İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/583 E. 2026/195 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/583
Karar No
2026/195
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/583 Esas KARAR NO :2026/195

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/09/2024 KARAR TARİHİ:10/03/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe davalıya, 30.03.2024 tarihli, ... nolu faturaya konu 22.260 kilogram ... ürünü satıldığını ve davalı tarafça ödemesinin 02.04.2024 tarihinde yapıldığını, yine aynı tarihte ürünün davalıya teslim edildiğini, sonrasında TTK m.23/1-c kapsamında faturaya ilişkin davalı tarafça hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, süresinde herhangi bir ayıp ihbarında da bulunulmadığını, 22.260 kg ... malzemesinin 5.260 kilogramının davalıca tüketildiğini, kalan 17.000 kilogramlık kısmına ilişkin olarak davalı tarafça başka ürün alma/ürün değişikliği talebinin müvekkili tarafından kabul edildiğini, bunun üzerine 27.05.2024 tarihli ... nolu fatura ile 2.000 kg nikel, 23.320 kg kromit kumu, 250 kg...ürünlerinin davalı tarafa satıldığını ve teslim edildiğini, ardından davalı tarafça 13.06.2024 tarihli ihtarname ile, müvekkili şirketçe teslim edilen ve kullanılan ürünlerin davalıyı zarara uğrattığından bahsedilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, davalıya teslim edilen ve zarar doğurduğu iddia edilen ürünlere konu faturalara dayalı davalı tarafından hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, esasen müvekkiline ürünü iade edip hemen ardından tekrar ürün alması da davalının müvekkilinin ayıplı ürün sattığı yönelik iddiasının aksini gösterdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının ayıplıymış gibi gösterdiği ürünleri iade ettikten sonra farklı türden ürünler talep ettiğini, davalı tarafça müvekkilinin sebep olduğu iddia edilen 72.188,25-TL'nin neye dayanarak hesaplandığı hususunda hiçbir somut delilin mevcut olmadığını, davalı tarafça gerçeği aykırı iddialarla ısrar edilerek yeniden ihtar gönderilmesi sebebiyle .... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin ve diğer ödenmemiş faturalara ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ödenmemiş faturanın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketten belirli kimyasal analiz oranlarını haiz 22.260 kg ... ve 5.000 kg Ferro Silisyum sipariş edildiğini, ürünlerin teslim alındığını ve fatura bedelinin davacı şirkete ödendiğini, krom ürünün kimyasal analiz oranlarını haiz olup olmadığının açıkça belli olamayacağı gibi inceleme ile de tespit edilememekte olduğunu, bu nedenle somut olayın TTK md. 23 uyarınca değil, ilgili maddenin atıfta bulunduğu TBK md. 223 uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından söz konusu malzemelerin kullanılması akabinde, taahhüt edilen kimyasal analiz oranlarını haiz olmadığının anlaşıldığını ve bu durumun tutanak altına alınarak davacı şirkete haber verildiğini, ayıp ihbarı üzerine davacı şirketin ürünleri iade almayı kabul ettiğini, ayıp ihbarı doğru değilse veya ayıp ihbarı süresinde değilse neden malların davacı şirket tarafından iade alındığının sorgulanması gerektiğini, iade faturasında açıkça " "... NOLU FATURANIZA İSTİNADEN SATIN ALINAN KR DK TAAHHÜT ETTİĞİNİZ NİTELİKTE OLMADIĞINDAN GÖNDERDİĞİNİZ NAKLİYE ARACINA AYIPLI MAL OLARAK İADE EDİLMİŞTİR." açıklaması yer almasına rağmen; davacı tarafça bu faturaya itirazda bulunulmadığını ve faturanın kabul edildiğini, aynı şekilde ayıp ihbarı doğru değilse veya ayıp ihbarı süresinde değilse, açıkça bu hususu yer veren iade faturasına neden davacı şirket tarafından itiraz edilmediğinin de sorgulanması gerektiğini, şu halde davacı şirketin ayıp ihbarının doğru ve süresinde olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek; davanın reddine, asıl alacağın %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalı şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 05.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31.07.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 06.09.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşme uyarınca, davacı tarafça ayıplı satılan ürünler nedeniyle davalının zarara uğradığı iddiasıyla ödemekten imtina ettiği bakiye bedelin davacıya ödenmediği iddiasıyla başlatılan takibe istinaden itiraz edilmesi ile birlikte ikame olunan itirazın iptali ilişkin olduğu anlaşıldı. İcra takibine itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde) Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Taraflar arasında hizmet sözleşmesinin varlığı noktasında ihtilaf olmadığı açık olup, tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, sunulan ticari defterlerin, sunan taraflar lehine delil niteliğine haiz olduğu ve 2.218,53USD asıl alacak tespit edilmiştir. Bu bakiye borcun ayıp davalının uğradığı zarar nedeniyle ödememe gerekçesinin yerinde olup olmadığı tartışılacaktır. Davacı ... Metal San. ve Tic. A.Ş. karbonlu ... üreticisi olduğu, Davalı ... Çelik Döküm San ve Tic. AŞ'nin krom muhtevalı çelik döküm üretimi için ihtiyaç duyduğu düşük karbonlu ... ... davacının ... ... Low: Düşük üretici tedarikçiden satın aldığı, müşteri ilişkisi kapsamında 22.260kg ... sipariş edilerek satın alındığı, ancak 5000 kg ının kullanım esnasında satın alınan ürünün istenilen spesifikassyonda olamadığının anlaşıldığı, zira bu spesifikasyon uygunsuzluğunun ancak proses uygulaması esnasında anlaşılabileceğinin belirtilerek kullanım dışı kalan 17.000Kg ... LC” nin iade edildiği ve onun yerine başkaca kimyasal ürünler aldığı anlaşılmıştır. Düşük karbonlu ferrokromun çelik malzeme üretiminde krom muhteviyatını düzenleyerek gerekli oranda kromun çelik yapısına döküm prosesi ile girmesini sağlamak üzere kullanılır. Zira çelik malzemelerde Krom-Cr yüzdesi malzeme açısından amaca uygun kaliteyi belirleyen en önemli parametredir. Kalite kavramı dikkate alındığında; tedarikçi ile müşteri ürün kabul kriterinde; müşteri ürün teslimini, ya üretici spesifikasyonunu esas alarak kabul eder ve kullanıma sokar ki bu uygulama kale sistemlerinde ... olarak adlandırılır ve oldukça olağan bir uygulamadır, ya da kendi analiz ederek ürünü teslim alır. Davalının açıkladığı gibi ürünün analiz sonucu teslim alınmadığı, ancak proses aşamasında ortaya çıkabilecek uygunsuzluğun anlaşılmasının ürün kabul kriterlerindeki eksiklikten kaynaklanmaktadır “JIT kabul sistemi” eritme potalarında kullanıma sokulan dava konusu ürünün uygun kalitede olmaması nedeniyle doğrudan eritme potalarında kullanılmasının geri dönülmez zararlara yol açacağı açıktır. Bu bağlamda ürününü Cr ve C yüzdesi analizleri ile teslim alınmasının teslim kriterinde yer alması gerekir. Davalı müşterinin ifadesi bağlamında üründe Cr ve C muhtevası mümkün olmuyorsa bu işlem bir pilot eritme potasında örnek numunelerle yapılan denemelerle ürün uygunluğu test edilerek uğranabilecek muhtemel zararların önüne geçilebileceği teknik bilirkişi tarafından belirtilmiştir. Tacir olmanın hükümlerine ilişkin TTK. m. 18/2 hükmüne göre: “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir”. Anılan ispat kuralları uyarınca davalının iddia etmiş olduğu zararın davacının iade aldığı ürünlerden kaynaklandığına ilişkin somut bir delil sunulmamıştır. Bir an için bu ürünlerden davalının zarara uğradığı kabul edilse dahi yukarıda yer alan “Davalı müşterinin ifadesi bağlamında üründe Cr ve C muhtevası mümkün olmuyorsa bu işlem bir pilot eritme potasında örnek numunelerle yapılan denemelerle ürün uygunluğu test edilerek uğranabilecek muhtemel zararların önüne geçilebileceği” yönündeki teknik tespit dikkate alındığında davalının basiretli davranma yükümlülüğüne uygun davranmaması sonucu zararın meydana geldiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla dava konusu bedelin davacıya ödenmesi gerekecektir.

Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kabulüne ve de alacağın likit oluşu karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilecek şekilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen 2.218,53-USD asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 73.520,97-TL bedelin %20 oranına isabet eden 14.704,19-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 5.188,87-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 928,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.259,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.356,58-TL peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere ilk gider, 33.136,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 34.492,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/03/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/583, K. 2026/195, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-583-e-2026-195-k-7b8eb94386b6