İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/540 E. 2026/705 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/540
- Karar No
- 2026/705
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2025/540 Esas KARAR NO :2026/705
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :28/07/2025 KARAR TARİHİ :29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalının işletmekte olduğu ...isimli işyerinde müvekkil şirket markalı bira ürünlerinin etkin bulunurluğunu sağlamayı ve düzenli alım yapmayı taahhüt ettiği, müvekkil şirket tarafından davalıya 80.000,00 TL tutarında katkı ödemesi yapıldığı, ancak davalının 2024 Aralık ayından itibaren sözleşmeye aykırı şekilde ürün alımı yapmadığı ve taahhütlerini ihlal ettiği, bu durum üzerine ... 48. Noterliği’nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, 80.000,00 TL katkı ödemesi ile 80.000,00 TL cezai şartın tahsili amacıyla ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrine haksız ve dayanaksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için 17/07/2025 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı, davalının itirazının kötü niyetli olduğu ve müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik bulunduğu, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca davalının cezai şart ve katkı bedelini iade yükümlülüğünün bulunduğu, bu nedenlerle davalının ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkil arasında ...adresinde bulunan ...isimli işletme için 08/04/2025 tarihinde Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin sözleşmeye aykırılık iddiasıyla ... 48. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshederek katkı payı ödemesi ve cezai şart talep ettiğini, akabinde ... 9. İcra Dairesi nezdinde ...Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, müvekkilin 30/05/2025 tarihinde borca itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine huzurdaki davanın açıldığını, müvekkilin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmenin hangi maddesinin ihlal edildiğini somutlaştıramadığını, müvekkilin sözleşme süresince distribütörlük faaliyetlerini eksiksiz yerine getirdiğini, ürünlerin etkin bulunurluğunu sağladığını ve düzenli alım yaptığını, sözleşmenin 11. maddesi uyarınca 80.000,00 TL tutarında katkı ödemesi yapıldığını, davacı tarafın satış dökümü iddialarının hatalı olduğunu, sözleşmede belirli miktarda ürün alımına dair net bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmenin ana unsurlarının eksik olduğunu, müvekkilin en son 14/12/2024 tarihinde ürün alımı yapmış olmasına rağmen davacı firmanın ürün göndermeyi kestiğini, sözleşmenin 14. maddesinde düzenlenen 3 aylık ürün almama şartının dahi oluşmadığını, davacı tarafın usuli şartları yerine getirmeden haksız fesih gerçekleştirdiğini, müvekkilin küçük ölçekli bir işletme sahibi olduğunu ve bugüne kadar hiçbir firmayla benzer bir sorun yaşamadığını, davacı şirketin sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, icra takibinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın esastan reddini, ... 9. İcra Dairesi... Esas sayılı icra dosyasının iptalini, davacı tarafın % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Mali Müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 13/06/2025 tarihli raporda özetle; davacının 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ...ilinde bulunması sebebiyle yerinde inceleme yapılamadığı, taraflar arasında 08.04.2024 tarihinde akdedilen sözleşmenin 08.04.2024-30.09.2025 tarihleri arasında geçerli olduğu, davacı tarafından davalıya 23.05.2024 tarihinde katkı payı desteği sağlandığı, sözleşme uyarınca davalının satıcıya ait ürünleri devamlı bulundurma ve satma yükümlülüğü altına girdiği, sözleşmenin 14. maddesi gereğince 3 ay ürün alınmaması durumunda davacının haklı fesih hakkının doğduğu, davalının kendisine ödenen 80.000,00 TL tutarındaki katkı payı ile aynı miktarda cezai şartı ödemeyi kabul ettiği, davalının sözleşme süresi içerisinde sadece 2024 yılı Nisan ve Aralık ayları arasında alışveriş yaptığı, bu nedenle davacının katkı payı ve cezai şart bedelini talep edebileceği, davacının 10.04.2025 icra takip tarihi itibarıyla 163.849,30 TL tutarında ana para talebinin yerinde olduğu, 38.991,27 TL tutarındaki işlemiş faiz talebinin yerinde bulunmadığı, icra takip tarihi itibarıyla 35.682,77 TL tutarında işlemiş faiz ile birlikte toplam 199.532,07 TL tutarında talepte bulunabileceği, dava dışı ... isimli bayinin kayıtlarında davalının 8.594,88 TL tutarında alacağı bulunduğu, sözleşmede mahsup yasağı bulunmasına rağmen bu tutarın 80.000,00 TL tutarındaki katkı payından mahsubu ile kalan tutarın 71.405,12 TL olarak belirlendiği, bu mahsup sonrası davacının 10.04.2025 tarihi itibarıyla 155.254,42 ana para ve 31.858,40 TL işlemiş faiz ile toplam 187.112,82 TL tutarında talepte bulunabileceği, icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunun ise mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Mali Müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 23/01/2026 tarihli raporda özetle; davalı ...'in 2024 ve 2025 yıllarına ait kanuni defterlerinin incelenmesi için defaten talepte bulunulduğu ancak davalı ... vekilinin de bilgisi dahilinde kanuni defterlerin sunulamadığı ve incelenemediği, ...AŞ. 'nin 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin gib-... sitem programı üzerinden elektronik ortamda tutulduğunun görüldüğü, ticari defter tasdiklerinin aylık dönemler halinde e-defter beratları ile yasal süreleri içinde onaylanmış olduğu, ticari defter muhasebe kayıtlarının tek düzen muhasebe hesap planı ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerinde belirtilen esaslara uygun olarak tutulmuş olduğu, dava dışı distribütör...A.Ş. 'nin defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, dava dışı distribütör ...A.Ş. 'nin ticari defterlerine kaydedildiği görülen alış ve iade faturaları nedeniyle taraflar arasında 2024 ve 2025 yıllarında alım içeren faturalardan ve ödemelerden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı distribütör...A.Ş. resmi defter kayıtlarında davalı ... 120 alıcılar hesabının altında 120.01.C295 alt hesap adı ... adı ve kodu ile takip edildiği, hesap hareketleri incelendiğinde 2024 yılında 120.01. ...rüzgar tekel bayi hesabındaki hareketlerde hesabın 01.01.2024 tarihli açılış fişinde hesabın 258620 TL alacak bakiyesi ile açıldığı, 60 adet fatura karşılığı 2.410.724,99 TL'lik mal ve hizmet satışı yapıldığı, .... tarafından 20 adet 170.254,23 TL 'lik fatura kesildiği, 1 adet 2.542,37 TL'lik iade faturası ve 25 adet 28.124,00TL 'lik depozitolu iade faturası kesildiği, 14.12.2024 tarihinde hesabın 8.510,13 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, 2024 yılında ... ... ...hesabındaki hareketlerde 10 adet fatura karşılığı 644.178,62 TL 'lik mal ve hizmet satışı yapıldığı, ...tarafından 4 adet 365.000,00 TL 'lük fatura kesildiği, 1 adet 170.000,00 TL'lik iade faturası ve 2 adet 2.300,00TL 'lik depozitolu iade faturası kesildiği, 31.10.2024 tarihinde hesabın 15.369,35 TL borç bakiyesinin bulunduğu, 2025 yılında ... ... ... hesabındaki hareketlerde 01.01.2025 tarihinde hesabın 15.369,35 TL borç bakiyesi ile açıldığı, 10.01.2025 tarihinde 8.594,87 TL alacak hesabı virmanı yapılarak hesabın 6.774,48 TL borç bakiyeli bulunduğu, 2025 yılında ... ... ... hesabındaki hareketlerde 01.01.2025 tarihinde hesabın 8.510,13 TL alacak bakiyesi ile açıldığı, 10.01.2025 tarihinde 8.594,87 TL alacak hesabı virmanı yapıldığı, 13.01.2025 tarihinde 100.496,02 TL 'lik çek iadesi ve aynı gün gelen havale ile hesap bakiyesinin 88,04 TL borç bakiyeli bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında kesilen faturalardan kaynaklanan davalı şirketin ticari defter muhasebe kayıtlarına göre dava dışı distribütör ...A.Ş. resmi defter kayıtlarında davalı ...'in 6.862,52 TL cari hesap borcu bulunduğu, davalı ...'in kanuni defterleri incelenemediğinden kararlaştırılan cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına neden olup olmayacağı konusunda da yorum yapılamadığı kanaatine varmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Mali Müşavire, Nitelikli Hesap Uzmanına, İşletme Yönetimi Uzmanına tevdi edildiği ve düzenlenen 04/09/2026 tarihli raporda özetle; davalının 2024 Aralık ayından itibaren alım yapmayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacı şirketin fesihte haklı olduğunu, dava dışı bayi nezdindeki 8.594,88 TL tutarın mahsup edilemeyeceğini, ... A.Ş. 'nin 10.04.2025 tarihi itibarıyla ...'den 163.849,30 TL anapara ve 35.688,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 199.538,07 TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden itibaren 160.000,00 TL asıl alacağa avans faizi ve 3.849,30 TL tutarına yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın; davalı tarafın alt franchise sözleşmesine aykırı davranışta bulunduğu iddiasıyla davacı tarafından davalıya verilen katkı bedeli ile cezai şart alacağının tahsili için ... 9. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. ... 9. İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ...Şirketi, borçlunun ise davalı ... olduğu, davacı alacaklı tarafça 80.000,00 TL cezai şart alacağı, 80.000,00 TL katkı payı alacağı ve 42.840,57 işlemiş faiz olmak üzere toplam 202.840,57 TL alacak için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından taraflar arasında, 08.04.2024-30.09.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 08.04/2025 tarihli Alt Franchise sözleşmesi akdedildiği, sözleşme uyarınca davacı taraf, bayisi (...) İçecek Pazarlama A.Ş. kanalı ile davalıya 80.000,00 TL tutarında nakit/nakit bazlı mali katkı ödemesi sağlandığı, buna karşılık davalının sözleşme kapsamında, davacının bira ürünlerini süreklilik arz edecek şekilde bulundurmayı ve satmayı taahhüt ettiği anlaşılmıştır. Yine sözleşmenin 14. maddesi gereğince, işleticinin 3 ay boyunca hiç ürün almaması veya ürün bulundurma/satma taahhütlerine aykırı hareket etmesi durumunda davacı şirketin sözleşmeyi derhal, tek taraflı ve haklı nedenle feshetme yetkisi bulunduğu, davalının 2024 yılı Aralık ayından itibaren ürün alımını tamamen durdurduğu ve fesih şartlarının oluştuğu gerekçesi ile, davacı tarafça ... 48. Noterliği'nin... tarihli ihtarnamesi tanzim edilerek davaya konu ... 9. İcra Dairesi... E. Sayılı takip dosyasının başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalının sözleşmenin feshine sebep olduğu iddasına karşılık, davalı tarafın, sözleşmede belirli miktarda ürün alımına dair net bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmenin ana unsurlarının eksik olduğunu, müvekkilin en son 14/12/2024 tarihinde ürün alımı yapmış olmasına rağmen davacı firmanın ürün göndermeyi kestiğini, sözleşmenin 14. maddesinde düzenlenen 3 aylık ürün almama şartının dahi oluşmadığını, davacı tarafın usuli şartları yerine getirmeden haksız fesih gerçekleştirdiğini beyan ettiği, dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalının 2024 yılı Aralık ayından itibaren ürün alımını tamamen durdurduğunun tespit edildiği ve dolayısı ile davacı tarafça yapılan feshin haklı olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere davalı tarafça sözleşmenin haksız feshedilmiş olması nedeni ile katkı payı ile birlikte cezai şart bedeli de talep edilmiştir. Bilindiği üzere, “....Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevk etmektir. 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur. .... TBK'nun 179/II maddesine göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Buna öğretide “taleplerin birleşmesi” veya “toplanması” denmektedir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Bu iki olasılık dışında kalacak eksik ifa hallerinde TBK'nun 179/II. md. Değil, 179/I. Md. hükmü uygulanacaktır. Zira, Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/II. md. hükmü emredici yapıda olmayıp düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. (Bkz. Tunçomağ Kenan; age sh. 875 vd.; Eren Fikret age sh. 1173 vd. ; Kılıçoğlu M. Ahmet age sh. 579 vd.; Günay Cevdet İlhan, Cezai Şart Ankara 2002 sh. 83 vd.; Uygur Turgut; Açıklamalı – İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, İkinci Cilt 1990 sh. 740) TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz... TBK’nun 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Örneğin, sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. ... E... K. sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi zerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir...” hususları vurgulanmıştır. Bununla birlikte; Ancak TBK.nun 182/son maddesinin; “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Taraflar arasında kararlaştırılan cezai şartın davalı tarafın ekonomik olarak mahvına neden olup olmayacağı yönünden mahkememizce aldırılan tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalının gerek mahkememize gerekse talimat mahkemesine sunmadığı anlaşılmıştır. Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporları, tarafların ticari defterleri, faturalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasında 08.04.2024-30.09.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 08.04.2025 tarihli Alt Franchise sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 14. maddesi gereğince, işleticinin 3 ay boyunca hiç ürün almaması veya ürün bulundurma/satma taahhütlerine aykırı hareket etmesi durumunda davacı şirketin sözleşmeyi derhal, tek taraflı ve haklı nedenle feshetme yetkisi bulunduğu, dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davalının 2024 yılı Aralık ayından itibaren ürün alımını tamamen durdurduğunun tespit edildiği, dolayısı ile davacı tarafça sözlemenin feshinin haklı nedene dayandığı, yine dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davacı ...A.Ş. 'nin 10.04.2025 tarihi itibarıyla davalı ...'den 163.849,30 TL anapara ve 35.688,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 199.538,07 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından; davanın kısmen kabulüne, davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin takibin 163.849,30 TL asıl alacak ve 35.688,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 199.538,07 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 163.849,30 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 163.849,30 TL asıl alacak ve 35.688,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 199.538,07 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 163.849,30 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak olan 163.849,30 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 13.630,45 TL harçtan peşin alınan 2.449,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.180,64 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 3.302,50 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 3.065,21 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 34.260,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 33.702,20 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4,88 TL 'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.525,11 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 74,89 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır