İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/295 E. 2026/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/295
Karar No
2026/636
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/295 Esas KARAR NO : 2026/636

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 09/03/2018 KARAR TARİHİ : 09/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... ... 'ın (T.C: ...) ... A.Ş. .../... şubesinden ...-TL tutarında "... Kredisi" kullandığını; ödeme planı olarak ... tarihinde ilk taksit ... TL, ... tarihinde ikinci taksit ...-TL olarak toplam ...-TL'nin bankaya ödenmesi hususunun kararlaştırıldığını, söz konusu kredi sözleşmesinin kefilinin ise müvekkili olduğunu, ... ... 'ın kullanmak istediği ... kredisinin verilme şartlarından birisi de krediyi kullanmak isteyen şahıs lehine, kredi veren banka ile anlaşmalı sigorta firması tarafından zorunlu şekilde hazırlanan hayat sigortası olduğunu, ...'ın ... tarihinde davalı ... A.Ş. tarafından hazırlanan ... numaralı sigorta poliçesi ve genel işlem koşulları şartlarında hazırlanan sigorta sözleşmesi ile hayat sigortası yaptırdığını, sigorta poliçesi ile sigortalıya bağlanan teminatlar sırasıyla; ferdi kaza (... TL), kredi vefat (... TL), ferdi yardım ve kanser teminat (... TL) olarak belirlendiğini, söz konusu sigorta güvencelerinden faydalanmanın sona erme tarihinin ise ... olduğunu, ...'den önce; ... tarihinde sigortalı ...'ın vefat ettiğini, vefatın ardından, ... tarihinde ... A.Ş'ye ödenmesi gereken kredi tutarının ilk taksiti olan ...-TL kredi sözleşmesinin kefili ve müvekkili ... Şti. tarafından ödendiğini, akabinde ... A.Ş'den ... numaralı sigorta poliçesi doğrultusunda lehe sigortalı vefat eden ... lehine hak olarak bağlanan sigorta tazminatlarının gereği olarak kredi borcunun kapatılması ve müvekkili tarafından ödenmiş kredi taksidinin kefil müvekkile iadesi talep edilmiş ise de; ... A.Ş.'den gelen mail cevabında sigortalının poliçe başlangıç tarihinden önce kalp hastalığı, hipertansiyon ve eski miyokard enfarktüsü tanısı olduğu iler sürülerek ödeme yapmadan imtina edildiğini, ...'a ait kredi borcunun kapatılması talep edilmiş ise de dava tarihine kadar taraflarına herhangi bir dönüş sağlanmadığını belirterek, ...'ın kalan kredi borcu olan ...-TL'nin sigorta firması tarafından ödenerek borcun kapatılmasını, ve ...-TL'nin yasal faizi ile birlikte sigorta firmasından alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın Aktif Husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, davaya konu poliçe, adından da anlaşılacağı üzere bankadan alınan kredinin geri dönüşümünün garanti altına alınmasına yönelik olduğu için poliçenin alt kısırımda; "sigortalının vefatı halinde sigorta şirketinin istemiş olduğu evrakların tamamlanmışım takiben, öncelikle sigortalının ...'ne olan kredi borcu karşılanacak, sonra varsa teminatın kalan kısmı kanuni varislerîne/lehdara ödenecektir. " şeklinde hüküm bulunduğu, talebin teminat dışı kaldığı ve müvekkilimin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı şeklindeki aşağıda yazılı esasa ilişkin itirazlarımız aynen baki kalmak kaydıyla, herhangi bir sorumluluk doğsa bile davacının burada bir talep hakkı olamayacağını, zira bir tazminat doğsa bile öncelik poliçe üzerine daini mürtehin kaydı koymuş olan ...-... Şubesine ait olduğunu, dolayısıyla davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, usule ilişkin itirazlar mahkemece herhangi bir düşünce ile kabul edilmeyerek esasa girilmesi halinde ise, davanın esasına da itiraz ettiklerini, davanın esastan da reddi gerektiğini, talep edilen zararın, ilgili poliçe genel şartlarına göre teminat dışında kaldığını, ... ile müvekkili şirket arasında ... numaralı ... ... Sigorta Poliçesi akdedildiğini, Poliçenin altında yazılı şerhlerden de görüleceği üzere bu poliçe ile; kaza ile ölüm ve sakatlık ve ecel ile ölüm teminatları verildiğini, bu teminatlardan kaza ile ölüm ve sakatlık için Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları, ecel ile ölüm için ise ... Sigortası Genel Şartları uygulandığını, yine poliçenin ön yüzünde de yazıldığı üzere, ecel ile vefat teminatı ... ... A.Ş. ile birlikte verildiğini, Yaşam Sigortaların tümünde öncelikle sigorta edilen kişiden sağlık durumu ile ilgili bilgiler ve beyanlar alındığını, bunun amacının, ileride herhangi bir risk gerçekleştiğinde, risk konusu hastalık sigortalının akdin ... önce bildirmediği rahatsızlıklardan kaynaklanıyorsa, gerçekleşen risk teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek sonuç olarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: dava dışı ...'ın ölümü nedeniyle, ...'ın imzalamış olduğu kredi sözleşmesinin kefili olan davacının hayat sigortasından kaynaklanan vefat tazminatının ödenmesi istemine ilişkindir. Dosya içerisine, ... SGK'dan ... adına ait tüm tedavi evraklarının, sigortacı ve doktor bilirkişi heyetinden oluşan ... tarihli bilirkişi raporu ile sigortacı, doktor ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden oluşan ... tarihli rapor aldırılmıştır. Sigorta bilirkişisi ... ... ve Dr. Bilirkişi ... ... tarafından ... tarihli sunulan raporda sonuç olarak; müteveffa ... ... da Sigorta Poliçesini imza aşamasında ve kredi kullandığı esnada Kroner Kalp Hastalığı, Diyabetes Mellİtus(Şeker Hastalığı), Hipertansiyon, Hiperlipidemi ( Kanında kolesterol yüksekliği) gibi hastalıkların bulunduğu anlaşıldığını, müteveffanın ... tarihinde ise kalp enfarktüsü geçirdiğini, ... ... Hastahanesinde kendisine kroner kalp anjiosu yapılarak kalp damarına stend konulduğunu, müteveffanın mevcut hastalıkları ile ölümü arasında bir illiyet bağı olduğu pek tabiiki düşünüleceğini, fakat altında imzası bulunmadığı için sağlık beyan formunun müteveffaya sorular sorulmadan dijital ortamda hazırlandığı ve bu tıbbi bulgularda dikkate alınarak eksik bilgilendirme neticesi yapılan bu hayat sigorta poliçesine göre sigorta şirketinin müteveffanın kredi borçlarının ölümden sonraki taksitlerini kredi veren bankaya ödemesi gerektiği, kefil ya da varislere rücu hakkının olmadığı kanaatinde olduklarını, Dr. Bilirkişi ... ..., Sigortacı bilirkişi ... ..., Hesap bilirkişisi ... ... tarafından ... tarihli sunulan raporda sonuç olarak; sigorta poliçesinin matbu hazırlanmış olduğu, merhumun poliçenin ilgili sayfasında/sayfalarında imzasının olmadığını, müteveffaya sağlıkla ilgili soruların açıklayıcı ve net bir biçimde yöneltilmediği ya da hiç yöneltilmediğini, müteveffaya sonuçları hakkında yeterli bilgi verilmediğini, müteveffanın sözleşme içeriğine etki edemediğini, bu nedenle de müteveffanın ...'tan kullandığı kredinin davalı ... Anonim Şirketi tarafından ödenmesi gerektiği kanaatinde ise; bu durumda müteveffanın ... AŞ den kullandığı kredinin davalı ... Anonim Şirketi tarafından ödenmesi ve Davacının kefil sıfatıyla ... tarihinde ödemiş olduğu kredinin 1. Taksit tutarı olan ... TL bedelin ödendiği ... tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya iadesi gerektiğini, sigortalının sigorta başvuru formunda, sigorta poliçesi imzalamadan önceki tarihlerde, hastalıklarının olmadığını beyan etmesinden sonra beyan etmediği bu hastalığı nedeniyle öldüğünü sabit görerek sigorta poliçesinin geçersiz olduğu ve hayat sigortasından yararlanamayacağı görüşünde ise; bu durumda davacının mevcut kredi borcundan kefil sıfatıyla sorumluluğu olduğundan davacının davalılardan herhangi bir hak ve alacağının olmayacağının kanaatinde olduklarını, Mahkememizin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile;"1-Davanın reddine," karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, Antalya BAM ... HD'nin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece davacının dava dilekçesinde yer alan sigorta ettiren müteveffanın kalan kredi borcu olan ... TL'nin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi istemine ilişkin peşin nisbi karar ve ilam harcının yatırılmamış olması sebebi ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince işlem yapılması, davacı vekiline peşin nisbi karar ve ilam harcını yatırması için yöntemince kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlanmaması halinde bu talep yönünden gelecek celse dosyanın işlemden kaldırılması ve HMK’nın 150. maddesinde öngörülen 3 aylık yenileme sürenin beklenmesi ve bu süre içerisinde de eksik harçlar ikmal edilerek dava yenilenmediği takdirde dosyanın re’sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, verilen süre içerisinde peşin nisbi karar ve ilam harcının yatırılması halinde ise yargılamaya devam edilmesi; sigortalı müteveffa ...'ın kullandığı krediye istinaden düzenlenen dava konusu hayat sigortası poliçesi kapsamında dain-i mürtehin olarak gösterilen ... A.Ş. .../... Şubesi'ne müzekkere yazılarak bu sıfatından kaynaklanan talep haklarının ve dain-mürtehin kaydının devam edip etmediğinin, kredi borcunun tamamının ödenip ödenmediğinin, tamamı ödenmedi ise ne kadarının ödendiğinin ve ödemenin kim tarafından yapıldığının, ödenmeyen taksitler var ise hangi aylara ilişkin ve ne kadar olduğunun, ödenmemiş kredi borcu devam ediyorsa davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine kayıtsız ve şartsız muvafakat edip etmediklerinin sorularak davalı tarafın husumet itirazı ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun öncelikli olarak değerlendirilmesi; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde yargılamaya devam olunarak davacının tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarından tüm tedavi belgeleri getirtilmek suretiyle Adli Tıp Kurumun'dan rapor alınarak poliçenin düzenlendiği tarihte sigortalının davalının savunmasında bahsi geçen hastalıklarının bulunup bulunmadığı, sigortalı müteveffanın tedavi gördüğü ve gizlendiği iddia edilen hastalığıyla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, hastalığın gizlenip gizlenmediği, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalıktan meydana gelip gelmediği hususu kesin bir şekilde açıklığa kavuşturularak yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirme yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.4-6. maddeleri gereğince kaldırılmasına" karar verilmiş ve dosya Mahkememize gönderilmiş, mahkememizce .../... sayılı esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce, Antalya BAM ... HD'nin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı ilamı gereğince davacı vekiline eksik harç tamamlattırılmış, sigortalı müteveffa ...'ın kullandığı krediye istinaden düzenlenen dava konusu hayat sigortası poliçesi kapsamında dain-i mürtehin olarak gösterilen ... A.Ş. .../... Şubesi'ne müzekkere yazılmış ve sigorta poliçesi üzerinde dain-i mürtehin hakkının devam etmediği anlaşılmış olup ... Hastanesi ve ... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak müteveffanın tedavi evrakları dosya arasına alınarak İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alınmıştır. İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda özetle;"... tarihinde öldüğü bildirilen ... doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde;1-Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; Yüksek tansiyon, Kalp damar hastalığı ve diyabet tanıları ile takip ve tedavi edilen kişinin ... tarihinde akut myokard enfarktüsü tanısı ile hastaneye yatırılarak sağ koroner artere stent uygulandığı, ... tarihinde hastaneye solunum ve dolaşımı durmuş olarak götürüldüğü, yapılan yeniden canlandırma işlemine yanıt alınamadığı, ölüm nedeninin akut myokard enfarktüsü olduğunun kayıtlı olduğu dikkate alındığında; Kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, 2- Kişinin ölümüne neden olan kalp damar hastalığı tanısının poliçe tarihinden önce konulmuş olduğu, poliçe tarihinden önce tanısı konulmuş olan kalp damar hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu" rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; dosya kapsamında alınan Mahkememizce de benimsenen İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda da belirtildiği üzere sigortalı müteveffa ...'ın ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu, ölümüne neden olan kalp damar hastalığı tanısının poliçe tarihinden önce konulmuş olduğu, poliçe tarihinden önce tanısı konulmuş olan kalp damar hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği bu doğrultuda sigorta ettirenin poliçeden önceki rahatsızlıklarını bildirmediği, bildirilmeyen hastalıkların doğrudan ölüm nedeni olduğu, TTK'nun 1439/2. Maddesi gereği, sigortalının kasten beyan yükümlülüğüne uymaması sebebi ile, sigortacının tazminat sorumluluğunun son bulduğu anlaşıldığından davacının hayat sigortası poliçesine dayanarak bir talepte bulunamayacağı ve hayat sigortasından yararlanamayacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin + tamamlama harcı olarak alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde davacı tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/295, K. 2026/636, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-295-e-2026-636-k-823b9d23e24e