İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/624 E. 2026/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/624
Karar No
2026/940
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/624 Esas KARAR NO : 2026/940

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket, Reklamcılık sektöründe öncü ve saygın bir firmadır. Davalı borçlu ..., müvekkil şirketten reklamcılık hizmeti almaktadır. Davalı borçlu firma, 2025 yılının Mart aylarında almış olduğu hizmetlere istinaden düzenlenen toplam 111.803,14 TL tutarındaki fatura bedeli için 36.000,00 TL ödeme yapmış ancak bakiye kalan 75.803,14 TL borcunu ifadan kaçınmıştır. Davalıya ödeme yapılması için birçok kez iletişime geçmeye çalışılmış ancak cevap alınamamış, müvekkil firmanın haklı alacağını tahsil için son çare olarak davalı hakkında .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatılmıştır. Borçlu firma tamamen zaman kazanmaya yönelik ve haksız bir şekilde, anılan icra dosyasına itiraz etmiştir. Borçlunun haksız itirazının iptali için arabuluculuk süreci başlatılmış ancak arabuluculuk kurumundan da bir ilerleme kaydedilememiş ve İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2025/... sayılı arabuluculuk dosyası 'anlaşamama' olarak kapatılmıştır Tüm bu sebeplerle müvekkil firmanın alacağının tahsili ile likit olan alacağa yapılan haksız İtirazın İptali ve % 20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesini temin için sayın mahkemenize başvurma zarureti hasıl olmuştur." Şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; yargılama esnasında ortaya çıkacak durumlar da nazara alınarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalı borçlunun .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı haksız ve zaman kazanmaya yönelik İtirazın İptali ile en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, arabuluculuk ücreti ve dava vekâlet ücretinin ayrı ayrı davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil firma davacı firmadan stratejik iletişim, reklam ve pazarlama işleri için danışmanlık almaktadır. Bu danışmanlık, marka bilinirliğini artırmayı, müşteri kazanımını sağlamayı, itibar yönetimini, markanın basın ve müşteri nezdinde modern ve günün modasına uygun kreatif görünümünü sağlamayı, satışların artışına katkıda Sayfa 1 / 9 bulunabilmeyi hedeflemektedir. Ancak müvekkil firma ve davacı firma arasında reklam filmi hazırlanmasına ilişkin bir sözleşme bulunmadığı gibi müvekkil firmanın davacı firmadan reklam filmi hazırlanması talebi de olmamıştır. Her ne kadar davacı firma tarafından müvekkil firmaya fatura kesilmişse de müvekkil firmaya fatura konusu hizmet verilmemiştir. Davacı firma müvekkil firmaya yalnızca danışmanlık hizmeti vermiş olup müvekkil firma tarafından ödenen 36.000 TL, davacı firmadan alınan danışmanlığın karşılığı olan ücrettir. Müvekkil firma tarafından yapılan 36.000 TL' lik ödeme davacı firmanın danışmanlık ücret alacağı için kesmiş olduğu 21.01.2025 tarihli ve ... numaralı fatura için yapılmıştır. Müvekkil firma davacı firmadan reklam filmi hizmeti almadığı gibi buna yönelik bir ödeme de yapmamıştır. Müvekkil firma tarafından davacı firmanın reklam filmi çekilmiş gibi faturalar kestiği tespit edilmiştir. Bu haksız ve hukuksuz olarak hazırlanan faturalara itiraz edilmiş ve bu faturalar iade edilmiştir. Ancak davacı firma danışmanlık ücreti olarak aldığı 36.000 TL sanki kestikleri faturaya istinaden ödenmiş gibi göstererek lehine durum yaratmaya çalışmaktadır. Yapılan icra takibine müvekkilimizin itirazı haklı olup, takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu aşikâr olan alacaklı-davacının mesnetsiz davasının reddini isteme zorunluluğu doğmuştur. " şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen nedenlerle, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 75.803,14-TL asıl alacak 8.503,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.306,78-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın borçlu tarafından 07/07/2025 tarihinde açıldığı, borçlunun 07/07/2025 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 10/05/2026 tarihli 9 sayfadan ibaret bilirkişi raporunda özetle; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme, Davacının İbraz edilen diğer ticari defterleri, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davalının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme, Tarafların ( davacı ve davalının) ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan 26.03.2025 tarih ... nolu ve ... ve ... filmleri 1. Faz tamamlama açıklamalı ve 111.803,14.-TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, Faturanın Davalıya Tebliğ Edilip Edilmediği, Dava konusu yapılan 26.03.2025 tarih ... nolu ve ... ve ... filmleri 1. Faz tamamlama açıklamalı ve 111.803,14.-TL tutarlı faturanın, davalının tebliğ aldığıSayfa 8 / 9 ve yasal süresi içinde dava konusu faturaya itiraz etmediği ,Faturaya davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediğine göre dava konusu faturanın davalı tarafından kabul edildiğine karine getirmek gerektiği, Fatura İçeriği Hizmetin Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, Dosya kapsamına sunulmuş her türlü bilgi, belge ve görsel delillerle birlikte dosyadaki beyanlar bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı firmaya danışmanlık hizmetleri yanında sosyal medya içerikleri paylaşımları, web sitesi çalışmaları, .... adalarının tanıtım videolarının hazırlanması hizmetlerinin verilmiş olduğu, Yani hizmetlerin davalı tarafa sunulmuş olduğu, ancak aksaklık yaşanan bir takım web sitesi sorunlarının da davalı firmanın davacı firmadan daha önce çalışmış olduğu web sitesi tasarımcılarından/ web sitesindeki teknik yetersizliklerden kaynaklanmakta olduğu, Dosya kapsamına sunulmuş olan teknik veriler değerlendirildiğinde davalı web sitesi ve sosyal medya hesaplarının performansının davacı reklam şirketi ile çalışmaya başladıktan sonra olumlu yönde artış eyleminde olduğunun görüldüğü, Ziyaret ve tıklanma sayılarından tüketicilerin davalı firmaya ait web sitesi ve sosyal medya hesaplarına gelmiş olduğunun anlaşıldığı ancak sonrasında işin püf noktasının; sunulan ürün ve/veya hizmetin tüketiciye satılabilme becerisinde, Markanın, ürün ya da hizmetin rakiplerine oranla tercih sebebi olacak imkânlar sunmasında ve fiyatların makul olmasında birleştiği, Etkileşim ve satış dalgalanmalarının ise tüketici tercihlerinden, ülkenin siyasi ve/veya mali durumundan, faaliyetlere yönelik sezonların sona ermesinden ya da bazen sadece yaşanan olağan üstü hallerden kaynaklanmış olabileceği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Davacının .... İcra dairesinin 2025/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalından 75.803,14 alacağı olduğu değerlendirildiği, , davacının icra takip tarihinden önce faiz talebinin olmadığı bu nedenle faiz konusu hakkında inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı, şeklinde bilirkişi görüş ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacı ve davalının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu, davaya konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, dolayısıyla davalının bu faturaya ilişkin işen yapıldığının kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ise herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, taraf defterleri arasındaki borç farkının bulunmadığı, faturalara konu hizmetin verildiğinin bilirkişi raporu ile ispat edildiği, davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının kabulü gerektiği, her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, temerrüt talebine ilişkin davacı tarafça açıklamada bulunulmadığı o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... Icra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 75.803,14-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 15.160,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 5.178,11-TL nin peşin alınan 873,00-TL den düşümü ile kalan 4.305,11-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.488,40-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin, kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 464,00-TL nin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 4.136,00-TL nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 16.105,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 14.480,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 8.503,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/624, K. 2026/940, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-624-e-2026-940-k-daa87b2a2edc