İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1053 E. 2026/195 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1053
Karar No
2026/195
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1053 Esas KARAR NO : 2026/195

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/12/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin ... Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. personeline servis taşımacılığı hizmeti vermek üzere anlaştıklarını, müvekkilinin sağladığı hizmet karşılığında hak edişine ilişkin ... numaralı 30.09.2024 tarihli, 107.773,75-TL tutarındaki ve ... numaralı 31.10.2024 tarihli, 59.224,00-TL tutarındaki faturaları tanzim ederek davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, ancak ... numaralı 31.10.2024 tarihli, 59.224,00-TL tutarındaki faturanın 38.376,00-TL'si ve ... numaralı 30.09.2024 tarihli, 107.773,75-TL tutarındaki faturanın 74.782,75-TL'si için ödeme alamadığını, ilgili faturaların belirtilen tutarları için bakiye alacağı olduğunu, müvekkili tarafından gönderilen faturaların davalıya usulünce tebliğ edildiğini ve davalının takip dayanağı faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, buna rağmen ödeme emrindeki borca itiraz ettiğinin, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu müvekkiline borcunun bulunmadığını iddia eden davalı-borçlunun bu duruma yönelik ödemelerin yapıldığını yahut söz konusu borcun bulunmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, itirazın haksız olduğunu ve davalının ödemekle yükümlü olduğu 113.158,75-TL alacak miktarının tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, bu nedenlerle borçlu davalı tarafın Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli itirazı ile takibi durduran davalı tarafın, itiraz tarihinde geçerli olan mevzuat gereği alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen davanın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle davaya itiraz etmekle , davanın reddini., davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın müvekkili tarafa dava yöneltmesinin açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten alacağının bulunmadığını, aksine davacı tarafın müvekkili şirket kayıt ve defterleri gereği müvekkili şirkete borcunun bulunmadığını, bu hususun davalı müvekkili şirketin kayıt ve belgeleri ile sabit olduğunu, aksine müvekkili şirketin alacaklı olarak göründüğünü, davacı taraf alacağını tek taraflı olarak düzenlemiş olduğu faturaya dayandırdığını, bunun dışında davacı tarafça iddia ettiği alacağını kanıtlayan kesin ve yazılı başka bir delil sunamadığını, dava konusu olayda müvekkili şirket tarafından davacıya Bakırköy .... Noterliğinin 13.12.2024 tarih ve .... Yevmiye sayılı ihtarı ile davacı tarafın usulsüz işlemler yaptığını, yapılmayan hizmetleri yapılmış gibi gösterdiklerini, haksız kazanç elde ettiklerini, davacı tarafın dayanak olarak kabul ettiği fatura içeriği hizmetlerini yerine getirmediğini, aksine yapılmayan işler için fatura tanzim ettiğini haksız kazanç elde ettiğini, davacı tarafın, faturalara konu hizmetin tam, eksiksiz olarak sözleşmeye, usul ve yasaya uygun şekilde ifa edildiğini ispatlayamadığını, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmekte ise de , davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği bedelin yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı ve husumet itirazlarının kabulüne, davanın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle davanın reddine, davacı tarafın talep ettiği icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın kötüniyetli olması nedeniyle davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesi ile kötüniyet tazminatının davacı taraftan alınarak davalı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda taraflar arasında imzalanan servis taşımacılığı sözleşmesi bulunmakta olup TTK da düzenlendiği anlamda bir "yolcu-taşıyıcı" ilişkisi değil hizmetin ifası iddiasından kaynaklı fatura alacağı talebi bulunmaktadır. Davacı bedel talebini TTK kapsamında yolculardan değil "servis taşımacılığı sözleşmesinin" karşı tarafından talep etmektedir. Dava dilekçesinde davacı faturaya konu hizmetin ifasını ve alacaklı olduğunu genel hükümler kapsamında talep etmekte olup TTK hükümleri uyarınca bir talep olmayıp Borçlar Kanunu Hükümleri uyarınca kurulan hizmet sözleşmesi kapsamında olduğundan davanın mutlak ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı ...'in İTO kaydının bulunmadığı, işletme usulüne göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tüccar olduğu, Vergi Usul Kanunu'nun 177/2 maddesindeki sınırları aşmadığı ve tacir olmadığı görülmüştür. Davacının tacir olmadığı göz önünde bulundurulduğunda davanın nispi ticari dava olarak de nitelendirilemeyeceği, bu halde uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.19/03/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1053, K. 2026/195, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1053-e-2026-195-k-903e764b02ab