İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/108 E. 2025/1076 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/108
- Karar No
- 2025/1076
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/108 Esas KARAR NO : 2025/1076 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete mevcut borcu sebebi ile davalı şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacı şirket ile davalı taraf arasında ticari işlerinden kaynaklı olarak mal alımı satımı yapıldığını, davacı şirket tarafından davalı tarafa et, tavuk vb. ürünlerin teslim edildiğini, faturalandırılan mal teslimine ilişkin karşı tarafça davacı şirkette ödemelerin zamanında yapılmadığını, temerrüt hali oluştuğunu, davalının bilgisi dahilinde olan cari faturaların sabit olduğunu, işbu cari faturalar ve ticari defterler incelendiğinde borcun ödenmediğinin görüleceğini beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın 020'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacının incelenen 2023-2024 yılları ticari defterlerinin kendi adına delil niteliğine haiz olduğu, davalının inceleme günü gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacının 17.06.2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 42.527.68 TL alacaklı olduğu, davacının 42.527,63 TL talep ettiği, somut olayda, davacının takip öncesi faiz talep ettiği, dosya içerisinde taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhinin bulunduğu ihtarnamenin mevcut olmadığının görüldüğü, bu nedenle takip öncesinde alacağın muaccel olmadığından faiz talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, mahkeme tarafından kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması sebebiyle takip sonrasında asıl alacak için 3095 sayılı kanunun 2. maddesi kapsamında takdiri mahkemece olmak üzere faiz talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, cari hesaba dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Davaya konu takip, cari hesaba dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerin incelenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 30.09.2025 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, kendi adına delil niteliğine haiz olduğu davaya konu faturaların ticari defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla belirtilen günde usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafından ticari defterlerin hazır edilmediği anlaşılmıştır. HMK m. 222/3 gereği davalı tarafından da söz konusu ticari defterler mahkemeye ibraz edilmediğinden, davacının sunmuş olduğu defter kaydı lehine delil olarak kabul edilerek taleple bağlılık kuralı gereğince 42.527,63 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından, davalının temerrüte düşürüldüğüne veyahut faturanın tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, davalının icra takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konu alacak faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, davalı tarafından hesaplanabilir olduğundan alacak likittir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar mahkememizce işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiş ise de kısa kararda sehven bu husus belirtilmemiş, çelişki olmaması amacıyla bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 42.527,63 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 8.505,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.905,06-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 793,12-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.111,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 793,12-TL Peşin nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.408,52TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 280,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.780,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.124,18-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 42.527,63-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.914,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 3.600,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 3.296,54-TL'lik kısmının davalıdan, 303,46-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025