İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/115 E. 2026/55 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/115
Karar No
2026/55
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/115 Esas KARAR NO: 2026/55 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/02/2025 KARAR TARİHİ: 22/01/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı olan davacıya ait ---- plakalı aracın--- tarihinde --- Mahallesinde meydana gelen trafik kazasında davalı ---- sürücüsü olduğu diğer davalı sigorta şirketinin trafik sigortalyısı ------ plakalı aracın çarpması neticesinde hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sürücünün davacı olan davacıya kaza esnasında navigasyona baktığının o sırada kendisini fark etmediğini beyan ederek özür dilemiş olduğunu, davacının davalı sürücünün bu beyanını davalının kusuru kabul ettiğini ve iyi niyetli olduğunu görerek kaza tespit tutanağına geçmemiş olduğunu , ancak sigorta şirketleri arasında yapalın kusur mutabakatında davalı sürücünün kusursuz müvekkili olan davacının tam kusurlu bulunmuş olduğunu, davacının zararının karşılanmadığını, sigorta şirketlerinin davacıyı tam kusurlu tespit etmesi üzerine, 6100 sayılı HMK'nun 293.maddesine göre uzmanında bilimsel mütalaa alınmış ve buna göre meydana gelen kazada davacının asli ve 9675 kusurlu olduğu, davalı------ ise tali ve %25 kusurlu olduğunun belirlenmiş olduğunu; ancak uzman raporunda, trafik kazası tespit tutanağında yazılı olmadığından ve bu konuda tanık dinletilmediğinden, davalının araç kullanırken navigasyonu takip etmesi nedeniyle telefona baktığı ve bu nedenle kazanın meydana geldiği konusunun irdelenmediğini, bu konuda tanık beyanları alındıktan sonra mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucu kusur durumunda davalı yanın en az %75 oranında kusurlu olacağını, kaza sonrasında davacının aracının yandan çarpma sonucu ağır hasar aldığı ve ----bedel karşılığı onarılmış olduğunu, aracın ------ tarihine kadar tamirde kaldığından bu dönem içerisinde davacının araçsız kalmış olduğunu, yine davacının sıfır almış olduğu aracın ilk kez karışmış olduğu trafik kazasında almış olduğu hasar nedeni ile değer kaybına uğradığını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK m.107 gereğince belirsiz alacak olarak; --- hasar bedelinin ve ----- araç değer kaybının davalı şahıs açısından kaza tarihinden, sigorta şirketi açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, ----ikame araç tazminatının davalı --- kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerine neden olan trafik kazasında sigortalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığını kusur durumunun tespitinin gerektiğini, talebin belirsiz alacak olarak davası olarak ikame edilemeyeceğini, değer kaybının tespitinde aracın geçmiş hasarlanını tespit edilmesinin gerektiğini daha önce hasara uğramış ise değer kaybı oluşmayacağını, hasarın -----göre öncelikle eşdeğer ve yeniden kullanılabilir parça üzerinden tespit edilemesinin gerektiğini sigorta şirketlerinin toplu alımdan kaynaklı iskonto hakkının uygulanmasının gerektiğini, davalı şirketin KDV sorumluluğunun bulunmadığını, davacının talep ettiği ikame araç bedelinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davacının talep edeceği faiz kurunun yasal faiz olduğunu beyan ederek; mahkemenin hukukunda olan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı gerçek kişiye dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi vermemiştir. Davalı kendisini vekille temsil ettirmemiş; duruşmada kazada kusurunun olmadığını, davanın kendisi açısından reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Kayıtları, ---- Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kazası Tespit Tutanağı, ----- Kayıtları, Hasar Dosyası ve Poliçe, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Uzman Görüşü, Bilirkişi Raporu, Banka Dekontları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari nitelikteki aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım tazminatı değer kaybı ve araç mahrumiyetinden (ikame araç) oluşan zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince zarar verdiği ileri sürülen ---- plakalı araç için düzenlenen ----- poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ile 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu davalı sürücü tarafından tazmin edilmesi istemlerine ilişkin olarak HMK'nin 107.maddesi gereğince açılmış belirsiz tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; kaldırma kararı sonrası yeniden tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ------ yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve ---- uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.------ İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. ----- Bu anlamda dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki davacı vekilinin beyan ve işlemleri, olaya özgü hususlara göre talebin ikame araç/kira zararın ilişkin olduğu kabul ve takdir edilerek uyuşmazlık izale edilmiştir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ----- tarihinde saat 15.30 sularında ---- üzerinde davacının malik/işleteni ve sürücüsü olduğu ----- plaka sayılı hususi otomobil ile dava dışı ------- ünvanlı şirketin malik-işleteni, davalı ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı kamyonetin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir. Zira 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa, kaza fotoğraflarına ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun davacı sürücüde olduğu görülmekle birlikte; davacı tarafın ve vekilinin anılan kusur durum ve oranına yönelik itirazları kapsamında bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ---- plakalı kamyonetin dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde ----- başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi -------limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın,6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ------ sigortacısı şirkete başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de getirtilmiştir. Bütün bunlara göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı bedeli ve ikame araç zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasara göre değer kaybı bedeli ve hasar onarım süresince ikame araç ücretinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi , belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ------ Listesinden resen seçilen bir ------ Mühendisinden oluşan bilirkişi hayetine tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi -----Adli Trafik Bilirkişi ---- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle; Davacı ---- Plakalı Otomobil Malik Sürücüsü ------ Asli Kusurlu Olarak % 75 (YÜZDE YETMİŞ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; 2. Davalı----- Trafik Sigortalısı------ Plakalı Panelvanın Diğer Davalı Sürücüsü --------- Tali Kusurlu Olarak % 25 (YÜZDE YİRMİ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; 3. Olayın Trafik Kazası Olduğu mücbir sebep, zarar gören veya üçüncü bir kişinin ağır kusurunun bulunmadığı; 4. Araç hasar bedelinin ------ olduğu, Araç değer kaybı bedelinin 100.000 TL olduğu, 6. Araç mahrumiyet bedelinin ---- olduğu, Davalıların kusur oranında %25: Araç hasar bedelinin 340.800 TL *%25= 85.200 TL’den sorumlu olduğu, 5.Araç değer kaybı bedelinin 100.000 TL * %25= 25.000 TL’den sorumlu olduğu, 6. Araç mahrumiyet bedelinin 20.148 TL * %25= 5.037 TL’den sorumlu olduğu, ---- kazaya karışan ---- plkalı aracın ---- tarihleri arası ------ sayılı poliçesi ile trafik sigortacısı olduğu, trafik sigorta teminatları kapsamında araç hasar bedelin ve değer kaybının olduğu, araç mahrumiyet bedelinin trafik sigortası kapsamında değerlendirilmediği, kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası teminat limitinin --- olduğu, Bu nedenle davalı ------ trafik sigortası kapsamında ve kusur oranında araç hasar bedeli ve değer kaybı toplamı ---- sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin bildirim tarihi --- 8 işgünü = --- olduğu, Davalı ---- kusur oranında araç mahrumiyet kaybı bedeli ---- sorumlu olduğu, temerrüt tarihinin kaza tarihi olan -----olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş; davalı sigorta şirketi vekili tarafından rapora karşı bir kısım beyan ve itirazlar öne sürülmüştür. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede öncelikle somut olayda kaza sonucunda sürücülerce düzenlenen kaza tespit tutanağı, bu tutanaktaki sürücü görüşleri, kaza fotoğrafları, uzman mütalaası ve mevcut bilirkişi kusur raporuna bakıldığında hakimlik bilgi ve tecrübesine göre kazada kusurun sebepleri benimsenen raporda açıklandığı üzere 2918 sayılı KTK'nin 57/a gereği kavşaklarda yavaşlamamak, dikkatli olmamak ve geçiş hakkına riayet etmemek ve 84/h maddesinde asli kusur olarak düzenlenen "kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak' eylemlerinden dolayı % 75 oranında davacı sürücüde olduğu, ayını kanunun 52/1-a maddesi gereğince hızını gerekli şartlara uygunluğunu sağlamaya ilişkin kural ihlali yapan davalı sürücünün de % 25 oranında kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir.----- Kazadan ve oluşan hasardan doğa değer kaybı ve ikame araç bedeline gelince de, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere tamirin ekonomik olduğu gibi belirlenen ----- değer kaybının dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre tamirin ekonomik olduğu, belirlenen onarım giderinin parça ve işçilik yönünden piyasa şartlarına uygun olduğu gibi davacının aracının markası, modeli ve kilometresine de bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki farkın da günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu, ayrıca onarım süresine göre belirlenen ikame araç bedelinin de yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen ------ uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmıştır. Böylece somut olayda kusur, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam hasar onarım, değer kaybı ve ikame araç zararlarının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın ------ sigortacısı tarafından poliçe kapsam ve limitlerine göre diğer davalı yönünden ise müteselsil olarak tamamen tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden talebin arttırıldığı ve harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Ne var ki bilirkişi raporuna istinaden tahkikat aşamasında talebin arttırılmasına müteakip davalı sigorta şirketi tarafından belirlenen hasar ve değer kaybı zararlarının tüm ferileriyle birlikte ödendiğine muttali olunmuştur. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK, 49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve esasen davasında haklı olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Mamafih davalı sigorta şirketi tarafından bilirkişi raporuna müteakip tahkikat tamamlanmadan hasar ve değer kaybına ilişkin zararların tamamen ve nakden ödendiği için işbu talepler yönünden davasının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yukarıdaki ilkeler ve ispat kuralları çerçevesinde davacının davalı---- aleyhinde açtığı ikame araç bedeline ilişkin davasının ise kabulü ile ---- ikame araç bedeli tazminatının haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan ----- tarihinden itibaren araç ticari amaçla işletildiğinden ve davalı şirket adına kayıtlı olduğundan işleyecek avans faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ----- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. Ve 331/1 maddesileri gereğince davanın açılmasına sebebiyet veren ve aleyhinde hüküm verilen davalılar davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler gözetilmek suretiyle müteselsil olarak sorumlu tutulmuştur. Öte yandan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince;-------- içtihatlarında da açıklandığı üzere işbu davanın 2918 sayılı KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigorta şirketine başvuru şartına tabi olduğu, gerek sigorta şirketi gerekse diğer sorumlular yönünden ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı halde davacı tarafından davalılar yönünden ihtiyari olarak arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğu anlaşılmakla bunun ücretinden ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının davalılar aleyhinde açtığı hasar onarım tazminatı ve değer kaybına yönelik davasının konusuz kalması nedeniyle esasları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-)Davacının davalı ----- aleyhinde açtığı ikame araç bedeline ilişkin davasının kabulü ile ---- ikame araç bedeli tazminatının haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Harçlar Kanunu gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı ve kabul edilen miktar üzerinden ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından ( toplam 1.464,00 TL) peşin alınan 615,40 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 1.916,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.068,13 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 5-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 1.916,73 TL tamamlama harcı, 545,00 TL posta masrafı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.780,03 TL yargılama giderinden davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 9.436,22 TL'nin mahsubuyla kalan 6.343,81 TL yargılama giderinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacı ikame araç bedeli davasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 5.037,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, 7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin ve davalı asil -------- yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/115, K. 2026/55, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-115-e-2026-55-k-29f3a71f5836