İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/275 E. 2025/924 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/275
Karar No
2025/924
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/275 Esas - 2025/924 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/275 Esas KARAR NO : 2025/924

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu mülkiyetindeki ...plakalı araç; 29/02/2024, 02/03/2024 (iki kez), 09/04/2024, 11/04/2024, 12/04/2024, 22/04/2024 ve 27/04/2024 tarihlerinde ...gişesinden giriş ve Ahiboz gişesinden çıkış, 26/04/2024 ve 30/04/2024 tarihlerinde ise Ahiboz gişesinden giriş ...gişesinden çıkış yapmak suretiyle Otoyol'u 10 kez kullandığını, geçiş yapılan gişede serbest geçişin geçerli olduğu yani bariyerin açık olduğu gişe olup HGS etiketinde yeterli bakiye olmaması sebebiyle herhangi bir tahsilat yapılamadığını, otoyol kullanım ücretleri borçlunun HGS etiketinde yeterli bakiye bulunmaması sebebiyle tahsil edilemediği gibi son ödeme tarihine kadar yapılan provizyon sorgularda da aynı gerekçe ile etiket hesabından tahsilat yapılamadığını, gelinen süreçte, borçlu tarafa ...... .... .... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafça yapılan itiraz üzerine iş bu davayı açmanın zaruri hale geldiğini belirterek ...... .... .... Esas sayılı dosya kapsamında Borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir. Dava; yeterli HGS bakiye olmadığı halde yapılan geçişler nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. ...... .... .... Esas sayılı icra dosyası celp edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2001 tarih ve 661 E., 1074 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, Resmi Gazete'nin 14.12.1984 gün ve 18435 sayılı mükerrer sayısında yayımlanan ve ceza hükümleri hariç yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 Sayılı KHK'nın 2/1. maddesi uyarınca Kamu İktisadi Teşebbüsleri terimi, İktisadi Devlet Teşekkülü ile Kamu İktisadi Kuruluşlarını ifade eder. Bu yasal düzenlemeye göre İktisadi Devlet Teşekkülü, sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsleridir. Kamu İktisadi Kuruluşu ise, sermayesinin tamamı devlete ait olup, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu hizmet dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan Kamu İktisadi Teşebbüssüdür. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 16/1. (6762 sayılı TTK'nın 18/1.) maddesinde "ticaret şirketleriyle amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, İl Özel İdaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Bu madde hükmünde sözü edilen teşebbüslerin, yukarıda anılan kamu iktisadi kuruluşu ve kamu iktisadi teşebbüsü olduğu kabul edilmektedir. 233 sayılı KHK'nın 2/1. maddesinde, kamu iktisadi teşebbüsleri deyiminin, yukarıda anıldığı gibi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşunun ortak adı olduğu ifade edilmiştir. Tüzel kişiliğe sahip olarak kurulan (KHK.233 md.4/1) bu teşebbüsler 233 sayılı KHK ile saklı tutulan konular dışında özel hukuk hükümlerine tabidir (KHK. 233 md. 4/2). Bunlar belli ölçüde de olsa da mali açıdan özerk kuruluşlar olup, Genel Muhasebe Kanunu, Devlet İhale Kanunu ve Sayıştay'ın denetimine bağlı değildir (KHK. 233 m.4/3) . Kamu iktisadi teşebbüsünün tacir sıfatını kazanması için iki şarttan birinin yerine getirilmesi yeterlidir. Buna göre, 1-Kuruluş Kanunları uyarınca özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya 2-Ticari şekilde işletilmek üzere kurulmak gerekir. 233 sayılı KHK, TTK'nın 16/1. maddesine uygun düzenlemeler getirmiştir. 233 sayılı KHK'nın 4/2. maddesine göre kamu iktisadi teşebbüsleri, 233 sayılı KHK'de belirtilen konular dışında özel hukuk hükümlerine bağlıdır. 233 sayılı KHK'nın 5. maddesi uyarınca çıkarılan iktisadi devlet teşebbüsleri ve kamu iktisadi kuruluşlarının ana statülerinde bunların özel hukuk hükümlerine göre işletilmek üzere kuruldukları belirtilmektedir. Her ne kadar TTK'nın 16/1. maddesinde "kuruluş kanunlarından" söz edilmekte ise de bugün için kamu iktisadi teşebbüslerinin kendi kuruluş kanunları bulunmadığı ve onlar yerine Yüksek Planlama Kurulu tarafından ana statüler hazırlanıp bunlar Resmi Gazete'de ilan edildikleri için TTK'nın 16/1. maddesindeki hükmü, "ana statüleri gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek üzere kurulmak" şeklinde anlamak gerekecektir. Bir kamu iktisadi teşebbüsünün tacir sayılabilmesi için ticari şekilde işletilmek üzere kurulması da yeterlidir. Zira, TTK'nın 16/1. maddesi iki şartı birlikte aramamakta kendi kuruluş kanunları (ana statüleri) gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek cümlesinden sonra "veya" eki getirilerek "Ticari şekilde işletilmek üzere kurulan" teşebbüslerin de tacir sayılacağını belirtmektedir. Öğretide baskın görüş de bu doğrultudadır (... .... .... KİT'lerin Tacir sıfatı 1992 sh. 49-53 vd.). Ticari işletme, 6102 sayılı TTK'nın 11/1. maddesinde de tanımlanmıştır. Buna göre, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir." 233 sayılı KHK'nın 2/3. maddesinde kamu iktisadi kuruluşları tarif edilirken, kendilerine verilen görev ve kamu hizmetlerini, ekonomik ve sosyal gereklere uygun olarak verimlilik ilkesi doğrultusunda yürütecekleri açıklanmıştır. Kamu iktisadi kuruluşları, tekel mahiyetinde hizmet üretmek ve pazarlamak amacıyla (KHK md.2/3) kuruldukları için üretim ve pazarlama faaliyetleri sırasında kâr elde edecekleri açıktır. Nitekim, 233 sayılı KHK'nın 35/3. maddesinde "Bakanlar Kurulu'nca tespit olunan fiyatlar maliyetlerin altında bulunduğu takdirde, zarar ile birlikte, mahrum kalınan kâr ait olduğu veya ait olduğu yılı izleyen yılın genel bütçesine konulacak ödenekle karşılanır. Mahrum kalınan kâr miktarı, mal ve hizmetin satış maliyeti üzerinden % ....kâr payı tahakkuk ettirilerek belirlenir" hükmüne yer verilmiştir. Bu kamu iktisadi kuruluşlarının hususi hukuk hükümlerine tabi olacakları hükmü yanında, bunların iktisadi devlet teşebbüsleri gibi mal ve hizmet pazarlarken sosyal amaç yanında verimlilik ilkesi doğrultusunda kâr amaçladıkları açıktır. Bu durumda hizmet ve faaliyet sırasında ticari şirketlerin amacı olan verimlilik ilkesi doğrultusunda çalışan, işlerinin hacim ve mahiyeti itibariyle ticari muhasebe tutan, ticari müessese şeklinde çalışan kamu iktisadi kuruluşlarının bu faaliyetleri nedeniyle tacir sayılmaları gerekir. Nitekim ... .... .... K. sayılı kararında bu teşebbüsler tacir sayılmıştır. Somut olayda, davalı ...Ana Statüsü'nün 1. maddesi," Bu Ana Statünün amacı; 08.06.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) adı altında teşkil olunan İktisadi Devlet Teşekkülü'nün hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı ve iştirakleri ile bunlar arasındaki ilişkileri ve ilgili diğer hususları düzenlemektir." hükmüne yer verilmiştir. ...adı altında teşkil olunan İktisadi Devlet Teşekkülü'nün hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı ve iştirakleri İktisadi Devlet Teşekkülleri 233 sayılı KHK'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidirler ( 233 sayılı KHK. md. 4/2 ). Şu durumda davalı ...tacir konumundadır. Diğer taraftan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 87. maddesinde; "Ticaret Bakanlığı, kooperatiflerle, kooperatif birlikleri, merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin, genel kurul toplantılarında temsilci bulundurur. Genel kurul toplantıları Bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve devam eder." 99. maddesinde ise "Davaların Niteliği ve Muhakeme Usulü" başlığıyla; "Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Bu davalarda basit muhakeme usulü uygulanır." hükümleri yer almaktadır. 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu, 13/06/2010 tarih ve 27610 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11/06/2010 tarih ve 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 47. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun'un 48/3. maddesinde ise mevzuatta bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan kanunlara yapılan atıfların, bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 71. maddesinde; "Birlik ve Merkez Birliği hakkında, Kanun ve bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ve vergi mevzuatı açısından 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uygulanır." hükmü öngörülmüştür. Islah amaçlı hayvan yetiştirici birliklerinin organlarının oluşumu ve çalışma esaslarını belirleyen ana sözleşmeleri, ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmakta ve Türkiye Sicil Gazetesinde "Kooperatifler" başlığı altında yayınlanmaktadır. Birliklerin, Ticaret ve Sanayi Odası tescilleri de "Kooperatifler" statüsüne göre yapılmaktadır. Yine birliklerin genel kurul toplantılarında bakanlık temsilcileri de hazır bulunmaktadır. Damızlık hayvan yetiştiricileri birlikleri meslek kuruluşu niteliğinde olmayıp dernekler hukukunun uygulanacağına dair özel bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu açıklamaları göre davaya bakmaya mahkememiz görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dosya kapsamının, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık, icra takip tarihinde talep edilebilecek asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin 09/10/2025 tarihli raporunda özetle; davacı ...Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. tarafından ...plakalı aracın tescil plakası ile birlikte otoyola giriş-çıkış yaptığı tarih, saat, yer ve fotoğraflarının yer aldığı liste ile giriş-çıkış yaptığı otoyolda banka ürün bakiyesinin yetersiz olması nedeniyle ücretin ödenmemiş olan geçişlere ait ayrı ayrı detaylıca açıklanarak yazılı bulunduğu geçiş listelerinin mevcut olduğu, ancak ödenmemiş geçiş ücreti bedellerinin olmadığı, ...7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/68791 E. sayılı Ödeme Emri'nde; borçlu ...İli Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği'nden ...Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin Asıl Alacağının 390,00 TL*1.560,00 TL olmak üzere toplam alacağın 1.950,00 TL olduğunun görüldüğünü, dosya kapsamında davalının işleteni olduğu araç ile davacının işlettiği otoyoldan 29/02/2024, 02/03/2024 (iki kez), 09/04/2024, 11/04/2024, 12/04/2024, 22/04/2024 ve 27/04/2024 tarihlerinde ...gişesinden giriş ve Ahiboz gişesinden çıkış, 26/04/2024 ve 30/04/2024 tarihlerinde ise Ahiboz gişesinden giriş ...gişesinden çıkış yapmak suretiyle otoyol'u 10 kez kullandığı, a davalı tarafa ait ...plakalı aracın İhlalli (ödemesiz) geçiş yaptığı anlaşılmış, ancak yapılan geçişlerin ücretleri ayrı ayrı belirten herhangi bir bilgi, belge bulunmamakla, dosyada mevcut olan ...7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/68791 E. sayılı Ödeme Emri'nde; otoyol ihlalli (Geçiş ücreti ödemeden yapılmış geçişlerin) geçiş ücreti olarak ...Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin asıl alacağının toplam 1.950,00 TL olduğu, dava dilekçesinde de harca esas değerin 1.950,00 TL olduğunun belirtildiğini, ihlalli geçişlerin 2024 yılında gerçekleştiği, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Hizmetleri Hakkında Kanun hükümlerinde Otoyol Geçiş Ücretini ödemeden kullananların 6001 Sayılı Kanun'un 30. Maddesinde; belirtilen sürelerde ödeme yapılmaması halinde geçiş ücretinin üç katı tutarında ceza tahakkuk edeceği ve toplamda geçiş ücreti ile geçiş ücretine tahakkuk eden dört kat cezalı tutarın tahsil edileceği şeklinde düzenlendiğini, yukarıda açıklandığı gibi her ne kadar dava dilekçesinde harca esas değerin 1.950,00 TL olduğu belirtilmiş ise de ihlalli geçişlerin toplam ücretlerinin cezalı olarak hesaplanıp hesaplanmadığı yönünde de herhangi bir bilgi, belge veya açıklama bulunmadığını, bu nedenle, yapılan ihlalli geçişlerin cezalı olarak hesaplanmamış olması halinde; toplam alacağın; (1.950,00x3katı) 5.850,00 TL olacağını, geçiş ücreti ve ücretine tahakkuk eden; (5.850,004 + 1.950,00) 7.800,00 TL olacağının hesaplandığını, sonuç olarak; davalı ...İli Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği'ne ait olan ...plakalı aracın belirtilen tarih, yer ve saatlerde otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin ihlalli geçişler yaptığı anlaşıldığı, yapılan inceleme sonucunda otoyol geçiş ücreti toplamı 1.950,00 TL'nin belirlenen 15 gün ve devamında da 45 gün süre içerisinde ödenmemekle 144 katı ceza uygulanmış bulunmakla toplam 7.800,00 TL olduğunun hesaplandığı, davacı tarafın talep etmiş olduğu faiz ve diğer fer'ilerin ödenmesi ve miktarı hususunun takdiri mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30.maddesinin 5.bendinde; "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir." düzenlemesi mevcut ise de, sonradan yürürlüğe giren, 7144 sayılı yasanın 18. maddesi ile 6001 sayılı kanunun 30.maddesinin 5.fıkrasında yapılan değişiklik neticesinde, ceza tutarının 10 kat yerine 4 kat olarak uygulanması gerektiği yine 6001 sayılı kanuna, 7144 sayılı 19. maddesi ile eklenen geçici 3.maddesi ile de bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında da bu kanunun 30'uncu maddesinde yer alan oranların uygulanacağının belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından; davacı tarafından davalı hakkında geçiş ücreti ve ceza tutarı olmak üzere toplam 1950,00 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durması sonucu itirazın iptali istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı tarafından sunulan ihlalli geçiş bilgi fişi görsel ,provizyon sorgu dökümü listesine göre göre, dava konusu aracın ihlalli görüntülerde yer alan araç markası ile ruhsat kaydındaki bilgilerin birbirlerini doğruladığı, ayrıca davacı tarafından ihlalli geçiş bildirimleri düzenlendiği, davalının işleteni olduğu araç ile davacının işlettiği otoyoldan 29/02/2024, 02/03/2024 (iki kez), 09/04/2024, 11/04/2024, 12/04/2024, 22/04/2024 ve 27/04/2024 tarihlerinde ...gişesinden giriş ve Ahiboz gişesinden çıkış, 26/04/2024 ve 30/04/2024 tarihlerinde ise Ahiboz gişesinden giriş ...gişesinden çıkış yapmak suretiyle otoyol'u 10 kez kullandığı, geçiş esnasında geçiş ücretini ödemediği, buna göre davalının 1950,00 TL geçiş ücreti nedeniyle davacıya borçlu olduğu ,davalının borca itirazının yerinde olmadığı ve borcu ödemediği anlaşılmakla, davalının ...7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/68791 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 1.950,00 TL alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda uygulanacak reeskont avans faizi miktarı uygulanmak suretiyle aynen devamına, Asıl alacak miktarı olan 1.950,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-Davalı borçlunun ...7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/68791 Esas sayılı takip dosyasındaki toplam 1.950,00 TL alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda uygulanacak reeskont avans faizi miktarı uygulanmak suretiyle aynen devamına, 3-Asıl alacak miktarı olan 1.950,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 1.950,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 3.000,00 TL, posta masrafı 255,00 TL ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı olan 3.870,4‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk sarf kararı düzenlenmediğinden 6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar yönünden KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/275, K. 2025/924, T. 28.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-275-e-2025-924-k-f0a4688d6971