Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1204 E. 2026/993 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1204
Karar No
2026/993
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2026/1204

KARAR NO : 2026/993

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 23/10/2025

NUMARASI : 2025/285 (E) - 2025/778 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 25/6/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün kusuruyla müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasar görmesine neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde değer kaybından kaynaklanan 10 TL, hasardan kaynaklanan 10 TL olmak üzere toplam 20 TL maddi tazminatı kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde, dava zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince, dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (HUAK) 18/A maddesinin 15'inci fıkrası uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağı ve hak düşürücü sürenin de işlemeyeceğini; davanın zamanaşımına uğramadığını, duran sürelerin durma süresinin sona erdiği günü izleşen günden itibaren işlemeye başlayacağını, davaya konu kazanın 1/2/2023 günü meydana geldiğini, 27/1/2025 tarihinde başlayan arabuluculuk sürecinin ise 24/3/2025 günü kapandığını, buna göre davanın açılacağı son tarihin 19/5/2025 olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin 2'nci fıkrası gereğince, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 151'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır. Aynı Kanunun 93'üncü maddesi gereğince, ifa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.

Diğer yandan HUAK'ın 18/A maddesinin 15'inci fıkrası uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Eldeki davada, davaya konu trafik kazası 1/2/2023 günü meydana gelmiş davacı vekili tarafından 27/1/2025 günü arabuluculuğa başvurulmuş, 24/3/2025 tarihinde ise arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan HUAK'ın 18'inci maddesinin 15'inci fıkrası gereğince 27/1/2025 günü duran, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 153'üncü maddesinin son fıkrası uyarıca 24/3/2025 günü itibarıyla yeniden işlemeye başlayan dava zamanaşımı buna göre 30/3/2025 günü dolmuştur. Ancak dava zamanaşımının dolduğu 30/3/2025 günü 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde öngörülen dini bayramlardan olan Ramazan Bayramına isabet ettiği, eldeki davanın ise, TBK'nin 151'inci maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 93'üncü maddesi uyarınca resmi tatilin sonra erdiği ilk iş günü olan 2/4/2025 günü açıldığının anlaşılması karşısında, tarafların ileri sürdükleri kanıtlar değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımının dolması nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,

4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,

6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/6/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1204, K. 2026/993, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1204-e-2026-993-k-2ab63ef174a3