İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/591 E. 2026/374 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/591
Karar No
2026/374
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/591 Esas KARAR NO : 2026/374

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle cari hesap ekstresi incelendiğinde her iki şirketin de defterlerinde kayıtlı olan 27.03.2024 tarihli, 60.404,40-USD bedelli fatura ve 27.05.2024 tarihli, 69.000,00-USD bedelli fatura karşılığında davalıya mal tesliminin yapıldığını, davalının borcunu ödememesi üzerine .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını davalının borca itiraz ettiğini, borca itiraz dilekçesinde takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemiş olması sebebiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü ancak takip talebinde USD cinsi alacağın TL karşılığının gösterildiğini, davalı tarafından 12.09.2024 tarihinde 30.000,00-USD, 21.02.2025 tarihinde 5.000,00-USD, 14.03.2025 tarihinde 25.000,00 USD olmak üzere toplam 60.000-USD ödeme yapıldığını ancak borcun 27.410,81-USD kısmının halen ödenmediğini belirterek; davanın kabulüne, .... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, 27.410,81-USD asıl alacak açısından (harca esas değer 1.112.168,95-TL) takibin asıl alacağa işleyecek bankalarca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz ile takibin yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki TL karşılığı tahsili birlikte devamına, davalının asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hiçbir borcu kabul etmediklerini, tarafların cari hesap uyarınca çalıştığı için iddia edilen alacağa ilişkin cari hesap kesim döneminin henüz gelmediğini bu sebeple muaccel olmayan borcun talep edilmesinin mümkün olmadığını, iddia edilen cari hesap alacağı herhangi mutabakata konu edilmeksizin doğrudan icra takibi ve dava ile ilerlendiği, bu sebeplerle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafça sunulan cari hesap ekstresinin iddia edilen ticari ilişkinin dava dilekçesinde iddia edilen şekilde gerçekleştiğinin ispatı açısından yeterli olmadığını, sadece davacıdan cari hesap dökümleri, alacağın varlığını tek başına kanıtlamaya elverişsiz olduğunu, faiz talebinin ve icra inkar tazminat talebinin reddinin gerektiğini belirterek; davanın reddine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 22.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22.07.2025 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 24.07.2025 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle, bakiye borcun tahsili için davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının itirazı neticesinde ikame edilen itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İcra takibine itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde) Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, davacı tarafça ticari defterler sunulmuş, davalı tarafça da mavin defteri sunulmuştur. Davacı tarafça sunulan ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının 27.410,81-USD alacaklı olduğu, davalının muavin defterine göre de 27.410,81-USD borçlu olduğu görülmüştür. Faturaya dayanak mal tesliminin yapıldığı noktasında ihtilaf söz konusu değildir. Taraflar arasında bir cari mutabakat metni bulunmamakla birlikte fatura alacağına dayalı alacak muaccel hale gelmiş olup, talep yerindedir. Davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline ve de alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü 2025/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 27.410,81-USD asıl alacak olacak şekilde aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen 27.410,81-USD cinsindeki asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığına isabete eden 1.057.506,30-TL bedelin %20 oranına isabet eden 211.501,26-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 75.972,26-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 13.486,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 62.485,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 172.825,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 14.101,80-TL ilk gider, 10.075,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 24.176,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/05/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/591, K. 2026/374, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-591-e-2026-374-k-e5413b75e562