İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/464 E. 2026/371 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/464
- Karar No
- 2026/371
- Karar Tarihi
T.C. ......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/464 Esas - 2026/371 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/464 Esas KARAR NO : 2026/371 ................ ........................ .............................. ................................... ........................................
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili .......... Savunma Ticaret Limited Şirketi ile davalı ................ Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi arasında faturaya dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, davalı tarafın fatura bedellerini ödememesi üzerine ......... 5. Genel İcra Dairesi 2025/26117 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin 17.04.2025 tarihinde ödeme emrine haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinin 12.05.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafın süresi içerisinde fatura içeriğine itiraz etmeyerek borcu kabul etmiş sayıldığını, ispat yükünün ödeme savunmasında bulunan davalıya geçtiğini, icra takibine konu 253.314,08-TL tutarındaki alacağın likit ve ihtilafsız olduğunu, davalının takibe yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin 253.314,08-TL üzerinden işlemiş ve işleyecek faizleriyle birlikte devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça dosya kapsamına cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. ......... 5.Genel İcra Dairesinin 2025/26117 sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafın davalı aleyhine 16.04.2025 tarihinde 225.883,20 TL Asıl alacak ve 27.430,88 TL işlemiş faiz için (225.883,20 TL yıllık %49,25 Avans Faizi (3095 S.lı K. Uyarınca)) faiz ile tahsili talebi) açıklaması ile takip talebinde bulunduğu, davalının 17.04.2025 tarihinde asıl borç ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durmasına karar verildiği görülmüştür. 23/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; takip ve dava tarihinde davacının davalıdan 225.883,20 TL fatura bedelinden kaynaklanan alacağı olduğu, davalının bu tutarı ödediğine dair delil sunmadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair delil bulunmadığı, fatura tarihinin vade tarihi olarak kabul edilmesi halinde işlemiş faiz tutarının 26.224,11 TL olabileceği bildirilmiştir. 15/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, takip ve dava tarihinde davalıdan 225.883,20 TL fatura bedelinden kaynaklanan alacağı olduğu, davalının ekte sunulan cari hesap özetine göre davacıya 225.883,20 TL borçlu olduğu, davacının davalıyı takip konusu fatura alacağı yönünden temerrüde düşürdüğüne dair delil bulunmadığı, Sayın Mahkemece fatura tarihinin vade tarihi olarak kabul edilmesi halinde, takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 26.224,11 TL olabileceği, bu suretle kök raporda değiştirilmesi gereken bir durum olmadığı bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. HMK’nın 222. maddesine göre; ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. ( Yargıtay 11.HD'nin tarih ve 2020/2505 E. - 2022/2800 K. sayılı ilamı ) Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak, sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Lakin; adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse artık bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.( Yargıtay 11. HD'nin 19.12.2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. sayılı ilamı ) Bir başka ifade ile faturanın davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olması bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluşur.(Yargıtay 19. HD'nin 14.10.2019 tarih ve 2018/29 E. - 2019/4749 K. Sayılı ilamı) Bu açıklamalara göre alınan ve Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 225.883,20 TL asıl alacak ve 26.224,11 TL işlemiş faiz olacak şekilde alacaklı olduğu, davalının bu parayı davacıya ödediğine, faturaya itiraz ettiğine, iade faturası düzenlediğine dair bir delil sunmadığı cihetiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Kezalik, asıl alacağın likit olması sebebiyle asıl alacak miktarının yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ......... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/26117 esas sayılı dosyası kapsamında yaptığı itirazın iptali ile takibin 225.883,20 TL asıl alacak ve 26.224,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 252.107,31 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağın likit olması sebebi ile %20'sine tekabül eden 45.176,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 17.221,45 TL harçtan peşin alınan 3.059,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.162,04 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.059,41 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 1.206,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından 15.832,90 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 15.757,47 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.578,09 TL'nin davalıdan, 21,91 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026