin ne kadar olduğu ve demirbaş malzemelerinin listelerinin taraflarına iletilmesini istendiğini, 05.06.2024 tarihinde tekrar taraflarınca mali ile dönüş yapıldığını, taraflarına istenen cezai şart bedelinin hukuksuz olduğunu, şayet devir yapılması isteniyorsa yapılacak devir hesaplamasına kira, personel veya demirbaş bedeli üzerinden değil, işletmenin lokasyonu, ticari performansı, potansiyeli, maddi manevi tüm varlıklarının bedeli 2.500.000,00 - 3.000.000,00 TL arasında bir bedele devir yapılabileceğinin ifade edildiğini, davalı tarafın işletmesinin ticari performansının kötü olmadığını, potansiyel bir iş yeri olduğunu, lokasyonu ile de gelecek vaad ettiği, işletme devir olursa kendilerinin de maddi manevi kaybının oluşacağı beyanında bulunduklarını, bu bağlamda davalı tarafın yazdığı ilk mail ile son mail arasında mubayenet olduğunu, gelirlerinin iyi değil derken, şayet işletmeyi devir edersem 3.000.000,00 TL talep ederime kadar gelindiğini, diğer yandan işletmenin 10.06.2024 tarihinde kapatılacağı bilgisinin en başta davacı şirkete iletilmiş olduğunu, 11 Haziran 2024 tarihli 13277 yevmiye no'lu ihtarname ile devir işlemi için 2.500.000,00 - 3.000.000,00 TL ödenmesi halinde ticari faaliyetlerini sonlandıracaklarını franchise sözleşmesini tek taraflı fesih ettiklerini beyan ettiklerini, 11.06.2024 tarihinden itibaren herhangi bir sorumluluklarının bulunmadıklarını ihtar ettiklerini, ... 41. Noterliği aracılığıyla 14.06.2024 tarihinde yapılan tespitte, halen işletmenin açık olduğu, satışa devam edildiği, işletme tabelasının takılı olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın inandırıcılıktan uzak tavırları, sözleşmeye bağlı kalmayışı, ihtarname ile ifade ettiği beyanlarına sadık kalmaması neticesinde davacı şirketin yerinde tespit yaptırdığını, daha sonra 28.06.2024 tarihinde taraflarınca yapılan harici tespitler sırasında taşınmaz içerisinde Komagene Çiğ Köftecisi isimli bir işletmenin olduğunun görüldüğünü, Franchise Sözleşmesi 15.06.2022 tarihinde imzalanmış olup sözleşme süresinin 5 (beş) yıl olduğunu, davalı ... ... Franchise Alan taraf olduğunu, davalı tarafın 11.06.2024 tarihinde davacı şirkete keşide ettiği ihtarname ile haklı bir sebep belirtmeksizin Franchise sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi'nin 14. maddesinde .... alanın yükümlülükleri, 17. maddesinde fesih halleri ve satışlarının açıklandığını, davalı tarafın .... Alan haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğinden 14.22 maddesi gereğince kararlaştırılan cezai şartı ödemek zorunda olduğunu, .... alan 5 yıllık imza ettiği özleşmenin 2.'nci yılını doldurmaya 4 gün kala sözleşmeyi feshettiğinin sabit olduğunu, kalan bakiye sözleşme süresinin 3 yıl 4 gün olduğunu, bu bakiye süredeki cezai şartın, ... ...'in yapmış olduğu satışların listesinin göz önüne alınarak bilirkişi incelemesi ile cirosunun hesaplanıp tespit edileceğini, sözleşmenin 18.2 maddesi gereğince, davacı şirketin tabelasını indirip, Komagene Çiğköfte isimli işletmeye yerin devredilmesi nedeniyle davalının aynı zamanda işbu cezai şart bedelinden de davalının sorumlu olduğunu, sözleşmenin 19.1 maddesi gereğince, davalı tarafın, taraflarına keşide ettiği ihtar ve maillerle kabulünde olduğu üzere sözleşmeye aykırı ve davacı şirketin onayı almaksızın devir yaptığını, sözleşmeye aykırı devir nedeniyle davalı tarafın 150.000,00 TL tutarındaki cezai şart bedelinden sorumlu olduğunu, tüm bu özel cezai şartların yanında sözleşmenin 21. maddesi gereğince, cezai şart bedelinden de sorumlu olduğunu, davalı tarafın imza ettiği .... Sözleşmesini, sözleşmeye aykırı bir şekilde feshetmesi, davacı şirketin tabelasını indirip işletmeyi yine sözleşmeye aykırı bir şekilde devrettiğini, davalı ahde vefa ilkesine aykırı davranarak yükümlülüklerine aykırı davrandığını, kalan sözleşme süresinde işletmeyi tamamen kapattığını, ülke genelinde faaliyette bulunan davacı şirketin ticari itibarına zarar verdiğini, davalı tarafın iyi niyetli olmadığını, Marka değerini, potansiyelini, isim hakkının korunmasını haklarını ihlal ettiğini, yapılan sözleşme neticesinde davacı şirketin hem cezai şart hakları, hem de edinemediği munzam zararlarının mevcut olduğunu, elde etmeyi planladığı fakat elde edemediği bedellerin mevcut olduğunu, davacı şirketin Elazığ, Bursa, İstanbul, ... illerine üretim yapabilmek için fabrika içinde yoğun bir çalışma ve ileriye dönük araştırma ve geliştirmeler yaptığını, her yaptığı bayilik veya şube sözleşmeleri için fabrika içerisinde üretim aksiyonlarının almak zorunda olduğunu, sürekli yedek üretim ekipmanları bulundurmak zorunda olduğunu, Personelin yoğunluğunu ayarlamasının gerektiğini, aksi halde ürünün gönderilemediği takdirde yeni şubelerin bir anlamının kalmayacağını, sözleşmenin kalan süresinde elde edemediği bedelin ödenmesini talep ettiklerini, TBK. 112 maddesi gereğince sözleşmenin haksız feshi nedeniyle doğacak olan ve mahsur kalınan bedelin taraflarınca ödenmesini talep ettiklerini, yine cezai şart başlığı altında sözleşme içinde var olan tabelanın izinsiz kaldırılması ve süresinden önce sözleşmeyi haksız ve kötü niyetli tek taraflı fesih etmesi, ayrıca cezai bedelleri ödemesinin gerektiğini, bu sebeple bilirkişi marifetiyle hesaplama yapılarak gerçek bedellerin ortaya çıkabilmesi için ... ...'in yapmış olduğu satışların listesini Mahkemeye ilettiklerini, bu bilgilerin sadece kendilerinin bayiler ve şubeleri izleyebildikleri sistem üzerinden görebildiklerini, ayrıca yemek sepeti, getir gibi yiyecek servisi sağlayan uygulamalar üzerinden de verilen siparişlerin de ceza bedelinin hesaplanmasında etki edeceğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı feshinden dolayı davacı şirketin ... gibi büyük bir ilde tek şubesinin kapanması ile elde edeceği kardan mahrum kaldığını, çok kısa bir süre içerisinde yeni bir franchise bulmanın mümkün olmayacağını, .... talep edenin belli kriterleri taşıyor olması, iyi lokasyonların seçimi, sözleşmelerin hazırlanması, tarafların taleplerinin karşılanması, uzun süren görüşmeler neticesinde şube açılımının gerçekleştiğini, bu nedenle aradan geçen zaman diliminde hali hazırda var olan franchisenin kapanmasının yerine yenisinin açılması nedeniyle elde edilemeyen makul süre tazminatında da davalı sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle uğranılan zararın ve alacakların tahsili için davayı ikame zaruretlerinin hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla kısmi dava olarak talep ettikleri 10.000,00 TL cezai şart ile HMK. 107 gereğince belirsiz alacak olarak dava ettikleri ve arttırım yapma haklarının saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL makul süre tazminatının dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan, davacı şirkete verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf aleyhine sözleşmeye uyulmaması nedeniyle cezai şart ve makul süre tazminatı talepli dava ikame edildiğini, davanın usul ve yasalara aykırı olarak ikame edildiğini, davanın tümden reddinin gerektiğini, davacı şirketçe ikame edilen dava bir nevi alacak davası olup dava ancak davalının ikamet adresinde açılabileceğini, HMK.'nın 6. maddesinde yer aldığı üzere kanunda aksine hüküm bulunmadığı sürece dava, davalı gerçek veya tüzel kişinin yerleşim yeri, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerinin esas alınacağını davalı ... ...;..... adresinde ikamet etmekte olup, davalı tarafın yerleşim yerinin adresi olan ... Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, davanın yetkili Mahkemede açılmaması sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, başka usule yönelik itirazlarının da davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, davacı tarafın davasını cezai şart ve makul süre tazminatı alacakları başlığı altında ikame etmiş olup, davanın temelini taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesi oluşturduğunu, davacı şirketin, davalı tarafın sözleşmeye sözde aykırılık nedeni ile alacakları olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla sözleşme gereği davacı şirketin sözde alacaklarının hesaplanmasının mümkün olup, bu taleplerin belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, dosya kapsamında talep edilen alacakların zaman aşımına uğramış olup, zaman aşımı itirazında da bulunduklarını, taraflar arasında imzalanan ... ....... adresinde Kızılay Şubesi olarak 2022 yılı Haziran ayından itibaren hizmet vermeye başladığını, sözleşme imza aşamasında sözleşme adeta bir genel işlem koşulu niteliğinde hazırlanmış olup, sözleşmenin tamamı davalı tarafı aleyhine hükümler içerecek şekilde hazırlandığını, sözleşme içeriği dikkatlice incelendiğinde sözleşmenin tamamen tek taraflı olarak hazırlandığının kolayca tespit edileceğini, davalı tarafın .... adresindeki işletmesine ait tüm ... ve eşyaları kendi imkanları ile temin ettiğini ve bu eşyaların tamamının davalı tarafa ait olduğunu, davalı tarafın müşterilerine karşı her zaman güler yüzlü, kibar ve ürünler konusunda açıklayıcı bir tutum sergileyerek işletme faaliyetlerini severek yerine getirdiğini, ayrıca faaliyetleri süresince tüm resmi iş ve işlemlere uygun hareket ettiğini ve faaliyetlerini sonuna kadar da hukuka uygun şekilde yerine getirmiş olduğunu, davalı tarafın faaliyetine başladığı tarihten itibaren ülkede ekonomik sorunlar başladığını ve artarak devam ettiğini, davalı tarafın sözleşme gereği işletmede yer alan ürünlerini davacı şirketten almak zorunlululuğunun bulunduğunu, bu süreçte davacı şirketin de ürünlere sürekli ve fazla miktarlarda zam yaptığını, bu süreçte diğer gider kalemlerinin de fahiş miktarlarda artış yaşamış ve giderlerinin sürekli artmış olduğunu, bahsi geçen süreç boyunca giderleri ve ürünlerin bedellerinin sürekli artmasına rağmen satışların gözle görülür şekilde azaldığını ve artık faaliyet durma noktasına geldiğini, ek olarak kira bedeli konusunda kiralayanın işletme mülk kirasına yaptığı zam sonucunda ekonomik olarak işletmeyi devam ettirmelerinin imkansız hale geldiğini, davalı tarafın faaliyetine başladığı sırada tek başına işleri yürütmeye başlamış olup daha sonra eşi kendisine yardım etmeye başladığını, fakat bahsi geçen hususlar nedeni ile personel çalıştırmadığını, işletme sürekli zarar etmeye başladığını, bu durumun davalı tarafın tam gün veya yarı zamanlı personel çalıştırma durumunun maddi göstergeler doğrultusunda olanaksız hale getirmiş olup faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde yürümesini de engellemeye başladığını, davalı tarafın ve kendisine yardım eden eşinin uzun çalışma süreleri dolayısıyla sağlıklarından olmaya başladığını ve bu durumun çekilemez hale geldiğini, öyle ki verilen emeğin karşılığı da alınamamış olup işletme uzun süre zarar etmeye devam ettiğini, bahsi geçen sürecin davalı tarafın ticari mahvına sebebiyet verdiğini, sürecin davalı taraf için çekilemez hal aldığını, özetlenen hususların tamamı 28.05.2024 tarihinde davacı şirketin mail adresinde yazılı olarak bildirildiğini, 15.06.2022 tarihli ... ... ... Sözleşmesi'nin 5.2. maddesi gereği sözleşmede belirtilen mail adreslerine yapılan yazılı bildirimler geçerli bir bildirim kabul edileceği kararlaştırıldığını, davacı şirkete gönderilen 28.05.2024 tarihli bildirimde faaliyetin mali olarak devamının mümkün olmadığı, bu durumun sürdürülebilirliğinin maalesef mümkün olmadığını, çalışan sağlığının kötüye gittiğini, güvenlik endişesi yarattığını ve personel takviyesi durumunda ise ortaya çıkacak giderinin karşılanmasının mevcut satış ve karlılık oranında mümkün olmadığını, ödeme güçlüğü yaşandığını, artan kira bedeli ve bu durumun da sürdürülebilir olmadığının açıkça bildirildiğini, davacı şirketin yetkililerine durum gerek şifahen, gerekse de yazılı olarak bildirildiğini, davacı şirketin zarar vermemek adına işletmenin devrine de sıcak bakıldığının bildirildiğini, davacı şirketin devir kapsamında, davalı tarafın işletmesinde yer alan tüm demirbaşlar, gelir ve giderler ile devir bedeli teklifinin yapılmasına karşın olumlu bir dönüş alınamadığını, fakat davacı şirketçe, davalı tarafa gönderilen 29.05.2024 tarihli yazıda sözleşmenin erken feshi durumunda sözleşmede belirtilen cezai şart ve diğer uygulamaların devreye konacağı ve taleplerin reddedildiğinin iletildiğini, davacı şirketin devir kapsamında, davalı tarafın işletmesinde yer alan tüm demirbaşlar, gelir ve giderler ile devir bedeli teklifi yapılmasına karşın olumlu bir dönüş alamadığını, daha sonra davalı tarafından ... 2. Noterliği 11.06.2024 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarı ile bahsi geçen süreci özetleyen bir ihtarname düzenlenerek taraflar arasında yer alan ... ....... Yevmiye numaralı ihtarı ile yapılan haklı, olağanüstü ve geçerli feshe rağmen davacı şirketin Bornova 3. Noterliği'nin 02.09.2024 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarı ile sözleşmenin feshedildiğini, fesih iradesi karşı tarafa bildirmekle sonuçlarını doğurduğunu, davacı şirketçe gönderilen ihtarnamenin hukuken herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, Yine Bornova 3. Noterliği'nin 02.09.2024 tarih, 27019 Yevmiye numaralı ihtarında yer alan asılsız iddialara cevap vermek adına davacı şirkete ... 2. Noterliği 12.09.2024 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarı ile cevap verildiğini, davacı şirketin sonraki süreçte zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunmuş olup, yapılan görüşmelerden de herhangi bir sonuç alınamadığını, Mahkeme'nin dava konusu uyuşmazlık hakkında kısaca bilgi verildiğini, davacı şirketin taleplerinin hukuka uygulamadığını, davacı şirketçe dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin hukuki herhangi bir dayanağının bulunmadığını, davacı şirketin sözleşme gereği cezai şart talep ettiğini, dava konusu ... ... Franchise Sözleşmesi'nde yer alan ilgili maddelerde sadece davacı şirketin talep edebildiği, tek taraflı olarak cezai şart düzenlenmiş olup, durum gerek Yargıtay uygulamalarına gerekse de hukuka aykırı olduğunu, güncel yargı kararlarında da sabit olduğu üzere .... Sözleşmeleri'nde tek taraflı olarak cezai şartın belirlenmesi halinde bahsi geçen husus hukuka aykırılık teşkil edeceğinden cezai şart yok hükmünde olduğunu, yine cezai şartın içeriği incelendiğinde cezai şart uygulanması halinde davalı tarafın ticareten mahfına sebebiyet verecek derecede fahiş olduğu görüleceğini, Franchise Sözleşmesi'nde yer alan hükümlerin neredeyse tamamı Genel işlem Koşulu niteliğinde ve .... alan kişinin fazlasıyla aleyhine olup tek taraflı olarak hazırlanmış bir sözleşme olduğunu, dolayısıyla bu hususta karar vermeden önce, kararlaştırılan cezai şartın tahsili yoluna gidilmesi hâlinde davalı tarafın, eskisi gibi ticari hayatını devam ettirmesinin mümkün olup olmadığını gerekirse bilirkişinin görüşüne başvurarak araştırılması ve cezai işlemin davalı tarafın ekonomik mahfına neden olacağı sonucuna ulaşılması halinde ise duruma göre cezai şart miktarının indirilmesi ya da tamamen iptaline karar verilmesinin gerektiğini, sözleşmede yer alan cezai şart tek taraflı olarak hazırlanmış olup diğer maddeler de Genel işlem koşulu mahiyetinde olduğunu, cezai şart talep edebileceği değerlendirilse bile dava dilekçesinde talep edilen tazminatlar hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin sözleşmenin kalan süresini hesaplayarak bu sürenin tamamına ait talepte bulunmasının olanaksız olduğunu, davacı şirketin dilekçesinde, davalı tarafın işletmesini devrettiğinden ve tabelasını indirdiğinden bahsettiğini, detaylıca açıklandığı üzere davalı tarafa önce sözleşmede yazılı bildirim yolu olarak belirlenen mail yolu ile sonrasında da noter ihtarı yolu ile sözleşmeyi feshettiğini davacı şirkete bildirdiğini, davalı tarafın sözleşmesini feshettiğini işletmesine ait tabela ve diğer sair eşyaları işletmeden kaldırmasının kadar doğal bir durumun olmadığını, davacı şirketin ... 41. Noterliği 14.06.2024 tarih, ... Yevmiye numaralı tespiti ile davalı tarafa ait işletmede tabelanın durduğunu tespit ettirmiş olduğunu, ... 2. Noterliği 12.09.2024 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarında da belirtildiği üzere davalı tarafın, işletmeye ait unsurları bir anda ve tek bir günde ortadan kaldıramayacağına göre davacı şirkete ait tabelanın bir kaç gün asılı kalmasının gayet makul bir durum olduğunu, hayatın olağan akışına göre davalı tarafın bir anda tüm işletmede yer alan unsurları kaldırması ve yok etmesinin mümkün olmadığını, üstelik işlemde yer alan demirbaş vs. eşyaların davalı tarafa ait olduğunu, tabelanın işletmede asılı halde bulunmasının davalı tarafın faaliyetine devam ettiği anlamına gelmediğini, durumun resmi kayıtlar ile ortaya çıkacağını, davalı tarafın önce sözleşmede yazılı bildirim yolu olarak belirlenen mail yolu ise sonrasında noter ihtarı yolu ile sözleşmeyi feshettiğini davacı şirkete bildirdiğini, davacı şirketin taleplerinin hukuka uygun olmadığının açık olduğunu, davacı şirketin dilekçesinde, davalı tarafın işletmeyi devrettiğinden bahsettiğini, davacı şirketin iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalı tarafın işletmesini devretmemiş olup, ticari faaliyetlerine son verdiğini, davalı tarafın işletmesinin kapanmasından sonra açılan Komagene adlı iş yeri ile davalı tarafın hiçbir bağlantısının bulunmadığını, bu durumun zaten resmi kayıtlar ile ortaya çıkacağını, davacı şirketin, davalı tarafın işletmesini bir başka kişiye devrederek burada, "Komagene" isimli iş yerinin açıldığından davacı şirketin ticari itibarına da zarar verdiği iddiasının hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı tarafın işletmesini devretmemiş olup işletmesinin kapattığını, dolayısıyla ortada hukuken bir devir işlemi olmadığından ticari itibarın kaybolduğu iddiasının da hukuksuz olduğunu, davacı şirketin gerek devir gerekse de tabela yönündeki iddialarının tamamen gerçek dışı olduğundan taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, davacı şirketin dilekçesinin son bölümünde ülkenin birçok ilinde faaliyet gösterdiklerini ve ticari anlamda geliştiklerinden bahsettiğini, davalı tarafın bu duruma zarar verdiğinden bahsettiğini, son yıllarda davacı şirket ... ... şirketinden .... alan neredeyse çoğu işletme sözleşmeyi feshederek Franchise sisteminden ayrıldığını, davacı şirketin dilekçesinin son bölümünde bahsettiği hususların tamamının gerçek dışı olup, davacı şirketin çoğu bayisi mali sıkıntılar nedeni ile iş yerini kapatmak zorunda kaldığını, bu konuda Mahkemece davacı şirketin ticari kayıtlarının dosyaya kazandırılarak son yıllardaki bayi ve ... sayısındaki düşüşün araştırılmasını talep ettiklerini, bu kayıtların dosyaya kazandırıldığında beyanlarda bahsi geçen mali hususların doğruluğunun ortaya çıkacağını, davacı şirket tarafından talep edilen makul süre tazminatı da hukuka ve usule aykırılı olarak talep edildiğini, dilekçenin talebin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu cevap dilekçesinde detaylıca izah edildiğinden bu talebin de reddinin gerekmekte olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve Mahkemece tespit edilecek nedenlerle, öncelikle belirtilen nedenlerle davanın yetkisiz Mahkeme'de ikame edilmesi nedeni ile davanın usulden reddini, belirtilen diğer sebeplerle davanın usulden reddini, esas bakımından hukuka ve hakkaniyete aykırı davanın tümden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/07/2025 tarih 2024/1001 E 2025/710 K sayılı yetkisizlik kararı sonucu mahkememize tevzi olmuştur. DELİLLER : ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı ... ... ile alakalı bilgiler, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden davalı ... ... ile alakalı bilgiler, ... Mithatpaşa Vergi Dairesi'nden davalı ... ... ile alakalı bilgiler, ... Çankaya Vergi Dairesi'nden davalı ... ... ile alakalı bilgiler, ... Dışkapı Vergi Dairesi'nden davalı ... ... ile alakalı bilgiler, İzmir Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı ... ... .... Şirketi'ne ait BA ve BS formları, ... Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı ... ...'e ait BA ve BS formları, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü'nden dava konusu 01.06.2022-23.12.2024 tarihleri arasındaki hesap hareketleri incelenmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Davacı taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesine dayalı olarak cezai şart ve maddi tazminat talep etmektedir. Davalının da kabulünde bulunan protokolün 24. Maddesinde ihtilaf vukunda İZMİR mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir. Davacı tacir olan limited şirkettir. Gerçek kişi olan davalının ise ... Defterdarlığı Dışkapı Vergi Dairesinin 13.01.2025 tarihli yazı cevabından tacir olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Tacir olan taraflarca da aksi kararlaştırılmadığı görülerek davalının süresinde ve usulüne uygun yetki itirazı doğrultusunda mahkememizin yetkisiz olduğu görülmüş İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizlik kararının yerinde olmadığı anlışılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Aynı yönde ... BAM 13. HD 30.12.2020 tarih 202/1466 E ve 2020/1486 K sayılı yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararı) HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Mahkememiz yetkisiz olduğundan, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1001 esas 2025/710 karar sayılı yetkisizlik kararı İstinaf yasa yoluna gidilmeksizin kesinleştiği için; A)Mahkememizin kararı da İstinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşir ise iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşacağı için sorunun çözümü, yetkili mahkemenin belirlenmesi amacıyla dava dosyasının ... Bölge Adliye Mahkemesi Merci Tayininde Görevli Dairesine gönderilmesine, B)Mahkememizin yetkisizlik kararı İstinaf edilir ise verilecek kararın sonucuna göre belirlenecek mahkemede yargılamaya devam edilmesine, Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının yetkili İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Süresi içerisinde yetkili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine, Yargılama harç ve giderleri hakkında yetkili mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın yetkili mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025
Katip .... E¸
Hakim .... E¸
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.