İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/436 E. 2026/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/436
- Karar No
- 2026/931
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/436 Esas KARAR NO : 2026/931
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Davacı taraf davasını 13.10.2023 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesine açmış olup, bu mahkemenin 2023/... Esas, 2024/.... Karar sayılı ve 05.06.2024 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş olup, kararın 27.06.2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, davacı tarafın 22.06.2024 tarihinde dosyanın yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan 01.03.2022 tarihli sözleşme kapsamında davalı şirkete ait otelin (...) odalarının revize edildiğini, davacının üzerine düşen işleri yapıp davalı iş sahibine teslim ettiğini ancak hak ettiği iş bedelinin kendisine ödenmediğini, bu nedenle sözleşme kapsamında tahakkuk eden toplam 4.469.500,00-TL fatura alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura tek taraflı düzenlenen bir belge olup, davacının haklılığını, alacağın varlık ve miktarını kanıtlama gücüne sahip bir belge olmadığını, davasını ve alacak iddiasını, alacak miktarını, fatura konusu ettiği işlerin kalem kalem yapıldığını, teslim edildiğini, faturada yazılı bedeller üzerinden anlaşıldığını yazılı belgelerle ve usulüne uygun şekilde kanıtlamakla yükümlü olup, davacıya sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin tüm bedeller "davacının sözleşme döneminde düzenlediği faturalara istinaden" ödenmiş olup, bu durum müvekkil şirket ticari defterleri ile sabit olduğunu, ilave iş adı altında bedeli alınmadığı iddia edilen işleri davacı hediye ve bedelsiz olarak yaptığını açıkça kabul ettiğini, davacının sonradan böyle miktar ve içerik bakımından gerçek dışı bir fatura tanzim etmesi ve bu davayı açması ahde vefa ilkesine, ticari etik ve temüllere de aykırı olup davacı ile müvekkil şirket yetkilisi arasında bir başka işten dolayı ihtilaf çıkması üzerine davacı, bu davayı ikame ettiğini, öncelikle dava yetkisiz mahkemede açıldığından mahkemenin yetkisizliğine,
usulüne uygun şekilde kanıtlanamayan davanın tümden reddine,
takip başlatmakta kötü niyetli olduğu aşikar olan davacı aleyhine takip konusu tutarın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
alacak iddiası yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz isteminin her aşamada reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacıya yüklenmek üzere karar verilmesini talep etmiştir. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası Uyap sisteminden incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. Sözleşmenin incelenmesinde; taraflar arasında 01.03.2022 tarihli Radissonblu Ottomare Oda tadilat İşleri Sözleşmesi akdedildiği, yüklenicinin ... mimarlık, işverenin SBS turizm şirketi olduğu, oda başı belirlenen fiyatın 50.000-TL+KDV sabit belirlendiği, ödemenin fatura tarihine müteakip 150 gün içinde yapılacağı, ek önlemler vb nedeni ile birim fiyatın değiştirilemeyeceği hususunun akdedildiği görülmüştür. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ....İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı takip dosyasında 4.469.500,00-TL asıl alacak için takip yapıldığı, ödeme emrinin 13.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 13.09.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali, İnşaat Mühendisi ve Konu Uzmanı bilirkişi heyetinin 08.04.2025 tarihli 24 sayfadan ibaret raporunda özetle; Mali yönden yapılan incelemede; Davacının defteri kebir 11.sayfasında davacının davalyı 120.01.002 ticari alacaklar hesabında takip ettiği ...-0006 nolu 01.09.2023 tarihli 4.469.500,00 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında 261 nolu yevmiye maddesinde kayıt edildiği, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 31.12.2023 tarihli kapanış maddesinde 4.561.930,00 TL alacaklı olduğu, 120 Ticari alacaklar hesabının bakiyesinin 28.12.2022 tarihinde 320 Ticari borçlar hesabına aktarıldığı, 320 ticari borçlar hesabında yalnızca 06.01.2023 tarihli ödeme kaydı olduğu dava konusu faturaların kayıtlarında olmadığı, davalı kayıtlarında davacıya borcu yada davacıdan alacağı görünmediği, dosya kapsamında cari hesap mutabakatı tespit edilemediği; Teknik yönden yapılan incelemede; Taraflar arasında 2021 yılında 90 adet odanın tadilatı ile ilgili sözleşme yapıldığı, bu sözleşmede 1odanın tadilat bedelinin 31.111,11 TL + KDV olduğu, bu işlerin yapıldığı ve bedellerinin alındığının anlaşıldığı, taraflar arasında 01.03.2021 tarihli "Radissonblu Ottomare Oda Tadilat İşleri Sözleşmesi " imzalanmış olduğu, bu sözleşmede birim fiyat 50.000,- TL olup toplamda 42 adet oda tadilatı yapılmış ve faturaları dosyaya sunulmuş olduğu, Davacı ilave imalatlar yaptığını öne sürerek davalıya 01.09.2023 tarihli, 4.469.000,- TL tutarlı fatura gönderdiği, faturanın 05.09.2023 tarihli ihtarname ile kabul edilmeyerek iade edildiği, dosya kapsamında davacının bu iddiasının ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, .... İcra Dairesi 2023/.... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamında yapılan incelemede davanın davacıya ait otel odalarının tadilat işi nedeni ile otel genel müdür odası, çalışan odaları ve diğer ek iş bedellerinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, süresinde itiraz ve yine süresinde itirazın iptali davasının açıldığı, taraflar arasında 01.03.2022 tarihinde Radissonblu Ottomare otelinin tamirat işi nedeni ile anlaşma sağlandığı, davacının icra takibi ile genel müdür odası, çalışan odaları ve diğer ek iş bedellerinin ödenmediği gerekçesi ile icra takibinde bulunduğu, davalının vermiş olduğu cevap dilekçesi ile borcun ve yapılan iş bedellerinin ödendiği, davacının ek olarak yaptığını iddia ettiği işleri ispatlaması gerektiğini, davacının kendilerine gönderdiği 24.02.2022 tarihli mailde "...Kral Dairesi 450.000,00-TL bedelsiz otele hediye edildiği, spa giriş mermer zemin 4.000,00-TL bedelsiz, el yapımı paravan 2 adet 20.000,00-TL bedelsiz, ön büro genel müdür ofisi 140.000,00-TL bedelsiz, Altan beyin ofisi 3.000,00-TL bedelsiz, havuz kısmı moloz atımı 10.000,00-TL bedelsiz..." şeklinde mail attığını belirttiği, davacının davalıya gönderdiği bu mail dikkate alındığında (dosya içerisinde mail çıktısı mevcuttur) takip ve dava konusu edilen hususların bedelsiz şekilde üstlenildiğinin anlaşıldığı, düzenlenen bilirkişi heyet raporu ile de odaların tadilat işleri bedellerinin KDV ile birlikte ödendiği, davalının ticari defterlerinde davacıya herhangi bir borcunun kalmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davacı kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu belirtilmiş ise de dava konusu tadilata dair faturanın davalı tarafça iade edildiği, kayıtların birbirini teyit etmemesi nedeni ile davacının defter ve belgelerini itibar edilmediği, tüm bu gerekçelerle davacının davalıya gönderdiği 24.02.2022 tarihli mail ile ilave iş bedeli olarak dava konusu ettiği işleri bedelsiz olarak yaptığı-yapacağının taahhüt edildiği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verildiği, ancak uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi, tarafların sözleşmesel yükümlülüklerin mahkememizce değerlendirmeye alınması nedeni ile davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 53.980,39-TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.248,39-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 605.645,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 550-TL yargılama giderinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.01/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”