İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/641 E. 2026/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/641
- Karar No
- 2026/569
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/641 Esas - 2026/569 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/641 KARAR NO : 2026/569
.... DAVA : Alacak/Eser Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 09/09/2024 KARAR TARİHİ : 06/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 06/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar .... ortaklığı arasında.... içme suyu arıtma tesisi işi için hizmet sözleşmesi akdedildiğini, Müvekkilinin sözleşmeye uygun şekilde yaptığı işler sebebi ile hakedişlerine istinaden davalı iş ortaklığına fatura kestiğini, müvekkilinün faturalardan kaynaklı kalan hak edişleri ödenmediği gibi 22.02.2017 tarihinde taraflar arasında tutulan tutanağa göre tutanak tarihi itibari ile fazla giderin (vergi vs.)önüne geçilmek maksadı ile iş ortaklığı ile olan hizmet işi davalıların isteği üzerine sonlandırıldığını, müvekkilinin tüm alacak taleplerinin sözleşmelere uygun olarak yapılan hizmetlerden kaynaklı olduğunu, davalıların sözleşmede öngörülen koşullara uymaması, alacaklarını ödememesi sebebi doğan alacak talepleri olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500.000,00 TL kısmının avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı ....vekili cevap dilekçesinde; usuli itirazlar yanında; taraflar arasında imzalanmış bulunan .... Arıtma Tesisi işine ait taşeronluk sözleşmesinin 6.3. maddesinden belirtilen 2.000.000.TL’lık Müşavirlik bedelinin 10 gün içinde ödenmesi konusunda, davacıya ihtarname keşide edildiğini, davacının alacaklı olduğu iddiası kabul edilmemekle birlikte, biran için alacaklı olduğu varsayılsa bile, aynı taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı tarafların karşılıklı muaccel alacakların takas edilmesi gerektiğini, taşeron sözleşmesine konu işin sona erdiğini ve ilgili sözleşmeye konu olan tarafların alacaklarının muaccel olduğunu beyanlarla, davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ....vekili cevap dilekçesinde; usuli itirazlar yanında; davacının, sözleşme ile borcu altına girdiği edimleri gereği gibi ifa etmediğini, müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ve müvekkilinin söz konusu edimleri ve eksik ifayı daha yüksek bir maliyetle başka bir şirkete yaptırmak zorunda bırakıldığını, bu kapsamda müvekkilinin, davacıya karşı borçlu değil alacaklı olduğunu, davacının, taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı işler karşılığında hakediş alacağına istinaden fatura düzenleyip davalılardan müteşekkil iş ortaklığına gönderdiğini, ancak alacaklarının ödenmediğini iddia etmişse de bahse konu iş ile ilgili olarak edimini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Taraflar arasında, davacı ile davalılar iş ortaklığı arasında yapılan .... arıtma tesisi için hizmet sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalılar iş ortaklığı arasında yapılan .... Suyu arıtma tesisi için hizmet sözleşmesi kapsamında ödendiği iddia edilen hakediş bedellerine ilişkin açılan .... Karar sayılı ilamı gereğince dosyada bulunan bilirkişi raporunda belirtilen alacağın davalılardan tahsili talibinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 6. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 7. .....E, sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının .... olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ile davalılar arasındaki .... içme suyu arıtma tesisi işi konulu eser sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafından işin sözleşmeye uygun teslim edildiği halde hakediş alacaklarının ödenmediği iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile 50.000,00.-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair karar verildiği, verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ....E, sayılı sırasına kaydının yapıldığı, davanın 27/12/2019 tarihinde açıldığı ve halen derdest olduğu görülmüştür. 8. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” 9. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir .... 10. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar (Kuru, B., a.g.e., s. 3392). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 11. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. 12. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur (.... Usul Hukukunda Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması, ....). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder. 13. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir. 14. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkememizde yargılaması yürütülen dava ile ...., sayılı dosyasındaki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu, her iki davanın temelini de davacı ile davalılar iş ortaklığı arasında yapılan .... arıtma tesisi için hizmet sözleşmesi ilişkisinin oluşturduğu, davalar arasında mutlak bir hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, her iki dosyada da aynı vakıalara yönelik tahkikat yürütülmesi gerektiği, bu anlamda yukarıda zikredilen HMK hükmü nazara alındığında her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi bakımından delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tarafların hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Mahkememiz .... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Yargılamanın A.... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 4-Harç, masraf, ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda esas hükümle birlikte İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/07/2026
....
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"