İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/854 E. 2024/854 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/854
Karar No
2024/854
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/854 Esas - 2026/423 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/854 KARAR NO : 2026/423

BAŞKAN : ... ÜYE :... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av..... : 2-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... : 3- .... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Banka Teminat Mektubu Bedelinin Tahsili İstemli DAVA TARİHİ : 22/01/2014 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili iddiasında özetle; .... Dikmen Şubesi’nin 16/04/2006 tarihli avans teminat mektubunu davalıların oluşturduğu iş ortaklığına davacının sunduğunu, davalıların bu avans teminat mektubunu haksız olarak paraya çevirdiğini, teminat mektubunun, mektuptaki şartın yerine gelmesiyle doğacak riski karşılayan bir mali mekanizma olduğunu, dava konusu olayda risk doğmadığını ve teminatın paraya çevrilmesini gerektirecek bir durumun ortaya çıkmadığını, bu nedenle teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini, aynı konuda ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davada 230.000.- USD tutarlı teminat mektubunun, 183.873,76 USD tutarının iadesini talepte haklı olduğundan davanın kabulüne karar verildiğini, haksız olarak paraya çevrilmiş olan avans teminat mektubu nedeniyle 183.873,76 USD alacağın, paraya çevrildiği tarih olan 24/02/2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA : Davalılar ... Ltd. Şti. ve .. . A.Ş. vekilleri savunmasında özetle; Davacı ile davalı şirketler arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacının davaya konu avans teminat mektubunu sunduğunu, davacının kesin teminat mektubu sunması halinde avans teminat mektubu iade edileceğinden, kesin teminat mektubunu sunmaması sebebi ile avans teminatının iadesinin yapılmadığını, daha sonra davacının kesin vadeli edimini süresinde ifa etmemesi sebebiyle teminatın nakde çevrildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiş, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davalı Max Streıcher GmbH. Vekili savunmasında; Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.

YARGILAMA SAFAHATI: Mahkememizin 2014/1177 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; 22/11/2017 tarihli, 2017/926 sayılı kararda; "Davalılar ... davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hükme esas alınabilir mahiyette görülen bilirkişi raporu doğrultusunda 179.246,63 USD’nin daval....’dan tahsiline" karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 02/12/2020 tarih 2018/1558 E. 2020/1231 K. Sayılı kararında; "Mahkemece, davalılardan ... ön inceleme duruşmasına davet edilmeden ve bu davalı açısından ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikata geçilemeyeceğine ilişkin usul kuralı ihlal edilmiştir. Kabule göre de, ön inceleme aşaması usulüne uygun tamamlanmadan tahkikat aşamasına geçilmiş ise de, istinaf başvurusunda bulunan daval.... HMK.'nin 147. maddenin amir hükmüne aykırı bir şekilde duruşmaya davet edilmeksizin ve alınan bilirkişi raporu tebliğ edilmeksizin hüküm kurulmuştur. Tahkikat aşamasına geçildiğine göre davalı tarafın 6100 sayılı HMK'nın 147. maddesi uyarınca tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunludur. Bu yasal zorunluluğun gereği yapılıp davalının tahkikat duruşmasına katılması imkanı sağlanmadan ve tahkikat bitirildikten sonra da HMK'nın 186. Maddesi gereğince sözlü yargılama için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulması Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır (HMK madde 27) . Belirtilen nedenlerle mahkemece 6100 sayılı HMK ile öngörülen yargılama aşamalarına uyulmadan esasa ilişkin karar verilmek suretiyle davalı ....'nın hukuki dinlenilme hakkına aykırı davranılması usul ve yasaya aykırı olup, davalının bu hususa ilişkin istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı .... vekilinin sair istinaf nedenleri, davacı vekilinin ise istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Mahkememizin 2021/27 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; 18/11/2021 tarihli ve sayılı kararda; "Hükme esas alınabilir mahiyette görülen bilirkişi raporunda da davacının davalılardan talep edebileceği alacak miktarının 179.246,63 USD olduğu görüş ve kanaati bildirilmiş olup rapor doğrultusunda davalılar Günsayıl İnş. ve Alsim Alarko yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden raporda tespit olunan alacak miktarı olan 179.246,63 USD’nin davalı ...’dan tahsiline şeklinde" karar verilmiştir. ... BAM 27. Hukuk Dairesinin 15/05/2024 tarihli, 2023/1222 Esas-2024/436 Karar sayılı ilamında; Davacı vekili ve davalı .... vekilinin istinaf başvurularının HMK.'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esasta reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ İNCELEMESİ SONUCU VERİLEN KARAR: Davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz başvuruları sonucu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2024 tarihli ve 2024/2811-3373 sayılı kararında; "... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; 1-Dosyanın incelenmesinde, davalı .... vekilinin davacı şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini beyan ettiği ve buna dair belge sunduğu, davacı şirketin davanın açıldığı tarihten bir gün sonra 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesine göre ticaret sicilinden resen terkin edildiği, yargılama aşamasında şirketin ihyası sağlanmadan yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. 2- Bu durumda mahkemece, davacı şirketin terkinden önceki son yetkilisinin tespit edilerek şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verilmesine, şirketin ihya edilmesi durumunda; işin esası hakkında yeniden karar verilmesine, ihya edilmemesi halinde, davacı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden dolayı taraf ehliyeti bulunmadığından, davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/d maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, anılan yön gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. 3- Bozma sebebine göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.11.2021 tarihli, 2021/27 Esas, 2021/879 Karar sayılı kararın BOZULMASINA," Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.

HÜKME ESAS GEREKÇE: Dava, haksız nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı sözleşme gereğince sunulan avans teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini ileri sürerek davaya konu alacağın faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiş, davalılar.... A.Ş. ise zamanaşımı definde bulunmuş ve teminat mektubunun davacının sözleşmeyle yüklendiği edimini yerine getirmemesi sebebiyle nakde çevrildiğini savunmuşlar, davalı.... ise süresinde cevap dilekçesi sunmamış, sonrasında sunduğu beyan ve ıslah dilekçesinde davanın zamanaşımı sebebiyle ve ayrıca esastan reddini istemiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yukarıda özetlenen bozma ilamı doğrultusunda Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirketin terkinden önceki son yetkilisinin bildirilmesi istenilmiş, Müdürlüğün 20/06/2025 tarihli cevabi yazısına göre şirketin 23/01/2014 tarihinde resen terkin edildiği, terkin öncesi şirketi temsil yetkisi olan ortaklarının .... olduğu bildirilmiş, Uyap sistemi üzerinden çıkarılan nüfus kayıtlarına göre bu iki ortağın vefat ettiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine son şirket temsilcisi ortakların mirasçılarına tebligat çıkartılarak, Yargıtay ilamı uyarınca davacı şirketin ihyası için dava açmak üzere kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede davacı şirketin ihyası için dava açılmadığı görülmüştür. Buna göre, verilen kesin sürede ihya edilmeyen davacı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden dolayı taraf ehliyeti bulunmadığından, davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/d maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Açılan davanın HMK 114/d maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732-TL maktu karar ve ilam harcının dava dosyasında alınan 6.934,55 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 6.202,55 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine, 5-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,

Dair,Davalı.... vekillerinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan .... E-imzalıdır Üye .... E-imzalıdır Üye .... E-imzalıdır Katip .... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/854, K. 2024/854, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-854-e-2024-854-k-ea8a2f7b4b48