İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/95 E. 2026/121 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/95
- Karar No
- 2026/121
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/95 Esas KARAR NO : 2026/121
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi , Unvan Terkini DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/06/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin uzun yıllardan beri ....." ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardan itibaren "....." ibaresini içeren unvan ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilin bir çok sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait ..... ibaresini içeren bir çok şirket bulunduğunu , davalı tarafın müvekkili şirketin unvanında bulunan "..... "ibaresini unvanında kullanmasının müvekkili şirketin tanınmışlığına zarar vereceğini, iltibas teşkil edeceğini, müvekkil adına TPMK nezdinde "....." ibareli pek çok marka bulunduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenlerle davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine ve davalının unvanından "....." ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı şirket cevap dilekçesi ile, ..... markası ile ilgili firmaları nezdinde tescilli ya da tescilsiz herhangi bir markaları olmadığını, elektrikli ev aletleri ithalatı ve imalatı yaptıklarını, üretilen ürünleri de kendi adlarına değil müşterileri adına tescilli markalarına ürettiklerini, ....... ibaresinin sadece ünvanda kullanıldığını, sakınca olsa Ticaret Sicilden onay almayacağını, ünvanı alırken ....... ismini marka olarak kullanma düşüncelerinin hiç olmadığını, Davacı taraf unvan değişiklik masraflarını karşılaması durumunda bunu kaldırmaya razı olduklarını, ....... ile ilgili websitesi, mail adresi, vb firmalarına ait bilgi vs olmadığını, Davacı firmanın markasına zarar verecek herhangi bir faaliyeti olmadığını ve olmayacağını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının davacının markadan doğan haklarına tecavüzünün tespiti ve önlenmesi ile davalı unvanından "......." ibaresinin terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..... tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 50. Maddesi ile, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Yine 6769 Sayılı SMK'nın 7/3-e maddesi çerçevesinde marka sahibinin, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir. Mahkememizin 05/11/2024 tarihli ön inceleme duruşma kararı ile mahallinde davalının fiili kullanımını tabela ve saire inceleyip , fotoğraflama ve davacı tarafça dilekçede belirtilen davalı kullanımındaki internet sitesini de inceleme yetkisi de verilerek, dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, ticaret sicil kayıtları, taraf iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle davalının davacı marka haklarına tecavüzünün olup olmadığı, davalı ticaret unvanından terkini koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi hazırlamış olduğu 28/05/2025 tarihli raporda sonuç olarak; markaya tecavüz açısından davalının, tescilli ünvanını, tescil edilmiş bir bütün olarak unvan gibi kullanmayıp, davacı markasının ve ticaret ünvanının ana unsuru olan “.......” sözcüğünü öne çıkarıp bunu çağrıştıracak şekilde vurgulayarak marka gibi kullanması durumunun tespit edilemediği, dolayısıyla mevcut dosya kapsamı uyarınca, Davalı kullanımının, ticaret ünvanının kullanımını aşarak, markasal kullanıma dönüşmediği ve iltibasın oluşmadığı, dosya içinde belge/delil olmadığı, mevcut duruma göre, davalı unvan kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği değerlendirilmektedir. Tespite ilişkin Nihai Hukuki Değerlendirme ve Takdirin mahkemeye ait olduğunu, ticaret ünvanına dayalı olarak unvan terkini talebi açısından Davacı ünvanının tescil tarihinin (12/6/1974); Davalı ünvanının tescil tarihinden (14/2/2024) daha önce olduğu ve ünvan tescilinde öncelik hakkının Davacıda olduğunu, tarafların iş konusu ve faaliyet alanlarının mevcut dosya kapsamındaki bilgi/belgelere göre farklı olduğunu, taraf şirketlerin ticaret unvanlarının, ayırt edici kısımlarının " ....... " kelimesinden oluştuğunu, ünvanlar arasında ek kısımda kullanılan ve ayırt edici nitelik taşıyan/vurgu/kök/kılavuz unsur olan “.......” ibaresinin ortak olması nedeniyle benzerliğin söz konusu olduğunu, dolayısıyla belirtilen bu sebeplerle; Ticaret Ünvanına dayalı Ünvan terkini talebine ilişkin olarak, davalıya ait ticaret ünvanının TTK.m.50; m.52/1; m.54 uyarınca terkin şartlarının mevcut olup olmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, marka hakkına dayalı ünvan terkini talebi açısından davalının markasal kullanımı sebebiyle, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanımın tespit edilemediği göz önüne alınarak davalıya ait ticaret ünvanının SMK m.7/2 ve m.7/3-e uyarınca terkin şartlarının mevcut olup olmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Mahkememizin 18/12/2025 tarihli duruşma kararı ile dosya kök raporu tanzim eden bilirkişiye tevdi edilerek davacı itirazlarını değerlendirir ek rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi hazırlamış olduğu 17/02/2026 tarihli ek raporda sonuç olarak; markaya tecavüz açısından dosya kapsamındaki mevcut delil durumu itibariyle SMK m.7/2-b ve m.7/2-c’ de aranan koşulların somut olayda gerçekleştiği ortaya konulamadığından, markaya tecavüzün varlığına ilişkin kanaat oluşturacak yeterlilikte tespit yapılamadığı, işbu tespite ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, TİCARET ünvanına dayalı olarak unvan terkini talebi açısından “.......” unsurunun ortaklığı bir benzerlik unsuru olmakla birlikte, mevcut delil durumu itibariyle, ticaret unvanına dayalı terkin için gerekli olan somut iltibas ve iş konusu/faaliyet alanı/müşteri çevresi kesişimi ölçütlerinin gerçekleştiği teknik olarak ortaya konulamadığından, bu aşamada ticaret unvanına dayalı terkin koşullarının oluştuğu tespit edilemediğini, hukuki nitelendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, marka hakkına dayalı ünvan terkini talebi açısından dosyada mevcut delil durumu itibariyle, SMK m.7/2-b ve m.7/2-c’de öngörülen yasaklama şartlarının gerçekleştiği teknik olarak ortaya konulamadığından, marka hakkına dayalı unvan terkini koşullarının oluştuğu tespit edilemediğini, Nihai hukuki nitelendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının, davalının ticari unvanındaki ....... unsurunun ....... esas unsurlu markalarına ve ticari unvanına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmesi nedeniyle davacı marka ve ticari unvanı ile davalının ticari unvanı ve markasal kullanımı bilirkişi marifetiyle incelenmiş; davacı ve davalının ticari sicil kayıt bilgilerinde faaliyet konularının farklı olarak yer aldığı, davalının ticari faaliyetine konu hizmetlerinin davacı markasının tescil sınıfı dışında kaldığı, davalının ....... ibaresini ticari unvanı haricinde markasal etki doğuracak şekilde kullanımının tespit edilmediği, yine davalının haksız rekabet teşkil edecek nitelikte bir kullanımının tespit edilmediği görülmüş, davalının ticari unvanında ....... ibaresinin bulunmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği gibi haksız rekabetin de oluşmadığı, aynı kanaat ile davalının ticari unvanının terkin koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile, 304,40 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 5-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026
Katip .... ✍e-imzalıdır Hakim .... ✍e-imzalıdır