İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/253 E. 2026/451 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/253
- Karar No
- 2026/451
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/253 Esas - 2026/451 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/253 Esas KARAR NO : 2026/451
DAVA : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 YAZIM TARİH : 06/07/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu hükümlerine göre kurulduğu, sahip olduğu geniş ... ağı ile yurt genelinde, kendi lisanslı ürünlerinin satışı için, kendi amblem, logo ve kurumsal kimlik altında, bayileri aracılığıyla son tüketiciye ulaşan bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğu, müvekkil şirket, dava konusu .... adresinde bulunan, tapuda .... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde kira hakkı sahibi olduğu, taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkı kapsamında müvekkil şirket ile ... Şirketi arasında 31/12/2023 tarihli ve 31/12/2024 tarihli ... Sözleşmeleri akdedilmiş olduğu, taşınmazı halihazırda davalı ... Şirketi kullandığı, anılan akaryakıt istasyonunun "..." markası ve logosu altında faaliyet gösterebilmesi adına akdedilen ... sözleşmesi kapsamında Kurumsal Kimlik, Giydirme Ekipmanları ve bir takım demirbaşlar ariyeten bayi ... Şirketi'ne teslim edildiği, bayi ... Şirketi, taraflar arasında akdedilen 31.12.2024 tarihli ... Sözleşmesi’nin “İşletme Kuralları” başlıklı 6. maddesinin (b) bendi ile “BAYİ, bu sözleşme ile işleticiliği kendisine verilmiş olan ...’nu, kendisine ariyeten bırakılan her türlü malzeme, ekipman ve müşterilere hizmet vermeye yetecek kadar ürün stoğu ile birlikte, 24 saat kesintisiz hizmet verecek şekilde ve münhasıran ŞİRKET’ten temin edeceği ürünlerin satılması ve ŞİRKET’in belirleyeceği diğer hizmetlerin verilmesi amacıyla işletecektir’ hükmüne uymadığı, 31.12.2024 tarihinden itibaren ... faaliyetini durdurarak, akaryakıt satışı da yapmadığı, Davacı müvekkil şirket, gerek kar kaybına gerekse maddi manevi zarara uğradığından ve yine akaryakıt istasyonunun faaliyetinin durması taraflar arasındaki sözleşme ve eklerine açıkça aykırı olduğundan .... Noterliğinden keşide edilen 29.01.2025 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek; " Yapılan incelemelerde, anılan düzenlemeye açıkça muhalefette bulunulduğu, işletmeciliğin tarafına tevdii edilmesine ve yapılan tüm uyarılara rağmen 28/12/2024 tarihinden itibaren istasyonun faaliyetini yavaşlatarak durdurduğunuz, akaryakıt alımı yapmadığınız, 31/12/2024 tarihinden itibaren ise akaryakıt satışı yapmadığının tespit edildiği, Bu durumun Şirketin gerek kar kaybına gerekse maddi ve manevi zarara uğramasına neden olmakta, taraflar arasında münakit Sözleşmeler ve eklerine de aykırılık teşkil ettiği, Şirketin marka değerine, müşteriler tarafından güven duyulan imajına büyük zararlar verdiği, Taraflar arasında münakit ... Sözleşmesi’nin 15.02.2025 tarihi itibariyle süresi sona ereceğinden bahisle; ... faaliyeti yürütülen mezkur akaryakıt istasyonunu 17.02.2025 tarihine kadar tahliye ederek müvekkil şirkete teslimini ve .... ve .... ait, ...’nı, .... İstasyonlu ... Lisansı’nın ve istasyonun işletilmesi ile ilgili diğer tüm kamu kurum ve kuruluşlarından alınması gereken yasal izin ve ruhsatları, Şirketin belirleyeceği kişilere devredilmesi için ise 17.02.2025 tarihinde saat 14.00’da .... . Noterliğinde hazır bulunulması gerekliliği, anılan sözleşme gereğince tarafınıza teslim edilmiş bulunan Şirket’e ait kurumsal kimlik giydirme, ariyet malzemeleri, otomasyon sistemleri ve sair ekipmanı normal kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar hariç olmak üzere hasarsız ve kullanılabilir halde Şirket’e iade edilmesi "hususları davalı şirkete ihtar edildiği, Davalı yan anılan ihtarın gereklerini yerine getirmemiş, istasyonun faaliyetini durdurmuş, istasyonda akaryakıt satışı yapmadığı, yine ihtarda belirtilen gün ve saat noterde hazır olmadığı, Gayri Sıhhi Müessese Çalışma Ruhsatı’nı devretmediği,Yine bugüne dek müvekkil şirkete ait kurumsal kimlik giydirme, ariyet malzemeleri, otomasyon sistemleri ve sair ekipmanı iade etmediği, .... D. İş sayılı dosyası üzerinden dava konusu taşınmaz üzerinde 13/02/2025 tarihinde tespit yapıldığı, istasyonun faaliyetini durdurduğu ve akaryakıt satışı yapmadığı görüldüğü, 31.12.2024 tarihli ... Sözleşmesi’nin “Temlik Yasağı, Rehin Hakkı ve Bayi Aleyhinde Hukuki Yollara Başvurulması” başlıklı 11. Maddesinde “…Ayrıca bayi, iş bu ... Sözleşmesi’nin her ne sebeple olursa olsun süresinden önce ve/veya süresi sonunda sona ermesi halinde, istasyonu derhal tahliye ederek ... İstasyonlu ... Lisansı’nı ve istasyonun işletilmesi ile ilgili öncelikle İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarından alınması gereken diğer tüm yasal izin ve ruhsatları, ŞİRKET’e veya ŞİRKET’in belirleyeceği kişilere devredeceğini, aksi takdirde istasyonun kapalı kalacağı beher gün için istasyon faaliyette iken bir gün içinde yapılan en yüksek satış miktarının 10 katı tutarında cezai şart ödeyeceğini ve şirket’in bu nedenle uğrayacağı zarar, ziyan ve kar mahrumiyetini bila itiraz ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder.” hükmü; “Sözleşme Süresi Ve Fesih” başlıklı 16. maddesi ile “...Sözleşmenin, süresi içerisinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun sona ermesi halinde BAYİ, ...’nu derhal şirket’e teslim ederek terk etmekle yükümlüdür. bayi bu yükümlülüğünü yerine getirmez ve ...’nu teslim etmeyerek fuzuli nitelik kazanan işgaline devam ederse şirket, bu konudaki diğer tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, bayi’nin akaryakıt istasyonu’ndan çıkarılması için açılacak dava kesinleşinceye kadar akaryakıt istasyonu’nun bir yeddi adile tevdiini bayi’den ve mahkemelerden talep etmek hakkına sahiptir. bayi bu talebi derhal yerine getirmeyi taahhüt eder.’’ hükmü yer almaktadır. 15.02.2025 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ... sözleşmesi ve bağlı tüm sözleşmeler sona ermiştir. sözleşmenin sona ermesi ile davalı şirket işgalci konumuna düşmüştür. davalı şirketin istasyonda bulunmasına dayanak teşkil edecek hiçbir hukuki dayanağı kalmadığı, dava konusu istasyonun davacı müvekkil şirkete teslimi gerektiği, akaryakıt istasyonunda müvekkil şirkete ait ariyet olarak bayiye verilmiş malzemeler ve en önemlisi kurumsal kimlik bulunduğu, olası müdahale müvekkil şirketin marka değerine de olumsuz etki yapacak mahiyette olduğu, nitekim epdk internet sitesi üzerinden yapılan sorgulamada davalının 25.02.2025 tarihinde başka bir dağıtıcı şirket markası altında faaliyet göstermeye başladığı görüldüğü, bu durumda sayın mahkemeden ivedi olarak taşınmaz mahallinde tespit yapılarak fili durumun belirlenmesini isteme zorunluluğu olduğu, bu çerçevede, tespit sonucu ortaya konulacak durumun da değerlendirilmesi ile, müvekkil şirketin her geçen gün artan zararının bir noktada sabitlenmesi, telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşılaşmasının önlenmesi, iş bu hukuksuz eylemlerin iyi niyetten yoksun başka kişiler için de emsal oluşturmaması amaçlarıyla, tespite konu taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun açılacak dava sonuna kadar tedbiren işletmek/işlettirmek üzere müvekkil şirkete yediemin olarak teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi” talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dayanak kira sözleşmesinin dosyaya sunulmadığını, Dava konusu taşınmazın 2002 yılından beri müvekkili tarafça işletildiğini, Ruhsat vergi levhası ve fiili tasarrufun müvekkili şirkete ait olduğu, davacı taraf, dava sonunda hükme bağlanabilecek olan el atmanın önlenmesi ve istasyonun teslimi taleplerine paralel şekilde, bu taleplerin ihtiyaten karşılanmasını istenildiğini, bu durum geçici nitelik taşıması gereken tedbir kurumu ile hiçbir suretle bağdaşmadığını, Tedbir kararının, HMK m.389/1 uyarınca, zarar doğma ihtimalinin somut ve ciddi biçimde ortaya konulması hâlinde verilebileceğini, davacı yan birçok yerde işletmesi olan ve güçlü bir firma olduğunu, Ekonomik olarak değerlendirildiğinde bu gücü davalı müvekkili nezdinde de baskıcı bir şekilde kullanmak istediklerini, Her ne kadar zarar olduğu iddia edilse dahi ekonomik güç dengesine bakılarak herhangi bir zararın ortada olamadığını, davacının zararlara ilişkin belgelenmiş veya somutlaştırılmış bu yönde bir belge sunmadığını, bilirkişi raporunda bu riskin varlığına dair herhangi bir teknik ya da işletmesel belirleme bulunmadığını, bu itibarla gecikmenin ciddi zarara yol açacağı yönündeki yasal koşul oluşmadığını, Ruhsat sahibi fiili kullanıcı ve taşınmaz üzerindeki işletmeyi yürüten müvekkili şirket olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerinde yasal ve idari yetkilerin tamamı hâlen davalı müvekkili şirkette olduğunu, tedbir kararı verilmesi hâlinde, hukuken korunması gereken mevcut durum ortadan kaldırılacağını ve müvekkilinin ruhsatlı faaliyeti, üçüncü kişilere karşı geçerli olacak şekilde kesintiye uğratılacak ve telafi edilemeyecek derecede zararların ortaya çıkacağını, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin, daha önceki sunmuş olduğumuz ve tedbire ilişkin beyan dilekçesi alınarak reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELLİLER:
-Dava tarafları arasında akdedilen 31.12.2023, 31.12.2204 tarihli ... sözleşmesi, -Davacı ile dava dışı ... arasında tanzim edilen 01.01.2005 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi, -Tapu kayıtları, -Tarafların ticari defter ve kayıtları, -.... Değişik İş sayılı dosyası, -Karşılıklı olarak keşide edilen ihtarnameler, tutanaklar, -Keşif ve bilirkişi.
06.11.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; Dava konusu taşınmazın Dava tarihli (28.03.2025) itibarıyla değerinin 217.877.690 TL olarak hesaplanarak, Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
25.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1.Davacının incelenen 2023,2024,2025 yılı ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği.
2. Davacının yasal ticari defter kayıtlarına göre davalının mahkeme tarihi itibari ile 34.891,24 TL borçlu olduğu. 3. Davacı tarafından sunulan sipariş formları incelemesinde davalının 28.12.2024 tarihinde en son .... numaralı sipariş vermiş olduğu, daha sonra herhangi siparişi alımı olmadığı, Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
28.04.2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; Usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davalı şirkete ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemler ile, raporumuza ek olarak sunulan fatura örneklerinin içerikleri incelendiğinde, 31.12.2024 tarihinden sonra davalı şirketin davacı şirketten ürün alımının bulunmadığı, kira işlemlerinin devam ettiği, 28.01.2025 tarihinde Ocak/2025 kira ödemesi, 15.02.2025 tarihinde Şubat/2025 kira ödemesi kaydının mevcut olduğu ve 01.04.2025 tarihine kadar ekonomik faaliyetlerin devam ettiği, Davacı tarafın keşide ettiği ihtarnameye göre 15.02.2025 tarihinde aralarındaki sözleşmenin sona erdirileceği, 17.02.2025 tarihinde bu nedenle davalının tahliyesinin talep edildiği, davalının istasyonu tahliye etmesi gerekip gerekmediği ve haksiz şagil olup olmadığı hususunda;
Nihai takdirin mahkememizde olmak üzere bilirkişi kurulu raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL; Dava, tapuda .... parsel sayısında kayıtlı olan arsa vasfında taşınmaza davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesi istemine yöneliktir. Dava konusu taşınmazın tapu kayıtları .... celp edilmekle, taşınmaza elbirliği mülkiyet hükümleri gereğince malik olunduğu, taşınmaz kaydında davacı şirket adına kira sözleşmesi şerhi bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ile, dava konusu edilen taşınmazın davacı şirketçe kira sözleşmesi gereğince kullanılmakta iken, farklı tarihlerde davalı ile akdedilen ... sözleşmeleri gereğince kullanım hakkının davalıya bırakılmış olduğu, davalının ... sözleşmesi şartlarına aykırı davrandığı, bu sebeple keşide edilen ihtarname ile taşınmazın tesliminin istenildiği iddia edilmiştir. .... Değişik iş sayılı dosyası uyap sisteminden celp edilmekle işbu dosyada yapılan incelemede, 13.02.2025 tarihinde yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, 15.03.2025 tarihli inşaat mühendisi raporunun sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmakla harca esas olmak üzere taşınmaz değerinin tespiti yapılmış, 06.11.2025 tarihli rapor sunulmuştur. Raporda 217.877.690-TL kıymet takdir edildiği görülmüştür. Dava taraflarına ait ticari defter ve kayıtlarda ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yapılmakla, mali müşavir bilirkişilerce sunulan raporlarda 31.12.2024 tarihinden sonra davalı şirketin davacıdan ürün alımının tespit edilemediğinin bildirildiği görülmüştür. Dava taraflarınca dosyaya sunulan dilekçeler ve aşamalarda sunmuş oldukları sözlü beyanlarında; davacı tarafın iddiasının taşınmazın kiracısı oldukları, ... sözleşmesi ile kiralama yaptıkları, davalının da ... sözleşmesi gereğince taşınmazı kullanmakta olmakla sözleşmenin sona ermesi sebebi ile taşınmazın teslim edilmesi gerektiğinin savunulduğu; davalının savunmasının ise taşınmazın 2022 yılından bu yana kendilerinin zilyetliğinde olduğu, akaryakıt bayisi işletmek için gerekli olan ruhsat ve belgelerin davalıya ait olduğunun beyan edildiği görülmüştür. Dosya kapsamına alınan belge ve sözleşmeler nazara alındığında, davacının kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazda kiracı sıfatını haiz olduğu, davalının ise ... sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazı kullanmakta olduğu; sunulan dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında ... sözleşmesi ve zilyetlik iddiası haricinde, dava konusu taşınmazın davalı tarafından dava tarihi ve sonrasında kullanılıyor olmasını haklı kılacak mülkiyet, kira gibi bir iddia ileri sürülemediği gibi bu yönde bir delil de bildirilemediği anlaşılmaktadır. Gerek .... Mahkemesince 13.02.2025 tarihinde yapılan keşif neticesince dosya arasına alınan rapor ve işbu raporun eki olarak sunulan fotoğraflar, gerekse de mahkememizce yapılan keşif neticesinde alınan rapor ve görgüye dayalı kanaat neticesinde; Davacı ile davalı arasında tanzim edilen son ... sözleşmesinin 31/12/2024-15/02/2025 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde tanzim edildiği, davacının 29/01/2025 tarihli ihtarnamesi ile davalıya taşınmazın teslimini ihtar ettiği, işbu ihtarnamenin muhatabı davalıya 29/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, dava tarihinde ve yargılamanın devamı süresince teslimin gerçekleşmediği, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan ... sözleşmesinin 6/b maddesi gereğince davalı 24 saat kesintisiz olarak işletmesinin kararlaştırıldığı, ancak yapılan defter incelemesi ve Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşif neticesinde davalının 31/12/2024 tarihinden itibaren faaliyetini durdurduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça keşide edilen 29/01/2025 tarihli ihtarnamede, 28/12/2024 tarihinden itibaren faaliyetin yavaşlatıldığı, akaryakıt alımı yapılmadığı, 31/12/2024 tarihinden itibaren akaryakıt satışı yapılmadığı tespit edildiğinden davalının devir işlemleri için 17/02/2025 saat 14.00 de .... . noterliğinde hazır bulunması ve istasyona ait giydirme, malzeme ve otomasyon sistemlerinin tesliminin ihtar edildiği, ... sözleşmesinin 16. maddesi fesih ve teslim hususunun kararlaştırıldığı, maddede sözleşmenin imza tarihinden 15.02.2025 tarihine kadar geçerli olduğu, tarafların anlaşması halinde 5 yılı geçmemek üzere uzatılabileceğinin kararlaştırıldığı sabittir. Her ne kadar davalı tarafça 6098 sayılı TBK'nun 299 vd maddelerinde düzenlenen kira sözleşmeleri çerçevesinde bir kısım savunma ileri sürülmüşse de, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğuna dair delil sunulmadığı, bilakis dosyaya sunulan farklı tarihli ... sözleşmelerinin de ihtilaf konusu olmadığı sabit olduğundan bu yöndeki savunmalara itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Kısaca izah edilenler çerçevesinde, davalının ... sözleşmesi dışında başkaca bir üstün hak ileri süremediği, davacının dosya kapsamına alınan evraklar çerçevesinde kiracı sıfatını haiz olmakla taşınmazı ... sözleşmesi çerçevesinde davalıya teslim etmiş bulunduğu, ... sözleşmesinin de 15.02.2025 tarihi itibari ile sona erdiği, taraflarca sözleşmenin sona erme tarihinin belli bir süre koyarak kararlaştırabileceği, bu tarihin gelmesi ile kural olarak, sürekli borç doğuran sözleşme kendiliğinden sona ereceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tapuda .... parsel sayısında kayıtlı arsa vasfında olup .... adresinde bulunan taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, künyesi yazılı taşınmazın davacıya teslimine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 3.720.806,25-TL harçtan, peşin alınan 1.707,75-TL harç ile 3.720.806,25-TL tamamlama harcı mahsubu ile 1.707,75-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma, 3.720.806,25-TL tamamlama harcı ile 4,361,50-TL keşif harcı olmak üzere toplam 3.725.783,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.180,40-TL tebligat ve posta gideri ile 23.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.180,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 3.234.776,90-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu masrafların kendi üzerine bırakılmasına,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. .... (e Duruşma), davalı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. .... 'ın yüzlerine karşı, karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip .... Hakim .... ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.