İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/606 E. 2026/576 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/606
- Karar No
- 2026/576
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/606 KARAR NO : 2026/576
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2019 KARAR TARİHİ : 10/07/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket aracında ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında adsl - internet satışı ve buna dair hak ve sorumlulukların düzenlendiği "bayilik sözleşmesi" imzalandığını, davalı şirketin alt bayi olduğunu, davacının ana bayi olarak faaliyetini sürdürdüğünü, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine istinaden adına iş yapılan şirket, dava dışı ... AŞ. olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşme ile; davalı şirket tarafından dava dışı ... şirketine abone kazandırılması, aboneliğin aktif hale geçmesi, akabinde abonenin bu aktifliğinin asgari 60 gün sürmesi ve 60. günden sonra ...'dan müvekkil lehine kazanılacak hak edişin davalı tarafından ödenmesi hususunda anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözlü kabuller, ilgili sektörün teamülleri ile en önemlisi bayilik sözleşmesi ve ekine göre hak edişin doğumu için müşterinin aboneliğinin aktif olması, aktif olduktan sonra 60 gün boyunca bu aboneliğin sonlanmamış olması gerektiğini, bahsedildiği üzere abonelik hak ediş doğmasına münasip ise dava dışı ... şirketi müvekkile hakediş ödemesi yapmakta, müvekkil de gecikmeksizin davalı şirkete ödeme yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişki genel itibarı ile 2015 Aralıkta başlamış, 2016'nın ise bir kısmında devam ettiğini, davalı taraf 3 adet fatura kestiğini, bu faturaların 27.01.2016 tarihli, 10.260,00 TL bedelli, 10.05.2016 tarihli, 17.410.00 TL bedelli, 30.07.2016 tarihli, 4.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 31.670.00 TL'lik faturalar olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki çok önce başlamış olmasına rağmen davalı şirket fatura düzenlemeye çok geç başladığını ve bu durum aksamalarla devam etttiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete toplam 37.870.00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin hak ediş ve avans ödemelerine ilişkin olduğunu, bazı durumlarda müvekkil hali hazırda ödeme yapma gerekliliği olmamasına rağmen, davalı şirketin şifahi talepleri üzerine ve iyiniyetli münasebet gereği avans ödemelerinde bulunduğunu ve ticari ilişkiyi geliştirmek istediğini, davalının son kestiği faturadaki açıklamadan da görüldüğü üzere davalı hakediş iddia ve talebini, “ADSL Satış Primi, Haziran 2016-Temmuz 2016" açıklamasına istinaden ilgili fatura ile zaten tamamladığını, buna karşılık davacının da özellikle son ödemelerinde Ağustos 2016 dönemini kapsayacak şekilde ödemelerini tamamladığını, devam eden süreçte bazi aboneliklerin iptal edildiği, bu sebeple de hakedişlerin oluşmadığını, dava dişi ... Şirketi tarafından bu hususta müvekkile iptallerin bilgisi verilmiş ve müvekkile ödeme yapılmadığını, sonrasında müvekkilim tüm kayıtları incelemiş, kendisine kesilen faturaları ve kendisinin yapmış olduğu ödemeleri kontrol ettiğini, neticesinde davalının kestiği 3 adet toplam 31.670,00 TL'lik bedelli faturalar karşılığında müvekkilimin davalıya yapmış olduğu toplam 37.870,00 TL'lik bedel kıyaslandığımla müvekkilimin 6.200,00 TL fazla ödeme yaptığını, ancak yapılan ödemelerin bununla sınırlı olmadığını, davalı şirket, rastgele aramalar yapmış, bayilik sözleşmesinden fazla ve haksız çıkar elde etmek için potansiyel abonelerle görüşmesinde ...şirketi algısı oluşturarak işleri müvekkil şirkete faturaya etmeye çalıştığını, hatta listede bilgi hanesinde bulunan açıklamalara göre aynı aboneye mükerrer kayıtlar açıldığı, işilme engeli olan kişi ile görüşme yapılmaya çalışıldığı, kişilere ...'ten geçiş yapmalar halinde ödemeleri gereken cezai şart hakkında açıklayıcı bilgi verilmediği ve bu sebeple kişilerin yanıltıldığının anlaşıldığını, müvekkilinin yaptığı fazla ödeme olan 6.200,00 TL'nin talep edildiğinde davalı tarafından fazla ödenen paranın iade edilmeyeceğinin bildirildiğini, hatta kendisinin alacaklı olduğunu iddia ederek ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, yine ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasından alacak davası açıldığını, hem hakedişe dönen işlerde hem de hiç aboneliğin başlamamış olduğu işlerde davalı şirket, kötü niyetli olarak müvekkilimden her aşamada para talep ettiğini, müvekkilinin hem iyiniyet hem de devam eden ticari ilişkiye istinaden birçok kez avans niteliğinde ödemelerde bulunduğunu, davalı şirketin bu durumu kötüye kullandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; taraflar arasındaki ticari nitelikteki faaliyet kapsamında ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacak miktarının tespitini ve ileride talebimizi arttırmak hakkını saklı tutarak müvekkilimin, şimdilik 6.200,00 TL tutarındaki alacağının davalı şirkete ödeme tarihi olan 03.10.2016 tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul yönünden dava şartı yokluğu itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; taraflar arasındakı bayilik sözleşmesine dayalı ticari ilişki nedeniyle aynı dava konusu ile ilgili daha önce .. 7. ATM'nin ... esas ...karar tarihli kararı ile davalı müvekkili şirketin davacıdan 13.12.2016 dava tarihi itibari de 1.000,00 TL, 03.04.2018 tarihinden itibaren 90.630,00 TL alacaklı olduğuna dair kesin hüküm bulunmakta olduğunu, davacının müvekkiline olan borcunun ödenmemiş ve ilamlı takibin çağrı merkezi sahibi müvekkili şirketinin davacının şirketinin distribütörü olduğunu, ... adlı dava dışı firmaya ait olan doping ... adlı ürünün satış ve pazarlama faaliyetini Aralık 2015'ten bu yana gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkilinin çağrı merkezinde telefon ile gerçekleştirdiği satışları davacıya bildirmekte ve yapılan bu satışlar davacı iç onayından geçtikten sonra müvekkilinin prim alacağı doğmakta ve müvekkilinin her bir satış için KDV dahil 100,00 TL prim alacağının davacı tarafından ödenmekte olduğunu, ancak davacının fatura kesileceği zaman “aktivasyon olmadığı, dava dışı ... tarafından kayıt yapılmadığı, kuryeden satışın iptal olduğu” gibi gerekçelerle müvekkilinin tüm hak ve alacaklarını ödemekten imtina ettiğini, müvekkilinin satış için pazarlama faaliyeti bitip davacı tarafından iç onay verildikten sonra müşterilerin abonelik işlemi iptalini gerekçe göstererek müvekkilinin hak ettiği prim devam etmekte olduğunun, alacağının davacının kesme hakkı bulunmadığını, 7 Nisan 2016 tarihine kadar ... tarafından sağlanan internet sitesinden erişilen ... müşteri ilişkileri ortak ekranından Aralık 2015 -Nisan 2016 arası müvekkilinin gerçekleştirdiği satışlar görülmekte iken daha sonra davacı tarafından bu sitenin kapatıldığını ve müvekkilinin satışları takip etmesinin engellendiğini, davacı daha sonra başka bir site kurmuş olsa da burada tüm satışlarının durumunu paylaşmaktan vazgeçmiş ve bilgi akışını kesmiş olduğunu, davacının müvekkilinin hak edişlerini gösteren mailleri Nisan ayına kadar gönderirken sonraki aylarda doping ... adlı ürüne ilişkin yaptığı satışların hak edişlerini gösterir listelerinde kendisine gönderilemediğini, Mayıs-Ağustos 2016 ayları arası yapılan satışları gösterir listenin davacı tarafında olduğunu, davacının müvekkilinin yaptığı tüm satışlara ilişkin alacağını ödemediğini, müvekkilinin iç onay aldıktan sonra davacı ve dava dışı ... firmasının bağlantı işlemini gerçekleştirdiğini, davacının sözleşme ekinde ibraz ettiği hak ediş listesi başlıklı sözleşmenin eki olduğu iddia olunan belgede tarafların imzası olmayıp davacının iddia ettiği şekilde davalının hak edişlerinin 60 gün içerisinde iptal olunan işlemlerde iade olacağına ilişkin anlaşmanın taraflar arasında mevcut olmadığını, taraflar arasında bu hususta bir müzakere ya da anlaşma olmadığını, tarafların sözleşmeye ek olarak böyle bir belge sunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği şekilde müvekkiline yaptığı ödemelerin bir kısmının zaten avans olarak gönderilmiş olduğu iddiasının doğru olmadığını, taraflarına yapılan tüm ödemelerin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle doğmuş olan hak ediş ve alacaklar için olduğunu, ... 7. ATM'de yapılan bilirkişi incelemesinde davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve bu konuda mahkemece alınmış rapor ve kararın kesin delil niteliğine haiz olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle dava konusu sözleşme ve cari hesaptan kaynaklı kesin hüküm bulunmasından dolayı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, bayilik sözleşmesi, ödeme dekontu, faturalar, yazı cevabı içerikleri, ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya aslı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.... Taraf delilleri toplanmış, sözleşme celp edilmiş , Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce tarafların iddiaları kapsamında dosyanın inceleme yapılmak üzere alanında uzman bilirkişilere tevdine karar verilmiş ve sektör bilirkişisi ...tarafından Mahkememize ibraz edilen 01/08/2021 tarihli ayrık bilirkişi raporunda özetle; "1.Hasar için sarf edilen malzeme (kablo ve bağlantı ekipmanları) için davacı tarafından belirtilen masraflar makul, mantıklı, kabul edilebilir, uygun olduğu ve yerinde olduğu, 2. Kendi kurmuş olduğu altyapı sistemlerinde meydana gelebilecek arıza ve hasarları gidermek davacı kurumun kanun ve yönetmelikler ile tanımlanmış asli görevleri arasında olduğundan dolayı hasarın giderilmesi amacı ile sarf edilen işçilik ve kullanılan nakliye araç ve gereç masrafları için davacı tarafın davalı taraftan talep ettiği masrafların yerinde olmadığı, bu maşraf kalemleri için davacı tarafından davalı tarafa bir bedel yansıtılamayacağı, 3. Bu dava kapsamında; davalı tarafın hasarın sorumluluğunu işi taşere ettiği alt yüklenicilerine yükleyemeyeceği, işi yaptıran ana kurum olması nedeni ile vuku bulan hasar nedeni ile davacıya karşı sorumlu olduğu tarafımızca değerlendirilmiştir."şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Mahkememizce tarafların iddiaları kapsamında dosyanın inceleme yapılmak üzere alanında uzman bilirkişilere tevdine karar verilmiş ve SMMM bilirkişisi ... tarafından Mahkememize ibraz edilen 01/09/2021 tarihli ayrık bilirkişi raporunda özetle; "1. İşbu dava nedeniyle davacı ...'ın incelenen işletme defteri ve banka dekontları davalının düzenlemiş olduğu faturalar incelenerek davacının davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan 6.200-TL..kadar alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, söz. konusu alacak miklarının ... 7.ATM'nin... E.sayılı dosya tahtında ...ltd. Şti.nin ... aleyhinde açmış olduğu alacak davası için düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda tespit edilmiş olduğu, ancak ...'ın 6.200.-TL. lik bu alacağı...td. Şti'ne olan burcundan mahsup edildiğinin görüldüğü ve söz konusu dosya ile ilgili olarak 02.10.2018 tarihinde ...'ın 91.630.-TL. borçlu olduğuna karar yerildiği ve kararının istinaf edilmediğinden kesinleştiği, Bu durumda, kesinleşen dosyaya hesaba dahil edilen 6.200.TL. için davacı söz ...'ın 2019 yılında 6.200.-TI.. için alacak davası açmış olmasında mükerrerlik söz konusu olduğu dikkate alındığında, davacının dava tarihi ilibariyle davalı şirketten alacaklı olmadığı/olamayacağı, davacının 6.200.-TL dışında fazla ödeme yaptığı veya hesaplandığı beyanı ile ... 7. ATM'nin ... esas sayılı dosya için düzenlenmiş olan prim ve diğer alacak hesaplaması kastedilmesi söz konusu ise, söz konusu hesaplamaya itiraz edilmediğinden ve kesinleştiğinden davacının bu hususla ilgili alacak talebinde bulunup bulunmayacağı ve sonuçta işbu davayı açmakla hukuki yarar olup olmadığının takdirinin sayın mahkemede olduğu, 3. Teknik Bilirkişi tarafından düzenlenmiş olan rapordaki tespitlerin mahiyet ve sonuçlarının işbu dava dosyası ile illiyet bağı bulunmadığı gibi, teknik bilirkişinin somut olayla örtüşmeyen ve çözüm odaklı olmayan hiçbir görüşüne katılmadığım,."şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Mahkememizce tarafların iddiaları kapsamında dosyanın yeniden değerlendirme yapılmak üzere alanında uzman bilirkişilere tevdine karar verilmiş ve SMMM ..., Elektronik ve Haberleşme Mühendisi ... ve ...'dan alınan 26/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sözleşme ilişkisi bakımından, davacı tarafça dosyaya EK-İ olarak sunulan belgenin taraflar açısından bağlayıcılığına ilişkin takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sektörel bakımdan; davalı şirketin deaktif abone, abonelik iptali, cayma durumlarında davacı firmadan hakkediş talep edemeyeceği,. Davacı ... tarafından işletilmekte olan ve bayilerin kullanımına sunulan sitesinin kapatılmış olması sebebi ile davalı tarafça yapılan işlere ilişkin bilgilerin elde edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakta olup sunulan kayıtların delil niteliği taşıyıp taşımadığının tespit edilemediği ,Abonelerin iptal işlemi yapıp yapmadığı, 60 günlük süre içinde deaktivasyon işlemi olup olmadığı hususlarının da tespitinin mümkün olmadığı, Mali bakımdan; 30.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan alacağının 6.200- TL olduğu tespit edilmiş olup, ... 7. ATM'nin ...esas sayılı dosyasında davacı ... ın tespitinde ...'ın 6.200.- TL olan alacağının da dü; buna göre hüküm tesis edildiği, sonuç itibariyle takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, işbu davada talep edilen 6.200- TL tutarındaki alacağın mükerrerlik teşkil ettiği, "şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Mahkememizin 23/01/2023 tarihli ara kararı ile, tarafların itirazlarının tek tek incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ... ve ...tarafından tanzim edilen 05/05/2023 tarihli ve ... tarafından tanzim edilen 02/10/2023 tarihli bilirkişi 1.ek raporunda kök rapordaki tespitlerde değişiklik yapılması gerektirir husus bulunmadığı şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 27/06/2025 tarihli ara kararı ile, dava dışı ... şirketinden gelen kayıtlar , taraf ticari defter ve kayıtları , hak ediş belgesi, sözleşmeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 19/03/2026 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda özetle; 1-) Sektörel ve mali açıdan; önceki raporlarda yer alan tespitlerimizde değişiklik yapılmasını gerektirir husus bulunmadığı, Sonuç itibariyle; işbu davada talep edilen 6.200,- TL tutarındaki alacağın mükerrerlik teşkil ettiği, 2-) Bayilik Sözleşmesinin her sayfasının altında tarafların kaşe ve imzalarının bulunduğu bu nedenle bu sözleşmenin taraflarca kabul edildiğinin anlaşıldığı, 3-) Sözleşmede davalının hak ve alacaklarına ilişkin doğrudan bir düzenlemeye rastlanılmadığı, 4-) Sözleşme incelendiğinde; davalı bayinin hak edeceği ücrete ilişkin düzenlemenin; 03.08.maddede aynen “Bayinin ... satışları ile ilgili ticari model ödeme sistemleri EK-İ'de açıkça belirtilmiştir.”; 06.01. maddede aynen “Bayi, komisyon hak ve alacakları oranları ve komisyon heyeti tarafından tanzim edilen 05/05/2023 ödeme zamanları EK-I detayları olarak belirtilmiştir.” şeklinde tanzim edildiği, ancak bu belge davalı tarafından kabul edilmediği, EK-I olarak tarafların anlaştıkları herhangi bir belgeye de rastlanılamadığı, 5-) Davacı tarafça dosyaya EK-İ olarak sunulan belgenin taraflar açısından bağlayıcılığına ilişkin takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu, 6-) Diğer yandan sektörel olarak yapılan değerlendirmelerdeki yorumlar sadece sektör bilirkişisinin değil aynı zamanda hukuku bilirkişinin de görüşlerimi yansıttığı, Ayrı başlıklar altında değerlendirmeler yapılsa da rapor bir bütündür ve tüm bilirkişilerin heyet olarak ortak görüşlerini ifade ettiği,7-) Netice olarak heyetin görüşünü değiştirecek yeni bir durumun bulunmadığı" şeklinde tespitler yapılmıştır. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacının iddiasının; davacı ile davalı şirket arasında ADSL internet satışı ve buna dair hak ve sorumlulukların düzenlendiği bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalının bir alt bayi olduğunu, dava dışı ... A.Ş. adına faaliyet gösterildiğini, sözleşme kapsamında yapılan satışlar neticesinde hak edilen prim ve alacakların ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacak talebinde bulunduğu, Davalının savunmasının ise; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle aynı dava konusu ile ilgili daha önce ... 7. Asli Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve...Karar sayılı ilamı ile kesin hüküm bulunduğunu, davacının davalıya borçlu olduğunu, ilamlı takibin devam ettiğini, dava konusu edilen alacakların bir kısmının mükerrer olduğunu, ayrıca sözleşme ve sektör teamülleri uyarınca deaktif abonelikler ve iptal edilen işlemler yönünden prim hak edişi doğmayacağını savunarak davanın reddini talep ettiği anlaşılmakla, Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davacının dava konusu alacak iddiası bakımından haklı olup olmadığı, alacak talebinin kesin hüküm mahiyetinde bulunup bulunmadığı ve davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacaklı olduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari satımdan kaynaklanan) davasında, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defterler ve dosya arasına kazandırılan kök ile ek bilirkişi raporları eksiksiz bir şekilde incelenmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin hükümleri, sözleşmeye ekli olduğu iddia edilen belgelerin (EK-1) hukuki bağlayıcılığı, sektörel bazda deaktif ve iptal edilen abonelikler üzerinden prim talep edilip edilemeyeceği ve davanın mükerrerlik teşkil edip etmediği hususlarının incelenmesini gerektiği anlaşılmaktadır. 1. Sözleşme İlişkisi, Şekil Şartları ve EK-1 Belgesinin Hukuki Değeri; Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için öncelikle sözleşme ilişkisinin kapsamı ele alınmıştır. Dosyaya sunulan 4 sayfadan ibaret "Bayilik Sözleşmesi"nin her sayfasında tarafların kaşe ve imzalarının bulunduğu, bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığı görülmektedir. Sözleşme metni incelendiğinde ise; bayinin hak edeceği ücrete ilişkin düzenlemelerin 03.08. maddesinde "Bayinin ADSL satışları ile ilgili ticari model ödeme sistemleri EK-I'de açıkça belirtilmiştir" şeklinde ve 06.01. maddesinde ise komisyon hak ve alacakları oranları ile komisyon ödeme zamanlarının EK-I detayları olarak belirtileceği şeklinde tanzim edildiği tespit edilmiştir. Ne var ki, davacı vekili tarafından dosyaya EK-1 olarak sunulan belgenin davalı vekili tarafından kabul edilmediği, anılan belgede herhangi bir tarafın isim, kaşe ve imzasına rastlanılmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme ekinde yer aldığı iddia edilen "...Ağustos 2016 Hakediş Listesi" isimli belgenin incelenmesinde de taraflara ait imza ve kaşenin bulunmadığı açıkça görülmektedir. Hukukumuzda sözleşmelerin ekleri niteliğindeki belgelerin tarafları bağlayabilmesi için irade uyuşmazlığını ortaya koyar şekilde imza ve onay içermesi şarttır. İmzasız ve tek taraflı düzenlenen listelerin karşı taraf üzerinde hukuki ve bağlayıcı bir yükümlülük doğurmayacağından söz konusu ek belge kapsamında davacının alacak ve talebinin olamayacağı anlaşılmıştır. 2. Sektörel İnceleme ve Deaktif / İptal Aboneliklerin Durumu; Dosya kapsamında yapılan sektörel incelemelerde, telekomünikasyon sektöründeki bayilik ilişkilerinin niteliği ve işleyişi ele alınmıştır. Bayilik sözleşmelerinde hakedişlerin doğrudan prim üzerinden düzenlendiği, zaman zaman fraud abonelik (sahte abonelik) sebebiyle sözleşme iptalleri, abonelikten cayma ve deaktifasyon işlemlerine sıklıkla rastlandığı belirlenmiştir. Bu tür suistimallerin ve haksız ödemelerin önüne geçmek amacıyla ana bayilerin sözleşmelere önleyici hükümler eklediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sunulan excel tabloları, sistem log kayıtları ve dava dışı ... verileri üzerinde yapılan teknik değerlendirmelerde; bir kısım aboneliklerin aktif kalmadığı, 60 günlük süre içerisinde iptal edildiği, cayma bildiriminde bulunulduğu veya iç onay süreçlerinden hiç geçmediği tespit edilmiştir. Sözleşme hükümleri ve sektör teamülleri gereğince, deaktif olan ya da iptal edilen abonelikler üzerinden prim hakedilemeyeceği, davacının bu kalemlere yönelik taleplerinin sektörel gerçeklikle bağdaşmadığından davacının bu miktar talebi bakımından haklı olduğu net bir şekilde anlaşılmıştır. 4. Mükerrer Talep Beyanı; Dosyamız arasına alınan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ve ...Karar sayılı dosyası incelendiğinde, davacının davamızın davalısı, davalının ise davamızın davacısı olduğu, dava konusunun ise, davalı (Mahkememiz davacısı) tarafından eksik ödenen bedelledin tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosya içerisine alınan 20.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ile, ... tarafından ... adına toplam 31.670,00 TL bedelli fatura tanzim ettiği, ... tarafından toplam 37.870,00 TL bedel ödenerek fazladan 6.200,00 TL ödemede bulunduğu, ... tarafından toplam 2777 abone kaydı yaptığı fakat bu abonelerin 1482 tanesinin iptal iade gibi açıklamalar ile aboneliğini deaktif hale getirdiği, geri kalan 1295 abone bakımından ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca abone başına 100,00 TL üzerinden toplam 129.500,00 TL bakımından ... tarafından alacağının bulunduğu ve bunun ödenen 37.870,00 TL 'sinin mahsubu ile davacının toplam 91.630,00 TL alacağında haklı olduğunu kanaat olarak Mahkemeye bildirdiği ve Mahkemece de bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verdiği ve kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının Mahkememizden talebinin ise davalıya ödenen 6.200,00 TL bedelin fazla olduğu iddiasına dayandığından somut uyuşmazlıkta kesin hüküm halinin olmadığı anlaşılmıştır. 3. Mali İnceleme ve Cari Hesap Olgusu; Mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişilere tevdii ile yapılan inceleme neticesinde; taraflar arasında daha önce ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı dosyası üzerinden ... Şti. tarafından ... aleyhine açılan alacak davasının kapsamı ve cari hesap alacakları ele alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden hesaplanan borç ve alacak bakiyeleri hüküm altına alınmıştır. Dosyamız arasına alınan bilirkişi raporlarında ve dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı üzere, işbu davada davacı tarafça talep edilen 6.200,00-TL tutarındaki alacak kaleminin, daha önceki dava dosyasında hesaplanan ve mahsup edilen tutarlar içinde yer aldığı, dolayısıyla işbu talebin yerinde olmadığı ve davacının bu miktar alacak talebinin ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ...Karar sayılı dosyası içerisinde değerlendirilmesi nedeni ile davacının bu miktar alacak talebin bakımından haklı olmadığı, fazlaya ilişkin alacak talebini ise ispat edemediği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasal, mali ve sektörel gerekçeler ışığında, davacı tarafça sunulan EK-1 niteliğindeki listelerin imzasız olması nedeniyle davalı şirket açısından bağlayıcılığının bulunmadığı, sektör teamülleri ve sözleşme hükümleri gereği deaktif, iptal edilen veya cayma ile sonuçlanan abonelikler üzerinden prim hakedişi talep edilemeyeceği, dava konusu edilen alacak talebinin daha önce kesinleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ilamına konu alacakla aynı mahiyette oluşturduğu ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmakla, davacının fazlaya ilişkin iddiasını ispata elverişli delil sunamadığı da dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00- TL karar ve ilam harcının peşin alınan 105,89-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 626,11-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 6.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10.07.2026
KATİP ... e-imzalıdır
HAKİM ... e-imzalıdır