İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/431 E. 2026/654 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/431
- Karar No
- 2026/654
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/431 Esas - 2026/654 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/431 Esas KARAR NO : 2026/654
... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 16/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.06.2024 günü saat 13:30 civarında Müvekkili şirketin ... adresinde bulunan seramik fabrikasında elektrik direğinden düşen kızgın metal parçanın yerdeki kuru otları tutuşturması sonucunda yangın çıktığını, rüzgarın etkisiyle genişlediğini, açık alan depolanma sahasında paletli ve sevkiyata hazır ambalajlı seramik ürünlere sıçrayarak yangının büyüdüğünü, yangının itfaiye ekipleri tarafından söndürüldüğünü, 30.06.2024 tarihli itfaiye raporunda; yangının çıkış nedeninin bilinmediğini ve yaklaşık 1000 palet istiflenmiş paletli sevkiyata hazır ambalajlı seramik ürünlerin yanarak hasar gördüğünün belirtildiğini, müvekkili firma tarafından yangının çıkış nedeni hakkında 03.08.2024 tarihli uzman görüşü alındığını, bu raporda yangının, elektrik direğindeki hatalı bağlantı nedeniyle yere düşün ark kıvılcımından çıktığını ve yangından dağıtım firmasının sorumlu olduğunun belirtildiğini, .... tarafından sigortalandığını, zayi olan malların sigorta şirketi tarafından tespit edildiğini, net zararın yargılama sonucu ortaya çıkacağını, yangının çıkmasında ve yayılmasında müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, elektrik direğindeki hatalı imalat sonucu çıkan yangından gerekli önlemleri almayan davalıların sorumlu olduğunu, zayi olan ürünlerin bedelinin davalılardan tahsili gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yangın nedeniyle uğradığı zarar için şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi itibariyle hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmektedir. II-SAVUNMALAR Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı iddialarının somut bir olay/olgu üzerine temellendirilmediğini, ihtimaller üzerine kurulu olduğunu, Müvekkil Şirketin sorumluluğunun somut hiçbir kanıtının dosyaya sunulmadığını, varsayım üzerinden müvekkil şirkete kusur ve sorumluluk yüklenilmek istendiğini, 30.06.2024 tarihli itfaiye raporunda yangının çıkış nedeninin belirlenemediğinin belirtildiğini ve Müvekkil Şirkete herhangi bir kusur atfedilemediğini, müvekkili şirketin yangın söndürüldükten sonra hattın yeniden sorunsuzca enerjilendirdiğini, şirket kayıtlarında herhangi bir arıza kaydına ve abone ihbarına rastlanılmadığını, Müvekkil şirket tarafından, 6646 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuat uyarınca, nakil hattın bakımının belirli periyotlarla düzenli olarak yapıldığını, iletkenin kor haline gelerek yere düşmesi sonucu kuru otların tutuşarak yangına sebebiyet vermesi halinde, iletkenin eridiği noktada da gözle görülebilecek sarkma, erimeye bağlı form bozulması meydana gelmesi gerektiğini, oysa fotoğraflardan görüleceği üzere iletkenin formunda bozukluk veya iletkende ısınmaya bağlı erime görülmediğini, alüminyum iletkenin erime sıcaklığının 660 C derece, bakır kablonun erime sıcaklığının 1085 C derece olduğunu, iletkenin kor haline gelecek kadar ısındığı varsayımında yangının başlangıç noktası olduğu iddia edilen yerde buna ilişkin delil bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davacı tarafın iddialarını ispata elverişli hiçbir delil bulunmadığını, davacı ürettiği malzemeleri, gerekli önlemleri almadan gelişi güzel şekilde istiflediğini, bu nedenle yangının yayıldığını ve hasarın arttığını, yangına uygun ekip, teçhizat ve araçla müdahale edilmediği, itfaiyeye makul sürede bildirimde bulunulmadığı, açık depo alanında yangın ekipmanlarının bulunmadığını, yangının genişlemesinde davacının ağır kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddi talep edilmektedir. Davalı ....olduğunu, müvekkilin zarara dahilinin bulunmadığını, davada husumetinin teşekküllerine yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın husumet dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2...... -hasar dosyası. 3. 03.06.2024 tarihli itfaiye raporu. 4. Bilirkişi raporu. Bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının sonuç kısmında özetle; Yangın olayında ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün bir sorumluluğunun bulunmadığını, yangının, elektrik direğinden düşen kızgın ark parçalarından çıktığı iddiası hakkında dosyada yeterli delil bulunmadığı, yangının başlangıcıyla ilgili davalı ... A.Ş.’nin kusuru bulunduğu yönünde bir tespit yapılamadığını, davacı ...nin, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliği aykırı depolama alanı oluşturduğu, bu nedenle yangının yayılmasında ve hasarın artmasında asli kusurlu (100) olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, 30.06.2024 tarihinde ... adresinde bulunan seramik fabrikasında meydana gelen yangın nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı deliller, iddia ve savunma uyarınca; 30.06.2024 tarihinde ... adresinde bulunan seramik fabrikasında meydana gelen yangın nedeniyle uğranılan zararın tazminin talep ettiği, 30.06.2024 tarihinde meydana gelen yangına ilişkin itfaiye raporu ile; davacı yanın Anka seramik unvanı ile faaliyet gösteren fabrikanın bahçesinde açık alanda istiflenmiş paletli ve sevkiyatı hazır durumdaki ambalajlı seramik ürünleri yanar vaziyette olduğunu, yangında geniş alanda istiflenmiş olan 1.000 adet paletli seramik ürünün dış ambalaj ve ahşap paleti yanmış olup, seramikler de zarar gördüğü, ayrıca söndürme çalışmalarına katılan fabrikaya ait 2 adet kepçeyle yanan malzemenin aktarımı işlemiş sırasında yan tarafta bulunan davalı ...'a ait arsanın fens teli çevrili olan bahçesinin yaklaşık 60 metrelik kısmı direkle beraber yıkıldığını, yangının çıkış sebebi belirlenmediği tespit edilmiştir. Yangının fabrika sınırları içerisinde bulunan üretimi yapılan seramiklerin istiflenerek paletlere sarılmış ve nakliyeye hazır şekilde depolandığı açık alanda yangın meydana geldiği, fabrika çalışanlarının kendi imkanları ile yaptığı müdahalenin yetersiz kaldığı, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu yangının söndürüldüğü, olay neticesinde açık alanda depolanan seramiklerde maddi hasar oluştuğu, yangının başlamasından önce elektrik direğinin yakınında aşağı doğru hızlı bir şeklide küçük bir cismin tel örgüye çarparak zemine düştüğü, kısa bir süre sonra duman oluşmasının başladığı, söz konusu cismin kıvılcım, erimiş metal parçacığı veya elektrik hattına ait küçük bir metal parçası olması ihtimali teknik olarak değerlendirildiği, bu ihtimalin kesin olarak ortaya konulabilmesi için Enerji Nakil Hattının arıza ve kesinti kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiği, olay yerindeki elektrik direğindeki havai hat iletkenlerinde, kabloda, bağlantı klemenslerinde, izolatörlerde, topraklama hattında vb. tüm ekipmanlarda ark izinin tespit edilmesi ve fotoğraflanması gerektiği, ancak dava dosyasında bulunan 30.06.2024 tarihli İtfaiye Yangın Raporu, 03.08.2024 tarihli Tespit ve Değerlendirme Raporu ile 08.08.2024 tarihli Yangın Uzmanı Raporunda ark izleri tespit edilip fotoğraflanamadığı, davacı yanın, yangın esnasında Enerji Nakil Hattında oluşan arıza kayıtlarının bulunmadığı, elektrik direğindeki kablolarda, havai hat iletkenlerinde, bağlantı klemenslerinde, izolatörlerde, topraklama hattında vb. tüm ekipmanlarda arz izi olunması gerektiği ancak dava dosyasında bu yönde bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı yanca; Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliği aykırı olarak; malzemelerin depoladığı alan ile tel çitin bulunduğu alan arasında kolay tutuşabilen yanıcı malzemeler bulundurduğu, depolama alanının yangının çıkmasını ve yayılmasını önlemeye dönük dizayn edilmediği, malzemelerin yan yana istiflendiği, aralarında yangın koridorları ve yangın duvarları oluşturulmadığı, yangın söndürme ekibinin bulunmadığı, yangın ilk başlangıcında olaya müdahale edilerek söndürülmediği, depo alanında yangın hidrant sistemi tesis edilmediği ve taşınabilir yangın söndürme tüplerin bulundurulmadığı, yangının meydana gelmesinde davalı ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün bir sorumluluğunun bulunmadığı, yangının, elektrik direğinden düşen kızgın ark parçalarından çıktığı iddiası hakkında dosyada yeterli delil bulunmadığı, yangının başlangıcıyla ilgili davalı ... A.Ş.’nin kusuru bulunduğu yönünde bir tespit olmadığı, davacı.....’nin, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliği aykırı depolama alanı oluşturduğu, bu nedenle yangının yayılmasında ve hasarın artmasında asli kusurlu olduğu, davalıların kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiş olmakla subut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 975,75-TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 7. Davalı taraflar kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/09/2026 ....