İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/335 E. 2025/870 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/335
Karar No
2025/870
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/335 Esas KARAR NO : 2025/870

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 27/03/2015 KARAR TARİHİ : 12/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile birleştirilen ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan 9 adet genel kredi sözleşmelerine istinaden teminat mektubu kredileri kullandırıldığı, davalıların murisleri ... ve ...'un bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarından sorumlu oldukları, komisyonların ödenmemesi üzerine ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalıların tümünün itirazı ile takip durduğundan bu davanın açılma gereğinin doğduğu, itirazların mesnetsiz olduğu, davalıların borcunun miras bırakanları ... ve ...'un asıl borçlu Müflis ...A.Ş. ile akdedilen 9 adet sözleşmenin müteselsil kefili olduklarından doğmuş doğacak tüm nakit ve gayrınakit risklere kefil oldukları, kefillerden ...'un vefatı nedeniyle mirasçısı olan 6 davalının ve diğer kefil ...'un vefatı üzerine de mirasçısı olan 11 davalının borçtan sorumlu oldukları, dava konusu alacağın gerçek olduğu ve 25,22 TL., 119,97 TL.lik iki adet teminat mektubun Gümrük Teminat Mektubu olması nedeniyle faiz içerdiğinden bu mektupların faizleriyle birlikte deposunun talep edildiği, takip tarihinde mer'i olan 04.06.1998 tarihli 50,00 TL. bedelli ve 177,30 TL bedelli 05.01.2000 tarihli teminat mektuplarının risk çıkışları yapıldığından bunlara ilişkin depo taleplerinin bulunmadığı, bu mektuplara ait nakit alacak taleplerinin devam ettiği, davalıların hesaplarının ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile kat edildiği, teminat mektuplarının 3.kişinin fiilini taahhüt olması nedeniyle BK 110. maddesine göre vade tarihinden itibaren 10 yıllık zaman aşımının söz konusu olduğu, vadesiz mektuplarda ise riskin doğduğu tarihten itibaren zaman aşımının işlemeye başlayacağı, kaldı ki müvekkili banka için 5411 sayılı kanunun 14.madde hükmü gereğince zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları haksız itirazlarının kaldırılarak, takibin devamına, mektup bedellerinin faiziyle birlikte deposuna, kötü niyetli davalıların 6 40 kötü niyet tazminatı ödemelerine ve dava masrafları Ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bir kısım davalılar ... ve ...'nun cevap dilekçesinde özetle; Davanın ...'da açılması gerektiğinden, yetki itirazında bulundukları, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğu muris ...'un 28.12.1988 de, ...'un ise 06.10.1990 tarihinde vefat etmiş olmaları karşısında müvekkillerinin vefat tarihinden sonra ... şirketine sağlanan kredi borçlarından sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı, kefaletin 10 yıl sonra kendiliğinden sona erdiği, müvekkillerinden hiç birisinin ... mirasçısı olmadığı halde ... mirasçıları denilerek takip açıldığından husumet itirazında bulundukları, müvekkillerinden ... ise ... mirasçısı olan eşi ... mirasını reddettiğinden ... aleyhine takip ve dava ikamesinin mümkün olmadığı, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmadığı, davacının daha önce de aynı alacaklarla ilgili ikame ettiği takipler nedeniyle itirazın iptali davası açma hakkının bulunmadığı, murislerin vefatlarından sonra sağlanan kredilerden mirasçıların sorumlu tutulamayacakları, müvekkillerinin bir kısmının mirası reddettikleri, müvekkilleri murislerinin geçerli bir kefalet ve borçları olmadığı gibi, olduğu ihtimalde de kefalet sözleşmesinin süresiz ve limitsiz olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, ayrıca kefalet limitini geçer tutarda talepte bulunulmasının mümkün olmadığı, mektupların halen mer'i olup olmadıklarının ilgili kurumlardan sorulmasını talep ettikleri, ayrıca henüz riski gerçekleşmiş ve tazmin edilmiş bir gayrinakdi kredi bulunmadığından takip yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, depo talebinde bulunulabilmesi için sözleşmede depo talebinde bulunulabileceğine dair hüküm bulunması gerektiği, takip alacaklısı tarafından keşide edilen ihtara süresi içinde cevap verildiği, nasıl hesaplandığı belli olmayan işlemiş faize ve oranına itiraz ettikleri, nakit alacak tutarının gerçeği yansıtmadığı, takip alacaklısının BMV si talebinin kanuna aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine ve kötü niyetli davacı aleyhine alacağın %20den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili Av. ... ve Av. ... cevap dilekçesinde özetle; Yetkiye itiraz ettikleri, dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettikleri, takibin zamanaşımına uğradığı davacı tarafından müvekkillerine gönderilen ihtara karşı cevabi ihtarnameler gönderilerek itirazda bulunulduğu, müvekkilleri murisi ...'un 06.10.1990 tarihinde vefat ettiğinden, vefattan sonra sağlanan kredilerden murislerin ve mirasçılarının sorumlu tutulamayacağı, kefaletlerinin geçerli olması halinde dahi sorumlu olmadıkları, bir kısım davalılar tarafından icraya yapılan itirazlar arasında kısmi ödemeler yapıldığı ve borçtan düşülmediğinin iddia edildiği, davacının faizi nasıl ve ne şekilde hesaplayarak belirtilen miktara ulaşıldığının anlaşılamadığı, talep edilen faizin fahiş oranda olduğu, talep edilen BSMV sinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacı tarafın müvekkilleri hakkında yaptığı haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiğin, açıklanan nedenlerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın Adana Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, davanın esastan reddine, davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... mirasçılarından ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığından davanın reddinin gerektiğini, ...'un 1990'da vefat ettiğini, vefattan sonra kullanılan kredilerden sadece krediyi kullanan asıl borçlu olanın sorumlu olduğunu, müvekkilinin murisi ...'un hayatta iken kefil olduğu tüm borçların ödenmiş olduğunu, muris ...'un müflis şirkete vermiş olduğu kefaletinin vefatından çok uzun bir süre geçmesine rağmen halen varlığını koruduğunun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, takibe konu kalemlerin ne şekilde hesaplandığının anlaşılır olmadığını, faiz oranının fahiş olduğu ve talep edilen BSMV'sinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, savunmasında bulunarak, açıklanan nedenlerle itirazlar doğrultusunda davanın usulden reddine, esasa girilecek olursa, esastan reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunun tespiti ile aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, genel kredi sözleşmeleri, kat ihtarnameleri, tebliğ- tebellüğ şerhleri, teminat mektupları, veraset ilamları, sair banka kayıtları, ... 1. İflas Müdürlüğünün ... s. İflas dosyası celp edilmiş incelenmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili Av. ... 14/07/2025 tarihli dilekçesinde, ... 1. İcra Müdürlüğü ...(eski ...) sayılı iflas dosyasına müflis İbrahim Paksoy tarafından davaya konu icra takibine ait borcun tamamının dava açıldıktan sonra haricen ödenmiş olduğundan davanın konusuz kaldığını, bu nedenle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, ayrıca davalılardan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ve talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili Av. ... 17/07/2025 tarihli dilekçesinde, davanın konusuz kaldığına dair açıklamaları kabul ettiklerini, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Bir kısım davalılar vekilleri Av. ... ve Av. ... 31/07/2025 tarihli dilekçesinde, davacı tarafın konusuz kalmasına yönelik beyanlarını kabul ettiklerini, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ve talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili Av. ... 16/07/2025 tarihli duruşmada; ''Dava konusuz kalmıştır, bu sebeple karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ederiz, davacı bankadan yargılamanın bir an önce bitirilmesi adına herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimizin bulunmadığını beyan ederiz '' şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu çerçevede, eldeki dava açıldıktan sonra, dava konusu alacağın tamamının haricen ödendiği, dava konusu alacağın ödenmiş olması sebebiyle itirazın iptali davasının konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilemesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Bilindiği üzere, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (HMK 331/1). Ancak, eldeki dava dosyasında tüm taraf vekillerinin, ayrı ayrı birbirlerinden karşılıklı olarak herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadıklarını beyan ettikleri, 6100 s. HMK 26/1. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi uyarınca Mahkememizin tarafların talepleri ile bağlı olduğu, bu suretle her bir tarafın yaptığı masrafın kendi üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine ya da aleyhine herhangi bir vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı için taraflarca yapılan masrafların kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, lehe ya da aleyhe herhangi bir vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekili Av. ...'ün yüzüne karşı, diğer davalı vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/335, K. 2025/870, T. 12.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-335-e-2025-870-k-302ba6735f77