İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/618 E. 2024/618 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/618
Karar No
2024/618
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/618 Esas - 2026/829 T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/618 KARAR NO : 2026/829

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : .. VEKİLİ : Av. DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 01/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd Şti'nin, davalı ... İnşaat Reklam İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin hissedarı olduğunu, müvekkili şirketin davet edilmediği, çağrı usulüne uyulmadığı, katılmadığı ve hukuka aykırı birçok fiilin gerçekleştirildiği 02.06.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında, mevcut şirket sermayesinin %400 oranında arttırılması gibi şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde kararlar alındığını, yapılan hukuka aykırı işlemler sonucunda davacı şirketin %25 oranındaki ortaklığının %5'e düşürüldüğünü, sermaye arttırımına gidilmesini gerektiren bir gerekçe bulunmadığını, davacının genel kurul toplantısına katılmasının ve rüçhan hakkının kullanılmasının engellendiğini, rüçhan beyanında bulunan hissedarlar tarafından artırılan sermayenin 75.000.000,00 TL’sinin tamamının ortaklara borçlar hesabından karşılandığını beyan ederek 02.06.2023 tarihinde gerçekleştirilmiş olan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınmış olan sermaye arttırım kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, butlanına ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iptali istenen genel kurulun usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının toplantıya itirazlarının haksız olduğunu, şirketin sermaye arttırımına gitmesi gerektiğini, aynı zamanda genel kurul kararının iptali istemli davaların TTK'nın amir hükümleri uyarınca genel kurul kararının alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi nezdinde iptali davası açılabileceğini, işbu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, bu hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını bildirerek davanın öncelikle usulden reddine, bu mümkün olmadığında da esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin ana sözleşmesinin, 02/06/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarının ve bu toplantıya ilişkin hazirun listesinin birer sureti dosyamız arasına celbedilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının bir sureti dosyamız arasına celbedilmiştir. Davacı tanığı ile davalı tanığının beyanları alınmıştır. Davacı tanığı ..., İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talimat yoluyla verdiği beyanında; "... davalı şirketin başkanı idi, ... babama Almanyada iken Kayseride bir AVM projesi olduğunu, davalı şirkete ortak olarak bu projeye dahil olabileceğini söyledi, babamın şirketteki hisse oranı %25 idi, babam teklifi kabul edip hisseleri davacı şirket adına tescil ettirdi, inşaat devam ederken ... şirket adına borçlanmış, babamdan sürekli bu sebeple parlar istedi, verdiği borçlara karşılık olarak ... %25 lik bir hisse daha babama vermeyi teklif etti, babamda inşaatın devam etmesi için kabul etti, babam teklifi kabul ettikten sonra hisselerin resmi olarak devrini ... yapmayarak sürekli babamı oyaladı, Annem ve Babam 12 saat ara ile vefat ettiler, cenazeye ... de katıldı, cenazeden sonra biz devir yapılmayan yüzde yirmibeşlik hissemizi ... den istedik, ... babamın vefatından sonra işlerin değiştiğini, hisseyi devir yapmayacağını, işlerin devamı içinde davacı şirketin defterlerini istedi, biz defterlerin nerede olduğunu bilmediğimiz için veremedik, biz ticari defterlerimizi bulamadık, babamın tüm mirasçılarına bilgi verilmeksizin davalı şirket sermaye artımı yapmış, bize daha sonrasında sermaye artırımına ilişkin karar geldi, sermaye artırım kararında davalı şirketteki hissemizin yüzde yirmi beş den yüzde beşe düşürüldüğünü anladık, ikinci yüzde yirmibeşlik hissemizin devrinin de yapılmadığını gördük, bu işlemler olurken ... Davalı şirketin yönetim kurulu başkanı idi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu; ikinci %25 lik hisse için babam ... e hem hisse bedeli ödemesi yaptı, hem de inşaat devam ederken vermiş olduğu borçları bu hisse bedeline karşılık olarak sildi, hali hazırda davalı şirketten yaklaşık beş milyon EURO alacağımız vardır, biz hepimiz Almanya da yaşıyoruz, bu sebeple davacı ve davalı şirketleri takip ve temsil edecek Türkiye de bir temsilcimiz, vekilimiz yoktu, hali hazırda alacağımız ödenmemiştir, usulüne aykırı olarak sermaye artırımı yapılmıştır, ... ailemizin içinden biri olduğu için tüm sürece vakıf idi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... 30/09/2026 tarihli duruşmada; "Ben ... Ofis Mobilyaları şirketinin muhasebe müdürüyüm, davalı şirket bize bağlı bir grup şirketidir, davalı şirketin bilançoları değerlendirildiğinde, yıllık cirosunun 110 milyon civarında olduğu ancak 160 milyon civarında kredi faiz ödemeleri bulunduğu tespit edildi, bu durumda yeniden kredi çekme imkanı mümkün olmadığından şirketi ayakta tutmak için ortaklar şirkete borç paralar verdi ve sermaye artırımı kararı alındı, ortaklar tarafından verilen borç para için herhangi bir faiz talebinde bulunulmadı, bahsetmiş olduğum sermaye artırım kararır 02/06/2023 tarihli genel kurulda alınmış bir karardır, şirketin finansman ihtiyacı gözetilerek bu yönde karar alındı. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: davacı CLK şirketinin davalı şirketten bir alacağı bulunmamaktadır, sermaye artırımı sürecinde gerek mevzuat, gerekse muhasebe yönünden herşey usulüne uygun olarak yapılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bir mali müşavir bilirkişi ile bir şirketler hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden davalı şirketin, 02/06/2023 tarihli Genel Kurul Kararının 6. Maddesinin yok hükmünde olup olmadığı, iptalini gerektirir bir sebep bulunup bulunmadığı, davalı şirketin bilançosuna göre sermaye arttırımı ihtiyacı olup olmadığı, sermaye attırım kararının usulüne uygun olup olmadığı, taahhüt edilen sermayelerin ödenme usulü ve rüçhan hakkı hususlarında bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi ... ile şirketler hukuku alında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi Sibel Servet Okandan'ın 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; mali müşavir bilirkişinin değerlendirme sonucunun, davalı şirketin son 5 yıllık bilanço ve gelir tablosuna ilişkin verilerinin mahkememizin 2025/301 Esas sayılı dosyasına sunulduğu, söz konusu veriler incelendiğinde davalı şirketin kısa vadeli borçlarının oldukça yüksek olduğu ve dönen varlıkları ile kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün olmadığı, şirketin 2021 yılı hariç diğer yılları zararla kapattığı, ciddi miktarda finansman gideri olduğu, borç baskısı altında olması nedeniyle öz kaynaklara ihtiyaç duyduğu, nakit sermaye artırımı kararının keyfi bir nitelik taşımadığı belirlenmiş olup, Şirketler hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin değerlendirme sonucunun ise; davalı şirket tarafından, 02.06.2023 tarihli Genel Kurul toplantısı için TTK 414 kapsamında çağrı usulü incelendiğinde TTSG'nde 16.05.2023 tarihinde ilan yapılmış olduğu, bunun yanı sıra Noter vasıtası ile gönderilen çağrı kağıdının TB. Kanunu 21/2 kapsamında tebliğ olduğu, PTT vasıtası ile de davet içerir evrak gönderilmiş olduğu ancak iade döndüğü, TTSG ilanı yönünden TTK 414 kapsamında iki haftalık süreye riayet edilmiş olduğu, şirket ana sözleşmesinin 11.maddesinde ise yapılacak ilanlar ile alakalı düzenleme yer aldığı ve bu düzenlemeye göre; “genel kurul toplantılarına ilişkin ilanların toplantı gününden en az iki hafta önce TTSG'nde yapılması zorunludur" ifadesinin yer aldığı, davalı tarafından yapılmış olan ilanda bu süreye riayet edilmiş olduğu, sermaye artırımı kararı alınabilmesi için TTK 421.maddeye göre şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği kurulda, çoğunluk tarafından karar alınması gerekmekte olup toplantıya şirket ortaklarından Genel kurul toplantısına davacının katılım sağlamamış olduğu, Mehmet İlgü (9.750.000,00 TL) ve Hakkı İlgü asaleten (5.000.000,00 TL), Uğur İlgü (2.500.000,00 TL) ve Sevda Tekin (1.500.000,00 TL) adına vekaleten katılım sağlandığı, hal böyleyken toplam 18.750.000,00 TL değerinde katılım sağlanmış olup esas sermaye olan 25.000.000,00 TL değerindeki sermayenin en az yarısının katılım şartının sağlanmış olduğu tespit edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine itirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişiler ... ile Sibel Servet Okandan'ın 13/04/2026 tarihli ek raporunda; TTK m. 414/1 uyarınca 14 günlük süre hesaplanırken ilan günü (16.05.2023) ve toplantı gününün (02.06.2023) hariç tutulması gerektiği, bu durumda arada kalan 16 günlük sürenin, kanuni asgari süreyi karşıladığı, TTK 457/2 maddesi gereği yapılan değerlendirmede, sermaye artırımı taahhüdünde bulunan kişi AO'dan olan alacağını sermaye olarak koyuyorsa, bu alacağın (yani AO'nun borcunun) varlığı, geçerliliği ve tasarruf olunabilirliği tarafından beyan (taahhüt) edilmesi ve YMM/ SMMM raporu ile kanıtlanması gerektiği, artırım iç kaynaklardan yapılıyorsa, bunun hangi kaynaklardan karşılandığının belirtilmesi, bu kaynakların gerçekliği ve AO'nun malvarlığı içinde mevcut olduğunun taahhüt edilmesi, SMMM/YMM raporuyla desteklenmesi gerektiği, somut olayda ise emsal Yargıtay kararları kapsamında inceleme yapıldığında SMMM ya da YMM raporu alınmamış olduğu, iç kaynaklardan sağlanacak sermayenin hangi kaynaktan karşılanacağı ve yine gerçekliğinin ortaya konulmamış olduğu tespit edilmiştir. Taraf vekillerince ek rapora karşı da itiraz edilmesi üzerine itirazların değerlendirilmesi bakımından tekrar ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişiler ... ile Sibel Servet Okandan'ın 30/06/2026 tarihli ek raporunda; TTK m. 414/1 uyarınca 14 günlük süre hesaplanırken ilan günü (16.05.2023) ve toplantı günü (02.06.2023) hariç tutulması gerektiği, bu durumda arada kalan 16 günlük sürenin, kanuni asgari süreyi karşılamadığı, TTK 457/2 maddesi gereği yapılan değerlendirmede, sermaye artırımı taahhüdünde bulunan kişi AO'dan olan alacağını sermaye olarak koyuyorsa, bu alacağın (yani AO'nun borcunun) varlığı, geçerliliği ve tasarruf edilebilirliği YK tarafından beyan (taahhüt) edilmesi ve YMM/ SMMM raporu ile kanıtlanması gerektiği, artırım iç kaynaklardan yapılıyorsa, bunun hangi kaynaklardan karşılandığının belirtilmesi, bu kaynakların gerçekliği ve AO'nun malvarlığı içinde mevcut olduğunun taahhüt edilmesi, SMMM/YMM raporuyla desteklenmesi gerektiği, somut olayda emsal Yargıtay kararları kapsamında inceleme yapıldığında SMMM raporu alınmış olduğu, davalı tarafça sunulan veriler incelendiğinde Mehmet İlgü tarafından 01.09.2022 tarihinde davalı şirkete 500.000 EUR ödeme yapıldığı, ödeme tarihindeki efektif satış kuru (18,2174 TL/EUR) üzerinden hesaplanan Türk lirası karşılığının 9.108.700 TL olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan ve Mehmet İlgü tarafından ... şirketine ve bu şirketin borçlarına mahsuben yapıldığı belirtilen ödemeler toplamının 62.820.734,70 TL olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarından alınmış Mehmet İlgü hesap ekstresi incelendiğinde 31.03.2023 tarihi itibariyle ortağın şirketten alacağının 59.436,762,95 TL olarak gözüktüğü, bahse konu hesap ekstresinde 31.07.2023 tarihi itibariyle 39.000.000 TL tutarındaki kısmın sermayeye ilave edildiği ve bu ilaveden sonra dahi Mehmet İlgü'nün 60.599.776,51 TL alacaklı olduğunun gözüktüğü, Hakkı İlgü tarafından ... şirketine 7.867.107,14 TL tutarında borç verildi açıklamalı dekontun tespit edildiği, davalı şirketin ticari defter kayıtlarından alınmış Hakkı İlgü'nün hesap ekstresi incelendiğinde 31.03.2023 tarihi itibariyle ortağın şirketten alacağının 48.896.077,50 TL olarak gözüktüğü, Hakkı İlgü'nün 31.07.2023 tarihinde şirketten olan alacağının 20.000.000 TL'sinin sermayeye eklendiği ve 28.896.077,50 TL alacaklı olduğunun gözüktüğü tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, ... Ltd Şti'nin, davalı ... İnşaat Reklam İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin hissedarı olduğunu, davacı şirketin davet edilmediği, çağrı usulüne uyulmadığı, katılmadığı ve hukuka aykırı birçok fiilin gerçekleştirildiği 02.06.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında, mevcut şirket sermayesinin %400 oranında arttırılması gibi şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde kararlar alındığını, yapılan hukuka aykırı işlemler sonucunda davacı şirketin %25 oranındaki ortaklığının %5'e düşürüldüğünü, sermaye arttırımına gidilmesini gerektiren bir gerekçe bulunmadığını, davacının genel kurul toplantısına katılmasının ve rüçhan hakkının kullanılmasının engellendiğini, rüçhan beyanında bulunan hissedarlar tarafından artırılan sermayenin 75.000.000,00 TL’sinin tamamının ortaklara borçlar hesabından karşılandığını, 02.06.2023 tarihinde gerçekleştirilmiş olan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınmış olan sermaye arttırım kararının yok hükmünde olduğunun tespiti, butlanı ve iptali talep edilmektedir. Davalı şirket vekili ise iptali istenen genel kurulun usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının toplantıya itirazlarının haksız olduğunu, şirketin sermaye arttırımına gitmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin, 02.06.2023 tarihinde genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini gerektirir bir sebep bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı. TTK 445 maddesinde toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 445. maddesinde, 446. maddede belirtilen kişilerin, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 446. maddesinde iptal davası açabilecek kişiler sayılmış ve iptal davası açabilecek kişiler arasında toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinine de yer verilmiştir. TTK'nın 414/1. maddesinde; Genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılacağı, bu çağrının, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacağı, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirileceği düzenlenmiştir. Davalı şirketin ana sözleşmesinin 11. Maddesinin de TTK'nın 414. Maddesi ile uyumlu olduğu görülmektedir. Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmamaktadır. Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın batıl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların batıl olduğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. Somut uyuşmazlıkta davalı şirket 16.05.2023 tarihli TTSG ilanında 02.06.2023 tarihinde Genel Kurul yapılacağı ilan edilmiş olduğundan ana sözleşme ve kanuna uygun olarak toplantıdan 2 hafta önce ilan yapıldığı sabittir. Davalı şirket TTK'nun 397. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca denetime tabi olan sermaye şirketlerinden olmadığından web sitesi açma zorunluluğu bulunmamaktadır. Davalı tarafından davacı firmaya toplantıya çağrı maksadı ile 23.05.2023 tarihinde posta gönderilmiş olduğu bu evrakın iade olduğu, ayrıca Kayseri 6.Noterliğinin 10178 yevm. numaralı, 18.05.2023 tarihli çağrı kağıdının davalıya 22.05.2023 tarihinde tebliğ olduğu görülmektedir. Her ne kadar davacı tarafça teblig tarihi ile toplantı tarihi arasında 10 günlük süre bulunduğundan çağrının usulsüz olduğu ileri sürülmekte ise de TTK 414 uyarınca toplantıdan 2 hafta önce yapılması gereken çağrı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanması gereken ilana ilişkin olup somut olayda çağrının usulüne uygun yapıldığı açıktır. Kaldı ki bu zorunluluğa uyulmaması genel kurulda alınan kararları tek başına sakatlayan bir hal olarak düzenlenmemiştir. TTK'nın 446. maddesinde davet usulüne aykırılığın, toplantıda alınan kararları etkilemiş olması şartına bağlanmıştır. Somut olayda ortakların pay durumu gözetildiğinde TTK'nın 418. Maddesi uyarınca bu durumun toplantı ve karar yeter sayısına etkisinin olmadığı açıktır. TTK'nın 421. Maddesinde " Kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda Genel kurul toplantısına davacının katılmadığı, Mehmet İlgü (9.750.000,00 TL) ve Hakkı İlgü asaleten (5.000.000,00 TL), Uğur İlgü (2.500.000,00 TL) ve Sevda Tekin (1.500.000,00 TL) adına vekaleten katılım sağlayarak toplam 18.750.000,00 TL değerinde katılım sağlanmış olup esas sermaye olan 25.000.000,00 TL değerindeki sermayenin en az yarısının katılım şartının sağlanmış olduğu görülmüştür. 02.06.2023 tarihinde yapılan Genel Kurulun 9.maddesi " Yapılan müzakerelerde şirketin halihazırda 25.000.000,00 TL olan şirket sermayesinin 100.000.000,00 TL daha artırılmasına, artırılan bedelin bir kısmının ortaklara borçlar hesabından bir kısmının nakdi olarak 125.000.000,00-TL’ye çıkarılmasına; artırılan sermayenin tamamının tescilden önce ödenmesine; Şirket sermayesinin arttırılması hususunda taahhüt toplama ve taksitlendirme ve rüçhan hakkına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi, rüçhan hakkını kullanmayacak pay sahipleri olması halinde ilgili payların katılan ortaklara önerilmesi ile diğer tüm iş ve işlemlerle ilgili Yönetim Kurulu’na yetki verilmesine, Şirket Esas Sözleşmesi’nin “Sermaye” başlıklı 6. Maddesi’nin ekte yer alan esas sözleşme tadil tasarısında görüldüğü şekilde tadil edilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.” şeklindedir. Davalı şirkete ait ticari defterler, beş yıllık bilanço ve gelir tabloları bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından incelenmiş olup buna göre; davalı şirketin 2021 yılı hariç diğer yıllarda dönemi zararla kapattığı, şirketin gider kalemleri incelendiğinde finansman giderlerinin (borçlanma maliyetinin) ağırlıkta olduğu, şirketin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü gösteren cari oranı incelendiğinde 2022 ve 2023 yıllarında davalı şirketin ciddi oranda kısa vadeli borç baskısı altında olduğu tespit edilmiştir. Cari oran işletmenin faaliyette bulunduğu iş koluna göre değişmekle beraber genel kabul görmüş standartlara göre bunun 1,5 ila 2,00 arasında olmasının beklendiği, ancak davalı şirketin 2022-2023 yılı cari oranı 1'in altında olduğu, 2024 yılı verilerinin de benzer nitelik taşıdığı, bu durumun şirketin likidite sıkıntısı içinde olduğunu ve kısa vadeli borçlarını ödemede sıkıntı yaşayacağını gösterdiği, nitekim dava konusu 2023 yılı verileri incelendiğinde davalı şirketin cari aktifleri (dönen varlıkları)103.215.054,47 TL; buna mukabil cari borçları (kısa vadeli borçlar) 146.084.253,34 TL olarak gözükmekte olup bu durum şirketin aciz durumuna düşmesine ve alacaklıların baskısı ile kredi imkanlarının azalmasına ve faiz oranlarının yükselmesine sebep olacaktır. Nitekim dava konusu 2023 yılında davalı şirketin 9.095.852,13 TL finansman gideri oluşmuş ve şirketin 2023 yılı dönemi 13.638.726,63 TL zararla sonuçlanmıştır. Netice itibariyle; davalı şirketin mali verileri göz önüne alındığında şirketin nakit sermaye artırımına ihtiyaç duyduğu sonucuna ulaşıldığında davalı şirketin sermeye arttırımı kararı alınmasına ihtiyacı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ana sözleşmenin 6.maddesine göre; “şirket sermayesinin 1/4'ü tescil tarihinden önce, geriye kalan kısım ise ortaklar genel kurulunca kararlaştırılacak esaslar dairesinde en geç 24 ay içerisinde ödenecektir. Sermaye taahhüt borçları ortaklar kurulunun alacağı kararlar dairesinde ve tüm ortakların yazılı olurları alınmak suretiyle belirtilen tarihlerden önce istenebilir. Bu husustaki ilanlar ana sözleşmenin ilan maddesi uyarınca yapılır. Bu sermayenin tamamı nakit olarak karşılanmıştır” ifadesi yer almaktadır. TTK m.344 "Nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde yirmibeşi tescilden önce, gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmidört ay içinde ödenir. Payların çıkarma primlerinin tamamı tescilden önce ödenir." şeklindedir. 02.06.2023 tarihinde yapılan Genel Kurulda artırılan sermayenin tamamının tescilden önce ödenmesine karar verildiğinden sermayenin ödenmesine ilişkin düzenlemenin TTK'nın 344. Maddesine uygun olduğu görülmektedir. TTK 457/2 maddesi gereği yapılan değerlendirmede, sermaye artırımı taahhüdünde bulunan kişi AO'dan olan alacağını sermaye olarak koyuyorsa, bu alacağın varlığı, geçerliliği ve tasarruf olunabilirliği YK tarafından beyan edilmeli ve YMM/ SMMM raporu ile kanıtlanmalıdır. Artırım iç kaynaklardan yapılıyorsa, bunun hangi kaynaklardan karşılandığı belirtilmeli, bu kaynakların gerçekliği ve AO'nun malvarlığı içinde mevcut olduğu taahhüt edilmelidir. SMMM/YMM raporuyla desteklenmelidir. Somut olayda da 31.05.2023 tarihli SMMM raporu bulunduğu, sözkonusu raporla şirket oraklarının şirketten alacaklarının tespit edildiği tetkik edilmiştir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 456/4 atfıyla 353. maddesi uyarınca sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının tescilinden sonra bu karar ile ilgili butlan ya da yokluk kararı verilemeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2026/1658 E. 2026/4036 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir) ancak tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açılması şartıyla iptal kararı verilebileceği, davalı şirketin 02.06.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında sermaye artırımına karar verilmiş olup bu kararın 16.05.2023 tarihinde ilan edildiği ve 31.07.2023 tarihinde tescil ediyidği, davacının eldeki davasının ise yasal üç aylık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra 01.08.2024 tarihinde açıldığı gözetilerek hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle USULDEN REDDİNE 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan 235,82-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/09/2026

Başkan ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/618, K. 2024/618, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-618-e-2024-618-k-332d238abbc7