İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/198 E. 2025/698 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/198
Karar No
2025/698
Karar Tarihi

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/198 Esas - 2025/698 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/198 KARAR NO : 2025/698

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 K.YAZIM TARİHİ : 16/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yüklenici firma ... Asansör Yürüyen Merdiven Elektronik Sanayi Tic.Ltd.Şti firması çalışanlarından ... Bılım tarafından Yüklenici ve Kurumumuz aleyhine ihbar, fazla mesai ve yıllık izin gibi işçilik alacaklarının müşterek ve müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde tahsilini teminen ...6. İş Mahkemesi'nin 2015/581 esasına kayden dava açıldığını, anılan dava sonucu verilen, 21.11.2016 tarih K.2016/1066 sayılı karar ile, "Davanın kısmen kabulüne," hükmedildiğini ve söz konusu karara istinaden; ...22.İcra Müdürlüğü'nün 2017/4177 Esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takibi nedeniyle kurumlarınca 07.03.2017 tarihinde toplam 4769 TL ödeme yapıldığını, kurumlarınca davacıya ödenmek zorunda kalınan bu tutarın, Kurumumuz ile sözleşme imzalayan ... Asansör Limited Şirketince, Borçlar Kanunu ve imzalamış oldukları sözleşmelerin amir hükümleri gereğince, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte kurumlarına geri ödenmesi gerektiğini, muhtelif sözleşmelerin ilgili hükümlerinde, yüklenicinin işin görülmesi sırasında ve/veya işin görülmesi nedeniyle istihdam ettiği kişiler ile yaşayacağı hukuki ihtilaflar nedeniyle (işten çıkarma, işten ayrılma, istihdam edilenin haklı nedene sözleşmeyi feshi vb.) yürürlükteki mevzuat hükümleri nedeniyle kurumlarının da sorumlu tutulabileceğini, tüm zararlarda (Kıdem, İhbar tazminatı, manevi tazminat, işe iade vb.) kurumun sorumlu olmayacağını, kurumun belirtilen nedenlerle herhangi bir ödeme yapmak zorunluluğunda kalması durumunda yapılan bu ödemeyi başkaca bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmadan, tamamen, nakden ve defaten Kuruma ödeyeceğini kabul ve taahhüt edeceğini, kurumları tarafından, herhangi bir ödeme yapılması halinde hisse oranlarına bakılmaksızın, tamamının yükleniciden tahsil edileceği şeklinde hükümler yer aldığını, işçinin çalışmaları, davalı firmayla imzalanan ve personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmesine dayandığını, sözleşmenin "Diğer Hususlar" başlıklı 36.6., 36.7. ve 36.8. Maddelerinde; Sürücülerin işten çıkarılması işlemlerinde İdarenin uğrayacağı zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca İş ve Sosyal Güvenlik yasalarının işveren ve çalışana yüklemiş olduğu tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğunu düzenlediğini, dava dışı işçiyi çalıştıran davalı şirketten sorumlu olduğu tutarı kurumları hesabına yatırmasının istendiğini, ancak davalı tarafından sorumlu olduğu söz konusu tutarların yatırılmaması nedeniyle, dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuru yapıldığını, bu kapsamda dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında başvurulan arabuluculuk süreci de anlaşmama ile sonuçlandığını, ...25. İcra Müdürlüğünün 2018/991 E. Sayılı dosyası üzerinden 4.769,00-TL asıl alacak ve 381,00 TL işlemiş faiz alacağı ile ilgili olarak borçlu aleyhine 25.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış ancak borçlu şirket tarafından icra takibine usule ve yasaya aykırı olarak itiraz edilmiş olup itirazın iptali ve takibin devamı borçlunun % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebiyle işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, arz edilen nedenlerle davanın kabulü ile; ...25.İcra Müdürlüğünün (Yeni ...2. Genel İcra Müdürlüğü) 2018/991 E. Sayılı İcra Dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine borçlu vekilince yapılan itirazın iptaline, 2004 sayılı İİK md.67 hükmü gereğince %20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalılar süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ...22.İcra Müdürlüğü'nün 2017/4177 E. Sayılı dosyası, İş Mahkemesi dosyası ...25. İcra Dairesi'nin 2018/991 esas sayılı dosyası, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 18.08.2025 tarihli raporda:Davacı tarafından ilama göre rücuya konu alacak tutarı olan 4.769,00TL(yasal kesintiler dahil olmak üzere)'yi, dava dışı işçi tarafından başlatılan ...22.İcra Müdürlüğünün 2017/4177 E. Sayılı dosyasına 07.03.2017 tarihinde ödemiş olduğunu, yen tarihli ...BAM 4.Hukuk Dairesi kararı ve bu kararın atıf yaptığı Yargıtay 6.HD. Kararlarına göre; davacı ile davalılar arasında imzalanmış olan sözleşmelerde dava dışı işçiye ödenecek olan alacaklardan davacının sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, alıntılanan sözleşme ve teknik şartname hükümleri dikkate alındığında, davacının tespit edilen ve alacakların yarısını mı yoksa tamamını mı talep edebileceği yönündeki takdirin mahkemede olduğunu, davacı tarafından rücu bakımından hesaplanan tutarlarının tamamını ...25.İcra Müdürlüğünün 2018/991 E. Sayılı dosyasından talep edebileceğinin kabulü halinde takipte talep edebilecek asıl alacak ve işlemiş faizleri ile fazla talep edilen tutar asıl alacak 4.769,00TL, işlemiş faizi 381,00TL olduğunu, davacı tarafından rücu bakımından hesaplanan tutarların yarısını ...25.İcra Müdürlüğünün 2018/991 E. Sayılı dosyasından talep edebileceğinin kabulü halinde takipte talep edebilecek asıl alacak ve işlemiş faizleri ile fazla talep edebilen tutarların talep edebilen 4.769,00TL, hesaplanan 2.384,50TL, fazla talep 2.384,50TL olduğunu, işlemiş faizi 381,00TL, hesaplanan 190,50TL, fazla talep 190,50TL miktarlarda olabileceği bildirilmiştir. 2954 Sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 8/2. maddesi uyarınca tarafsız bir kamu tüzel kişiliğine sahip olan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu hakkında söz konusu kanundaki özel hükümlerle düzenlenen hususlar dışında kalan konularda, kamu iktisadi kuruluşlarına uygulanan genel hükümler uygulanır. 233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/1. maddesi uyarınca ise "teşebbüs" olarak adlandırılan Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Kararnamenin 4/2. maddesi uyarınca söz konusu kanun hükmünde kararnameyle saklı tutulan haller dışında özel hukuk hükümlerine tabidir. Bu bağlamda, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16/1. maddesi uyarınca özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek üzere kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir sayılacağından, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu da tacir sayılmaktadır. TTK'nin 5/1. maddesine göre ticari davalara ticaret mahkemeleri bakmakla görevlidir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.

Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı). İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden davacının yapmış olduğu ödemenin tamamından davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir (...BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı). Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) ...25. İcra Dairesinin 2018/991 Esas sayılı icra dosyasında davacı şirket vekilince 4.769 TL asıl alaca ve 381 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.150 TL alacak üzerinden takip yapıldığı, anlaşılmıştır. Davalı tarafça aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu borca ve ferilerini itiraz ettiklerini bildirmiştir. Dava işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin rücu alacağı için başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacının asıl işveren, davalının ise davacının alt işvereni olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Dava dışı işçinin İş mahkemesi ilamı kapsamında yapmış olduğu icra takibi kapsamında icra dosyasına ödeme yaptığı anlaşıldığından yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca davacı tarafça başlatılan icra takibinde davalının borca yaptığı itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davacının takip tarihi itibari ile alacağının sübut bulduğu ve davanın kabulü gerektiği, alacak faturadan kaynaklanmadığından likit olmadığı değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; ...25.İcra Dairesinin 2018/991 E. Sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine, Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 5.150,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 4.990,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/198, K. 2025/698, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-198-e-2025-698-k-d7da172d4fa7