İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/99 E. 2026/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/99
- Karar No
- 2026/53
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/99 Esas KARAR NO : 2026/53
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, TPMK nezdinde ... sayılı "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin soy isminden sirayet eden "..." ibareli markanın zaman içerisinde adeta müvekkili ile bütünleştiğini ve onu tanımlayan bir simge haline geldiğini, hal böyleyken davalı tarafın müvekkilinin işletmesi ile birebir aynı mal ve hizmet sınıfında faaliyet gösteren “...” adlı marka için 16.11.2022 tarihinde TPMK'ya tescil için başvuruda bulunmuş olup mezkûr süre zarfında markayı tescilsiz surette kullandığını, bu minvaldeki eylemlerin sonlandırılması amacıyla noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafça eylemlerin devam ettiğini, davalının söz konusu eylemlerinin tespit edilebilmesi için Bakırköy ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... d.iş sayılı dosyası ile delil tespiti talepli değişik iş davası ikame edildiğini, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulmasını, 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ön inceleme duruşmasındaki beyanları ile dava konusu işletmeyi Eylül - Ekim 2022 tarihinde ...'dan devraldığını, tabelasındaki ... ibaresinin de bu kişinin soy adından geldiğini düşündüğünü, şahsının davacı tarafın markasından haberi olmadığını, söz konusu iş yerini de 2023 yılı haziran ayı başında ...'nın akrabalarından birine devrettiğini, söz konusu iş yeri ile bir işi kalmadığını, mahkeme ihtiyati tedbir kararının muhtemelen kendisinden sonra infaz edildiğini, Güngören vergi dairesi nezdinde açılış ve kapanış kayıtlarının mevcut olduğunu, bu hususun tespit edilebileceğini ve neticeten davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 23/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 30.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 1.000.000,00 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davanın davacının markadan doğan haklarına tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. Taraflarca bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olduğu bilirkişi heyetince hazırlanan ... tarihli rapor ile markaya tecavüz iddiaları bakımından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davacı yana ait markanın asli unsurunun şekil unsurunda büyük harflerle yer alan “...” ibaresi olduğu, davacı yan markasında yer alan “...” ibaresinin asli unsur olduğunu, “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelik olmasından hareketle markaya ayırt edicilik katmadığını, davalı yana ait olduğu iddia edilen kullanımlarının asli unsurunun “...” olduğunu, davaya dayanak markanın ihtiva ettiği “...” ibaresinin ilgili hizmetler bakımından tanımlayıcı olup ayırt ediciliğinin düşük olacağı, ilgili unsurun her iki markada da yer aldığını, karşılaştırmaya tabi markaların işitsel ve fonetik yönlerden benzerlik arz ettiğini, dayanak marka ve davalı yana ait olduğu tespit edilen kullanımlarda yer alan şekil / renk farklılıklarının dava konusu marka ve markasal kullanımları birbirinden yeterince uzaklaştırmadığını, davacı yanın markasının tanınmış marka muhteviyatında olduğunun tespit edilemediğini, Davacı yan ile davalı kullanımların aynı alanlarda kullanım konusu edildiğini, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yana ait olduğu tespit edilen kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, ... kod numaralı "..." görselini ihtiva eden marka her ne kadar Davalı ... adına tescil edilmişse de Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasında bulunan .... tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen vergi levhasında dava dışı ... T.C. kimlik numaralı ... isimli şahsın faaliyet gösterdiği tespit edilmiş olup nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, değişen içtihat çerçevesinde haksız rekabet iddialrı bakımından takdirin mahkemeye ait olduğunu, dava dosyası üzerinde yapılan incemeler sonucunda davalı tarafa ulaşılamadığı, davalı tarafın işyeri adresinde ...’ ın ticari faaliyette bulunduğunu, kendisi ile iletişime geçildiğini, mahkeme kararı kendisine iletilerek, ticari defter ve belgeleri incelenmek üzere talep edildiği, ancak raporun hazırlandığı bu tarihe kadar, incelenmek üzere sunulmadığı, davacı tarafın, maddi tazminat talebi doğrultusunda, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığından, muhtemel kazanç hesabı yapılamamış olup; davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının ... tescil numaralı "..." ibareli markasının 35.sınıf hizmetlerde tescilli olduğu, Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün .... tarihli cevabi yazısından davalının ... tarihinden itibaren ... Mah. ... Cad. No:.... .... .... adresinde "motorlu kara taşıtlarının modifiye edilmesi ve karoser hizmetler" alanında faaliyet gösterdiği, her ne kadar bu yazıda devre ilişkin bilgi yer almasa da Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında .... tarihinde yapılan tespit sırasında ...'ın .... tarihinde bu yerde faaliyete başladığı ve tedbir kararının infazı için ....tarihinde iş yerine gidildiğindevyine ...'ın faaliyetine devam ettiği görüldüğünden, davalının ... tarihli celsedeki beyanları da dikkate alındığında, davalının ... tarihleri arasında bu yerde faaliyet gösterdiğinin kabulü gerektiği anlaşılmış, davalının beyanları ile Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında yapılan sosyal medya kullanımına ilişkin tespitler dikkate alınarak davalının markasal kullanımları ile davacı markası bilirkişi marifetiyle karşılaştırıldığında davacı markasının asli unsurunun "..." olduğu, davalının markasal kullanımının ise "..." olduğu, her ikisinin de aynı renk kombinasyonu ile yazılı olduğu, "..." ibaresinin ilgili hizmetler bakımından tanımlayıcı olması nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olduğu, her ikisinin de aynı faaliyet alanında hizmet gösterdiği, tüm bu nedenlerle davalının eylemlerinin davacının markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmış, bu yönden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının ticari defter ve belgelerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi mümkün olmadığından maddi tazminat miktarı, tecavüze konu faaliyetinin süresi, niteliği ve bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak TBK'nın 50-51.maddeleri uyarınca 50.000,00 TL olarak takdir edilmiştir. Davalının eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının, davacı adına tescilli markasını kullanması fillinin marka hakkına tecavüz oluşturması eyleminin aynı zamanda TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı ve kümülatif koruma olmayacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davalının davacıya ait ... nolu marka tescilinden doğan haklarına tecavüzünün tespitine, davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, tecavüzün önlenmesine ve giderilmesine, davacının marka koruması kapsamında kalan davalıya ait ürünlere el konulmasına, -Haksız rekabete ilişkin taleplerin reddine, -50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Kararın kesinleşmesinden sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan trajı en yüksek üç gazetenin birinde ilanına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 857,60 TL peşin ve 18.785,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 19.642,60 TL harçtan 4.098,60 TL ilam harcının mahsubu ile 15.544,00 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 50.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- 08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişiklik ile, manevi tazminat isteminin kısmen reddi halinde hükmedilecek vekalet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet talebi yönünden 55.00000, TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 20.070,20 TL harç giderinden iadesine karar verilen 15.544,00 TL'nin mahsubu ile 4.526,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 14.000,00 TL bilirkişi avansı ve 3.535,50 TL tebligat-tezkere ücreti olmak üzere toplam 17.535,50 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre 7.014,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 11-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır