İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/977 E. 2024/876 K. – Boşanma
Konu: Boşanma
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/977
- Karar No
- 2024/876
- Karar Tarihi
- Konu
- Boşanma
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/977 Esas KARAR NO : 2024/876 DAVA : Şirkete Bağlılık Yükümlülüğe Aykırılığın Tespiti ile Yetki Verilmesi Talepli (TTK'nun 613(2) Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirkete Bağlılık Yükümlülüğe Aykırılığın Tespiti ile Yetki Verilmesi Talepli (TTK'nun 613(2) Maddesinden Kaynaklanan) davanın yapılan yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile şirketin diğer ortağı ve yetkili temsilcis...'in evli olup, davalının eşini başka bir kadınla aldattığını, durumu öğrenen eşi...'in davalı aleyhine zina sebebine dayalı boşanma davası açtığını, davalının cevap dilekçesinde başka kadından iki çocuğu olduğunu kabul ettiğini, bu davanın halen İzmir ...Aile Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, boşanma davasında haksız olduğunu, bu nedenle aleyhine karar çıkacağını düşünen davalının, eşini davadan vazgeçirmek ya da kendi istediği koşullarda boşanmayı sağlamak için eşine karşı peşi sıra davalar açmaya, ortağı oldukları şirket üzerinden eşini zorda bırakmaya çalıştığını ve eşine karşı suç teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, taraflar arasında farklı nitelikte çok sayıda davaların görülmekte olduğunu, davacı şirketin özel okul işlettiğini, şirketin öz malı durumundaki araçlar ile öğrenci, öğretmen ve personel taşıması yaptığını, taşımanın yapılabilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğünden ...Ruhsatı alındığını, bu belgenin süreli nitelikte olduğunu ve süre sonunda yenilenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin belgenin yenilenmesi için idareye başvurduğunu, idarenin diğer belgelerin yanı sıra şirket ortaklarının adli sicil kayıtlarının da verilmesini istediğini, idarenin isteğinin davalıya, vekili aracılığı ile sözlü olarak bildirildiğini, ancak davalının adli sicil belgesini vermediğini, bunun üzerine davalıya, 11.11.2024 günlü ihtarname çekilerek belgenin istenilmesine rağmen davalının 13.11.2024 tarihli cevabi ihtarname ile belgeyi vermeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin idareye yeniden başvurmasına rağmen idarenin adli sicil kaydının sunulmasının gerekli olduğunu bildirmesi üzerine davacı şirketin, öz mal taşıma belgesini yenileyemediğini, bu durumun TTK'nun 613.maddesi uyarınca şirketin zararına yol açacak, çıkarlarını zedeleyecek nitelikte bir davranış olduğunu, davalı ortağın bu davranışı nedeniyle, müvekkili şirketin taşıma işini yaptığı araçların çalışamaz hale geleceğini, boşta kalan araçlar nedeniyle zarara uğrayacağını, özellikle çalışanlarının taşıma işini yaptırmak için hizmet almak ya da çalışanlarına yol ücreti ödemek zorunda kalacağını, bu durumun şirketin zararına olacağını, davalının cevabi ihtarnamesindeki beyanlarının doğru olmadığını, taşımanın ne şekilde yapılacağı takdirinin şirket yöneticisine ait olduğunu, davalının adli sicil kaydına konu olacak suçunun bulunmadığını, bu durumun davalının adli sicil kaydını vermemesinin haklı nedeni olmadığını göstermediğini, davalının istenilen belgeyi vermemesinin tek nedeninin şirketin diğer ortağı ile arasındaki boşanma davasına dayalı hukuki husumet ve şirketi zarara uğratma kastı olduğunu bildirmiş, davalı şirket ortağının, şirketin alması gereken adli sicil kaydını vermemesinin TTK'nun 613(2) maddesine aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile davalının adli sicil kaydının mahkeme tarafından çıkarılıp belirtilen amaç için kullanılmak üzere davacı şirkete verilmesine ya da davalının adli sicil kaydının belirtilen amaç için çıkarılarak davacı şirkete verilmek üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılması konusunda davacı şirkete yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın son derece kötü niyetle ve gerçek dışı beyanlarla açıldığını, dava ile hiç ilgisi olmayan dava ve konuların ortaya dökülerek, haksız talebin mazur gösterilmeye çalışıldığını, iddia edildiği gibi boşanma davası nedeniyle kasti bir durumun bulunmadığını ve uyuşmazlığın aile içi anlaşmazlıkla ilgili olmadığını, şirketin ve diğer ortağın yok saymasından kaynaklanan sorunların bulunduğunu, tüm ihtar ve ikazlara rağmen, davacı şirketin yıllardır genel kurulunun yapılmadığını, şirket hesapları ile ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini, şirket müdürü ... aldığı uzaklaştırma kararı çerçevesinde müvekkilinin 2023 yılından beri şirkete gidemez hale düşürüldüğünü, şirketin Vergi Dairesi ve SGK’ya beş milyon Türk Lirasından fazla borcu bulunduğundan taşınır ve taşınmaz malvarlığına haciz konulduğunu, bu borçlardan müvekkilinin ortak sıfatıyla sorumlu olduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında...in şirket müdürlüğünden azli talebi ile açılan davanın derdest olduğunu, davacı tarafça keşide edilen ihtarnameye verilen cevabi ihtarnamede ve şirket müdürlüğünden azil talepli dava dosyasına sunulan dilekçede, şirketin bizzat taşıma işi yapmasının ağır sonuçlara ve risklere yol açacağının, dışarıdan servis hizmeti alınmasının şirketin yararına olduğunun bildirildiğini, davacı tarafın şirketin zarara uğradığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, servis ücretinin veliler tarafından ödendiğini, davacı şirkete keşide ettikleri ihtarnamede şirketin mali durumuna ve yapılması gereken işlere ilişkin talep ve önerilerini bildirdiklerini, davacının ihtarnameye cevap vermediği gibi genel kurul toplantısı da yapmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davacı şirketin faaliyetine ilişkin olarak taşıma ruhsatı alınması için davalıya ait adli sicil kaydının, davalı tarafından, davacı şirkete sunulmamasının TTK'nun 613(2).maddesinde düzenlenen ortağın şirkete bağlılık yükümlülüğüne aykırı olduğu iddiası ile davalının adli sicil kaydının alınması için davacıya yetki verilmesi istemine ilişkindir. Davacı, limited şirket olup, TTK'nun 613(2).maddesinde ortakların, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamayacakları, özellikle kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amaçlarına zarar verecek işlemler yapamayacakları düzenlenmiş, TTK'nun 616.maddesinde şirket genel kurulunun yetkileri ile 623 ve devamı maddelerinde şirket müdürlerinin görev ve yetkileri belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirketin faaliyeti çerçevesinde yaptığı servis taşıma işi için ilgili idare tarafından aranan ortaklara ait adli sicil kaydının sunulmasına ilişkin yasal zorunluluk karşısında davalı ortağın idareye sunulmak üzere adli sicil kayıt örneğini davacı şirkete vermemesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taraf, şirketin yaptığı taşıma işinin, şirket faaliyetinin devamı için gerekli ve yararlı olduğu iddiasında olmasına rağmen davalı taraf şirketin zararına olduğu iddiasındadır. Bunun yanında davacı taraf, ortaklar arasındaki boşanma davası nedeniyle davalının kötü niyetli davrandığını iddia etmesine rağmen davalı taraf bu iddiayı reddetmektedir. TTK'nun 616 ve devamı maddelerinde düzenlendiği gibi limited şirketlerin alacağı kararlar ile yönetim yetkisi, diğer şirketlerde olduğu gibi şirketin yetkili organlarına aittir. Yetkili organlar dışında şirket yönetimine kayyım atanması gibi kanunda düzenlenen istisnai haller hariç şirket yöneticileri ve ortakları dışında, mahkemelerde dahil olmak üzere üçüncü kişilerin müdahale etmeleri, şirketin yetkili organları ve şirket ortakları yerine geçerek genel kurul kararı veya yönetim kurulu kararı niteliğinde kararlar alması ya da herhangi bir işlem yapmaları, kanunda bu yönde bir düzenleme bulunmaması nedeniyle mümkün değildir. Bu çerçevede davacı tarafın iddiası gibi TTK'nun 613.maddesi mahkemelere yönetici veya ortak yerine geçerek bir karar alma ya da bir işlem yapma yetkisi tanımamıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve temel ilkeler çerçevesinde somut olay yönünden ortaklar arasında çıkan uyuşmazlığın şirketin yönetim organlarının yetkileri ile kanun ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi zorunlu olup, TTK'nun 613.maddesinde ortakların, şirket çıkarlarını zedeleyen davranışlarının bulunması halinde mahkemenin ortak yerine geçerek bir işlem yapması veya ortağı bir işlem yapmaya zorlayacak bir karar vermesi konusunda bir düzenleme bulunmadığından davacının talebi gibi bir hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı açık ve anlaşılır olmakla taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan taşıma faaliyetinin şirketin yararına veya zararına olup olmadığı ve davalının bu konuda kötü niyetli davranıp davranmadığı, davranışının TTK'nun 613.maddesine aykırı olup olmadığı konusunda esastan bir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harcın peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024
Başkan... e-imza Üye... eimza Üye ... e-imza Katip ... e-imza