İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/983 E. 2025/1150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/983
- Karar No
- 2025/1150
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/983 Esas KARAR NO : 2025/1150
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile dosya borçlusu arasındaki ticaretten kaynaklı olacak şekilde, cari hesap ekstresine göre 04.06.2024 Tarihi itibari ile 28.032,65 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davacının söz konusu alacağını tahsil edememesi sebebiyle icra dosyası başlattığını, davalı borçlunun söz konusu takibe haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle haksız itirazın iptalini, takibin devamını, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ....... Kahve Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait farklı markalar ile kahve üretimi yapan ve hizmet sunan ticari işletme olduğunu, Başakşehir'de deposunun bulunduğunu, depo şubelerindeki kahve öğütme sistemleri ve bunların montajına dair işlemlerin yapılması konusunda davacı ile anlaşma yapıldığını, davacının montaj işleminde kusurlu ve ayıplı malzeme kullanarak edimini ifa ettiğini, davacıya defaatle bu durumun bildirildiğini, ancak eksikliklerin giderilmediğini, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacıya tüm bedellerin ödenmesine rağmen edimlerini gereği gibi yerine getirmediğinden takip başlatılmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Küçükçekmece İcra Dairesi 'nin ..... esas sayılı dosyası, Başakşehir Vergi Dairesi yazı cevabı, Alemdağ Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap ekstresine dayalı olarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğüne ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 30.107,04-TL toplam alacak üzerinden cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememize 26/08/2025 tarihinde ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle, Davacı ve davalının 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacının incelenen ticari defterlerinde, takip tarihi itibariyle, davalıdan 65.438,58-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacıya 29/11/2021 tarihinde 24.984,90-TL ve 21/12/2021 tarihinde 35.113,68-TL ödeme 65.438,58-TL davacı alacağından düşüm yapılması halinde davacının davalıdan kalan alacak tutarının 5.340,00-TL olduğunun hesaplandığı, Davalı tarafın incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle, davalının davacıya borcu veya davacı taraftan alacağı olmadığı, cari hesap bakiyesinin sıfır olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında cari hesap bakiye farkına sebep olan, davalı tarafından davacıya 16/12/2022 tarihinde düzenlenmiş ve davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, ...... numaralı 5.340,00 TL tutarlı iade e-arşiv faturasının, e-arşiv fatura sisteminden gönderildiği, ancak iş bu iade faturasının düzenlenmesine ilişkin dayanak belge ve davacı tarafından iş bu faturaya itiraz niteliğinde bir belge görülmediğinden, iş bu faturanın KDV hariç tutarının BA BS bildirim limiti altında olduğundan bildirme yükümlülüğü olmadığı mahkeme takdirinde olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir ( HMK 219/1 ). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir ( HMK 219/2 ). Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Dava konusu somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı, cari hesap alacağının davalı tarafça ödenmediğinden bahisle, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalının itirazının iptali amacıyla eldeki dava ikame edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar dahilinde mahkememizce tarafların delil olarak da dayandığı ticari defter ve belgelerinin incelenmesine yönelik kurulan ara karar gereği yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacının, davalı adına tanzim ettiği ve ödenmediği iddiası ile takibe konu ettiği alacağın kendi kayıtlarında bulunduğu tespit edilmiş ise de davalının ticari defter ve kayıtlarında davacı adına alacak/borç kaydının bulunmadığı tespit edilmekle yukarıda detayı verilen yasal düzenlenmeler ve uygulamaları doğrultusunda, tarafların ticari kayıtlarının karşılıklı olmadığı ve davacının alacağının cari hesap alacağına dayalı ikame ettiği eldeki davada alacak iddiasını ispat edemediği, dayanılan ve mahkemeye ibraz edilen tüm delillerin ikame edildiği, yemin delilinin hatırlatıldığı ve yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek, ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartlar oluşmadığından reddine, 3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60-TL harcın mahsubuyla bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 28.032,65-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır