İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/893 E. 2025/812 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/893
- Karar No
- 2025/812
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/893 Esas - 2025/812 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/893 Esas KARAR NO : 2025/812
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'nun işten ayrıldığını, kıdem tazminatı olarak dava dışı işçiye 09/02/2024 tarihinde 328.915,90 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile şimdilik 150.000,00 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 05/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 202.568,25 TL'ye artırmıştır. Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede kıdem tazminatından müvekkilinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmede kıdem tazminatı şeklinde bir gider kalemi bulunmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile kendilerinden talepte bulunulamayacağını, kıdem tazminatının doğru hesaplanıp hesaplanmadığının kendilerince bilinemeyeceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür. DELİLLER: Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 07/07/2025 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak 52.187,07 TL'den davalı ... ve davalı ... şirketinin, 12.428,76 TL'den davalı ... şirketinin, 12.634,77 TL'den davalı ...şirketinin, 25.063,53 TL'den davalı ... şirketinin, 50.127,06 TL'den davalı ... şirketinin, 50.127,06 TL'den davalı ... şirketinin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davalı yanın görev itirazının tarafların tacir olması nedeni ile reddine, yetki itirazının HMK'nun 17. maddesi gözetilerek reddine, zamanaşımı itirazının ödeme ile dava tarihi gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı). İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmelerin bir kısmında açık hüküm bulunmayıp bir kısmında açık hüküm bulunmasa dahi davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalı yanın sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği değerlendirilmiştir (... BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı). Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalılar daha önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihi itibari ile (... BAM 23. HD 2018/2070 esas 2019/1481 karar sayılı, ... BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; DAVANIN KABULÜ İLE, 52.187,07 TL rücuen alacağın davalı ... ve davalı ... şirketinden (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına), 12.428,76 TL'nin davalı ... şirketinden, 12.634,77 TL'nin davalı ...şirketinden, 25.063,53 TL'nin davalı ... şirketinden, 50.127,06 TL'nin davalı ... şirketinden, 50.127,06 TL'nin davalı ... şirketinden alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine, Alınması gerekli olan 13.837,44 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.539,16 TL harcın, 2.715,17 TL'sinin davalı ... ve ... şirketinden (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına), 646,64 TL'sinin davalı ... şirketinden şirketinden, 657,36 TL'sinin davalı ...şirketinden, 1.304,00 TL'sinin davalı ... şirketinden, 2.608,00 TL'sinin davalı ... şirketinden, 2.608,00 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin, 1.030,51 TL'sinin davalı ... ve ... şirketinden (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına), 245,42 TL'sinin davalı ... şirketinden şirketinden, 249,79 TL'sinin davalı ...şirketinden, 494,92 TL'sinin davalı ... şirketinden, 989,83 TL'sinin davalı ... şirketinden, 989,83 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinden, 11.593,22 TL'sinin davalı ... ve ... şirketinden (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına), 2.761,02 TL'sinin davalı ... şirketinden şirketinden, 2.806,78 TL'sinin davalı ...şirketinden, 5.567,80 TL'sinin davalı ... şirketinden, 11.135,59 TL'sinin davalı ... şirketinden, 11.135,59 TL'sinin davalı ... şirketinden tahsil edilerek DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacı tarafça yargılama aşamasında yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 15.500,00 TL yargılama gideri ile 2.561,93 tl peşin harç ve 897,73 TL ıslah harcının toplamı olan 18.959,36 TL'nin, 4.884,44 TL'sinin davalı ... ve ... şirketinden (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına), 1.163,27 TL'sinin davalı ... şirketinden şirketinden, 1.182,55 TL'sinin davalı ...şirketinden, 2.345,82 TL'sinin davalı ... şirketinden, 4.691,64 TL'sinin davalı ... şirketinden, 4.691,64 TL'sinin davalı ... şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, Dair; davacı tarafın yüzüne karşı, davalı yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
¸¸ ¸¸