İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/131 E. 2026/108 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/131
Karar No
2026/108
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/131 Esas KARAR NO : 2026/108

DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men'i ve Ref'i , Unvan Terkini , Markanın Hükümsüzlüğü ile Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 16/07/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2026

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde 25. Ve 35. Sınıflarda tescilli "...." ibareli ... tescil numaralı ve .... tescil numaralı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, yapılan araştırmalar sonucu davalı ...'ın .... tescil numaralı "...." ibareli markanın 25. Sınıfta tescilini aldığını, markayı işyeri tabelası ,etiket , ürün, ambalaj, karvizit , sosyal medya hesapları vb. Yerlerde tescile uygun kullanmadığını, Bakırköy .... FSHHM ... d.iş sayılı dosya ile bu kullanımlara ilişkin delil tespiti yaptırıldığını, davalıların kullandığı marka ile müvekkilinin markası arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, davalıların markası ile müvekkilinin markasının benzerlik arz ettiğini, davalıların bu eylemlerinin aynı zamanda müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, bu nedenlerle, davalıların müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, davalı şirketin unvanından "..." ibaresinin silinmesine, davalı ... adına tescilli .... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafın davasını dayandırdığı değişik iş sayılı dosyadan alınan raporun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin kullanımlarının tescilli markasına uygun ve davacı markası ile iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin ticari faaliyetlerinin davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmediğini, "..." isimli birçok marka ve şirket unvanının mevcut olduğunu, müvekkilinin mağaza tabelasında "..." yazmasının tek başına bir tecavüz kanıtı olmayacağını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalıların davacının markadan doğan haklarına tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'i , davalı ticaret unvanından "....." ibaresinin terkini, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ve manevi tazminatın davalılardan tahsili taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... ve ... tescil numaralı markaların davacı adına, ... tescil numaralı markanın davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 50. Maddesi ile, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Yine 6769 Sayılı SMK'nın 7/3-e maddesi çerçevesinde marka sahibinin, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir. İşbu davaya dayanak yapılan ve celp edilerek dosya arasına alınan mahkememizin ... d.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile," "22.05.2025 tarihinde “... Mah. .... Sk. No: 10/3 Güngören/ İstanbul” adresinde bulunan, aleyhinde tespit istenen ... GİYİM TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. (VKN: ...) adına kayıtlı işyerinde yapılan incelemede tespit edilen fiili marka kullanımının, tespit talep edenin ... tescil no.lu koruması devam etmekte olan markası ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesine neden olabilecek nitelik arz ettiği yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Böyle olmakla birlikte, her konuda olduğu gibi iltibas konusundaki takdir de elbette mahkemeye aittir." şeklinde belirtilmiştir.

Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi tarafından hazırlanan 26/04/2026 tarihli rapor ile, hükümsüzlük talebi açısından; işaretsel benzerliğin ve sınıfsal benzerliğin söz konusu olduğu tespit edilmekle birlikte, bu benzerlik ilişkisinin SMK m.6/1 anlamında, “hükümsüzlük sonucunu doğurup doğurmayacağı”, “ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin hukuken ne şekilde takdir edileceği” ve “davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilip verilmeyeceğine ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğunu, markaya tecavüz talebi açısından; markaya tecavüz açısından gereken “iltibasın mevcut olduğu” tespit edilmiş olmakla birlikte, işbu tespitler uyarınca, Davalı tarafın eyleminin, SMK’nın 7 ve 29. Maddeleri kapsamında, Davacının marka haklarına tecavüz açısından gereken şartlara sahip olup olmadığına ilişkin, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemenize ait olduğunu, ticaret ünvanı terkini talebi açısından; marka hakkına dayalı Ünvan terkini talebine ilişkin olarak, Davalının markasal kullanımı sebebiyle, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanımın tespit edildiği göz önüne alınarak davalıya ait ticaret ünvanının SMK m.7/2 ve m.7/3-e uyarınca terkin şartlarının mevcut olup olmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olduğunu, manevi tazminat talebi açısından; marka hakkına tecavüz nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususu “HUKUKİ DEĞERLENDİRME” olacağından, HMK m.274/4 uyarınca bir değerlendirme yapılmadığını, tüm hususlarda olduğu gibi bu konuda da takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş, öncelikle hükümsüzlük iddiaları değerlendirildiğinde; davacının .... tescil numaralı "... mağazaları +şekil" ibareli markasının 25 ve 35. sınıf emtia ile hizmetlerde kayıtlı olduğu, davalı ...'ın .... tescil numaralı markasının "...+şekil" ibareli markasının 25. sınıf emtia ile hizmetlerde kayıtlı olduğu, taraf markalarının tescilli oldukları sınıflar yönünden Arapça bir harf olan "..." ibaresinin ürün türü, kalitesi, sınıfı gibi özellikleri bildiren bir işaret olmaması nedeniyle ayırt edici niteliğe sahip olduğu, davalı markasındaki şekli unsurun veya "..." ibaresinin ortak unsur olan "..." unsurunun yarattığı benzerlik nedeniyle bağlantıyı ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, markalar arasında işitsel-görsel-kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde bağlantı ihtimali dahil karıştırılma ihtimali doğduğu, bu nedenle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmış, bu yönden davanın kabulü ile davalı ... adına tescil edilen ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Dosyadaki mevcut delillerden davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığı kanaati ile hükümsüzlük yönünden SMK'nın 6/9 maddesi esas alınmamıştır. Marka haklarına tecavüz iddiasının değerlendirilmesinde; davalının markasal kullanımları ile davacının .... ve ... tescil numaralı markaları karşılaştırılmış, markaların görsel-işitsel-kavramsal yönden benzerlik teşkil etmeleri ve aynı sınıf emtialarda kullanılması nedeniyle SMK'nın 7 ve 29.maddeleri uyarınca davalının markasal kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılarak bu yönden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının tecavüz eylemi nedeniyle davacının marka sahipliğinden kaynaklanan manevi hakları da zarar gördüğünden takdiren davalının 50.000,00 TL manevi tazminat ödemesine hükmedilmiştir. Davalı şirketin ticari unvanından ..... ibaresinin terkinine ilişkin talep incelendiğinde; davalı şirketin tesciline ilişkin 12/12/2023 tarihli ticari sicil gazetesinde davalı şirketin hazır giyim ve konfeksiyon olarak belirtilen ve aynı zamanda bilirkişi marifetiyle yerinde tespit edilen faaliyet alanı ile davacı markasının tescil sınıflarının aynı ve benzer olduğu, davacının ..... ibaresi üzerinde marka olarak öncelikli kullanım hakkının bulunduğu, davalının ticari unvanı ile markasal kullanımları incelendiğinde unvanın davacı markası ile karıştırılmaya sebebiyet verebileceği, bu nedenle SMK'nın 7/3-e maddesi uyarınca ticari unvanın terkin koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış ve bu yönden davanın kabulüne karar verilerek davalı ...'nin ticari unvanındaki "....." ibaresinin terkinine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının davacının .... ve ... tescil numaralı markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün menine, tabela, ürün ve ambalajlardaki tecavüz teşkil eder nitelikteki kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine, 2-Takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davalı ...'nin ticari unvanındaki "....." ibaresinin terkinine, 4-Davalı ... adına tescil edilen ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 5-Bakırköy ... FSHHM'nin .... D.iş sayılı dosyasında davacı tarafça yapılan 1716,80 TL harç ve 7000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8716,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.415,50 TL ilam harcından 1.707,75 TL peşin harcın mahsubu ile, 1.707,75 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen unvan terkini davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen hükümsüzlük davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 50.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11- 08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişiklik ile, manevi tazminat isteminin kısmen reddi halinde hükmedilecek vekalet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru ve 1.707,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.323,15 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 600,00 TL tebligat-tezkere ücreti olmak üzere toplam 10.600,00 TL yargılama giderinden 8.750,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 15-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026

Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/131, K. 2026/108, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-131-e-2026-108-k-bc6811042677