İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/662 E. 2025/1143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/662
- Karar No
- 2025/1143
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/662 Esas KARAR NO : 2025/1143
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2021
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
BİRLEŞEN DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 18/02/2022 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) ve birleşen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine, müvekkili şirketçe, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası nezdinde ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yasal süresi içinde borca itiraz edilmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazları takibi sürüncemede bırakmak amaçlı olup itirazın iptali gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi mevcut olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketten mal ve hizmet satın alma talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından ekteki cari hesap ekstres raporundan ve faturalardan da anlaşılacağı üzere, davalıya farklı tarihlerde flok baskı, varak baskı vb. olmak üzere hem mal hem de hizmet satışı yapıldığını, söz konusu mal ve hizmet satışı ve söz konusu malların teslimi karşılığından davalı tarafa fatura kesildiğini, bu satış bedelleri toplamının 27.706,51 USD olduğunu ve ödenmediğini, söz konusu mal ve hizmetin ayıplı olduğuna dair taraflarına bu konuda bir ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi söz konusu faturalara da süresi içerisinde itiraz edilmediğini, faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemesi alacağın varlığını ispatlamakla birlikte tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi gerektiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinden de davalı şirketin, talep edilen miktarda borcunun bulunduğunun görüleceğini, ayrıca taraflar arasındaki cari hesap ekstreleri de incelendiğinde müvekkili şirketin bakiye alacağının sabit olduğu ortaya çıkacağını, söz konusu icra takibi açılmadan önce davalı-borçlu şirkete müteaddit defalarca şifahi olarak borcun ödenmesi konusunda telkinlerde bulunulduğunu, ancak bu güne kadar borcun tahsili mümkün olmadığından müvekkili şirket tarafından icra takibinde bulunma zorunluluğu doğduğunu, öncelikle tedbir talebinin kabulü ile davalı-borçlu şirketin mal kaçırma ihtimali bulunduğundan takibe konu alacağımızın garanti altına alınması maksadıyla davalı-borçlu şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından davalı-borçlu tarafın yapılan haksız ve yersiz borca, faize ve tüm ferileri ile birlikte icra takibinin tamamına ve yetkiye yapılan itirazların iptali ile icra takibinin devamına, davalı-borçlu kötü niyetli olduğundan takip konusu miktar üzerinden %20'den az olmamak üzere tarafımıza ödenecek icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yanın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyası ile başlatılan icra takibine borcun sebebi olarak "faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı 27.706,51 USD" gösterildiğini ancak müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrinin ekinde herhangi bir takip dayanağı belge bulunmadığını, ayrıca borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun konusu olarak "faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı" gösterilmişse de, ne fatura ne de cari hesap dönemi belirtildiğini, bu sebeple takibe itirazın kötüniyetli olduğu iddiasını kabul etmediklerini aynı şekilde davacı tarafın, müvekkili şirketten "likit ve muayyen" bir alacağı olduğu iddiasını da kabul etmediklerini, takibe dayanak olan ancak takip talebine eklenmeyen cari hesap ekstresinin işbu davaya delil olarak sunulmasına itiraz ettiklerini, müvekkili şirket ... Sanayi ve Tic. A.Ş. ("...") tekstil sektöründe faaliyet göstermekte ve örme kumaş üretimi yapmakta olan, alanında muteber bir şirket olduğuu, müvekkili şirketin, İspanya menşeli ... tekstil grubu onaylı bir şirket olduğunu ...'in zorunlu kıldığı koşullarda üretim yapmakta olduğunu, yine ...'in denetimlerinden geçtiğini, anılan ... grubu, ürünlerin gerek üretim koşulları gerekse sağlığa zararlı kimyasalların sınırlanması anlamında büyük bir hassasiyet göstermekte olduğunu, kendisiyle çalışan tüm üreticilerden bu koşullara uygun üretim yapacağına ilişkin taahhüt aldığını, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. ("... TEKSTİL") de ... grubu üyesi olduğunu, bu koşullara uygun hareket etmeyi taahhüt ettiğini, davacı şirketin internet sitesi incelendiğinde (http://www...) "Kaliteli ve güvenilir üretimimiz ile tüm sektörlerin hizmetindeyiz. ‘...’ ve ‘...’ onaylıdır!" sloganı ile iş yaptığının açıkca görüleceğini, bu sebeplerle haksız davanın usulden ve esastan reddine ve icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar, 22/02/2022 tarihli kararı ile mahkememiz dosyası ile birleştirildiği ve dosyanın mahkememiz dosyasının içerisine gönderildiği anlaşılmıştır. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirketin ayıplı şekilde müvekkili şirkete gönderdiği ürünler sebebi ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile 27.731,94 USD miktarla ilamsız takip başlatıldığını, müvekkili şirketin ayıplı ürünler sebebi ile uğramış olduğu maddi zarar yüzünden davalı şirkete karşı hiçbir borcu bulunmadığını, işbu icra takibine de itiraz edildiğini, itirazın akabinde de davalı şirket tarafından Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, her iki davada da tarafların, uyuşmazlık konusunun aynı olması ve bilirkişi tarafından aynı incelemelerin yapılacak olması, bir davanın sonucunun diğerine etki edecek olması sebepleri ile işbu davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi mevcut olduğunu, davacı taraf müvekkil şirketten mal ve hizmet satın alma talebinde bulunduğunu, Müvekkili şirket tarafından dosyada mübrez cari hesap ekstresi raporundan ve faturalardan da anlaşılacağı üzere davalıya farklı tarihlerde flok baskı, varak baskı vb. olmak üzere hem mal hem de hizmet satışı yapıldığını, söz konusu mal ve hizmet satışı ve söz konusu malların teslimi karşılığından davalı tarafa fatura kesildiğini, bu satış bedelleri toplamının 27.706,51 USD olduğunu, tarafa ödenmediğini, bu satışlara ilişkin müvekkili tarafından düzenlenen faturalar esas dosyada yer aldığını, müvekkili tarafından verilen mal ve hizmet akdine konu işlemler hususunda .... Örme tarafından yapılan bir ayıp ihbarının mevcudiyeti bir yana, hizmet ve satış karşılığı kesilen faturalara ilişkin herhangi bir itirazda mevcut olmadığını, hal böyle iken Davalı .... Örme söz konusu ürünlerin muhteviyatına ve kalitesine ilişkin olarak (bunlarla sınırlı olmamakla birlikte) herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığından ve bunun yanı sıra faturalara da itiraz etmediğinden ürünlerin gerektiği şekilde teslim edildiği olgusu ve alacağın varlığı ispat edildiğini, davaya konu "maddi tazminat" olarak addedilen ve ne olduğu anlaşılamayan bedelin talebi hiçbir surette mümkün olmadığını, konusu olmayan bir davanın kabulü de olanaksız olacağından, davanın öncelikle anılan sebeplerden reddi gerektiğini, davacı taraf dava dışı ... Giyim'e ödemiş olduğu bedeli bir nevi rücu edebilmek gayesi ile huzurdaki davayı ikame etmişse de, ayıplı bir ürünün mevcudiyeti halinde düzenlenen bildirim sürelerine uyulmadığı hususuna değinmekten imtina ettiğini, öyle ki, esas dosya muhteviyatı da detaylı olarak irdelendiğinde anlaşılacağı üzere, ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Davalı ... Örme faturaya konu ürünleri aldığını ve ihbar olunan ... Giyim Dış Tic. ve San. Ltd. Şti.e test yapmaksızın gönderdiğini, yine dosyada mübrez beyanlarla kanıtlandığı üzere, "..... tarafından talep edilmesi üzerine teste tabi tutulmuş" olduğu ortada olduğunu, basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü, tacirin işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerekliliğini vurguladığını, öncelikle birleşen davanın reddine, esas davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davacı aleyhine %20den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. TÜM DOSYA KAPSAMI VE TOPLANILAN DELİLLERİN BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ SONUCUNDA; Dava; taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Birleşen dava; ayıplı mal sebebiyle davacı şirketin uğramış olduğu zararın tespiti ve maddi tazminat talebine ilişkin alacak davasıdır. Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı şirket aleyhine 27.731,94 USD toplam ve asıl alacağını, asıl alacağa işleyecek yıllık (%13,75) oranında avans faizi ve üzerinden USD alacak için işleyecek değişen oranlarda faizi ile birlikte, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına alınan bilirkişi Tekstil Mühendisi ... ve SMMM ... tarafından sunulan 02/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Ana davada; taraf yasal defter kayıt ve belgelerinin birbiriyle ihtilaflı olduğu ana hususun, davalı ... Örme tarafından davalı ... ‘e düzenlenen 24.197,08.Usd tutarlı “Reklamasyon” faturasından kaynaklandığı, bu bakımdan, söz konusu faturanın, yukarıda tekstil yönünden yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, taraflar arasındaki borç/alacak durumunun tespitinde hesaplama dışı tutulması ve mahkeme tarafından davacı ... Tekstil ‘in haklı olduğuna karar verilerek, Bakırköy ... İcra Dairesi ‘nin ... sayılı dosyasında, yapılmış itirazın iptali halinde, takibin, 24.197,08.USD tutarındaki kısım için devamı, takip talebi tarihinden önce, işlemiş faiz talebi ile ilgili olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117 maddesi5 ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 10.maddesine6 istinaden, takip öncesinde, davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarnamenin olmadığı veya ödeme zamanına ilişkin taraflarca kararlaştırılan herhangi bir sözleşmenin de mevcut olmaması sebebiyle takip öncesi faiz hesaplaması yapılamayacağı, davacının, takip talebi sonrası, faiz talebine ilişkin; takip talebinin tebliğinden (01.02.2021) dava tarihine (24.03.2021) kadar (51) gün, için 574,18.USD tutarında, %16,75 oranında avans faizi ve davacının talep ettiği icra inkar tazminatının 4.839,41.USD (24.197,08.USD X %20) tutarında hesaplandığı, Birleşen davada; davalı ... Örme ‘nin, teslim edilen mallarda gizli ayıp olduğu iddiasına ilişkin, tekstil yönünden yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ‘nun 18/3 maddesi7 çerçevesi içerisinde ve aynı kanunun 23/c maddesindeki8 şartlar dahilinde, davalıya bildiriminin yapılmış olması gerektiği, davaya konu ürünlerdeki ayıbın, teslim sırasında açıkça belli olması bakımından, durumu derhal davalıya bildirdiğine dair, dosya içerisinde yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca yapılmış herhangi bir ihtar veya ihbarı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizden verilen 22/02/2022 tarih ve .... Esas ... sayılı kararı İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, 30/05/2024 tarihli ilamı ile "...Somut olayda, asıl davada davalı yüklenici tarafça eser sözleşmesinin varlığı ve işin teslim alındığı kabul edilmekle birlikte, yapılan işlerin bir kısmının ayıplı ifa edildiği ve davacıdan bu yönden alacak doğduğu ileri sürülmüştür. O halde yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda, mahkemece davalı yükleniciye ayıplı olduğu iddia edilen mallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere hazır edilmesi konusunda kesin süre verilmesi, malların ibrazından sonra yapılacak bilirkişi incelemesinde ayıp tespit edildiği taktirde ayıbın niteliğinin ve yukarıda açıklandığı üzere ve tanık beyanları da gözetilerek ayıbın niteliğine göre ayıp bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, akabinde ayıptan kaynaklı zararın hesap ettirilmesi, bulunacak sonuca göre her iki dava yönünden hüküm tesis ettirilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. " gerekçesi ile kaldırıldığı anlaşılmakla, dosyanın yukarıda yazılı esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, istinaf ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu kumaş emtiasının ayıplı olup olmadığı, ... Örme şirketinin ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, davaya konu emtiada ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, davacının ayıp nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarı hususlarında ayıplı olduğu iddia edilen mallar üzerinde Tekstil Mühendisi bilirkişisi ...'e inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olmakla; bilirkişinin 11/02/2025 tarihli ek raporunda özetle; Bilirkişi incelemesine dava konusu kumaşlar sunulmadığından dava konusu kumaşlar üzerinde yerinde inceleme yapılamadığı, takdirin mahkemeye ait olmak üzere, dosyaya sunulan SGS test raporları ve davalı ... Örme ile müşterisi ... Giyim arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarına göre; davacının baskı işlemini yapmış olduğu kumaşların formaldehit içeriğinin bebek giysileri için kabul edilebilir limitten fazla olduğundan ayıplı olduğu, kumaşta formaldehit ayıbının test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, ürünün kullanımıyla anlaşılacak bir ayıp olmadığı, işin olağan akışına göre, davalının kumaşları müşterisi ... Giyim'e satmadan önce test yapması, ... Giyim'in de üretimde kullanacağı kumaşları kesmeden önce test yaparak kumaşların ayıplı olup olmadığını kontrol etmesi gerektiği, dava konusu kumaşlar kesilip dikilerek bebek giysisi imal edildiği, yurt dışına ihraç edildiği, yurt dışında yapılan test sonucu bebek giysilerinin imal edildiği kumaşların kabul edilebilir limitten fazla formaldehit içeriği yönünden ayıplı olduğunun tespit edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememiz duruşma ara kararı ile Dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek; istinaf ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu emtiada ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, davalı-birleşen dosya davacı ... Örme Kumaş şirketinin ayıp nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarı hususlarında asıl ve birleşen dosya yönünden denetime açık ve hüküm vermeye elverişli şekilde taraf vekillerinin kök ve ek rapora beyan ve itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 23/09/2025 tarihli raporunda özetle; osyaya sunulan SGS test raporları ve davalı ... Örme ile müşterisi ... Giyim arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarına göre; davacının baskı işlemini yapmış olduğu kumaşların formaldehit içeriğinin bebek giysileri için kabul edilebilir limitten fazla olduğundan ayıplı olduğu, kumaşta formaldehit ayıbının test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, dacının baskı işlemi yaptığı kumaşlardan imal edilen 20.846 adet kız çocuk elbisesinin İspanya'dan Türkiye'ye tamir için geri geldiği, ürünlerin poşetlerinden çıkartılarak yıkandığı, yıkama tamirinden sonra yeniden ütü paket işlemi yapıldığı ve Türkiye'den İspanya'ya gönderildiği, ... Giyim'in ayıplı kız çocuk elbiseleri için tamir seçimlik hakkını kullanarak davalı ... Örme'ye tamir işlemleri masrafı olarak (22.404,70 $ + 1.792,38 $ KDV =) 24.197,08 USD tutarındaki 11.11.2020 tarihli ... nolu reklamasyon faturasını kestiği, tamir masrafları birim fiyatının 1,0748 USD/adet (0,91 Euro/adet) olup piyasa rayicini yansıttığı, dalının birleşen davasında ... Giyim'e tamir masrafları bedeli olarak ödediği 24.197,08 USD tutarı talep ettiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; asıl davanın; taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davası, birleşen davanın; ayıplı mal sebebiyle davacı şirketin uğramış olduğu zararın tespiti ile maddi tazminat talebine ilişkin alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı taşeron şirket tarafından davalı yüklenici hakkında fatura alacağına istinaden Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 27.731,94 USD iş bedeli alacağına işleyecek yıllık (%13,75) oranında avans faizi ve üzerinden USD alacak için işleyecek değişen oranlarda faizi ile birlikte tahisili çin ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır. Asıl dava yönünden; tarafların iddia ve savunmaları kapsamında incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterlerine göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 27.895,08 USD alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davalının takip tarihi itibariyle davacıya 27.768,80 USD borçlu olduğu tespit edilmiş olup, icra takip dosyasının 27.706,51-USD asıl alacak üzerinden başlatıldığı, icra takibi ile bağlı kalınacağı göz önüne alınarak, asıl davanın kabulü ile; davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin asıl alacak olarak 27.706,51-USD üzerinden aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihinde USD cinsinden Devlet bankaları nezdinde açılmış kısa vadeli hesaplara uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmiştir. Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 5.541,00-USD icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden ise; davalının hem ana davaya konu ayıp savunması hem de birleşen davaya konu ayıptan kaynaklı alacak iddiası bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Mahkememizin 11/11/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı uyarınca davalı yükleniciye ayıplı olduğu iddia edilen mallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere hazır edilmesi konusunda kesin süre verildiği, davalı ... Örme şirketi vekilinin 13/12/2025 tarihli dilekçesi ile kumaşa ulaşılamadığını beyan ettiği, bilirkişilerce dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan SGS test raporları ve davalı ... Örme ile müşterisi ... Giyim arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarına göre; ... Tekstil'in baskı işlemini yapmış olduğu kumaşların formaldehit içeriğinin bebek giysileri için kabul edilebilir limitten fazla olduğundan ayıplı olduğu, kumaşta formaldehit ayıbının test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, nitekim dava dışı ... tekstil grubu tarafından ..... Giyim'e, dava dışı ........ Giyim tarafından da ... Örme Kumaş'a sipariş verilen ve baskısı ..... Tekstil tarafından yapılan bu ürünler İspanya'daki alıcı firmaya gönderildiği, İspanya'daki şirketin bu ürünleri teste tabi tuttuğu, baskılı kumaşlarda formaldehit oranının belirlenen sınırın üzerinde olduğunun tespit edildiği, dava dışı ........ Giyim tarafından bu durumun mail yoluyla ... Örme Kumaş'a (aynı zamanda tanık olarak dinlenilen ... Örme Kumaş çalışanı ...'nın mail hesabına) 14/09/2020 tarihinde "..... Hanım Bp031 order yüklemesine ilk yollanan 20000 adet yüklemesinde yapılan formalthyt test değerleri 21-23 arasında çıkmıştır yüklenen adetler ispanyada yıkamaya alınacak adet başına 1 euro bedeli var bu bedel size fatura edilecektir" şeklinde bildirildiği, ... Örme Kumaş çalışanı ... tarafından yine mail yoluyla ........ Giyim'e " .... bey Formaldehit çıktığına dair bütün kumaşları sizden geri aldık. Aldığımız kumaşlardan 1 partinin işlemini yaptık size teste göndermeniz için sunduk test sonucunun 3 ile 12 arasıda çıktığını beyan ettiniz ve bu şekilde bize devam et diye okey verdiniz. Aynı işlemleri kalan malın devamına yaptırdık. Şu an 22-23 sonucunun nasıl çıktığını anlamış değiliz. Ya ........ tekstil olarak sizin yaptığınız testlerde sorun var yada müşterinizin yaptıklarında. Bizi bu konuda aydınlatabilir misiniz? kesilen ve dikilen hiçbir malın mesuliyetini kabul edemeyiz" şeklinde cevap verildiği, buna göre ... Örme Kumaş şirketinin ürünleri herhangi bir teste göndermeden kabul ettiği anlaşılmıştır. TTK'nın 23/c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde alıcı durumu satıcıya ihbar etmelidir. Şayet açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemeli veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bu durumda yapılan tespite göre ... Örme Kumaş'ın açık ayıp karşısında muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediği, ürünlerdeki formaldehit oranının belirlenen sınırın üzerinde olduğunun tarafında ........ Giyim tarafından 14/09/2020 tarihinde mail yoluyla ihbar edildiği, ... Örme Kumaş tanığı ...'ın "Hatırladığım kadarıyla ayıp tespiti yapıldığı tarihten itibaren yaklaşık 15 günlük süre içerisinde davalı firma tarafından davacı firma yetkilisi .... Beye bu husus sözlü olarak bildirildi." şeklinde beyanda bulunduğu, dava dışı ........ Giyim tarafından ... Örme Kumaş'a 11/11/2020 tarihli reklamasyon faturası düzenlendiği, ... Örme Kumaş tarafından da .... Tekstil'e 22/12/2020 tarihli reklamasyon faturası düzenlendiği, bu hali ile ... Örme Kumaş tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmış, dolayısıyla birleşen davaya konu reklamasyon faturasına dair savunmalara itibar edilmediği gibi, birleşen davanın da temelini oluşturan ayıptan ötürü zarar iddiası da süresinde ayıp ihbarında bulunulmaması nedeniyle yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, birleşen (Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nşn .... Esas sayılı) davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Asıl davanın KABULÜ ile; 1-Davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, 2-Takibin asıl alacak olarak 27.706,51-USD üzerinden aynen DEVAMINA, 3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihinde USD cinsinden Devlet bankaları nezdinde açılmış kısa vadeli hesaplara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE, 4-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden 5.541,00-USD icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 5-Mahkememizce 09/04/2023 tarihli, 2023/215 harç nolu, ...... referans nolu harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden harç konusunda yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı tarafından ödenen 59,30-TL başvurma harcı, 2.722,99-TL peşin harç, 1.757,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.539,29-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 35.141,91-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, B)Birleşen (Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nşn ..... Esas sayılı) davanın REDDİNE, 1)Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 5.639,92-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 5.024,52-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 2)Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 4)Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 52.840,62-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, C)Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, D)HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı, ihbar olunan vekilinin ( e duruşma yolu ile ) yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2025
Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza