İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/347 E. 2026/533 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/347
- Karar No
- 2026/533
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/347 Esas KARAR NO : 2026/533
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 15/05/ 2025 KARAR TARİHİ : 16/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili şirket ... Tarihli, ... kredi hesabı numarası ile ... A.Ş ... şubesinden kredi kullandığını, Davacı müvekkili 20.07.2023 Tarihli akdedilen teminata dayalı kredi kullandırım sözleşmesi ile ilgili olarak ilgili gün döviz kuru 1 Euro = 29.98TL karşılığı 466.977,99 Euro' yu teminat bedeli olarak ... A.Ş ... şubesi şirket yetkilisinin şahsi hesabı olan ... numaralı hesabının mevduat rehini sözleşmesi ile kur korumalı teminat olarak yatırıldığını, davacı müvekkili şirket bunun karşılığında 14.000.000TL (on dört milyon TL) kredi kullandığını, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca 1 yıllık vade sonunda blokeye yatırılan tutar üzerinden %4 hak ediş ve ayrıca vade sonu itibari ile ilgili döviz tutarı karşılığı TL olarak geri verilecek şekilde kur korumalı olarak işlem sağlandığını, Davacı müvekkili şirketin kullanmış olduğu kredi tutarı 1 yıllık olup 1. Yılın sonunda %22.5 Faiz + Anapara olarak geri ödemesinin yapılacağı konusunda taraflar anlaştıklarını, davacı müvekkili şirket ve davalı taraf arasında yapılan teminatlı kredi kullanım anlaşması müvekkil şirketin muhasebe defter ve kayıtlarına intikal ettirildiğini, gelinen aşamada davaya konu kredi sözleşmesi faiz oranı konusunda taraflar anlaşamadıklarını, davalı taraf kredi faiz oranını hiç bir gerekçe göstermeden yükseltiklerini, davacı müvekkili bu nedenle ödemesi gerekenden fazla para ödediğini, haksız ve hukuksuz olarak fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, iş bu husustaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, Davacı müvekkili şirkete kredi kullandırılma evraklarının bir örneğinin verilmediği gibi, daha sonra evraklar ilgili şube ve merkezden talep edildiği ancak gelen evraklarda imza davacı müvekkile ait olmasına karşın; Sözleşme tarihi ve adı soy adı- ünvanı bölümünde yer alan yazılar davacı müvekkil şirkete ait olmadığını, bununla birlikte uygulanan yani yükseltilen faiz oranı ile ilgili de davalı taraf evrak sunamadığını, Taraflar arasındaki bu anlaşmazlıktan dolayı öncelikle hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı/zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, 18.03.2025 Tarihinde görüşme sonunda anlaşamama'' evrağı düzenlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 60.000 TL'nin 21.07.2024 Temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, her türlü dava harç ve masraf ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile müvekkili banka arasında 2023 yılında Genel Kredi Sözleşmesi ve 21.07.2023 tarihli Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesap Ek Sözleşmesi imzalandığını, davacı taraf 21.07.2023 tarihinde 14.000.000 TL 1 yıl vadeli spot kredi kullanmayı talep ettiğini, davacı taraf iddialarını ispatlayamadığı gibi zamanında bilgisi dahilinde gerçekleştirdiği ödemelerin iadesini kötü niyetli olarak talep ettiğini, TMK 6 gereğince ispat yükü davacıda olup davacı müvekkil banka ile %22.5 faiz oranında anlaştıklarını ispat etmesi gerektiğini, dayanaksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini talep ettiklerini, Davacı gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu, dava konusu itiraz ve taleplerini müvekkili bankaya ödeme sürecinde iletmediğini, bu durum dahi krediye ilişkin tüm hususların davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğine kanıt teşkil ettiğini, Davacı Kur Korumalı mevduat kredisi kullandığını bu kredilerdeki amaç mevduat ile kredi arasındaki spread (borç verme ve borç alma faiz oranları arasındaki farkı ifade eder) üzerinden kredi kullanan kişinin avantajlı duruma getirilmesi olduğunu, davacı, kur korumalı mevduat aracılığı ile kur farkından bir tutar ödeme aldığını, müşteri ile banka arasında faiz oranının %22.5 olacağı hususunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, Davacı ticari şirket yetkililerinin basiretli davranmakla ve şirkete ilişkin yapılmış her işlemde basiretli davranmakla yükümlü olduklarının kabulü gerektiğini, davacının ödemeleri yaptıktan ve müvekkili bankaya herhangi bir bildirim veya başvuru yapmaksızın ödemeden aylar sonra huzurdaki davayı açmış olması kötü niyetli olduğu davacı iddiasını ispatlayamadığını, Davacı tarafa 30.12.2024 tarihinde krediden kaynaklı borçlarının zamanında ödenmediğinden bahisle kat ihtarı gönderildiğini, ve müşteri tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yapıldığını, davacı bu aşamada dahi herhangi bir itirazda bulunmamış ve müvekkil bankaya başvurmadığını, davanın usulden ve esastan reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesine, Yargılama giderleri, vekâlet ücretleri ve arabuluculuk ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER / Taraf vekillerinin belirttiği, Bilirkişi, ...Şubesi şirket yetkilisi ... şahsi hesabı olan ... numaralı hesap hareketleri, ... Numaralı kredi hesap hareketleri, kredi kullanım sözleşmesi, mevduat rehni sözleşmesi, E-Arşiv fatura örneği, ... İban numaralı Sercan Aslan hesap hareketleri, ... İban numaralı hesap hareketleri, ... İban numaralı hesap hareketleri, ... İban numaralı hesap hareketleri, 21.07.2023 Tarihli taahhütname sözleşmesi, E-mail yazışmaları, ... A.Ş. ... şubesine ait tüm banka kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda “Davalı Banka ... A.Ş. ile davacı .. 21.07.2023 tarihinde arasında Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, Taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 2.05 faiz başlıklı maddesinde ‘’Kredi kullandırımında Taraflar arasında uygulanacak faiz belirtilmemesi halinde söz konusu kredinin fiilen uygulandığı tarihte Banka tarafından fiilen uygulanan en yüksek cari kredi faiz oranının uygulanacağı’’ şeklinde belirtildiği, Dosya kapsamında faiz oranının %22,5 olarak kesin şekilde sabitlendiğini gösteren, taraflarca imzalanmış açık ve tereddütsüz bir belge dava dosyasına sunulmadığı, Sözleşme serbestisi ilkesi geçerli olmakla birlikte, faiz oranının tek taraflı değiştirilmesi kredi kullandırım öncesi faiz oranının açıkça belirlendiği bir belge olmadığı dava dosyasına sunulmadığı, Davacının 21.07.2023 tarihinde 14.000.000,00 TL tutarında 1 yıl vadeli sabit faizli ... nolu hesabından kredi kullandığı, Davacı Beyanına göre yıllık % 22,50 faiz oranı uygulanmış olsaydı davacının kredi kapama rakamı 17.353.437,50 TL olacağı, Davacıya ait 9770-22614898-351 nolu kredi hesabının kapatılmasında 22.07.2024 tarihinde 14.000.000,00 TL ana para, 3.696.560,00 TL faiz ve vergiler olmak üzere toplam 17.696.560,00 TL tahsilat yapıldığı,” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava alacak davası olup uyuşmazlığın, teminata dayalı kredi kullandırım sözleşmesi kapsamında davacı şirkete davalı tarafından kredi geri ödenmesi sırasında uygulanması gereken faiz oranın ne olduğu, yüksek faiz oranı nedeniyle davacının davalı bankadan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı. Davalı Banka ... A.Ş. ile davacı ... Şti. 21.07.2023 tarihinde arasında Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davacının 21.07.2023 tarihinde 14.000.000,00 TL tutarında 1 yıl vadeli sabit faizli ... nolu hesabından kredi kullandığı görülmüştür. 466.977,99 Euro' yu teminat bedeli olarak ... A.Ş ... şubesi şirket ortağına ait ... numaralı hesabının mevduat rehini sözleşmesi teminat alındığı görülmüştür. Davacı taraf % 22,5 faiz oranı ile kredi kullandığını, bankanın tek taraflı faiz artırımı yaptığını beyan ettiği, bankanın uygulaması gereken faizin % 22,5 olması gerektiğini iddia etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 2.05 faiz başlıklı maddesinde “Kredi kullandırımında Taraflar arasında uygulanacak faiz belirtilmemesi halinde söz konusu kredinin fiilen uygulandığı tarihte Banka tarafından fiilen uygulanan en yüksek cari kredi faiz oranının uygulanacağı” şeklinde belirtilmiştir. Faiz Oranı ve Ticari İş Niteliği 6102 sayılı TTK m.8/1 uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Yargıtay 19. HD'nin 01.07.2013 tarih, ... E., ...K. sayılı kararında da ticari işlerde TBK m.88 ve 120 hükümlerinin uygulanamayacağı açıkça belirtilmiştir. İspat Yükü 4721 sayılı TMK m.6 ve Yargıtay HGK'nın yerleşik içtihatları uyarınca, iddiasını ispat yükü davacı tarafa aittir. Dosya kapsamında davacının % 22,5 faiz oranı konusunda kesin ve bağlayıcı bir anlaşma bulunduğunu yazılı delille ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harcının peşin alınan 1.024,65-TL harçtan mahsubu ile fazla 292,65-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
.Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*