İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/935 E. 2025/671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/935
Karar No
2025/671
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/935 Esas - 2025/671 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/935 Esas KARAR NO : 2025/671

HAKİM :.. KATİP : ...

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... ...... 2- ... ... 3- ... .... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2021 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili iddiasında özetle; TMO Trabzon Şube Müdürlüğünde taşeron firmalar bünyesinde çalışan Erhan Nuroğlu'na toplamda 7.646,72-TL, ... ... 7.134,76-TL, . .. 7.628,06-TL, . . 6.974,14-TL, . . 6.974,14-TL ve . . 6.974,14-TL kıdem tazminatı toplamı olan 43.331,96-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, söz konusu ödemelerin 4857 sayılı yasanın 112. Maddesi kapsamında doğrudan müvekkili kurum tarafından karşılanmakta olduğunu, ancak ödeme sonrasında alt işveren şirketlere rücu edilmemesine ilişkin herhangi bir koşul bulunmadığını, iç ilişkideki sorumluluğun TBK m.167 f.2'de "Kendisine düşen paydan fazla bir ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir." hükmünün uygulanmasıyla olduğunu, davacının kurum ile davalılar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi hükümleri incelendiğinde, davacının işçilik alacakları dolayısıyla herhangi bir tazminat ödemek zorunda kalırsa ödediği borcun tamamını sözleşme akdettiği taraftan isteyebilir hükmü olduğunu, davacı ile davalı şirketler arasında fındık depolarının güvenliğini sağlamak maksadıyla hizmet alım sözleşmeleri akdedilmiş olduğunu, bu sözleşmeler gereğince davalıların sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları tamamen yükleniciye (davalılara) ait olduğunu, bu nedenle sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle son alt işveren olan davalı Yavuz Koruma ve ... Güvenlik... Şirketi, feshe bağlı alacaklardan ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının tamamından ve diğer işçilik alacaklarından ise kendi dönemi ile sorumlu olduğunu, diğer davalı güvenlik şirketlerinin ise işçinin kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, arabuluculuk dosyasında bazı davalılar toplantıya katılım sağlamadıklarından anlaşılama sağlanamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava dışı işçilere ödenen toplam 43.331,96-TL'nin ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek sözleşmede belirlenen faizi veya bir hüküm belirtilmemişse ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları miktarlar kadar rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı .. . .... Güv..Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk görüşmelerinde davalı şirket vekille temsil edildiğinden dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğinin açıkça usulsüz tebligat olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davaya bakmakla yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı taraf huzurdaki davayı kıdem tazminatına ilişkin yaptığı ödemenin Müvekkil Şirkete rücu edilmesi talebiyle ikame etmiş olup aslen davalı şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, bu sebeple ödenen kıdem tazminatından rücu edilen miktarların kendisine ödenmesini talep ettiğini, ileri sürülen iddia davalı konumdaki davalı şirketin alacaktan sorumlu olduğuna yöneliktir olduğunu, bu sebeple davanın davalı şirkete yönlendirildiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığından haksız davanın reddi gerektiğini, davacının faiz başlangıç tarihi olarak dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihinin dikkate alınması yönündeki talebi hukuka aykırı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı aleyhine hüküm kurulması halinde aleyhe hükmedilen yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinden arabuluculuk toplantısına atılmayan şirketlerin sorumlu tutulması gerektiğini, haksız davanın reddi ile arabuluculuk görüşmesi vekil ile temsil edildiğinden arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının davasını somutlaştırması gerektiğini, bu nedenle HMK mad. 31, 94 gereği davacıya davasını somutlaştırması için süre verilmesini süresinde davanın somutlaştırılmaması halinde ise haksız davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, dava dışı işçilerin, davacı nezdinde çalışmış, emir ve talimatlarını davacıdan almış olup, dava dışı işçinin alacaklarından davalı şirketin sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle; huzurdaki davanın haksız ve dayanaksız olduğunun açık olduğunu, dava dışı işçilerin iş akdi davacının talimatı uyarınca feshedilmiş olup bu sebeple talep edilen kıdem tazminatının davacı tarafından ödenen kısmından davalı şirketin sorumlu olmadığını, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; davalı şirketin, davacının yapmış olduğu ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davacı ile davalı şirketin ödemeden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmesi gerekdiğini bildirmiş, açık sözleşme hükmü gereği, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, zamanaşımı itirazlarımızın değerlendirilmesine, davalı şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde kıdem tazminatından davalı şirketin sorumlu olduğu yönünde hüküm bulunmadığından ve açıkça kıdem tazminatı hariç şeklinde hüküm bulunduğundan, haksız davanın reddine, davacıya davasını somutlaştırması için kesin süre verilmesine, süresinde somutlaştırılmaması halinde ise davanın reddine, haksız davanın reddi halinde arabuluculuk toplantısına katılmayan taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, arabuluculuk toplantısı vekil ile temsil edildiğinden lehimize vekalet ücretine hükmedilmesine, dava dışı işçilerin iş sözleşmeleri davacının emir ve talimatları sonucu feshedildiğinden kıdem tazminatı ödemesinden davalı şirketin bir sorumluluğu olmadığının kabulü ile talebin reddine, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile talep edilen alacaklardan davalı şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davalı şirket ile davacının, dava konusu alacaklardan dava dışı işçilerin çalışma süresi ile sınırlı olarak ve o dönem ki ücreti üzerinden müştereken sorumlu olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı şirket aleyhine hüküm kurulması halinde yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinden arabuluculuk toplantısına katılmayan şirketlerin sorumlu tutulmasına, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ... ... .. Şti. vekili cevap dilekçesinde; İş Kanunu 2. Maddesi'nde; "Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmünün amir olduğunu, asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, ayrıca asıl işverenin alt işverene rücu etmesine imkan veren bir kanun maddesi olmadığını, davacının yaptığı ödemeden huzurdaki dava ile haberdar olunduğunu, alacaklının zararını tanzim eden davacının, taraflarına rücu etmiş ancak herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadığını, davalının şirketin davacıdan ihale ile iş aldığını, ihaleyi kazanan davacının mevcut işçilerle çalışmaya devam etmekte olduğunu, 200 işçi ile ihale ettiğini, iş başladıktan bir müddet sonra, depolarını kapatmakta olduğunu, depolarını kapatınca işçilerin açıkta kaldığını, 200 işçi ile başlayan iş 100 işçiye kadar düşmekte olduğunu, davacı tarafın deponun kapanacağının bir gün önceden bildirerek işçilere bilgi verme, tutanak tutma, ihbar önelleri v.s için davalıya zamanı kalmadığını, ilk başta ihale ettikleri sayıyı depoları kapatarak azaltmaları sonucu, işçileri size iade ettik işten çıkartmadık, yönünde ki beyanlarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, taraflarına hiç bir ihtarda bulunmayan davacının davası dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olup reddi gerektiğini, bu durumdan davalının herhangi bir kusurunun olmadığını, bilirkişinin öncelikle kusur değerlendirmesi yapması gerektiğini, imzalanan sözleşmelerin yada teknik ve idari şartnamelerin hiç birisinde asıl işverenin işçilik alacakları yönüyle müvekkili şirkete rücu edebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, işçilik alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminata yönelik olduğu anlaşıldı. Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.05.2023 tarih, 2023/281 E., 2023/252 K. sayılı yetkisizlik kararıyla mahkememize tevzi edilen dava dosyasının mahkememiz esasına yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. 1475 sayılı İş Kanunu'nun "İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren (2) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel (3) işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur." hükümlerini haizdir. Yerleşik Yargısal içtihatlar nazara alındığında (Yüksek Yargıtay 23. H.D 01.07.2020 Tarih ve 2017/732 Esas ve 2020/2372 Karar) Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkememizce, sözleşmeler, işçinin hizmet dökümü, ödeme dekontları dosyamız arasına alınıp, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede, davalıların işçinin ödenen kıdem tazminatından tamamından işçinin bünyelerinde çalıştığı sürelerle orantılı olarak sorumlu olduğunu tespit etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme incelenmiş, sözleşmenin 22.1. Maddesinde, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personeli ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür, şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmede işverenin sorumluluğuna dair açık hüküm varsa işverenin sorumlu tutulacağı aksi halde işçilerin çalıştırılmasından kaynaklı ortaya çıkan tazminatlardan yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiştir. Sözleşmede işverinin sorumluluğuna dair hüküm bulunmamakta, aksine yüklenicinin sorumluluğuna dair 37. maddede hükümler bulunmaktadır. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, Bu haliyle davacının davasının tamamının kabulü gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporu ile dava dışı işçinin çalıştığı sürelerle orantılı olarak davalı şirketlerin sorumluluğu belirlenmiştir. Davalıların son işveren olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmelerde davalının işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu dair hüküm bulunmaktadır. Bu haliyle davalının işçinin çalıştığı süre ile orantılı olarak ödenen işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerekmiştir. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın KABULÜNE, 2.675.88 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 01/08/2019 tarihinden itibaren davalı ... Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti. İş ortaklığından avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 21.175.34 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 01/08/2019 tarihinden itibaren davalı ... Ltd. Şti. Ve STK Ltd. Şti İş ortaklığından avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 23.851,22 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.629,28 TL karar ve ilam harcından 740,01 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 889,27 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 740,01 TL peşin harç olmak üzere toplam 799,31 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 290,00 TL tebligat gideri, 1.197,20 TL yazışma gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.487,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 23.851,22 TL üzerinden takdir edilen 23.851,22 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025

Katip .... e-imzalı

Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/935, K. 2025/671, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-935-e-2025-671-k-bd26a6d462aa