İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/383 E. 2026/167 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/383
- Karar No
- 2026/167
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/383 Esas - 2026/167 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/383 Esas KARAR NO : 2026/167
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/05/2025 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZIM TARİH : 30/03/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı, ... Model ... marka aracın, 30.11.2021 tarihinde saat 14:40 sularında ... çıkışında .... Caddede seyir halindeyken, açık büfe önüne geldiğinde kırmızı ışıkta beklediği esnada, arka tarafından gelen ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın olay yerini terk ederek kaçtığını, kaza tespit tutanağında müvekkilinin kusursuz olduğunun, karşı tarafın ise firar ettiğinin belirtildiğini, kaza sonucu araçta değer kaybı oluştuğunu ve onarım sürecince aracın kullanılamadığını, davalı sigorta şirketine 17.05.2023 tarihinde yapılan başvuruya yasal süresi içinde yatın alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olduğu kabul edilmekle birlikte, kazanın 30.11.2021 tarihinde gerçekleşmesi ve davanın 2 yıl geçtikten sonra açılması sebebiyle zamanaşımı itirazında bulunulduğu, değer kaybı hesaplamasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi ve Genel Şartlar ekindeki formülasyona (Piyasa Değeri, Kullanılmışlık Düzeyi, Hasar Katsayısı vb.) göre yapılması gerektiği, piyasa araştırması yönteminin sübjektif olduğu, ayrıca teminat dışı hallerin (mini onarım, plastik tampon onarımları, 9025 sınırı vb.) araştırılması gerektiği, gelir kaybı gibi dolaylı zararların teminat dışı olduğu ve uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiği savunularak davanın reddi talep edilmiştir. DELİLLER: Karşı tarafın delil sunma hakkına karşılık her türlü yasal delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Tanık, keşif, bilirkişi, arabuluculuk son tutanağı, ihtarnameler ve kaza fotoğrafları ile kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ruhsat ve ehliyet, faturalar v.s. her türlü yasal delil. 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamındaki (Sigorta Tazminat Davasına) ilişkin olarak, 30.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, tarafların kusur oranları ve davacıya ait ... plakalı araca ilişkin değer kaybı tazminatının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler ve hesaplamalar sonucunda: 1)... Plakalı Araç Sürücüsü, ... / ... Girişi mevkiinde, kırmızı ışıkta duraklama yapmış olan ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde kazaya sebebiyet vermiş olup; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesi uyarınca "güvenli ve yeterli takip mesafesi" yükümlülüğünü ihlal etmiş, aynı Kanun'un 84/d maddesinde tanımlanan "arkadan çarpma hallerinde asli kusurlu sayılma" hükmüne muhalefet etmiş; bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %100 Oranında Asli Kusurlu Olduğu, 2)... Plakalı Araç Sürücüsü...'ın, trafik ışıklarının kırmızı yanması nedeniyle kurallara uygun şekilde duraklama yaptığı, olay anında herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, kazayı önlemek için teknik olarak uygulanabilir bir tedbir alma imkanının bulunmadığı; bu nedenle kazanın meydana gelmesinde Kusursunun Bulunmadığı, 3) Kaza sonucu hasar gören ... model... tipi, ... plakalı, 48.627 km'deki aracın arka kısmında gerçekleşen hasar nedeniyle; arka monogram, arka tampon darbe emicisi, arka tampon gibi parçaların değiştirildiği veya onarıldığı, kaza tarihinde (30.11.2021) araçta oluşan TOPLAM DEĞER KAYBININ: 3.000,00 TL olarak tespit edildiği, 4) Davacının kusursuz olması ve karşı araç sürücüsünün 96100 kusurlu bulunması nedeniyle; -Davalı sigorta şirketinden (... Şirketi) edilebilecek değer kaybı tazminatının 3.000,00 TL olduğu, -Davacının dava dilekçesinde "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL" talebinde bulunduğu, ancak teknik inceleme sonucu tespit edilen reel değer kaybının 3.000,00 TL olduğu, -Kaza tarihinin 30.11.2021 olması ve davanın 22.05.2025 tarihinde açılması nedeniyle davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu, bu hususun hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, -Davalı sigorta şirketine 17.05.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğu, yasal süresi içinde yanıt alınamadığı belirtilmiş olup; uygulanacak faiz türünün ve başlangıç tarihinin yasal mevzuat ve Sayın Mahkemenin takdiri doğrultusunda belirlenmesi gerektiği, Sonuç ve kanaatiyle mahkememiz takdirlerinde olmak üzere raporunu sunmuştur, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL; Dava, davacıya ait olan ... plaka numaralı araç ile ... plaka numaralı araç arasında 30/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacının aracında meydana gelen değer kaybının ... plaka numaralı aracın sigortacısı olduğu anlaşılan davalıdan tahsili istemine yöneliktir. Davalı tarafından dosyaya sunulan hasar dosyası içerisinde mübrez trafik kazası tespit tutanağı incelenmekle, davalının sigortalısı olan ... plaka numaralı aracın kazayı takiben olay yerini terk etmiş olduğu sebebi ile kusur atfı yapılmadığı, ... plaka numaralı aracın 13/06/2021-13/06/2022 tarihleri arasında geçerli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereği davalı tarafından sigortalanmış bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı vekilince yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürüldüğü görülmekle bu yönde yapılan incelemede; davacının davalıya iadeli taahhütlü gönderi göndermek sureti ile 16/05/2023 tarihinde değer kaybı ödemesi yapılması için başvuruda bulunmuş olduğu, tarafların kabulünde olduğu üzere işbu başvuruya davalı tarafından cevap verilmediği gibi zararın da giderilmediği sabittir. Eldeki dava 22/05/2025 tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 1420/1 fıkrasında "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Zamanaşımı başlıklı C.8 maddesinde de "Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda genel hükümler uygulanır." düzenlemesinin getirilmiş bulunduğu; davacı tarafından aşamalarda sunulan beyanlarında uzamış zamanaşımından istifade etmelerine ilişkin bir iddiaları bulunmadığı, 6098 sayılı TBK'nun 153. maddesinde zamanaşımını durduran sebeplerin, 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebeplerin yazılı olmakla dosya kapsamında zamanaşımını durduran ya da kesen hallere ilişkin delil bulunmadığı, bu halde kaza ve dava tarihi nazara alındığında istemin zamanaşımına uğramış olduğu tespit edilmekle aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 117,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 10.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ... 'ın yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.