İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/403 E. 2025/791 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/403
Karar No
2025/791
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/403 Esas - 2025/791 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/403 Esas KARAR NO : 2025/791

HAKİM : ... KATİP :...

DAVACI : ... DAVALI :....

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından tarafı aleyhine 2018-2024 yılları aralığında ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün (2018/2888) (2020/3051)-( 2018/4431)-( 2020/8661) Esas Sayılı Dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, takip alacaklısı şahsa ve kuruma böyle bir borcum bulunmadığını, senetlerin tarafınca doldurulmadığını, imza altına alınmadığını cironto edilmediğini ve kendine ait olmayan senetler olduğunu, ... 3.Genel İcra Dairesi'nde bulunan dosyaların öncelikle teminatsız olarak mahkemece uygun görülürse dava sonuçlanıncaya dek takibin durdurulmasını, davanın lehine sonuçlanması ile tarafının bahsi geçen borçlardan dolayı 313.615 Türk Lirası tutarında bir yükümlülüğü olmadığının tespitini, Davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olduğunu, takip bedeli olan 313.615 Türk Lirası'nın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama giderleri vevekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, ödenmiş bulunan icra dosyalarındaki yatan para toplam tutarın 61.530 Türk Lirası'nın davalıya iadesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, davacının davaya konu senetlerde lehtar konumunda yer aldığı ve imza inkarında bulunduğu, bu anlamda uyuşmazlığın kambiyo hukukundan kaynaklandığı, kambiyo senetleri 6102 Sayılı TTK'da düzenlendiğinden, yine TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca eldeki davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Ticari davalar yönünden dava şartı arabuluculuk müessesesi, TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, anılı maddenin birinci fıkrasının, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değiştirilmiş olup, özetle fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş ve yine 7445 Sayılı Kanun'un geçici madde 1 düzenlemesiyle; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. Açıklandığı üzere eldeki dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nın "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, yasal düzenleme uyarınca 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak ticari menfi tespit davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması hususunun dava şartı olduğu açıktır. Somut olayda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla eldeki davada özellikle üzerinde durulması gereken husus arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olup olmadığıdır. Bilindiği üzere HMK'nın 115/2. Maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü düzenlenmiştir. Bununla birlikte konuya ilişkin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ikinci fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel düzenleme getiren HUAK 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; kanun koyucunun açık düzenleme yaparak arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koyduğu kanaat edilmiştir. (Arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı yönünde; Y. 6 HD 2023/3342 E., 2023/2951 K., 26/09/2023; ... BAM 31. HD. 2023/654 E., 2023/996 K., Ank. BAM 23 HD. 2020/1757E., 2020/1466 K. Sayılı kararları incelenebilir.) Yapılan açıklamalar, değinilen yasal düzenleme ve içtihatlar kapsamında "arabuluculuğa ilişkin dava şartı" dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte görülmediğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A-2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025

Katip ...

Hakim ....

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/403, K. 2025/791, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-403-e-2025-791-k-12e59cfd9d40