İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/748 E. 2025/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/748
Karar No
2025/740
Karar Tarihi

T.C. ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/748 Esas - 2025/740 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/748 Esas KARAR NO : 2025/740

...x............x... ..x.......xx......x.....x ...x........x.............x xxx......xxx.x.x............x

DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 KARAR Y. TARİHİ : 19/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/4104 D.İş sayılı kararı ile müvekkili şirket dâhil olmak üzere ...... ... Holding A.Ş. bünyesindeki grup şirketlerin tamamına kayyım atanmasına karar verildiğini ve şirketlerin yönetim organlarının yetkililerinin tümünün kayyım heyetine devredildiğini, devamında ise ..... 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 06.09.2016 tarih ve 2016/4628 D. İş Sayılı Kararı ile ...... ... Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin TMSF’ye devrine karar verildiğini, ..... 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/44 E. Sayılı dosyası ile yürütülen ceza yargılaması neticesinde yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından verilen karar ile ...... ..... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş.'nin müsaderesine kesin olarak karar verildiğini, müvekkili şirketin Hazine ve Maliye Bakanlığı adına tescil edildiğini, akabinde müvekkili şirketin Hazine'ye ait olan hisselerinin 20.08.2024 tarih ve 32638 sayı numaralı Resmi Gazete'de yayımlanan 8857 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Türkiye Varlık Fonu Anonim Şirketi'ne devredildiğini, müvekkili şirket hakkında yapılan inceleme sonucunda, Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 11.11.2016 tarih, 31/1092 sayılı kararı ve 25.10.2016 tarih, 29/1012 sayılı kararı ile İdari Para Cezaları'nın uygulanmasına karar verildiğini, 11.11.2016 tarih, 31/1092 sayılı karara istinaden; müvekkili şirket tarafından, SPK'nın Mülga Seri: IV, No: 56 sayılı "Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ"in 5 ve 6. maddeleri ile II-17.1 sayılı "Kurumsal Yönetim Tebliği"nin 5 ve 8. maddeleri uyarınca ve SPK'nın 01.02.2013 tarih, 4/88 sayılı kararı çerçevesinde; hazırlanması gereken Kurumsal Yönetim İlkerine Uyum Raporu'nun müvekkili şirketin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması nedeniyle ve müvekkili şirketin SPK'nın mülga Seri: IV, No: 56 sayılı Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkeleri'nin 4.5.2 numaralı maddesi ile II-17.1 sayılı Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkeleri'nin 4.5.2 numaralı maddesinin gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkili şirket aleyhine toplam 539.000,00 TL idari para cezası uygulandığını, 25.10.2016 tarih, 29/1012 sayılı karara istinaden ise; yapılan bağış ve yardımlara ilişkin özel durum açıklamalarının Seri: VIII, No: 54 Özel Durumlar Tebliği'nin ekinde yer alan, daha sonra II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 27. maddesine dayanılarak tekrar düzenlenen ve Kurul Kararı hükmünde olan özel durumlara ilişkin Rehber'in 5.8. maddesine 6 kere aykırılık teşkil etmesi nedeniyle müvekkili şirket aleyhine 925.224,00 TL idari para cezası uygulandığını, bununla birlikte 25.10.2016 tarih, 29/1012 sayılı karara istinaden ayrıca; esas sözleşmede 20.05.2013 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde bağışta bulunulabilmesine ilişkin esas sözleşme hükmü bulunmadığı halde 19.12.2011 tarihinde 1.500.000,00 TL tutarında bağış yapılmasının SPK'nın mülga seri: IV No: 27 Temettü Tebliği'nin 7. maddesi ve söz konusu tebliği yürürlükten kaldıran II-19.1 sayılı Kar Payı Tebliği'nin 6. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle müvekkili şirket aleyhine 123.278,00 TL idari para cezası uygulandığını, akabinde ilgili tutarların İdari Para Cezası Bildirim Tutanakları ile müvekkil şirkete tebliğ edildiğini, İdari Para Cezası Bildirim Tutanakları'na göre 60 gün içerisinde idari para cezasının dörtte üçü ödenmek suretiyle indirimli ödeme hakkı bulunan müvekkili şirketin 11.11.2016 tarih, 31/1092 sayılı karara istinaden 28.12.2016 tarihinde, 25.10.2016 tarih, 29/1012 sayılı karara istinaden ise 06.12.2016 tarihinde ödeme yaptığını, sonuç olarak; SPK kararlarında yer alan eylemler nedeniyle müvekkili şirkete davalıların verdiği zarara istinaden işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu dava konusu olayda, SPK tarafından davacı müvekkili şirket nezdinde Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında bir takım incelemeler yapıldığını, bu incelemeler sonucunda; Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporu'nun faaliyet raporunda yer almadığı ve Kurumsal Yönetim İlkeleri'nin gereklerinin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, işbu davada, Yönetim Kurulu üyelerinin münferit ve konsolide finansal tablolar düzenlerken, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara uymak ve bunların uygulamak zorunda olduklarını, söz konusu SPK Kurulu Kararları'ndan da görüleceği üzere, davalıların Kurumsal Yönetim İlkelerine aykırı davrandığını, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan ilke, mevzuat vb. hükümleri ihlal etmiş olduğundan huzurdaki davanın kabulü gerektiğini beyan ederek öncelikle davacı müvekkili şirketin uğradığı zararların asgariye indirilmesi, davalılarca mal kaçırmanın engellenmesi, müvekkili şirketin haklarının korunması amacıyla davalılara ait mal varlıkları üzerinde teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin, ödemiş olduğu idari para cezalarının şimdilik 1.190.626,50 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı müvekkil şirkete ödenmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ......... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın TTK kapsamında sorumluluk davasına ilişkin olduğunu, dava konusu istemin TTK 560 hükmü gereği zaman aşımına uğradığını söyleki; davaya konu İdari Para Cezası Bildirim Tutanağın da eylem tarihi 2013, 2011-2015 yılı olarak karar tarihi 11.11.2016, 25.10.2016 olarak yer almış olup Davacı yanın Ödeme yaptığını iddia ettiği tarih 06.12.2016 ve 28.12.2016 tarihleri olduğunu ve söz konusu ödeme tarihleri olan 06.12.2016 ve 28.12.2016 itibari ile gerek 2 gerekse 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, davalı .........’nun davacı şirket nezdinde karar alma yetki ve görevi gibi herhangi bir görevi bulunmadığını, sadece ...... ..... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş. 'nin Yönetim Kurulu Üyesi olan ...... ... Holding A.Ş adına temsilci olarak bildirildiğini, salt şirketi temsilen toplantılarda katılmış olduğunu, davalının sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, SPK raporları ve kesilen cezaların hukuk mahkemesini bağlamayıp Yargıtay İçtihatlarında da açıkça görüleceği üzere kurumlar tarafından hazırlanan raporların delil olarak kabul edilmediğini, gerek ticaret sicil gazetesinde yayımlanan genel kurul toplantı gündeminde gerekse kamu aydınlatma platformu(kap) da 2013 yılına ilişkin ...... ..... Metal A.Ş ye ait faaliyet raporları konuları yer aldığını, davacı şirkete kesilen 539.000 TL idari para cezaları gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını ve hukuka aykırı olduğunu, şirket ana sözleşmesinde bağış ile ilgili hüküm bulunmakta olup kesilen cezanın hukuka aykırı olduğunu, halka açık şirketlerin bağış yapması hususuna ilişkin düzenlemenin 31.12.2012 tarihinden itibaren yürürlükte olan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile düzenlendiğini, yapılan bağışlarla ilgili olarak şirket tarafından genel kurula bilgi verildiği gibi yapılan bağışların kamu aydınlatma platformunda(kap) açıklandığını ve şirket tarafından yapılan bağışların ilgili mevzuata da uygun olduğunu, SPK tarafından verilen idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığından kesilen ceza ve miktarının hukuka aykırı olduğunu, açıklanan sebeplerle; davanın zamanaşımı nedeni ile reddi'ne, davanın husuemet yokluğu nedeni ile reddi'ne, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep edilmiştir.

Davalılar .... ..., ...... ... ve ... ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu istemin TTK 560 hükmü gereği zaman aşımına uğradığını söyleki; davaya konu İdari Para Cezası Bildirim Tutanağın da eylem tarihi 2013, 2011-2015 yılı olarak karar tarihi 11.11.2016, 25.10.2016 olarak yer almış olup Davacı yanın Ödeme yaptığını iddia ettiği tarih 06.12.2016 ve 28.12.2016 tarihleri olduğunu ve söz konusu ödeme tarihleri olan 06.12.2016 ve 28.12.2016 itibari ile gerek 2 gerekse 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, SPK raporları ve kesilen cezaların hukuk mahkemesini bağlamayıp Yargıtay İçtihatlarında da açıkça görüleceği üzere kurumlar tarafından hazırlanan raporların delil olarak kabul edilmediğini, Gerek ticaret sicil gazetesinde yayımlanan genel kurul toplantı gündeminde gerekse kamu aydınlatma platformu(kap) da 2013 yılına ilişkin ...... ..... Metal A.Ş ye ait faaliyet raporları konuları yer aldığını, davacı şirkete kesilen 539.000 TL idari para cezaları gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını ve hukuka aykırı olduğunu, şirket ana sözleşmesinde bağış ile ilgili hüküm bulunmakta olup kesilen cezanın hukuka aykırı olduğunu, halka açık şirketlerin bağış yapması hususuna ilişkin düzenlemenin 31.12.2012 tarihinden itibaren yürürlükte olan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile düzenlendiğini, yapılan bağışlarla ilgili olarak şirket tarafından genel kurula bilgi verildiği gibi yapılan bağışların kamu aydınlatma platformunda(kap) açıklandığını ve şirket tarafından yapılan bağışların ilgili mevzuata da uygun olduğunu, SPK tarafından verilen idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığından kesilen ceza ve miktarının hukuka aykırı olduğunu, Kanun hükmünde de açıkça belirtildiği üzere davalıların malvarlığı üzerinde hiçbir tasarruf yetkisi bulunmadığını, davalılardan .... ...'in 2016 yılından itibaren, ... ...'in 2024 yılından itibaren Sincan Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta olup herhangi bir geliri bulunmadığını, açıklanan sebeplerle; davanın zamanaşımı nedeni ile reddi'ne, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi'ne, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER: 11/11/2016 tarih ve 2016/30 sayılı Sermaye Piyası Kurulu Bülteninde E/1/c maddesinde davacı ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, İdari Para Cezası Uygulanmasına Neden Olan Eylemin; "Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporunun ...... Metal'in 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması ve Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.5.2 no'lu maddesinin gereklerinin yerine getirilmemesi" Eylemin Aykırılık Teşkil Ettiği Düzenlemenin; "SPK'nın 103. Maddesinin 2. Fıkrası çerçevesinde Mülga Seri:IV, No:56 sayılı Tebliğ'in 5 ve 6. Maddeleri ile halihazırda yürürlükte bulunan II-17.1 sayılı Tebliğ'in 5 ve 8. Maddeleri ve Kurulumuzun 01/02/2016 tarih ve 4/88 sayılı kararı ile Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.5.2 no'lu maddesi" Verilen İdari Para Cezası Tutarının; "539.000" TL olarak uygulandığı anlaşılmıştır.

25/10/2016 tarih ve 2016/28 sayılı Sermaye Piyası Kurulu Bülteninde D/1/a maddesinde davacı ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, İdari Para Cezası Uygulanmasına Neden Olan Eylemin; "Esas sözleşmede hüküm bulunmaksızın bağış ve yardımda bulunulması" Eylemin Aykırılık Teşkil Ettiği Düzenlemenin; "Mülga Seri:IV No.27 Temettü Tebliği'nin 7. Maddesi ve II-19.1 sayılı Kar Payı Tebliği'nin 6. Maddesi" Verilen İdari Para Cezası Tutarının; "123.278" TL olarak uygulandığı anlaşılmıştır. 25/10/2016 tarih ve 2016/28 sayılı Sermaye Piyası Kurulu Bülteninde D/1/a maddesinde davacı ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, İdari Para Cezası Uygulanmasına Neden Olan Eylemin; "... Üniversitesi'ne (eski ünvanı: Altın ...... Üniversitesi) yapılan bağış ve yardımlarda özel durum açıklamasında bulunulmaması" Eylemin Aykırılık Teşkil Ettiği Düzenlemenin; "Seri:VIII, No:54 Özel Durumlar Tebliği'nin ekinde yer alan özel durumlara işikin Rehber'in 5.8. Maddesi ve II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 27. Maddesi" Verilen İdari Para Cezası Tutarının; "925.224" TL olarak uygulandığı anlaşılmıştır.

Dosyada 2 adet tarihsiz Ceza Bildirim Tutanağı olduğu tespit edilmiştir. Ceza Bildirim Tutanağının birincisinde; 31/12/2013 tarihinde gerçekleşen eylem için Kurul Karar Organı'nın 11/11/2016 tarihli ve 31/1092 sayılı kararı ile verilen cezanın bildirimin yapıldığı ve İdari Para Cezası Gerektiren Eylemin; "Şirketiniz tarafından 03/01/2014 tarihine kadar yürürlükte bulunan Kurulumuzun Mülga Seri:IV, No:56 sayılı "Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ" (Seri:IV, No:56 sayılı Tebliğ)'in 5 ve 6. Maddeleri ile hali hazırda yürürlükte bulunan II-17.1 sayılı "Kurumsal Yönetim Tebliği" (II-17.1 sayılı Tebliğ)'nin 5 ve 8. Maddeleri uyarınca ve Kurulumuzun 01/02/2013 tarih ve 4/88 sayılı kararı çerçevesinde hazırlanması gereken Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporunun Şirketinizin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması ve Şirketinizin mülga Seri:IV, No:56 sayılı Tebliğ'in 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yöentim İlkelerinin 4.5.2 no'lu maddesi ile halihazırda yürürlükte bulunan II-17.1 sayılı Tebliğ'in 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkerinin 4.5.2 no'lu maddesinin yerine getirilmemesidir." Bildirimde; "1)Yukarıda belirtilen eylemler nedeniyle Şirketiniz hakkında Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 11/11/2016 tarihli ve 31/1092 sayılı kararı (KARAR) ile her bir eylem için 2013 yılı için belirlenen azami tutar olan 269.500 TL olmak üzere toplam 539.000 TL idari para cezası tesis edildiği 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tarafınıza tebliğ olunur." Ceza Bildirim Tutanağının ikincisinde; 2011 ve 2015 yıllarında gerçekleşen eylem için Kurul Karar Organı'nın 25/10/2016 tarihli ve 29/1012 sayılı kararı ile verilen cezaların bildirimin yapıldığı ve İdari Para Cezası Gerektiren Eylemin; "A)Yapılan bağış ve yardımlara ilişkin özel durum açıklamalarının Seri:VIII, No:54 Özel Durumlar Tebliği'nin ekinde yer alan, daha sonra II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 27. Maddesine dayanılarak tekrar düzenlenen ve Kurul Kararı hükmünde olan özel durumlara ilişkin Rehber'in 5.8. Maddesine 6 (altı) kere aykırılık teşkil etmesi. B)Esas sözleşmede 20/05/2013 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde bağışta bulunulabilmesine ilişkin esas sözleşme hükmü bulunmadığı halde 19/12/2011 tarihinde 1.500.000 TL tutarında bağış yapılmasının Kurulumuzun Mülga Seri:IV, No:27 Temettü Tebliği'nin 7. Maddesi ve söz konusu tebliği yürürülükten kaldıran II-19.1 sayılı Kar Payı Tebliği'nin 6. Maddesine aykırılık teşkil etmesi." Bildirimde; "1)Yukarıda belirtilen eylemler nedeniyle hakkınızda Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 25/10/2016 tarihli ve 29/1012 sayılı kararının (KARAR) A bendinde yer alan aykırılık için 925.224 TL ve B bendine yer alan aykırılık için 123.278 TL idari para cezası verildiği 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tarafınıza tebliğ olunur."

Her iki bildiriminde 3/c maddesinin; "30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. Maddesinin (6) nolu bendi uyarınca, yukarıda belirtilen kanun yollarına başvurmadan önce, Maliye Bakanlığı'nın 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliği'nin III/D-3/a maddesine belirtilen yerlere, dava açma süresi (60 gün) içerisinde idari para cezasının dörtte üçünü ödemek suretiyle indirimli ödeme hakkınızın bulunduğu, bu ödemenin KARA'a karşı kanun yoluna başvurma hakkınızı etkilemeyeceği," şeklinde olduğu görülmüştür. .... Bankası'na ait 28/12/2016 tarihli dekonttan; davacı şirket adına SPK Sermaye Piyasası Kurulu hesabına, SPK'nın 11/11/2016 tarih ve 31/1092 sayılı kararına istinaden yapılan ödemenin 404.250,00-TL bedelli olduğu, yatırılan bedelden hareketle Kurul Karar Organı'nın 11/11/2016 tarihli ve 31/1092 sayılı kararı ile verilen 593.000,00-TL'ye 1/4'ü oranında indirim uygulandığı, .... Bankası'na ait 06/12/2016 tarihli dekonttan; davacı şirket adına SPK Sermaye Piyasası Kurulu hesabına, SPK'nın 25/10/2016 tarih ve 29/1012 sayılı kararına istinaden yapılan ödemenin 786.376,50-TL bedelli olduğu, yatırılan bedelden hareketle Kurul Karar Organı'nın 25/10/2016 tarihli ve 29/1012 sayılı kararı ile verilen 1.048.502,00-TL'ye (925.224 TL + 123.278 TL) 1/4'ü oranında indirim uygulandığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticari defterlerini e-defter yazılım sistemi/programı üzerinden oluşturduğu, GİB onay bilgeleri ile e-defter beratlarının mevcut olduğu, muhasebe kayıtlarını da sisteme kayıtlamış olduğu, davacı şirketin dava dilekçesinde söz edilen para cezalarının ödendiği ve şirket ilgili gider hesaplarına kayıtlandığının sabit olduğu, davacı şirketin bilanço esasına göre defter tuttukları tespit edilmiştir. Mahkememizce emekli Sayıştay uzman denetçisi, bir maden mühendisi ile bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı Şirket ...... ..... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş. Hakkında yapılan incelemeler sonucunda Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 11.11.2016 tarih, 31/1092 sayılı kararı ile uygulanan 539.000,00 TL ve 25.10.2016 tarih, 29/1012 sayılı kararı ile uygulanan 925.224,00 TL ve yine 25.10.2016 tarih, 29/1012 sayılı kararı ile uygulanan 123.278,00 TL'lik idari para cezalarının konularının Sermaye Piyasası Kanunu, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri ve yürürlükte bulunan ilgili sair mevzuat hükümlerine aykırı hareketler olduğu, bu düzenlemelere uygun işlem yapılmasının öncelikle davacı şirket içerisindeki ilgili komitelerin sorumluluğunda olduğu ancak şirket esas sözleşmesi gereği şirket içinde oluşturulacak komitelerin görev ve sorumluluklarının yönetim kurulunca belirlendiği ve komitelerin çalışmaları hakkında bilgi ve raporları yönetim kuruluna sunacağı, komitelerin tüm yazışma ve bilgilendirme işlerinin yönetim kurulu sekretaryası tarafından yürütüleceği hüküm altına alınmış olduğundan komitelerin yaptığı işlerin denetlenmesi noktasında nihai yetkinin yönetim kurulunda olduğu, SPK'nın 11/11/2016 tarih ve 31/1092 sayılı kararı verilen 593.000,00-TL'lik idari para cezasına 1/4 oranında indirim uygulanarak 404.250,00-TL olarak ödendiği ve SPK'nın 25/10/2016 tarih ve 29/1012 sayılı kararı ile verilen 1.048.502,00-TL'lik (925.224 TL + 123.278 TL) idari para cezasına 1/4 oranında indirim uygulanarak 786.376,50-TL olarak ödendiği, davacı Şirket ...... ..... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş.'nin uygulanan idari para cezaları sonucunda zarara uğradığı, davacı şirket esas sözleşmesi hükümlerine göre yönetim kurulunun genel kurullarda alınacak kararlar çerçevesinde tam yetkili olduğu, komitelerin çalışmaları hakkında bilgi ve raporları yönetim kuruluna sunacağı esas sözleşmede belirlenmiş iken Sermaye Piyasası Kanunu, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine aykırı hareket edilmesinde yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 369. Maddesi çerçevesinde özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 553. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları, davacı şirketin ödemiş olduğu 1.190.626,50-TL (404.250,00-TL+786.376,50-TL)'yi davalılardan talep edebileceği bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava şirket yöneticilerinin sorumluluklarından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık davacı şirket hakkında düzenlenen Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 11.11.2016 tarihli, 31/1092 sayılı kararı ve 25.10.2016 tarihli, 29/1012 sayılı kararına dayalı davacı şirketin zarara uğratıldığı ileri sürülerek şimdilik 1.190.626,50 TL'nin ödenmesi talebine ilişkindir. Bu bağlamda davacı ortaklığın niteliği, şirket sözleşmesinde düzenlenen tarafların, ortakların ve yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülüklerin ne olduğu, şirket esas sözleşmesinin ihlal edilip edilmediği, şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, şirket zarara uğramış ise sebepleri davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları, ne derece sorumlu olduklarının tespiti gerekmiştir. Talep konusu olan idari para cezası dolayısıyla şirketin zarara uğradığı iddiası ile ödenen 1.190.626,50 TL'nin cezalara konu eylemlerin gerçekleştiği tarihlerde şirket yönetiminde yer alan davalılardan rücuen tazmini olduğu anlaşılmaktadır. TTK m. 555 ilâ 561 de düzenlenen ve anonim ve limited şirketlerde ortak hüküm niteliği taşıyan, şirketin zararı ve müteselsil sorumluluğu düzenlenirken yöneticilerin hukuki sorumluluğu genel olarak TTK’nun 553 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organ sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içermektedir. Kanun koyucu çeşitli durumlara göre farklılıklar gösteren hallerde, şirkete veya ortaklar ile şirket alacaklılarına uğradıkları zararları müdürlerden veya diğer sorumlulardan talep etme hakkı vermektedir. TTK m. 553 hükmünde hangi hallerin sorumluluk doğuracağını belirtmemiş, genel ve kapsayıcı bir şekilde yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlâl edip şirketin zarar görmesine sebep olmaları olarak belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK da değişiklik yapan 6335 sayılı Kanun ile m. 553 hükmü ilk haline dönüştürülerek, önceden olduğu gibi kusurun ispatını davacıya yüklemiştir. Buna göre meydana gelen zararın oluşmasında müdürün kusurlu olduğunu davacı ispatlamalıdır. TTK. 555/1 maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibinin şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davanın TTK'nın 555/1 maddesinde yazılı yetkiye istinaden ortak tarafından açılmış bir dava olduğu, bu sebeple TTK 479/3-c maddesi gereği ortak tarafından açılan sorumluluk davasında ortaklar genel kurulunun iznine gerek bulunmadığı, davacı yönetici sorumluluğunu gerektirecek somut filleri gösterir kayıtları sunmuştur. Teselsül ve başvuru başlıklı TTK'nın 557. madddesine göre "(1) Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur. (2) Davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir. (3) Birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir". ...... ..... Metal A.Ş.'nin 2010-2016 yılları arasında ortaklık yapısının; ...... ... Holding A.Ş. (%2,65), ... ... (%0,03), ...... ... (%0,03), .... ... (%0,03), ...... (%0,03), ... Doğal Enerji A.Ş. (%52,25) ve halka arz (%45)dan oluştuğu, 2010 yılından kayyum tayin edilen 26.10.2015 tarihine kadar yönetim kurulunun; ...... ..., .... ..., ... ..., ......... (...... ... Holding A.Ş. Adına üye), İ....t .... (bağımsız üye) ve ....e (bağımsız üye) 'den oluştuğu, ...... ..... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş.'ye ..... 5. Sulh Ceza Hakimliği 26/10/2015 tarih ve 2015/4104 D.İş sayılı kararı ile kayyum atandığı, ..... 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 06/09/2016 tarih ve 2016/4628 D.İş sayılı kararı ile kayyımların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği ve 20/08/2024 tarih ve 32638 sayırılı Resmi Gazete'de yayımlanan 8887 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile davacı şirketin sermayelerinde bulunan Hazineye ait hisselerin tamamının ana ortaklık-iştirak ilişkileri de korunmak suretiyle bir bütün halinde Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

1-Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 11/11/2016 tarihli ve 31/1092 sayılı kararı ile; "Şirketiniz tarafından 03/01/2014 tarihine kadar yürürlükte bulunan Kurulumuzun Mülga Seri:IV, No:56 sayılı "Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ" (Seri:IV, No:56 sayılı Tebliğ)'in 5 ve 6. Maddeleri ile hali hazırda yürürlükte bulunan II-17.1 sayılı "Kurumsal Yönetim Tebliği" (II-17.1 sayılı Tebliğ)'nin 5 ve 8. Maddeleri uyarınca ve Kurulumuzun 01/02/2013 tarih ve 4/88 sayılı kararı çerçevesinde hazırlanması gereken Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporunun Şirketinizin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması" ve "Şirketinizin mülga Seri:IV, No:56 sayılı Tebliğ'in 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yöentim İlkelerinin 4.5.2 no'lu maddesi ile halihazırda yürürlükte bulunan II-17.1 sayılı Tebliğ'in 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkerinin 4.5.2 no'lu maddesinin yerine getirilmemesidir." eylemlerinin her biri için 269.500 TL olmak üzere toplam 539.000 TL idari para cezası tesis edilmiştir. 2-Sermaye Piyasası Kurul Karar Organı'nın 25/10/2016 tarihli ve 29/1012 sayılı kararı ile; "Yapılan bağış ve yardımlara ilişkin özel durum açıklamalarının Seri:VIII, No:54 Özel Durumlar Tebliği'nin ekinde yer alan, daha sonra II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 27. Maddesine dayanılarak tekrar düzenlenen ve Kurul Kararı hükmünde olan özel durumlara ilişkin Rehber'in 5.8. Maddesine 6 (altı) kere aykırılık teşkil etmesi." eylemi için 925.224 TL idari para cezası verilmiştir. "Esas sözleşmede 20/05/2013 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde bağışta bulunulabilmesine ilişkin esas sözleşme hükmü bulunmadığı halde 19/12/2011 tarihinde 1.500.000 TL tutarında bağış yapılmasının Kurulumuzun Mülga Seri:IV, No:27 Temettü Tebliği'nin 7. Maddesi ve söz konusu tebliği yürürülükten kaldıran II-19.1 sayılı Kar Payı Tebliği'nin 6. Maddesine aykırılık teşkil etmesi." eylemi için 123.278 TL idari para cezası verilmiştir. Kesilen idari para cezalarının toplamı 1.587.502 TL (539.000 TL + 925.224 TL + 123.278 TL) olup bu bedel tebliğden itibaren 60 gün içerisinde ödendiğinden %25 oranında indirim ile 1.190.626,50 TL olarak ödenmiştir. 1-Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 11/11/2016 tarihli ve 31/1092 sayılı kararı incelendiğinde 2 farklı aykırılık tespit edildiği ve her iki aykırılık içinde 269.500 TL olmak üzere toplam 539.000 TL idari para cezası uygulandığı anlaşılmaktadır. Kararda belirtilen ilk aykırılık; "Şirketiniz tarafından 03/01/2014 tarihine kadar yürürlükte bulunan Kurulumuzun Mülga Seri:IV, No:56 sayılı "Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ" (Seri:IV, No:56 sayılı Tebliğ)'in 5 ve 6. Maddeleri ile hali hazırda yürürlükte bulunan II-17.1 sayılı "Kurumsal Yönetim Tebliği" (II-17.1 sayılı Tebliğ)'nin 5 ve 8. Maddeleri uyarınca ve Kurulumuzun 01/02/2013 tarih ve 4/88 sayılı kararı çerçevesinde hazırlanması gereken Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporunun Şirketinizin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması" olarak bildirilmiş ve bu aykırılık için 269.500 TL idari para cezası uygulanmıştır. Bildirimde belirtilen hükümler ise; 30/12/2011 tarih ve 28158 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği'nin 15. maddesi ile yürürlükten kaldırılan Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine Ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Seri: IV, No: 56)'deki Kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanması MADDE 5 – (1) 11/8/1989 tarihli 20249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararda tanımlanan dışarıda yerleşik ortaklıklar hariç olmak üzere, Borsa Şirketleri bu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkelerinden 1.3.1, 1.3.2, 1.3.7, 1.3.10, 4.3.1, 4.3.2, 4.3.3, 4.3.4, 4.3.5, 4.3.6, 4.3.7, 4.3.8, 4.3.9, 4.4.7, 4.5.1, 4.5.2, 4.5.3, 4.5.4, 4.6.2, 4.6.4 numaralı maddeleri uygulamakla yükümlüdürler. Diğer ilkelere uyulmaması halinde, bu durum gerekçesiyle birlikte Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporu ile kamuya açıklanır. (2) Bu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkelerinden zorunlu olarak uygulanacak olanların belirlenmesi ve gözetiminde, Borsa Şirketleri, sistemik önemlerine göre piyasa değerleri ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerleri dikkate alınarak üç gruba ayrılır. Piyasa değeri ile fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin hesaplanmasında, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları itibarıyla son işlem günlerinde oluşan ikinci seans kapanış fiyatlarının ve fiili dolaşımdaki pay oranlarının ortalaması esas alınır. Söz konusu hesaplama her yıl Ocak ayında Kurul tarafından yapılarak, ortaklıkların dahil oldukları gruplar yeniden belirlenir ve liste Kurul tarafından Haftalık Bülten aracılığıyla ilan edilir. Buna göre gruplandırmada kullanılacak rakamsal eşikler aşağıda belirtilmektedir. a) Birinci Grup: Piyasa değerinin ortalaması 3 milyar TL’nin ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin ortalaması 750 milyon TL’nin üzerinde olan ortaklıklar, b) İkinci Grup: Birinci Grup dışında kalan şirketlerden, piyasa değerinin ortalaması 1 milyar TL’nin ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin ortalaması 250 milyon TL’nin üzerinde olan ortaklıklar, c) Üçüncü Grup: Gelişen İşletmeler Piyasasında ve Gözaltı Pazarında işlem gören ortaklıklar ile birinci ve ikinci gruba dahil olan ortaklıklar hariç olmak üzere, Borsa Şirketlerinin tamamı. (3) Fiyat ya da fiili dolaşımdaki pay oranının değişmesi sonucu üst gruplara yükselen şirket, hesaplamanın ait olduğu yılı takip eden yıldan itibaren yeni gruba ilişkin Kurumsal Yönetim İlkelerine tabi olacaktır. Aksi durum, tabi olunan Kurumsal Yönetim İlkelerinde değişiklik gerektirmez. Yeni gruba ilişkin İlkelere, yeni gruba dahil edilme kararını izleyen ilk olağan genel kurul toplantısına kadar, hesap döneminin sonunu takip eden 6 ncı ayın sonunu geçmemek üzere, gerekli uyumun sağlanması zorunludur.

(4) 4.3.8 numaralı ilkenin üçüncü fıkrası ile 4.3.9 numaralı ilkenin ikinci fıkrası İkinci ve Üçüncü Grupta yer alacak Borsa Şirketleri için uygulanmaz. Bu ilkenin uygulamasında Kurul’un bağımsız yönetim kurulu üye adayları hakkında olumsuz görüş vermemesi, adayın bağımsızlığının Kurulca veya kamu tarafından tekeffülü anlamına gelmez. (5) Bağımsız yönetim kurulu üye sayısı hakkında 4.3.4 numaralı ilkede belirtilen kriterler, Üçüncü Gruptaki şirketler ile yapılacak başvurunun Kurul’ca uygun görülmesi koşuluyla, sermayesinin aralarında eşit olarak en az %51’inin doğrudan veya dolaylı olarak sermaye, yönetim veya denetim ilişkisi bulunmayan, birbirinden bağımsız ve ortaklık ile ilgili önemli kararlarda her bir tarafın olumlu oyu gerekecek şekilde ortaklığın yönetim kontrolünü sözleşme ile eşit olarak paylaşan iki gerçek veya tüzel kişiden oluşan iş ortaklıkları için uygulanmaz. Bu şirketlerde bağımsız üye sayısının iki olması yeterlidir. (6) Yatırım ortaklıklarının varlıklarının tümünün veya önemli bir bölümünün devredilmesi veya üzerinde ayni hak tesis edilmesi veya kiraya verilmesi, önemli bir varlığın devralınması veya kiralanması ile ilgili uygulamalarında 1.3.10 numaralı ilkede belirtilen genel kurul onayı alınması zorunluluğu aranmaz. (7) Haklı gerekçelerin varlığı halinde, yatırımcı haklarının korumasını teminen, Kurul’un uygun görüşü ile azami bir yıla kadar geçici bir süreyle sınırlı olmak üzere, bağımsızlık kriterlerinden bir veya birkaçını sağlamayanlar bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak genel kurul tarafından seçilebilir. (8) (Ek fıkra: Seri: IV, No: 57 sayılı Tebliğ ile) 4.3.7 numaralı ilkenin (g) bendinde belirtilen bağımsızlık kriterini bağımsız üyelerden en az yarısının sağlaması yeterlidir. (9) (Ek fıkra: Seri: IV, No: 60 sayılı Tebliğ ile)Ana faaliyet konusu, kamu hizmeti vermek üzere kamu kurum ve kuruluşları tarafından süreli veya süresiz olarak verilmiş bir lisansın veya bir imtiyazın kullanılması olan veya kamu kurum ve kuruluşlarının imtiyazlı pay sahibi olduğu Borsa şirketlerinin bağımsız yönetim kurulu üyeleri için, Kurul’un uygun görüşünün alınması koşuluyla, 4.3.6 numaralı ilke ile 4.3.7 numaralı ilkenin (d) ve (f) bentlerinde belirtilen kriterler uygulanmaz. (10) (Ek fıkra: Seri: IV, No:61 sayılı Tebliğ ile) Kurul, zorunlu Kurumsal Yönetim İlkelerine aykırı durumlarda gerekirse ihtiyati tedbir kararı ile birlikte mevzuata aykırılığının tespiti ve işlemlerin iptalini asliye ticaret mahkemesinden talep eder. Talebe, Kurumsal Yönetim İlkelerine uyum sağlamak üzere Kurulca yapılması gerektiği sonucuna varılan işlemleri içeren bir uyum önerisi eklenir. Uyum önerisi, Borsa şirketlerinin faaliyetlerine ve esas sözleşmesi ile belirlenen yönetim yapısına asgari müdahalede bulunulması esası çerçevesinde hazırlanır. Kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporları MADDE 6 – (1) Borsa Şirketlerinin yıllık faaliyet raporlarında; bu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkelerinde yer alan prensiplerin uygulanıp uygulanmadığına; uygulanmıyor ise buna ilişkin gerekçeli açıklamaya, bu prensiplere tam olarak uymama dolayısıyla meydana gelen çıkar çatışmalarına ve gelecekte şirketin yönetim uygulamalarında İlkelerde yer alan prensipler çerçevesinde bir değişiklik yapma planının olup olmadığına ilişkin açıklamalara yer verilir. Faaliyet raporunda yapılacak açıklamanın şekli ve asgari unsurları Kurul tarafından belirlenir.

03/01/2014 tarih ve 28871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kurumsal Yönetim Tebliği (II-17.1) Kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanması MADDE 5 – (1) Ortaklıklar bu Tebliğin ekinde yer alan kurumsal yönetim ilkelerinden (1.3.1.), (1.3.5.), (1.3.6.), (1.3.9.), (4.2.6.), (4.3.1.), (4.3.2.), (4.3.3.), (4.3.4.), (4.3.5.), (4.3.6.), (4.3.7.), (4.3.8.), (4.5.1.), (4.5.2.), (4.5.3.), (4.5.4.), (4.5.9.), (4.5.10.), (4.5.11.), (4.5.12.), (4.5.13.), (4.6.2.) ve (4.6.3.) numaralı ilkeleri uygulamakla yükümlüdür. (2) Bu Tebliğ ekinde yer alan kurumsal yönetim ilkelerinden zorunlu olarak uygulanacak olanların belirlenmesi ve gözetiminde, payları borsanın Ulusal Pazarı, İkinci Ulusal Pazarı ve Kurumsal Ürünler Pazarında işlem gören ortaklıklar sistemik önemlerine göre piyasa değerleri ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerleri dikkate alınarak üç gruba ayrılır. Piyasa değeri ile fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin hesaplanmasında, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları itibarıyla son işlem günlerinde oluşan ikinci seans kapanış fiyatlarının ve fiili dolaşımdaki pay oranlarının ortalaması esas alınır. Aynı ortaklığın farklı pay gruplarının borsada işlem görmesi durumunda, söz konusu grupların tamamı dikkate alınır. Söz konusu hesaplama her yıl Ocak ayında Kurul tarafından yapılarak, ortaklıkların dahil oldukları gruplar yeniden belirlenir ve liste Kurul Bülteni aracılığıyla ilan edilir. Buna göre gruplandırmada kullanılacak rakamsal eşikler aşağıda belirtilmektedir: a) Birinci grup: Piyasa değerinin ortalaması 3 milyar TL’nin ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin ortalaması 750 milyon TL’nin üzerinde olan ortaklıklar. b) İkinci grup: Birinci grup dışında kalan ortaklıklardan, piyasa değerinin ortalaması 1milyar TL’nin ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin ortalaması 250 milyon TL’nin üzerinde olan ortaklıklar. c) Üçüncü grup: Birinci ve ikinci gruba dahil olan ortaklıklar dışında kalan payları Ulusal Pazar, İkinci Ulusal Pazar ve Kurumsal Ürünler Pazarında işlem gören diğer ortaklıklar. (3) Piyasa değeri ve/veya fiili dolaşımdaki pay oranının değişmesi sonucu Kurulca üst gruba yükseldiği ilan edilen ortaklık, hesaplamanın ait olduğu yılı takip eden yıldan itibaren yeni gruba ilişkin kurumsal yönetim ilkelerine tabi olacaktır. Aksi durum, tabi olunan kurumsal yönetim ilkelerinde değişiklik gerektirmez. Yeni gruba ilişkin ilkelere, yeni gruba dahil edilmeye ilişkin Kurul kararının Kurul Bülteninde ilanını izleyen ilk genel kurul tarihi itibarıyla gerekli uyum sağlanmalıdır. (4) Paylarının ilk defa halka arz edilmesi ve/veya borsada işlem görmeye başlaması için Kurula başvuran/başvurulan ortaklıklar, ikinci fıkrada belirtilen liste ilan edilene kadar üçüncü grupta yer alan ortaklıkların yükümlülüklerine tabi olacak olup, paylarının borsada işlem görmeye başlaması sonrasında yapılacak ilk genel kurul tarihi itibarıyla gerekli uyumu sağlamak zorundadır. (5) (4.3.7.) numaralı ilkenin üçüncü fıkrası ile (4.3.8.) numaralı ilkenin ikinci fıkrası, ikinci ve üçüncü grupta yer alacak ortaklıklar için uygulanmaz. Bu ilkelerin uygulamasında Kurulun bağımsız yönetim kurulu üye adayları hakkında olumsuz görüş vermemesi, adayın bağımsızlığının Kurulca veya kamu tarafından tekeffülü anlamına gelmez. (6) (4.3.6.) numaralı ilkenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen bağımsızlık kriterini, bağımsız üyelerden en az yarısının sağlaması yeterlidir. Kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporları MADDE 8 – (1) (Değişik:RG-2/10/2020-31262) Yıllık faaliyet raporlarında; bu Tebliğ ekinde yer alan kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanıp uygulanmadığına, uygulanmıyor ise buna ilişkin gerekçeli açıklamaya, bu ilkelere tam olarak uymama dolayısıyla meydana gelen çıkar çatışmalarına ve gelecekte ortaklığın yönetim uygulamalarında söz konusu ilkeler çerçevesinde bir değişiklik yapma planının olup olmadığına ilişkin açıklamalara yer verilir. Yıllık faaliyet raporlarında ayrıca, sürdürülebilirlik ilkelerinin uygulanıp uygulanmadığına, uygulanmıyor ise buna ilişkin gerekçeli açıklamaya, bu ilkelere tam olarak uymama dolayısıyla çevresel ve sosyal risk yönetiminde meydana gelen etkilere ilişkin olarak açıklamaya yer verilir. Söz konusu açıklamalarda dönem içerisinde önemli bir değişiklik olması durumunda, ilgili değişikliğe ara dönem faaliyet raporlarında yer verilir.” (2) Kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporlarının içeriğine ve yayımlanmasına ilişkin esaslar Kurul tarafından belirlenir ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporlarının formatı Kurulca ilan edilir. (3) (Ek:RG-2/10/2020-31262) Kurul tarafından ilan edilen sürdürülebilirlik ilkelerinin uygulanması gönüllülük esasına dayalıdır. Sürdürülebilirlik ilkeleri uyum çerçevesinin içeriğine ve yayımlanmasına ilişkin esaslar Kurul tarafından belirlenir ve Kurulca ilan edilir. İdari para cezasına neden olan ikinci aykırılık ise; "Şirketinizin mülga Seri:IV, No:56 sayılı Tebliğ'in 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.5.2 no'lu maddesi ile halihazırda yürürlükte bulunan II-17.1 sayılı Tebliğ'in 5. maddesinin 1. fıkrası gereği uymakla yükümlü olduğu söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkerinin 4.5.2 no'lu maddesinin yerine getirilmemesidir." olarak bildirilmiş ve bu aykırılık için 269.500 TL idari para cezası uygulanmıştır. 4.5. Yönetim Kurulu Bünyesinde Oluşturulan Komiteler 4.5.2. Komitelerin görev alanları, çalışma esasları ve hangi üyelerden oluşacağı yönetim kurulu tarafından belirlenir ve KAP’ta açıklanır. II-17.1 sayılı Tebliğ'in 5. maddesinin 1. fıkrası gereği Ortaklıklar bu Tebliğin ekinde yer alan kurumsal yönetim ilkelerinden (1.3.1.), (1.3.5.), (1.3.6.), (1.3.9.), (4.2.6.), (4.3.1.), (4.3.2.), (4.3.3.), (4.3.4.), (4.3.5.), (4.3.6.), (4.3.7.), (4.3.8.), (4.5.1.), (4.5.2.), (4.5.3.), (4.5.4.), (4.5.9.), (4.5.10.), (4.5.11.), (4.5.12.), (4.5.13.), (4.6.2.) ve (4.6.3.) numaralı ilkeleri uygulamakla yükümlüdür. 2- Sermaye Piyasası Kurul Karar Organı'nın 25/10/2016 tarihli ve 29/1012 sayılı kararı incelendiğinde 925.224 TL'lik idari para cezasına neden olan aykırılık; "Yapılan bağış ve yardımlara ilişkin özel durum açıklamalarının Seri:VIII, No:54 Özel Durumlar Tebliği'nin ekinde yer alan, daha sonra II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 27. Maddesine dayanılarak tekrar düzenlenen ve Kurul Kararı hükmünde olan özel durumlara ilişkin Rehber'in 5.8. Maddesine 6 (altı) kere aykırılık teşkil etmesi." olarak bildirilmiş ve bu aykırılık için 925.224 TL idari para cezası uygulanmıştır. Söz konusu bildirimde belirtilen maddeler: ÖZEL DURUMLAR TEBLİĞİ (II-15.1) Rehber MADDE 27 – (1) Kurul, bu Tebliğ kapsamındaki ihraççılar ve ilgili tarafların yapacağı açıklamalarda yol gösterici olması amacıyla bir rehber hazırlamaya, kamuya duyurmaya ve bu rehberi güncellemeye yetkilidir. ÖZEL DURUMLAR REHBERİ 5.8. İhraççının Finansal Yapısına İlişkin Değişiklikler İhraççının finansal yapısına önemli etkisi olabilecek bir olay açıklanması gereken içsel bilgiyi oluşturmaktadır. Bu bilginin sermaye piyasası aracının değeri, fiyatı ve yatırımcıların yatırım kararları üzerinde etkili olması olasılığı bulunması halinde, finansal tablo dönemi beklenmeksizin derhal açıklama yapılır. İhraççılar, sonuçların yönetim kurulu veya mevzuat çerçevesinde oluşturulan komiteler gibi başka bir organ tarafından son kez gözden geçirilmesinin gerekli olduğu durumlarda, erteleme şartlarının sağlanıp sağlanmadığını değerlendirebilirler. Aşağıda yer alan hususların, içsel bilginin değerlendirilmesinde dikkate alınması mümkündür: 1) Kurul düzenlemeleri uyarınca kamuya açıklanan son bilançodaki aktif toplamının %10 veya daha fazlasına tekabül eden bir tutar için ihraççı aleyhine herhangi bir yolla icra takibine başlanılması, takibin sona ermesi, dava açılması veya davanın sonuçlanması, devam etmekte olan icra takiplerinin toplamının kamuya açıklanan son bilançodaki aktif toplamının %10 una ulaşması, 2) Kurul düzenlemeleri uyarınca kamuya açıklanan son bilançodaki aktif toplamının %10 veya daha fazlasına tekabül eden tutardaki borçlar için alacaklıların, birlikte veya münferiden alacaklarının bir kısmından veya tamamından vazgeçmeleri veya vadelerini uzatmaları; ihraççının konkordato mühleti isteminde bulunması, konkordatonun tasdik edilmesi, reddedilmesi veya feshedilmesi, 3) Kurul düzenlemeleri uyarınca kamuya açıklanan son bilançodaki aktif toplamının %10’u veya daha fazlasına tekabül eden alacakların bir başka gerçek ya da tüzel kişiye devredilmesi, Kurulun muhasebe standartlarına ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde şüpheli veya değersiz hale gelmesi veya bu durumun ortadan kalkması, 4) Kurul düzenlemeleri çerçevesinde ihraççı (bankalar hariç) tarafından verilen teminat, rehin, ipotek ve kefaletlerin toplamının; kamuya açıklanan son bilançodaki aktif toplamının %10 ve katlarına ulaşması,

5) İhraççının yetkili organı tarafından sermaye artırımı veya azaltımı ya da sermaye artırımının/azaltımının miktarında, kaynaklarında veya yönteminde değişiklik kararı alınması, kararlaştırılan sermaye artırımının/azaltımının tamamen veya kısmen gerçekleştirilememesi, 6) İhraççının yönetim kurulu tarafından dönem kâr ya da zararının nasıl değerlendirileceği hususunda karar alınması, kâr payı avansı verilmesine ilişkin karar alınması, bu kararlarda değişiklik yapılması, kâr payı dağıtımına ilişkin olarak genel kurulda karar alınması, kâr payı veya kâr payı avansı ödeme yer ve tarihlerinin belirlenmesi, 7) Sermaye kaybı veya borca batıklık durumuna ilişkin olarak TTK’nın ilgili maddelerinde belirtilen durumların ortaya çıkması, bu işlemlere ilişkin karar alınması, işlemler yapılması ve işlemlerin sonuçlanması, 8) İhraççının doğrudan veya şarta bağlı olarak önemli bir mali yükümlülük altına girmesine yol açacak gelişmelerin meydana gelmesi, ihraççının borçlarının ertelenmesi veya yeniden yapılandırılması talebinde bulunması, söz konusu taleplerin sonuçlanması, 9) İhraççının sosyal sigorta primlerinin, vergi veya vergi taksitlerinin ödenmesini en az iki ay geciktirmiş olması, 10) İhraççının personel ücretlerini ödememesi, ödemeleri ertelemesi veya taksitlendirmesi, ,11) İhraççının iflas ertelemesi için başvurması, bu başvurunun sonuçlanması, ihraççının aleyhine iflas davası açılması veya ihraççının tasfiyesi sonucunu doğurabilecek sona erme nedenlerinden birinin gerçekleşmesi, ihraççının tasfiye sürecine girmesi, 12) İhraççının finansal tabloları üzerinde önemli etkide bulunacak muhasebe politikalarında değişiklik yapılması, 13) İhraççı tarafından, çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara veya diğer kişi ve kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların kamuya açıklanan son bilanço aktif toplamının en az %1 ve üzerinde olması veya %1 in altındaki bağış ve yardımların toplamının kamuya açıklanan son bilanço aktif toplamının en az %1 ine ulaşması, 14) Kurul düzenlemeleri uyarınca hazırlanmış finansal tabloların kamuya açıklanmamış olması halinde geçici vergi uygulaması nedeniyle beyanname ekinde vergi dairelerine finansal tablo sunulması dâhil, Kurulca belirlenen finansal tablo bildirim sürelerinden önceki bir tarihte mevzuat gereği (bankalarca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna yapılan mali tablo bildirimleri hariç olmak üzere) herhangi bir otoriteye finansal tablo verilmesi, 15) Kurulun muhasebe standartlarına ilişkin düzenlemeleri uyarınca ihraççının kamuya açıklanan son finansal tablosunda yer alan şarta bağlı olayların gerçekleşmesi, 16) İhraççının mali durumunda önemli bir değişiklik olması ya da yakın bir gelecekte önemli bir değişikliğin ortaya çıkmasının beklenmesi, 17) İhraççının önemli tutarda alacaklı olduğu gerçek ya da tüzel kişilerin iflasetmesi, bu tür bir alacağın temerrüde düşmesi, 18) İlgili mevzuatta yapılan bir değişikliğin öğrenilmesi, bu değişikliğin ihraççının daha önce açıklanmış en son tarihli finansal tablolarını önemli ölçüde etkileyecek nitelikte olması ve bu değişikliğin sonrasında ilk açıklanacak finansal tablolarda gerekli düzeltmelerin yapılmasını gerektirmesi. Sermaye Piyasası Kurul Karar Organı'nın 25/10/2016 tarihli ve 29/1012 sayılı kararı incelendiğinde 123.278 TL'lik idari para cezasına neden olan aykırılık; "Esas sözleşmede 20/05/2013 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde bağışta bulunulabilmesine ilişkin esas sözleşme hükmü bulunmadığı halde 19/12/2011 tarihinde 1.500.000 TL tutarında bağış yapılmasının Kurulumuzun Mülga Seri:IV, No:27 Temettü Tebliği'nin 7. Maddesi ve söz konusu tebliği yürürülükten kaldıran II-19.1 sayılı Kar Payı Tebliği'nin 6. Maddesine aykırılık teşkil etmesi." olarak bildirilmiş ve bu aykırılık için 123.278 TL idari para cezası uygulanmıştır. Söz konusu bildirimde bahsi geçen maddeler şunlardır: Seri:IV, No:27 Sermaye Piyasası Kanununa Tabi oaln Halka Açık Anonim Ortaklıkların Temettü ve Temettü Avansı Dağıtımında Uyacakları Esaslar Hakkında Tebliğ Yönetim kurulu üyeleri, memur, müstahdem ve işçilere, katılma, kurucu ve adi intifa senedi sahiplerine, çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara ve bu gibi kişi ve/veya kuramlara kâr payı dağıtımı MADDE 7 Yönetim kurulu üyeleri ile memur, müstahdem ve işçilere, katılma, kurucu ve adi intifa senedi sahiplerine, çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara ve bu gibi kişi ve/veya kurumlara kâr payı dağıtılabilmesi ve çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara ve bu gibi kişi ve/veya kurumlara bağışta bulunabilmesi için ortaklık esas sözleşmesinde hüküm bulunması gerekir. Halka açık anonim ortaklıkların çeşitli amaçlarla kurulmuş olan vakıflara ve bu gibi kişi ve/veya kurumlara bağışta bulunmaları veya kârdan pay ayırmaları durumunda, 29/1/1989 tarihli ve 20064 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Seri: XI. No: 1 sayılı Sermaye Piyasasında Mali Tablo ve Raporlara İlişkin İlke ve Kurallar Hakkında Tebliğde yer alan önemlilik kavramı dikkate alınarak: a) Bu ödemelerin. Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrası kapsamına girebilecek sonucu doğurmaması, b) Yıl içinde yapılanlar dahil bağışlatın, genel kurulda ortakların bilgisine sunulması, c) Seri: VIII, No:20 sayılı Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Esaslar Tebliği çerçevesinde gerekli özel durum açıklamalarının yapılması ve Borsa Günlük Bülteninde ilan edilmesi, zorunludur. KÂR PAYI TEBLİĞİ (II-19.1) Bağışlar MADDE 6 – (1) Ortaklıklar tarafından bağış yapılabilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması şarttır. Yapılacak bağışın sınırı, esas sözleşmede belirtilmeyen durumlarda genel kurulca belirlenir. Kurul, bağış tutarına üst sınır getirmeye yetkilidir. Ortaklıkların ilgili hesap dönemi içinde yapmış olduğu bağışlar dağıtılabilir kâr matrahına eklenir. 2) Bu madde hükmü çerçevesinde yapılacak bağış ve ödemelerin, Kurulun özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde kamuya duyurulması ve olağan genel kurulda ortakların bilgisine sunulması zorunludur.3) Kurulun örtülü kazanç aktarımı yasağına ilişkin düzenlemeleri ve uyulması zorunlu kurumsal yönetim ilkeleri saklıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile anonim şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi yönetim kuruluna verildiğinden Yönetim kurulu anonim şirketi tüzel kişiliğinin kanuni temsilcisidir ve Türk Ticaret Kanunu ve şirket esas sözleşmesi yükümlülüklerine tabidir. Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu MADDE 553- (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 369. maddesi yönetim kurulunun özen ve bağlılık yükümlülüğünü düzenlemiştir. . MADDE 369- (1) Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar. Anonim şirketlerde şirket tüzel kişiliği altında gerçekleştirilen fiillerden dolayı bir zarar meydana gelirse bundan şirketin kendisi sorumludur. TTK m. 369. gereği yönetim kurulu üyeleri şirketi yönetirken ve temsil ederken gerekli tüm özeni göstermek, şirket çıkarlarını gözeterek mümkün olan her türlü olasılığı değerlendirerek karar almak zorundadır. TTK m. 553 gereğince yönetim kurulu üyeleri Kanun'dan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak ihlal ettiklerinde, bu ihlal sonucunda şirketin uğramış olduğu zarardan yönetim kurulu üyeleri de sorumlu olurlar. Yönetim kurulu üyeleri kanundan doğan yükümlülüklerinin yanı sıra şirket ile aralarındaki ilişki sözleşme temeline dayandığından sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerden de sorumludur. Davacı şirket esas sözleşmesinin "Yönetim Kurulu Teşkili ve Süresi" başlıklı 7. maddesinin yönetim kuruluna bağlı komiteler ve kurumsal yönetim komitesini düzenleyen 7.1 ve 7.2 maddeleri; 7..1. YÖNETİM KURULUNA BAĞLI KOMİTELER Yönetim Kurulu, görev ve sorumluluklarının sağlıklı biçimde yerine getirilmesini sağlamak üzere Şirketin gereksinimlerini, Yönetim Kurulunun Yapılanması ve Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Türk Ticaret Kanunu’nu da dikkate alarak Denetim Komitesi, Kurumsal Yönetim Komitesi ile gerektiği takdirde yeterli sayıda sair komite oluşturur. Komiteler Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim ilkeleri, Türk Ticaret Kanunu ve işbu ana sözleşme hükümleri çerçevesinde yapılandırılır. Denetim Komitesi Üyelerinin tamamı, diğer Komitelerin ise Başkanı Bağımsız üyeler arasından seçilir. Komite üyeleri icrada görevli olmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilebilir. İcra başkanı/Genel Müdür komitelerde yer alamaz. Komiteler çalışmalarını mevzuatın gerektirdiği ve gereken sıklıkta ve Komite Başkanının daveti üzerine toplanır. Tüm çalışmalar yazılı olarak sürdürülür ve gerekli kayıtlar tutulur. Komiteler çalışmaları hakkında bilgi ve raporları Yönetim Kuruluna sunar. Komitelerin tüm yazışma ve bilgilendirme işleri Yönetim Kurulu Sekretaryası tarafından yürütülür." 7.2. KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ "Kurumsal Yönetim Komitesi, Sermaye Piyasası Kanunu, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeler ve yürürlükte bulunan ilgili sair mevzuat hükümlerine uygun olarak teşkil edilir, faaliyet gösterir ve mevzuatın öngördüğü sair komitelerin görevlerini de yerine getirebilir. Kurumsal Yönetim Komitesinin görev alanları, çalışma esasları ve hangi üyelerden oluşacağı Yönetim Kurulu tarafından belirlenir ve kamuya açıklanır." ŞİRKETİ TEMSİL VE İLZAM, YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GÖREV TAKSİMİ M ADDE 8. Şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsili Yönetim Kuruluna aittir. Yönetim Kurulu, Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili sair mevzuat ile Genel Kurul tarafından kendisine verilen görevleri ifa eder. Şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, bunların şirketin unvanı altına konmuş ve şirketi ilzama yetkili bir kişinin imzasını taşıması gereklidir. Yönetim Kurulu başkanı ve başkan yardımcısı tek başlarına şirketi temsil edebilirler ve şirket unvanı altına münferiden koyacakları imzalarla şirketi ilzam ve taahhüt altına sokabilirler. Yönetim Kurulu en az 1 üyesini şirketi temsil yetkisi verilmek şartıyla Türk Ticaret kanunun 370.Maddesi uyarınca temsil yetkisine 1 veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak 3. Kişilere devredebilir. Yönetim kurulu düzenleyeceği bir iç yönergeye göre Türk Ticaret Kanunun 367. Maddesi uyarıca yönetimi kısmen veya tamamen 1 veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya 3.kişiye devredebilir KANUNİ HÜKÜMLER VE KURUMSAL YÖNETİM İLİŞKİSİ MADDE 17. 1. Bu ana sözleşmede hüküm bulunmayan hususlar hakkında Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu’ nun ilgili hükümleri uygulanır. 2. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından uygulaması zorunlu tutulan Kurumsal Yönetim İlkelerine uyulur. Zorunlu ilkelere uyulmaksızın yapılan işlemler ve alınan yönetim kurulu kararları geçersiz olup esas sözleşmeye aykırı sayılır. 3. Kurumsal Yönetim İlkelerinin uygulanması bakımından önemli nitelikte sayılan işlemlerde ve şirketin her türlü ilişkili taraf işlemlerinde ve 3 kişiler lehine teminat, rehin ve ipotek verilmesine ilişkin işlemlerinde Sermaye Piyasası Kurulunun kurumsal yönetime ilişkin düzenlemelerine uyulur. " şeklinde olduğu görülmüştür. Davacı ...... ..... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş.'nin esas sözleşmesinin; Yönetim kurulu üyelerinin görevlerini belirleyen 8. maddesinde; "Şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsili Yönetim Kuruluna aittir. Yönetim Kurulu, Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili sair mevzuat ile Genel Kurul tarafından kendisine verilen görevleri ifa eder." Kanuni Hükümler ve Kurumsal Yönetim İlişkisi başlıklı 17. maddesinde; "2. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından uygulaması zorunlu tutulan Kurumsal Yönetim İlkelerine uyulur. Zorunlu ilkelere uyulmaksızın yapılan işlemler ve alınan yönetim kurulu kararları geçersiz olup esas sözleşmeye aykırı sayılır." şeklinde düzenlenmekle Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu kararları davacı şirket için bağlayıcı hükümlerdir. Ticaret şirketlerinin amacı, esas sözleşmesinde belirlenen maksat ve konusuna uygun, kazanç amaçlı ve bir ticari değer oluşturmak üzere faaliyette bulunmaktır. Şirket yöneticilerinin de, özellikle, halka açık şirketlerin ve bağlı ortaklıklarının yöneticilerinin kazanç amacı doğrultusunda; emsallerine uygun, piyasa teamülleri çerçevesinde ve ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkeleri kapsamında tedbirli bir yöneticinin Özen yükümlülüğüyle faaliyet göstermeleri gerekir. TTK m. 553/1 gereğince, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Açıklanan sorumluluk hükmünde sorumlular arasında bir ayırım yapılmamıştır. Şu kadar ki, TTK m. 553/2 gereğince, yönetim kurulunun kanundan doğan ya da esas sözleşmeden kaynaklanan devir yetkisini kullanarak, görev ve yetkilerini devretmesi halinde sorumluluğun görev ve yetkiyi devralan kişilere ait olduğunu, yönetim kurulu sorumluluğunun sadece “seçimde makul derecede özen göstermek” ile sınırlı olduğunu hükme bağlamıştır. TTK m. 553/2 gereğince, yönetim kurulunun kanundan doğan ya da esas sözleşmeden kaynaklanan devir yetkisini kullanarak, görev ve yetkilerini devretmesi halinde sorumluluğun görev ve yetkiyi devralan kişilere ait olduğu, yönetim kurulu sorumluluğunun sadece “seçimde makul derecede özen göstermek” ile sınırlı olduğu, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna somut bir sınırlama ilkesi getirilmiş olduğu, TTK m. 553/3'e göre de sorumluluğu oluşturan eylemin yönetim kurulu üyesinin kontrolü içinde gerçekleşmiş ise, o kişi sorumludur. İddia, savunma, Sermaye Piyasası Kurulu yazıları, cevabi yazılar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda; davacı şirkette oluşturulan tüm komitelerin özellikle Kurumsal Yönetim Komitesinin Sermaye Piyasası Kanunu, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri ve yürürlükte bulunan ilgili sair mevzuat hükümlerine uygun olarak faaliyet göstereceği esas sözleşme ile de hüküm altına alınmakla Sermaye Piyasası Kanununa ve ilgili mevzuatlara aykırı hareketlerden ilgili komitelerin sorumlu olmakla birlikte Yönetim Kuruluna Bağlı Komiteler başlıklı 7.1. maddenin son fıkrasında komitelerin çalışmaları hakkında bilgi ve raporları Yönetim Kuruluna sunacağı, Komitelerin tüm yazışma ve bilgilendirme işlerinin Yönetim Kurulu Sekretaryası tarafından yürütüleceği ve sorumluluğun Yönetim Kuruluna ait olduğu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından uygulanan idari para cezalarına sebebiyet veren eylemlerden öncelikle ilgili komitenin ancak komitenin çalışmalarının yönetim kuruluna sunulduğu ve denetlenmesi gerekliliği göz önüne alındığında nihai sorumluluğun yönetim kuruluna ait olduğu ve yönetim kurulunun Kanun'un 369. maddesi ile kendisine yüklediği özen yükümlülüğünü hakkıyla yerine getirmediği, şirkete uygulanan idari para cezaları nedeni ile şirkette zarar oluştuğu, TTK'nun 553/1 maddesi gereği yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlu ifa ettiklerinde şirkete karşı verdikleri zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜ İLE 1.190.626,50 TL’nin; 786.376,50 TL’sinin ödeme tarihi olan 06/12/2012 tarihinden, bakiye 404.250,00 TL’sinin 28/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından ödenen 22.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 813,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 23.313,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekiline e-duruşma yolu ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/748, K. 2025/740, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-748-e-2025-740-k-7fb059b8bab1