İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/771 E. 2025/1164 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/771
- Karar No
- 2025/1164
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiş olup icra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren avans faiz yürütülerek itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve yasal koşullar oluştuğundan davalı-borçlunun asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatını davacıya ödemesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı aleyhine açılan ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında borca ve yetkiye birlikte itiraz edilmiş olup itiraz sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı taraf itirazın iptali istemini yetkisiz mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, davalının yasal ikametgahı ... ... olup yetkili icra dairesi ve mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldü.Bilirkişi 16/07/2025 tarihli raporunda özetle;''Tarafların iddia ve savunmaları ile sulh faaliyetleri çerçevesinde anlaşamadıkları hususların; davacı tarafından davalıya kesilen ve davalı tarafından da ödenmiş olduğu iddia edilen Fatura tutarlarına İhtiraz edilmesi sonucu oluşan bir alacak davası olduğu anlaşılarak tarafların her ikisinin de TACİR olduğu (Dolayısıyla davacının davalı adına elektrik ortamda kesilmiş EARŞİV faturaları düzenlediği ve Ticari defterlerine cari hesap şeklinde kayıt altına aldığı ) tespit edilerek ;Rapor içeriğinde ayrıntılarıyla açıklandığı üzere yapılan inceleme, tespit, değerlendirme neticesinde; Davalı şirketin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... sistemine yüklediği, yi ibraz eden davalı tarafın birbirini doğrulamadığı , sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olmadığı,Davalı muavin dökümleri incelendiğinde; davacının kestiği faturalara karşılık banka havalesi,çek senet vb tevsik edici belgeler yoluyla ödemeler yapmadığı , davacı tarafından 2022-2023 ve 2024 yılı düzenlenen faturaların birçoğunun ve davalıya yapılan ödemelerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ,Davalı tarafından kayıtlara alınan ve alacak-borç konusunda anlaşmazlığa konu faturalar ile ilgili olarak, davalı tarafından yapılan E- Fatura RED-İtiraz edildiğine dair bir evrak, belge, PC çıktısı veya TTK 21 maddesi veya 18. Maddesi hükümlerine göre düzenlenen E Faturanın iade edildiğine bir evrak tespit edilememiştir.Davacının dosyaya ibraz ettiği faturalar incelenmiş ve Ticari defterlerine kayıt edildiği tespit edilmiştir. Buna göre Bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapılmış olduğu görülerek;Davacının incelenen 2022-2023-2024 dönemlerinde davalıya 17 adet fatura düzenlediği toplam tutarının 666.164,00-TL olduğu ve davalıya Borç kayıt ettiği, davalıdan 26 adet tahsilat yaptığı toplam tutarının 568.335,00-TL olduğu ve davalıya Alacak kayıt ettiği, 2021 den gelen 162.632,01-TL Devir bakiyesi ile 2024 yılı sonunda davacının davalıdan 260.461,01-TL Alacaklı göründüğü, Davacının 10.05.2024 tarih 2024/ E sayısı ile İcra takibi başlattığı, davalıdan 254.461,01-TL Asıl Alacak ile 40.548,19-TL Faiz talebinin olduğu,TBK.m.117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerekmektedir.Davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir ihtar, bilgi ve belge tespit edilememiştir. Ancak Sayın Mahkemeniz tarafından TTK 1530 maddesine göre davacının takip öncesi faiz talebinin kabulü durumunda 21.800,30-TL Temerrüt Faizi hesaplanmıştır.Davacının 10.05.2024 tarihli başlattığı icra takibi sonrasında davalıya 15.08.2024 ve 08.08.2024 tarihlerinde fatura düzenlediği ve davalıdan tahsilatlar yaptığının yazılı olduğu Ancak bilirkişi raporuyla davacının Ticari defterlerinde tespiti yapılmış bütün bu hususların hiçbirine Davalının Ticari defterlerinde rastlanılmamış en önemlisi de davalının ticari defterlerinin dava konusu olay ile ilgili gerçeği yansıtmadığı , Davacının davalıya 17 adet fatura düzenlemiş olduğu tespiti karşısında davalının bu faturalardan sadece 2023 yılına ait olanları Ticari defterlerinde kayıt altına alıp Ticari defterlerindeki Kayıtlara göre 5 adet faturaya karşılık Toplamda 195.583,25TL davacıya borçlandığına '' şeklinde sonuç ve kanaatine ulaşmıştır. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı dilekçeler aşamasında ki beyanları ile, davalı ile aralarında ticari ilişki olup üzerine düşen yükümülükleri gereği gibi ifa etmesine rağmen davalı ile aralarında ki muavin defter kayıtları gereği alacaklarının ödenmemesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmekle, davalı tarafça takibe dayanak bir alacak ilişkisinin bulunmadığı gibi yetkili icra dairelerinde takibin başlatılmadığından iddiaların inkarı ile davanın reddinin talep edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında ki çekişmeli vakıaların, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı takip dosyasından kaynaklı hesap ilişkisi nedeniyle aralarında alacak ilişkisi bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmakta olup, itirazın iptali davaları İİK m.67/1 hükmü gereği genel hükümlere tabi olup bu bakımdan TMK m.6 ve HMK m.190 gereği ispat yükü davacı takip alacaklısı üzerinde bulunmakla, ispat şekli bakımından ise alacağın miktarı göz önüne alındığından HMK m.200 hükmü gereği senetle ispat kuralına tabi olmakla, şartları var ise HMK m.222 gereği tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle iddialar ispatlanabilecektir.İtirazın iptaline konu ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı takip dosyasının incelenmesi neticesinde, takibin tarafları ve konusunun eldeki dava ile aynı olduğu, takibin usulüne uygun başlatılarak böylelikle davacının eldeki davayı açmakla hukuki yararı olduğu, takibe yapılan itirazın içeriği, tebliği ve tarihi bakımından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında ki uyuşmazlık davacının para alacağını içerdiğinden, davacının yerleşim yeri adresi de göz önüne alınarak İİK m.50 ve HMK m.10 ile TBK m.89 gereği takibin yetkili icra mahkemesinde yapıldığı anlaşılmıştır.Tahkikat aşamasında, davacı tarafından da delil listesinde dayanılması göz önüne alınarak tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup tarafların ticari defterlerini süresinde sunduğu ve ayrı ayrı inceleme yapıldığı, yapılan incelemede defterlerin usulüne uygun olarak tuttuğu, takip konusu muavin defterlerden kaynaklı olduğu iddia edilen alacağa ilişkin belgelerin kısmen birbirlerini doğrular nitelikte defterlerde işlendiği ticari defterlerin delil kabul edilmesine ilişkin HMK m.222 hükmü gereği birbirini doğrular kayıtların taraf lehine delil kabul edileceğinden kısmen uyuşan miktar bakımından davacı alacağını kısmen ispat etmiş olmakla takip konusu bakımından ana paraya ilişkin 195.583,25 TL kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalı takip alacaklısının icra takibinde yaptığı faize itiraz bakımından, tarafların ticari ünvanları da göz önüne alınarak tacir oldukları bu bakımdan TTK m.8 gereği faiz oranını serbestçe belirleyebilecekleri TBK m.88 gereği faizin yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirleneceği bu bakımdan taraflar arasında faizin belirlendiğine ilişkin ispata yarar herhangi bir delilin sunulmadığı, bu bakımdan yürürlükte ki mevzuat olan 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereği belirlenen ticari temerrüt faizini geçmemek şartıyla faiz talep edilebileceğinden faizin türü bakımından bir hata olmasa da işlemiş faiz bakımından davacının TBK m.117/1 gereği davalının temerrüdüne ilişkin bir durum olmadığı, TTK m.1530 gereği hükmün uygulanması içerir tarafların şahsı ve aralarında ki ilişki bakımından şartlar bulunmadığından işlemiş faize yapılan itirazların yerinde olduğu görülmekle itiraz doğrultusunda takip işlemiş faiz bakımından düzenlenerek talebin kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır.İcra inkar tazminatı bakımından, davalı borçlunun itirazlarının incelenmesi hususunda tahkikat yapılması gerektiği anlaşıldığından İİK m67/2 hükmü gereği icra inkar tazminatı talebi reddedilmekle, ana para alacağı bakımından davacının iddiasını ispatlaması ve faiz bakımından takibin düzenlenmesi nedeniyle hükmüm kısmen kabul olarak kurulduğu göz önüne alınarak kabul edilen miktar olan ana para alacağı üzerinden yargılama giderlerinden davalının tamamen sorumluğuna karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; ... 4.Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile 195.583,25 TL ana para alacağının değişen reeskont faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile takibin DEVAMINA, Fazlaya ilişkini talebin REDDİNE, 2-Tarafların icra tazminatları taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 13.360,29 TL harçtan başlangıçta alınan 2.870,51 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.932,69 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 2.870,51 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 10.008,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 7.692,71 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 31.293,32 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin kabul red oranına göre hesaplanan 2.767,02 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 23/10/2025
Katip e-imza
Hakim e-imza