İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1027 E. 2026/328 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1027
Karar No
2026/328
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1027 Esas KARAR NO : 2026/328

DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketih iflası istenilen davalı şirket hakkında ticari alım-satımdan kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlattığını, borçlunun bu takibe itirazı üzerine Bakırköy ... ATM dosyasından verilen 27.10.2022 tarihli karar ile davalının haksız, hukuksuz itirazı kaldırılarak alacak ilama bağlandığını, ilam icraya ibraz edilerek alacağın tahsili yoluna gidilmiş ise de borçlu borcunu ödemediği gibi kurmuş olduğu diğer şirketlere mallarını kaçırarak onlar üzerinden ticarete devam etmeye başladığını, borçlu şirketin ortağı-sahibi ... davayı kaybedince ... Mağazacılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki paylarını eşi ...'e devrettiğini, Davalı şirketin sermayesi, mal varlığı borçlarını karşılamadığı yanı ‘’aciz’’ içinde olduğu gibi aynı zamanda borçlarını ve taahhütlerini de yerine getiremediğini, bütün mal varlıkları ve yüklenici olarak satışını yaptığı taşınmazlar üzerinde yüklü miktarlarda ipotekler ve de hacizler de olduğunu, şirket merkezinde başka şirketler vasıtasıyla ticari muameleler yapılmakta ve de şirketin mallarının satıldığını, birden çok şirket kurarak bu şirketler arasında mallarını devir ettiğini, borçlunun aciz içinde olmasının yanında borçlu borcunu üç yıla yakın bir zamandır ödemediği, ifa etmediği gibi hiçbir ödeme veya devir çabası içine de girmediğini, bunun aksine ortakları koymayı taahhüt ettikleri sermayeleri dahi zamanında ödemedikleri gibi bu durumların defter ve belgelerde de doğru bir şekilde işlenmediğini, borçlu şirketin alacaklılarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunarak diğer organik bağ içinde olduğu şirketler üzerinden şirketin müşteri çevresini, marka haklarını vs. ekonomik değerleri de şirketten kaçırdığını beyanla davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ile davacı arasındaki uyuşmazlık neticesinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../..... E. ...../..... K. Sayılı ve 27.10.2022 tarihli ilamı ile davanın KISMEN kabulüne karar verilmiş; mezkur kararın usul ve yasaya aykırılık içermesi nedeniyle tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Nitekim söz konusu yargılama, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin .../.. E. Sayılı dosyası ile devam etmekte olup; ilamın kesinleşmediğini, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E....../..... K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş; alacaklı tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi ...../.... - ( ...../.... ) E. Sayılı dosyasından takibe devam edildiğini, her ne kadar huzurdaki davada davacı, İİK.177/4 havi hükmünce müvekkil şirketin doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmişse de icra dosyası incelendiğinde usulüne uygun bir icra emrinin müvekkil şirkete tebliğ edilmediği dahası ilama dayalı alacak için icra emirinin dahi hazırlanmadığının görüldüğünü, Davacının 14/12/2022 tarihinde müvekkil şirketle ilgisi olmayan, faaliyet göstermediği, kayıtlı adresi olmayan ''...... Cad. .... Sitesi .. Blok No : ../... ..... / .......'' adresinde fiili hacze çıktığını, haciz mahallinde müvekkil şirketin bulunmaması nedeniyle müvekkilin ticareti terk ettiği iddiasını ileri sürdüğünü, oysa ki söz konusu haczin müvekkilin faaliyet adresinde yapılmadığını, dava dışı ...... vergi kimlik numaralı ... Mağazacılık şirketinin kuruluş yılının 2016 olduğunu, müvekkil şirket ile adresleri, yöneticileri, faaliyet alanları farklı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; İİK'nin 177.maddesine dayalı iflas istemine ilişkindir. Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil kayıtlarının gönderildiği, sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA; İİK'nin 177.maddesine dayalı iflas istemine ilişkin davada, davalı şirketin sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkemenin kesin yetkili olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İİK.nun 177 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla ilama dayalı takipte tarafların arasındaki ilam dikkate alınarak doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, davacı tarafça iflas avansının yatırıldığı, İİK'nın 177/son maddesi uyarınca İİK'nın 178/2. ve 166/2. maddeleri gereğince Ticaret Sicil Gazetesi ve Türkiye genelinde yayınlanan trajı en yüksek 5 büyük gazetede iflas talebine ilişkin iş bu davanın açıldığı hususu ve duruşma günü ilan edildiği, davacı alacağı ilama dayanmakla birlikte, davacı söz konusu ilama dayanan alacağın ödenmesi için icra takibi başlattığı, yapılan tebligatlara rağmen davalının borcu ödediğine dair beyanda bulunmadığı, davalı şirket yetkilisinin duruşmaya davet edilmiş olmasına rağmen duruşmaya katılamadığı gerekçesiyle Davanın KABULÜNE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ....... sicil numarasında kayıtlı .... TEKSTİL İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İİK'nun 177. Maddesi uyarınca İFLASINA, İflasın 19/09/2024 günü saat 12:42 itibariyle açılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın 18/12/2023 tarihinde ikame edilmesine rağmen ilama müstenit alacağın 17/04/2024 tarihinde istendiğini, İİK'nın 177/4. maddesinde belirtilen şartın dava ikameden önce gerçekleşmediğini, mahkemece bu husus tüm itirazlara rağmen tamamlanabilir bir eksiklik olarak değerlendirildiğini, alacağa konu icra dosyasından, davanın ikamesinden önce müvekkili şirkete usulüne uygun icra emri gönderilmediğini, davacının sair iddialarının soyut iddialardan ibaret olması, ileri sürülen iddiaların delillendirilmemesi; davacının müvekkil şirketin faaliyet adresinde fiili hacizde bulunmadığını, müvekkil şirketle ilgisi bulunmayan bir adreste yapmış olduğu haczi ise davasına gerekçe gösterdiği hususları göz önünde tutulduğunda, İİK'nın 177. maddesi hükmünce doğrudan iflas koşullarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 20/09/2024 tarihli ..../..... Esas ..../..... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...... Hukuk Dairesi'nin 24/09/2025 tarih ve ..../..... Esas ....../.... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin işbu dosya esasını almıştır. Mahkememizin 23/02/2026 tarihli ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile İİK.nun 177 ve devamı maddelerine dayalı davalının doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin 11.03.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile 23/02/2026 tarihli ara karardan rücu edilmesini talep etmiş bilirkişi ücretlerini yatırmadığı görülmüştür. Davacı taraf ıslah dilekçesi ile 2004 sayılı İİK‘nın 177. maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır'' DÜZENLEMESİNDEKİ ''4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” NORMUNA GÖRE YENİDEN TALEPTE BULUNUYORUZ. ISLAH İLE TALEP DEĞİŞTİRME VE TALEP ARTIRMA MÜMKÜN OLDUĞUNA VE ISLAH ANINA GÖRE DE BAHSİ EDİLEN KOŞUL GERÇEKLEŞMİŞ OLDUĞUNA GÖRE, HMK M. 115'DEKİ ''(3 ) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmü UYGULANMAYACAK İSE BİZ BU TALEBİMİZİ BU İÇERİKTE ISLAH EDİYORUZ.şeklinde talepte bulunduğu görülmüş dilekçe davalıya tebliğ edilmiştir.Bu aşamada diğer iflas koşulları bakımından ara karardan rücu talepleri de dikkate alınarak bu ara karardan dönülerek mevcut talebe göre iflas koşulları değerlendirilmiştir., İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin dava tarihi itibariyle muamele merkezi Bağcılar/İstanbul olup, dava görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. Davacı tarafından İİK'nın 160. maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 177/son maddesi göndermesi ile İİK'nın 178/2. ve 166. maddeleri uyarınca yasal ilanlar yapılmıştır. 2004 sayılı İİK‘nın 177. maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde terditli olarak doğrudan doğruya iflas hallerine dayanmış, İlk Derece Mahkemesince de ilama dayalı takip nedeniyle şirket yetkilisinin davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemesi de gözetilerek iflas kararı verilmiştir. Davacı tarafından Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../.... E. ...../..... K. sayılı 27.10.2022 tarihli ilama dayalı alacak için icra emri davalı tarafa iş bu davanın 18.12.2023 tarihinde açılmış olmasından sonra 21.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda İİK‘nın 177/1-4. maddesindeki icra emri ile istenilmiş olmasına rağmen alacağın ödenmemiş olması şeklindeki kanuni şartın dava tarihi itibariyle yerine getirildiği söylenemeyeceğinden HMK 114/2.maddesine göre özel dava şartları oluşmaması sebebiyle davacının ıslahla birlikte davacının davasını İİK 177/4.madde göre hasrettiği dikkate alınarak ilama dayalı doğrudan iflas talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Usulden REDDİNE, 2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2026

Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Üye ....... ¸e-imzalıdır Katip ......... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1027, K. 2026/328, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1027-e-2026-328-k-0aa12151de35